bilge özdemir hilmi ışıkören

İnşaatı devam eden 160 HES projesi bulunuyor!

İnşaatı devam eden 160 HES projesi bulunuyor!

Veysel Eroğlu, inşaatı devam eden 6 bin 833 megavat kurulu gücündeki 160 HES projesinin yıllık enerji üretiminin 23 milyar kilovat saat olduğunu söyledi




Kategori: Eğitim

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, birkaç kötü emsalin bütün hidroelektrik santrali (HES) projelerine leke getirdiğini belirterek, "ÇED´e aykırı işler yapan, çevreyi tahrip eden ve kaidelere uygun çalışmayan firmaları kesinlikle cezalandıracağız. Gerekirse lisanslarını iptal edeceğiz" dedi.

Veysel Eroğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, HES´lerle ilgili sorunları görüşmek üzere, sektör temsilcileriyle DSİ toplantı salonunda biraraya geldi.

Bakan Eroğlu, konuşmasında, artan nüfus ve sanayileşmeye bağlı olarak enerji ihtiyacının her geçen yıl arttığını, bu ihtiyacı karşılamak için kullanılan fosil yakıt rezervinin, süratle azaldığını belirterek, şunları söyledi:

"En iyimser tahminler bile önümüzdeki 50 yıl içinde petrol rezervlerinin büyük ölçüde tükeneceği yönünde. Kömür ve doğalgaz için de uzun süreçte benzer bir durum söz konusu. Dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem kazandı. Ülkemizde yenilenebilir kaynaklar içinde potansiyel açısından ön plana çıkanı ise hidroelektrik kaynaklarıdır."

Türkiye´nin, enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu belirten Eroğlu, şöyle devam etti: "Ülkemizde hidroelektrik enerji üretimi, yeşil enerji kaynaklarından rüzgar ve güneş enerjisiyle karşılaştırıldığında en ekonomik ve yapılması teknik açıdan en uygun olanıdır. 2008´de yalnızca kömür ile çalışan termik santrallerinin atmosfere saldığı karbondioksit miktarı 64 milyon ton civarında. Kömür ve doğalgaz ithalatı sebebiyle yılda yaklaşık 25 milyar dolar döviz kaybı oluyor. HES´ler yapılmış olsaydı paramız yurt dışına çıkmamış, havamız da kirlenmemiş olacaktı. Ülkemizin hidroelektrik potansiyeli 433 milyar kilovat saat, teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilir potansiyel ise 140 milyar kilovat saat olarak hesaplanıyor. Şu anda yaklaşık yılda 51 milyar kilovat saat hidroelektrik enerji üretim potansiyelimiz işletmeye alındı. Bu, toplam potansiyelimizin yüzde 36´sıdır. Geri kalan su, boşa akıyor. Bu bizim için yeterli değil, çünkü değerlendirebileceğimiz potansiyel şu anda mevcut potansiyelimizden fazla."

Yabancı ülkelerin su kaynaklarından azami şekilde faydalanmak için büyük gayret gösterdiğine işaret eden Eroğlu, Japonya, Portekiz ve İtalya´da hidroelektrik üretim potansiyelinin yüzde 90´ının kullanıma alındığını söyledi.

Veysel Eroğlu, Avrupa´da üretim potansiyelinin ortalama yüzde 75, Kuzey Amerika´da ise yüzde 70´inin kullanıma alındığını kaydetti.

-"HİDROELEKTRİK POTANSİYELİNİN YÜZDE 90´INI KULLANACAĞIZ"-
 Bakan Eroğlu, 2003´te Su Kullanım Hakkı anlaşmasıyla enerji üretimini özel sektöre açtıklarını, anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihin, Türkiye´de enerji üretiminde "milat" olduğunu söyledi.

Özel sektörün enerji üretimine ilgisinin yüksek olduğunu gördüklerini ifade eden Bakan Eroğlu, şunları kaydetti: "Yönetmelikte ilave değişiklik yaparak, DSİ tarafından yapımına başlanmış, ancak ödenek yetersizliği sebebiyle yarım kalmış HES´leri de özel sektörün müracaatlarına açtık. Özel sektörün, yatırımlarda başarılı olabilmesi için 2005´te Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerji Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun´u çıkardık. Bugün bin 611 HES projesinin bin 583´üne müracaat edildi. 581 projeye de EPDK tarafından lisans verildi."

Başvurusu yapılan bin 583 HES projesi tamamlandığında yıllık 82 milyar kilovat saat enerji üretileceğini belirten Bakan Eroğlu, bugüne kadar işletmeye alınan bin 200 megavat kurulu gücündeki 75 HES projesinden yıllık 4,5 milyar kilovat saat enerji üretildiğini bildirdi.

Eroğlu, inşaatı devam eden 6 bin 833 megavat kurulu gücündeki 160 HES projesinin yıllık enerji üretiminin 23 milyar kilovat saat, yatırım maliyetinin ise 12 milyar dolar olduğunu ve 40 bin kişiye istihdam sağlandığını anlattı.

Projeler tamamlandığında yılda takriben 82 milyar kilovat saatlik bir elektrik üretimi sağlanacağını söyleyen Bakan Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu an hidroelektrik üretim potansiyelinin yüzde 36´sını kullanıyoruz. Projeler tamamlandığında bu oran yüzde 90´a çıkacak. Kaynak katkı payı olarak da kamuya her yıl yaklaşık 1,05 milyar TL gelir akışı sağlanacak. Bizim yapmaya çalıştığımız, ekonomik büyümenin talep ettiği enerji ihtiyacını karşılamakla beraber aynı zamanda yerli ve yenilenebilir kaynakları en üst seviyede değerlendirmek. HES´ler, ülkemiz için zorunlu olan arz güvenliği ve enerji çeşitliliğinin sağlanması açısından önemlidir. Dışa bağımlılığın azaltılması açısından da hidroelektrik santralleri çok önemli. Bütün elektrik üretimini bir kaynağa bağlamak kadar yanlış birşey olamaz. Bu santraller, yurt dışına çıkan 25 milyar doları ekonomiye kazandıracak. Projeyi gerçekleştiren firmalar, sosyal projeler ile bölgeye katkı sağlıyorlar. HES´ler, ülkemizde yanan her 3 ampulden birine ışık veriyor. Sel ve taşkınların önüne geçiliyor. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi´nde HES´lere karşı çıkılıyor. Halbuki burası taşkınların yoğun yaşandığı bir bölge. Dolayısıyla HES´ler tamamlandığı zaman taşkınlar da önlenmiş olacak."

-"ÇED VE PLANLAMAYA UYMAYANLARA ÇOK CİDDİ CEZALAR VERİLECEK"-
HES´leri yapan firmaların yetkililerine seslenen Eroğlu, "Devam eden projelere baktığımızda, zaman zaman bazı işlerde problemler olduğunu görüyoruz. Serbest kazılardan ve tünel kazılarından çıkarılan toprağın dereye döküldüğünü, mansaba bırakılan can suyuna hassasiyet göstermeyen firmalar olduğu tespit edildi" dedi.

Bakan Eroğlu, birkaç kötü emsalin bütün HES projelerine leke getirdiğini belirterek, bundan sonra işlerin çok sıkı takip edileceğini, ÇED ve planlamaya uymayanlara çok ciddi cezalar verileceğini kaydetti.

Eroğlu, "ÇED´e aykırı işler yapan, çevreyi tahrip eden ve kaidelere uygun çalışmayan firmaları kesinlikle cezalandıracağız. Gerekirse lisanslarını iptal edeceğiz. Yanlış iş yapana müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

Kullanım Hakkı Anlaşması imzalanan ve lisans almasına rağmen kabul edilebilir bir mazereti olmadığı halde işe başlamayan firmaların anlaşmalarının iptal edileceğini, teminatlarına da el konulacağını söyleyen Bakan Eroğlu, firma yetkililerinden derelerde tabii hayatın devamı için mansaba bırakılacak can suyu miktarında hassasiyet göstermelerini istedi.

Eroğlu, taşeron firmalar aracılığıyla yapılan çalışmalara özellikle dikkat edilmesi, denetimlerin titizlikle yapılması ve şartlara uyulup uyulmadığının takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
AA



.
© 2007 - 2014 Emlak Kulisi Tüm Hakları Saklıdır.
Emlakkulisi.com dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.. Rss