Torium AVM'deki Starpark, Türkiye'nin en büyüğü!

Türkiye'nin ilk kapalı lunaparkı, 1994 yılında, Starpark'ın sahibi Galip Sakder tarafından Bursa Asmerkez'de açıldı. Çok geçmeden İstanbul'a kadar ulaştı. Bugün Starpark'ın Türkiye çapında 50'ye yakın kapalı lunaparkı var

Torium AVM'deki Starpark, Türkiye'nin en büyüğü!

Hollandalı tarihçi Johan Huzinga, 1938'de yazdığı 'Homo Ludens' adlı kitabında, oyunun tıpkı sanat gibi özgürleştirici olduğunu söylediğinde, daha 20. yüzyılın ortalarına bile gelinmiş değildi.

Huzinga'ya göre oyuncaklar da özgürleşmenin birer aracıydılar. Bugün yaşasaydı yine böyle mi düşünürdü bilinmez; lakin oyuncakların ve oyunun, doğadan koparılıp insanoğlunun daha sonra icat edeceği, hatta adını 'yaşam merkezi' koyacağı alışveriş merkezlerine (AVM) yerleştirildiğini düşününce bu çekimserliğinin kötümserliğe kayacağından eminiz.

Günümüzde alışverişle aynı dünya içine sokulan lunaparklar, çocukları toplumdan da koparır oldu. Açık hava parkında, semtinden arkadaşlarıyla çarpışan arabaya binen bir çocuğun, AVM'lerde böyle bir şansa sahip olması oldukça düşük ihtimal. Oyunun, doğa içinde ve mekanik bir oyuncakla oynandığı dönemlerdeki sosyalleşme süreci, bilgisayar oyununda, adını dahi bilmediğiniz bir karakterle mücadeleye evrildi. Çocuk edebiyatının usta isimlerinden Mevlana İdris'in deyimiyle, çocuğun yaşama alanı, her yönüyle 'kapalı bir alan'ın içine taşındı: "Çocuk evde, odasında kapanıyor. Bilgisayar ve televizyonla kendi alanını daraltıyor. Okulda, sınıfta kapalı alanda. Okula giderken serviste kapalı yolculuk ediyor. Hafta sonları dershanede, kapalı alanda eğitim görüyor. Tatillerde dahi ailesinin tercihiyle otelden dışarı çıkmıyor. Daha önce açık havada lunaparka gitme lüksü vardı. O da yok oldu." Böylelikle çocuğun doğa ile olan bütün ilişkilerinin kısıtlandığını belirten Mevlana İdris'e göre aileler için bu kısıtlanmadan çok daha öncelikli gerekçeler var: "Aileler, 'Hiç önemli değil. Benim çocuğum güvende ve hijyenik ortamda. Bu önemli.' diye düşünüyor. Bir canlı olan çocuğun doğa ile temasının sıfırlanmasını geri plana atıyorlar."

5 bin metrekarede kapalı lunapark

İstanbul Esenyurt'taki Torium Alışveriş Merkezi'nde hizmet veren Türkiye'nin en büyük kapalı lunaparkı Starpark'ın ortaklarından Seçkin Etke de benzer düşünceleri taşıyor: "Açık havada olsa, kışın böyle bir yer bu kadar rağbet görmez. Yağmuru var. Çamuru var. Soğuğu var. Kapalı alanda böyle bir sıkıntı olmuyor ve talep çok daha fazla oluyor." Talebin fazlalık sebebi ise, çocukların eğlence dünyasının yetişkinlere doğru da kaydırılması ve alışveriş faaliyetlerinin bir uzantısı haline getirilmesi. Etke de, "Lunaparkta 18 yaşındaki kişi de, 25 yaşındaki kişi de eğlenebilmeli." diyor. İnsanların AVM'lere gösterdiği ilgiyle birlikte lunaparkların kapalı mekânlara girdiğini belirten Etke, bunun çok büyük bir bütçe gerektirdiğini özellikle vurguluyor. Keza; Torium AVM'de, 5 bin metrekarelik bir alana yayılan Türkiye'nin en büyük kapalı lunaparkının maliyeti 5,5 milyon Euro'yu aştı. Bu maliyetin pek çok sebebi var; ama en önemlisi oyuncakların birçoğunun İtalya'da yaptırılıyor oluşu. Oyuncaklar, İtalya'da alışveriş merkezine uygun bir biçimde yapılıyor. Ancak maliyet artışının en büyük sebebi, İtalya'da yapılan 'takımların' (lunaparkçıların jargonuyla) güvenlik sorununun sıfıra yakın olması. Etke, "Takım, emniyet problemi gördüğü anda kendisini kilitliyor ve çalışmıyor. En ufak bir arızada dahi, kendisini durduruyor." sözleriyle, güvenliği çok fazla önemsediklerinin altını çiziyor. Babası Macit Etke'nin yolundan giderek lunapark sektöründe hizmet veren Seçkin Etke, "Takımları Türkiye'den alsaydık, maliyeti yarı yarıya düşürürdük. Ama güvenliği de yarı yarıya düşürmüş olurduk. Bunun için takımlarda, her şeyin en kalitelisi kullanılıyor. Babamızdan böyle öğrendik ve böyle devam edeceğiz." diyor.

İlk kapalı lunapark 1994'te, Bursa'da açıldı

Türkiye'nin ilk kapalı lunaparkı, 1994 yılında, Starpark'ın sahibi Galip Sakder tarafından Bursa Asmerkez'de açıldı. Çok geçmeden  İstanbul  'a kadar ulaştı. Bugün Starpark'ın Türkiye çapında 50'ye yakın kapalı lunaparkı var. Sakder'ler, Türkiye'deki açık hava lunaparklarının da öncüsü. Baba Ömer Sakder, 1960'lı yıllarda  İzmir  Fuarı'na Türkiye'nin ilk lunaparkını inşa eden isim. Selin Sakder, dedeleri Ömer Bey'in izinden gittiklerini, kendi oyuncaklarını imal ettikleri halde; AVM'lerdeki lunaparklarda, ithal ettikleri ürünlere ağırlık verdiklerini belirtiyor. Ona göre bu seçimde, AVM'nin itibarı da önemli.

İstanbul'un hinterlandından büyük rağbet gören Starpark'ta en fazla ilgiyi korku tüneli çekiyor. Sırayı; çarpışan araba, Tower, Discovery, Surf Up, Köpekbalığı izliyor. Kapalı lunaparklarda kalite kadar güven de önemli. Lunaparka girdiği anda müşteri sigortalanıyor. Gerek takımların gerekse de giderlerin yükselttiği maliyetler, haliyle bilet fiyatlarına da yansıyor. Dolayısıyla açık hava lunaparkları ve kapalı lunaparklar arasındaki bilet fiyat farkı yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. Starpark'ta gün geliyor, 60 personel dahi yetmiyor ve hafta sonları için yarı zamanlı personel istihdam ediliyor. Öyle ki geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda 400 bin kişi, Starpark'ı ziyaret etti.

Kapalı lunaparklar, AVM'lerin çekiciliğini önemli ölçüde artırıyor. Torium Alışveriş Merkezi, bu yönüyle, yazın ortasında, ziyaretçilerine karda kayak yapma imkânı tanıyan ilk alışveriş merkezi oldu. Türkiye'ye 1993'te İstanbul Ataköy'de kurulan Galleria ile adım atan AVM'lerin sayısı, bugün sadece İstanbul'da fiili olarak 94'e çıktı. Ancak arz-talep dengesizliği nedeniyle Torium'un da içinde yer aldığı Beylikdüzü bölgesi, boş AVM'ler diyarı olmaya aday! Büyük umutlarla açılan Marka City'nin 3 yılı görmeden kapatılması, buna en iyi örnek. AVM'leri daha cazip hale getirmek için, farklı ünitelerle desteklemek gerekiyor. Bunun için en çekici alternatif de çocuklar için eğlence alanları oluşturmak; yani lunaparklar. Daha ötesi; ailelerin AVM'lerde daha fazla vakit geçirmesi... Bir AVM'nin 'yaşam merkezi' sıfatının hakkını vermesi!

Kapalı lunapark işletmecilerine, bu yönde teklifler bizzat AVM'lerden geliyor. Ancak açık hava lunaparkları da bu rekabete fazla dayanamayarak, kapılarına kilit vuruyor. Bostancı Lunaparkı'nın sahibi Ümit Celasun'un sözleri de bu durumu anlatmak için yeterli: "Oyun takımlarının çoğu ithal. Bu yatırımı herkes göze alamıyor. O yüzden lunaparkçı pek kalmadı."

Fatih Vural / ZAMAN

emlakkulisi yasal uyarı

Etiketler
GÜNDEM
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ