Vergi borçlarına ödeme kolaylığı modeli

Pazar günü AKŞAM'da yayınlanan 'Gerçek Gündem Ekonomi' başlıklı yazımızda, ekonomiye ilişkin genel görünümü ortaya koyduk

Vergi borçlarına ödeme kolaylığı modeli

Kategori: Vergi

Pazar günü AKŞAM'da yayınlanan 'Gerçek Gündem Ekonomi' başlıklı yazımızda, ekonomiye ilişkin genel görünümü ortaya koyduktan sonra;
'2010 yılı bütçesinde 50 milyar lira açık öngörülüyor. Açığın hedefin üzerinde çıkıp çıkmayacağı bir yana, konu hakkında bazı sorular akla geliyor.' demiş ve şu soruları sormuştuk:
'Soru: Bu para nereden bulunacak?
Cevap: Finans kesiminden borç alınacak.
Soru: Bir tarafta 100 milyar lira alacağın var, sen ne diye faiz ödeyerek geçici finansmana yöneliyorsun?
Cevap: ...'

AF DEĞİL KOLAYLIK
Vergi borçlarını zamanında ödeyenlerin bir bölümü, borçlarını ödemek için çeşitli zorluklara katlandı. Bazıları borcunu ödemek için kredi kullandı ya da gayrimenkullerini sattı. Bu durumdaki kimseler haklı olarak 'af' konusunda oldukça duyarlı davranıyorlar.
Doğrusunu söylemek gerekirse affa biz de karşıyız. Ancak Türkiye gerçeği de ortada. Bir kriz geldi ve bankalar hariç tüm sektörleri olumsuz yönde etkiledi. 'Tefeci faizi' denebilecek yüksek gecikme zamları ile borçları ödemek iyice imkansızlaştı.
Bu nedenle, birikmiş vergi borçlarına 'af değil', gecikme zammını enflasyona göre uyarlayıp uzun vadeli bir 'ödeme kolaylığı' getirilmesinde yarar var.

BAKAN AÇIKLAMIŞTI
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, geçtiğimiz haftalarda bu konuda bazı çalışmaları olduğunu açıklamıştı. Şimşek'in açıklamasının ardından konu hakkında açıklama yapılmaz oldu. Bu sessizlik, bazı bakanların 'bütçe dengeleri bozulur' söylemiyle bu konuda düzenleme yapılmasına karşı olduklarını belirtmesiyle bozuldu.
Bununla beraber, fısıltı gazetesi bu konuda beklenti oluştuğunu haber veriyor. Hatta bazı vergi daireleri, takipteki mükelleflerine cüzi bir ödeme yaparak takibi geciktirmelerini, çıkacak düzenlemeyi beklemelerini öneriyorlarmış.

BÜTÇE DENGELERİ BOZULMAZ
Ticaretle uğraşanlar, kağıt üzerindeki alacakların bir işe yaramayacağını iyi bilirler. Bunu en iyi 'alacakla borç ödenmez' sözü ifade ediyor. Vergi borçlarının yapılandırılması konusunda bütçe dengelerini gerekçe göstererek itiraz edenlere bir çift sözümüz var.
Bu alacakların büyük bir bölümünün mevcut koşullarda tahsil olanağı yok. Uygulanan aşırı faizler nedeniyle söz konusu borçlar ödenemeyecek hale gelmiş durumda. Çok azını alabileceğiniz, büyük bir bölümünü tahsil edemeyeceğiniz 'sanal alacaklara' bel bağlamak yerine, uygun koşullarda tahsil olanağının yaratılması, bütçe dengelerini bozmaz; aksine bütçe açığını azaltır.

FAİZLER ÜFE'YE GÖRE HESAPLANSIN
Genel hatlarıyla belirtmek gerekirse, önerdiğimiz, vergi borçlarının anaparaları aynı kalmak kaydıyla, faizlerinin ÜFE oranında yeniden hesaplanmasını ve çeşitli taksitlendirme seçenekleriyle ödenebilir hale getirmesini sağlamaya yöneliktir.
Bu bağlamda, anapara üzerinden işlemiş faizler silindikten sonra, vade tarihine göre ÜFE oranında faiz hesaplanacak. Bu şekilde belirlenen toplam borç tutarı 12, 24 ve 36 ay halinde taksitlendirilebilir. Taksit vadesine göre ayrıca yıllık yüzde 3, 4 ve 5 oranında faiz de ilave edilebilir.
Geçmişte futbol kulüplerinin birikmiş vergi ve sigorta primi borçları dondurulup yıllık yüzde 3 faizle 10 yıl süreyle taksitlendirilmişti. Kulüplere sağlanan bu kolaylığın reel sektöre de tanınması, devletin bütçe açığı için kaynak ihtiyacını da önemli ölçüde azaltacağı için, bir taşla birkaç kuş vurulmuş olur.
Metin Taş-Sezgin Özcan / Akşam

emlakkulisi yasal uyarı

Etiketler
GÜNDEM
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ