Miras hukukunda bağışlama!

Miras hukukunda bağışlama sözleşmesi bağışlayanın sağlığında tek taraflı olarak malvarlığında tasarrufta bulunarak bağışlananı zenginleştirdiği sözleşme türü olarak nitelendiriliyor. Türk Borçlar Kanununun 285.maddesinde bağışlama sözleşmesi anlatılıyor..

Miras hukukunda bağışlama!

Kategori: Emlak Terimleri


Miras hukukunda bağışlama!


Bağışlama sözleşmesi iki taraflı düzenlenen bir akittir. Bağışlama sözleşmesi bağışlayanın sağlığında tek taraflı olarak malvarlığında tasarrufta bulunarak bağışlananı zenginleştirdiği sözleşme türü olarak nitelendiriliyor. Türk Borçlar Kanunu 285.maddesinde bağışlama sözleşmesinin tanımı yapılıyor. Bu tanıma göre; “Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlar arası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.”şeklinde düzenleniyor. Kanunun tanımından anlaşılacağı üzere bağışlama sözleşmesinin temelinde bağışlananı zenginleştirme ve bağışlayanın malvarlığından belirli değer ya da değerlerin çıkması bulunuyor.


Bağışlayan kendi malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunduktan sonra fakirleşmekte, bağışlanan malvarlığına değer girdiğinden dolayı zenginleşmektedir. Zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman(bağışlama sebebi) bağışlama sözleşmesi meydana gelmiş oluyor. Zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağı kurulmadığı zaman; yani bağışlayan aslında bağışlama yapmak istemediği halde bağışlananın malvarlığını zenginleştirdiği takdirde, aradaki sebep bağışlama sebebi olmadığından dolayı sebepsiz zenginleşme teşkil eder ve bu durumda Borçlar Kanunu Genel Hükümler de düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulur.


Miras hukukunda bağışlama çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin ;bir taşınır malın zilyetliğinin verilmesi, taşınmazın tapuda tescil edilmesi, borçtan ibra edilmesi, fakirleşmenin önlenmesi gibi durumlar bağışlama iradesine örnek olarak gösterilebilir.


Bağışlayanın henüz malvarlığına dahil olmayan ancak ilerde dahil olması ihtimali kuvvetle muhtemel olan hak ve alacaklar için bağışlama iradesinden söz edilemez. Çünkü miras hukukunda bağışlama iradesi mevcut malvarlığında bulunan unsurlar üzerinde tasarruf yetkisini kapsıyor. Dolayısıyla; TBK 285 f.2 de belirtildiği üzere “henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek bağışlama değildir” şeklinde açıkça bu husus düzenlemiştir. Miras hukukunda bağışlama iradesi ancak malvarlığında mevcut olan hak ve alacaklar üzerinde kullanılıyor. Aynı sonuca dayanarak başka örnekler vermekte mümkündür. 


Örneğin; mirasın reddi tek taraflı irade beyanı ile kanunda belirtilen yasal sürelerde dava yolu ile mirasın reddedildiğinin tespitine dayanıyor. Tespit niteliğinde olan mirasın reddi beyanının mahkemece de tespit edilmesi ile mirasçı murisin malvarlığını aktif ve pasifi ile birlikte külliyen (bir bütün olarak) reddeder. Mirasın reddedilmesi bağışlama sayılmıyor; çünkü bağışlama iradesi mevcut değildir. Vakıf kurmak yani belirli malvarlığı değerlerinin bir amaca özgülenmesi durumunda da bağışlama yoktur; çünkü vakıf kurmak bir sözleşme niteliğinde değildir. Sözleşme niteliğinden olmadığından ve bağışlama iradesi de bulunmadığından bağışlama olarak kabul edilemiyor. Ancak kurulmuş olan bir vakfa belirli bir malvarlığı değerini vermek yada kazandırmak aksi ispat edilmediği sürece (bağışlama iradesinin aksi ispatlanmadığı sürece) bağışlama sayılıyor.



Miras hukuku ölüme bağlı tasarruflar!
Miras hukuku vasiyet nasıl yazılır?
Miras hukuku mirastan mal kaçırma!
Miras hukuku oranları!
Mirasın reddinin hukuki sonuçları!
Miras hukuku üvey anne!



Nagihan AKDAŞ/Emlakkulisi.com

emlakkulisi yasal uyarı

Etiketler
GÜNDEM
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ