12 yılda müteahhit davaları düştü, hala sorunlu binalar var!

12 yılda müteahhit davaları düştü, hala sorunlu binalar var!



18 bine yakın can alan ve 100 bine yakın insanı evsiz bırakan 17 Ağustos Marmara Depreminin üzerinden 12 yıl geçti. Bu akşam ve yarın anma etkinlikleri yapılacak. Ancak hâlâ sorunlu binalar var


Marmara bölgesini vuran ve Türkiyeyi derin acılara boğan 17 Ağustos Depreminin üzerinden 12 yıl geçti ama izleri hâlâ silinmedi. 18 bine yakın can alan, yüz binlerce kişiyi evsiz bırakan 17 Ağustos Depreminde yaşamını yitirenler, felaketin 12nci yıldönümünde bu akşamı başlayıp 17 Ağustos günü de sürecek olan bir dizi etkinlikle anılacak.

Merkez üssü Kocaelinin Gölcük ilçesi olan ve 17 Ağustos 1999 günü saat 03.02de herkesi uykuda yakalayan, Richter ölçeğine göre 7.4 büyüklüğündeki deprem, Kocaelinin yanı sıra Sakarya, Yalova, İstanbul, Düzce illeri olmak üzere tüm Marmara bölgesini etkiledi.

Resmi verilerle deprem

Resmi kayıtlara göre Kocaelinde 9 bin 477, Sakaryada 3 bin 891, Yalovada 2 bin 504, İstanbulda 981, Boluda 270, Bursada 268, Eskişehirde 86 ve Zonguldak il sınırı içinde de 3 kişi olmak üzere toplam 17 bin 480 kişinin can verdiği büyük felakette yüz binin üzerinde insan da evsiz kaldı.

Yaklaşık 24 bin kişinin yaralanmasına, çok sayıda kişinin sakat kalmasına neden olan depremde sadece Kocaeli çevresinde 17 bine yakın bina depremin ilk dalgasında çöktü. 91 bin konut orta hasar, 102 bin 822 konut az hasar gördü. 14 bin 133 işyeri hasar gördü. Yaklaşık 45 bin prefabrik konut yaptırıldı. 150 binin üzerinde vatandaş kalıcı konutlar yapılana kadar prefabrik ve çadırlarda yaşadı.

Müteahhit davaları düştü

Depremden sonra, binaların fenni sorumluları ile müteahhitlerin yasal sorumlulukları yıllarca tartışma konusu oldu. Açılan davalar belirsizlik nedeniyle uzun süre sonuçlanmayınca, 7.5 yıllık yasal süre 2008 yılı Şubat ayında doldu ve zaman aşımı nedeniyle karara bağlanamadan düştü. Kocaelinde açılan 900 davadan sadece 60ı mahkumiyetle sonuçlandı. Bunların büyük bölümü para cezasına çevrildi. Sadece 9 kişi de hapis cezasına çarptırıldı.

Törenler var

Depremde hayatını kaybedenler için Kocaelinin merkez ilçesi İzmit ile depremin merkez üssü olan Gölcük ağırlıklı olmak üzere birçok yerleşim biriminde anma etkinlikleri gerçekleştirilecek. Gölcükte bu akşam (16 Ağustos Salı) yapılacak olan anma etkinliklerine bilim adamları da katılacak. Buradaki tören saat 03.02ye kadar sürecek ve her yıl olduğu gibi o satte saygı duruşunda bulunulup denize de çelenk bırakılacak.

Aynı akşam saat 18.00de de İzmitte Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası Depreme Duyarlılık Yürüyüşü gerçekleştirecek.

Mezarlıkta mevlit okunacak

17 Ağustos Çarşamba günü Gölcükte Donanma Komutanlığında da depremde hayatını kaybeden askerler için yapılan Deprem Şehitleri Anıtında töreni düzenlenecek. İlçedeki 17 Ağustos Mezarlığında da mevlid okutulacak.

Gölcükte onarılan binalar büyük sorun

Depremin merkez üssü olan ve en fazla can ve mal kaybı meydana gelen ilçe Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, ilçenin yaklaşık 3te birinin yıkılmasına rağmen 12 yılda toparlandıklarını söyledi. Ellibaş, ancak ilçede şu anda en fazla 3 kata izin verilirken, deprem öncesi yapılan ve bazıları 9 katlı olup hasar gören veya onarılan binaların büyük sorun olduğunu belirtti. Ellibeş, depremden önce ilçe merkez nüfusunun resmi olarak 76 bin olduğunu, depremden sonra 50-55 bine kadar düştüğünü belirterek şunları anlattı: Gidenler sonradan dönmeye başladı ve ciddi bir konut açığı ortaya çıktı. Depremden sonra kesinlikle 3 kattan fazla yapıya izin vermedik. Vatandaşlar kat artırımı talebinde bulunuyor, 4- 5 kat istiyorlar. Biz kat arttırımına kesin olarak izin vermiyoruz. İlçede 3 kat ve çatı katıyla birlikte 3.5 katlı bina
yapılabiliyor.

Deprem Şükran Salas dünyasını karartı ve onu yatağa beğımlı hale getirdi.

Şükran Salas yatağa mahkûm
17 Ağustos  Depremine Kocaelinin Karamürsel ilçesindeki evlerinde yakalanan, kardeşi Fatmayı kaybeden, enkazdan annesi ile birlikte 18 saat sonra çıkarılan 38 yaşındaki Şükran Salas, omuriliği zedelendiği için 12 yıldır yatağa mahkum yaşıyor. Annesinin kulaklarının duymadığını ve yaşlı olması nedeniyle kendisine bakamadığını anlatan Şükran Salas, kendisine 3 ayda bir Kaymakamlığın 250 TL, annesine de aylık bakım parası olarak 500 TL verildiğini belirterek, bu para ile ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söyledi. Şükran Salasın komşusu Neriman Varol da Şükranın tedaviye ihtiyacı var. Kollarını hareket ettiriyor, vücudunu hissediyor. Tedavi olursa ellerini kullanabilir ve oturabilir dedi.


 
Umutla ve hüzünle Gözdesini bekliyor

Marmara depreminde oturdukları evin çökmesi sonucu enkaz altında kalan Osman- Nilgün Karamert çifti 12 yıldan bu yana depremden sağ kurtulduğuna inandıkları ve şu anda 18 yaşına basan Gözde ismindeki kızlarını arıyor. Yıllardan bu yana feryadını kimseye duyuramadığını öne süren Nilgün Karamert 12 yıldan bu yana kızını aramaktan bitkin düştüğünü yine de ümitlerini hiçbir zaman yitirmediklerini belirterek biran önce yetkililerin kendisine sahip çıkması istedi. Bir polis ekibinin kızını bulmak için araştırma yapmasını isteyen Karamert, O kadar karmakarışık duygular içersindeyim ki. İki çocuğum var ama sağlıklı değilim artık dedi.

Sorunlu binalar var onlarda oturmayın

Kocaeli ValilisiErcan Topaca, 17 Ağustos Marmara Depreminin 12nci yıldönümü nedeniyle DHA muhabirinin sorularını yanıtlarken, ilde orta hasar raporu verilerek onarılmasına karar verilen, bazıları için devletten onarım parası da alınan 617 bina bulunduğunu söyledi. Aynı kapsamda 28 de işyeri bulunduğunu belirten Vali Ercan Topaca, bazı yasal engeller nedeniyle bunların yıktırılamadığını, konut olarak kullanılan bu binaların kiraya verildiğini söyledi.
Vali Topaca, olası orta büyüklükteki bir depremde bu binaların büyük risk taşıdığını ve bu durumu söz konusu binalarda oturanların da bildiğini belirterek, kendi emniyetleri açısından daireleri boşaltmalarını istedi. Vali Ercan Topaca şunları söyledi:

Bu binaların yıkılması gerekiyor. Ancak hukuki süreç sonuçlanmadı, devam ediyor. Hukuki süreç sonuçlandıktan sonra ilgili belediyelere yazmak süretiyle bunların yıkımı veya sahipleri tarafından derhal güçlendirilmesinin yapılmasını isteyeceğiz.
Allah korusun bir deprem anında bu binalarda güvenli oturmanın imkanı olmadığı düşünüyorum. Vatandaşlarımız da bu konutı, evleri biliyorlar. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarmak istiyorum.

İnsan hayatı, vatandaşlarımızın canı her şeyin üstündedir. Bu binalarda lüften oturmamalarını, güçlendirilmesi yapılmamış binaları kiralamamalarını kendilerinden özellikle rica ediyorum.

Sessizliğin rehavetine kapılıp gevşemeyelim

Türkiye Deprem Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Hasan Boduroğlu, deprem kuşağı üzerinde bulunan Türkiyede son 12 yılda 6.4ten büyük bir deprem yaşanmamasının şans olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Büyük deprem olmadan geçen bu sessiz dönemin rahatlığına kapılıp hazırlık ve risk azaltma çalışmalarını gevşetmemeliyiz dedi.

Boduroğlu, 1999 Marmara depreminin ardından yapı güvenliği ve risklerin paylaşımı açısından bazı şeyler yapıldığını söyledi. Bu kapsamda Yapı Denetimi Yasasının çıkarıldığını, ancak eksik yönlerinin bulunduğunu belirten Boduroğlu, şunları kaydetti:
Bunun bir nedeni de mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin hâlâ 1930lardan kalma kanunla yürütülüyor olması. Her denetimin mutlaka bir sigortası olmalı, yani Kişisel Sorumluluk Sigortası. Burada bir kişi olması ve onun bu sigortayı alması gerekirken, sigorta şirketlerinin karşısına başka şirketler çıkması bu tür sigortayı engelliyor. Profesyonel mühendislik yasası çıkarılarak bu unvana sahip kişilerin tasarım ve uygulama işlerinden sorumlu olması sağlanmalıdır.

Deprem Adapazarının mimarisini değiştirdi

17 Ağustos Depreminde özellikle kent merkezinde çok büyük yıkım meydana gelen Adapazarında, 12 yıldır çok katlı binaların yapılmasına izin verilmemesi, kentin genel görüntüsüne de yansıdı. 17 Ağustos 1999 depremi öncesinde 5 kata kadar imar izini verilen Adapazarı kent merkezinde, deprem sonrası yapılan yeni düzenlemede, yeni binalarda en fazla 2 kat artı çatı katı yapımına izin veriliyor. Buna göre depremde yıkılan çok katlı binaların yerine şimdi 2 katlı binalar yapılıyor. 
Milliyet