12 yılda sadece 3,5 milyon konut depreme karşı sigortalandı!

12 yılda sadece 3,5 milyon konut depreme karşı sigortalandı!



Noyan Doğan: Doğal Afet Sigortaları Kurumunu (DASK) kurup, zorunlu deprem sigortası uygulamasını başlattık. 12 yılda, sigortalanması gereken 13 milyon konuttan sadece 3,5 milyonu depreme karşı sigortalanabildi...


Japonyadaki depremi televizyonlardan anı anına izlerken, eminim kendi kendinize şu soruyu sormuşsunuzdur: Aynısı bizde yaşansa ne olurdu Yanlış mı söylüyorum İstisnasız herkesin aklında bu soru geçmiştir. Benim de geçti. Geçmekle kalmadı, birkaç uzmana da sordum. Evelediler, gevelediler ama net bir cevap veremediler. Belki, cevaptan korktuklarından... Belki de gerçekten bilmediklerinden.

Aynı soruyu devlet büyüklerimiz de sormuş olacak ki, Japonya felaketinin hemen ardından ilgili kurumlardan peşi sıra açıklamalar gelmeye başladı. Yok, efendim depreme hazırlıklıymışız... Gerekli altyapı çalışmaları sürüyormuş. Yurtdışından inşaat işleri için ek kredi başvurusu bile yapmışız.
 
Son 7 yılda deprem riskine karşı toplam 1 milyar TLnin üzerinde para harcamışız.
Hepsi, laf. Hatta bir adım daha ileri gideyim... Açıklamaların hepsi ucuz popülizmden başka bir şey değil. Allah için biz neye hazırız Büyük depreme mi Yoksa deprem sonrasına mı

Depreme hazırlıklı ülkelerin en başında Japonya gelmesine rağmen, durum ortada. Üstelik yaşadıkları bu deprem, onlar için öngörülen ve planlanan bir felaketti. Hal böyleyken, Japonlar bile sonucunun bu kadar ağır olmasına şaşırdılar.

Gelelim deprem sonrasına. Evet, önce deprem sonra da tsunami yıktı, geçti. Şimdilerde ise, Japonyanın gündeminde iki konu var. Birincisi, malumunuz üzere, nükleer felaket. İkincisi ise, yıkılanın yerine yenisini koyma.

Japonya sistemi nasıl kurgulamış
Aslında Japonlar, ikinci konuyu hiç konuşmuyorlar bile. Neden mi Çünkü, sistemi önceden kurgulamışlar. Ne mi yapmışlar Devlet ve özel sektör hep birlikte, tüm konutları ve işyerlerini depreme riskine karşı sigortalamışlar. Nasıl mı Anlatayım...

Japonyada konutların sigortası, yerel sigorta şirketleri ve devlet tarafından oluşturulan Japanese Earthquake Residential Scheme (JER) tarafından yapılıyor. JERin, toplam hasar ödeme rezervi 25 milyar doların üzerinde.  Bu rakam ne anlama mı geliyor Japonyadaki felaketin toplam sigortaya maliyetinin 15 ile 35 milyar dolar civarında olacağını hesaba katarsak, 25 milyar dolarlık rezerv ne demekmiş sanırım anlamışsınızdır.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Bir taraftan yerel sigorta şirketleri, diğer taraftan devletin kurduğu sigorta sistemi ve uluslararası sigorta şirketleri hasarın büyük bir kısmını karşılayacaklar. Böylece Japonyada, yıkılanın yerine yenisi konacak. Şimdi anladınız mı, Japonların neden bu konuyu konuşma ihtiyacı duymadıklarını.

Sadece 3.5 milyon konut sigortalı
Bir de bizdeki duruma bakalım. 99 depreminde gördük ki, hasar büyük oluyor, devletin kasası da bu yükün altından kalkamıyor... Depremin hemen sonrasında, konutları sigortalamak için kamu-özel işbirliği ile Doğal Afet Sigortaları Kurumunu (DASK) kurup, zorunlu deprem sigortası uygulamasını başlattık. Dikkatinizi çekerim, model Japonyadaki ile örtüşüyor. Ama bir fark var. 12 yılda, sigortalanması gereken 13 milyon konuttan sadece 3,5 milyonu depreme karşı sigortalanabildi.

Artık, toplumun bilinçsizliği mi dersiniz, hükümetlerin sisteme gereken ilgi ve desteği göstermemesi mi dersiniz... Ne derseniz deyin, bugün topu topu 3,5 milyon konutun depreme karşı güvencesi, yaklaşık 2 milyon konutun da sel, fırtına gibi risklere karşı sigortası bulunuyor.

Durum böyleyken, kimse kalkıp da bana depreme hazırlıktan, oradan-buradan kredi alıp da bilmem kaç yüz bin konutu depreme karşı güçlendirmeye çalışmaktan, falan bahsetmesin. Bir yerden başlanacak, bir işin ucundan tutulacaksa; hiç olmazsa şu deprem sigortasını, Japonların yaptığı gibi, toplumun tüm kesimine yaymakla işe başlanabilir.

İşin özü... Onlar öngörüp, planlayıp, sisteme ona göre önceden kurguluyor. Biz ise, depreme hazırlık lafını dilimizden hiç düşürmememize rağmen bir şey yapmıyoruz.
Hürriyet/Noyan Doğan