20 milyon yapı orta büyüklükteki bir depremde yıkılacak!

20 milyon yapı orta büyüklükteki bir depremde yıkılacak!



17 binden fazla insanın hayatını kaybettiği Marmara depreminin üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen yeni bir depreme Türkiye hazır değil.


7,4 büyüklüğündeki deprem sonrası kamu kurumları önemli bütçeler ayırarak toplantılar, konferanslar ve raporlar düzenledi. 2003'te  ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi, Yıldız Teknik gibi önemli dört üniversitenin hazırladığı İstanbul Deprem Master Planı, bakanlığın 2004 ve 2009 yıllarında düzenlediği şuralarda alınan kararlar hayata geçirilemedi. Nüfusun yüzde 70'inin deprem riskli bölgelerde olduğu, 20 milyon yapının orta büyüklükte bir depremde yıkılabileceği belirtiliyor. Buna rağmen konunun uzmanları bütün bu tedbirlerin kağıt üzerinde kaldığı görüşünde. Afet riskini azaltma amacıyla başlanan kentsel dönüşümün rant odaklı hale gelmesi, hâlâ afet yönetim planının olmayışı, ulaşımda yaşanan keşmekeş ve deprem toplanma alanlarının imara açılması somut örnekler olarak sıralanıyor. Uzmanların görüşleri şöyle:


Toplanılacak boş alan kalmadı


İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe: 1999 depremi sonrası benim de içinde bulunduğum 14 kişiden oluşan İstanbul İl Afet Merkez Kurulu, dönemin valisi başkanlığında üç yıl çalışarak 493 toplanma alanı ve çadır kurulacak yer belirledi. Bugün bu yerlerin 4'te 3'ü ranta, haksız kazanca teslim edildi.


Deprem planı rafa kaldırıldı


Başbakanlık eski Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Prof. Haluk Eyidoğan: İstanbul Deprem Master Planı çok güzel bir çalışmaydı. Hem durum tespitleri hem de veriler ve ayrıntılı öneriler vardı. Ama plan rafa kaldırıldı. Sanki o çalışmalar hiç yapılmamış gibi kısır bir kentsel dönüşüm yasası çıkardılar. Bu yasayla da Türkiye'nin depreme hazırlanması mümkün değil.


Belediyelerin ihmali var


İTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi / Deprem Bilimci Prof. Övgün Ahmet Ercan: Yasa ve yönetmeliğin çıkmış olması doğru uygulandığı anlamına gelmez. Sıkıntı uygulamadaki eksiklikler. Kentsel dönüşüm yapılıyor diye yeşil alanlar yitirildi ve buna belediyeler dur demedi. Herkes kârına kâr kattı. Buradaki sakatlık özellikle belediyelerin, kamu kurumlarının ihmalinden, uygulama yapmamasından kaynaklanıyor.


Arama-kurtarma mezarlığına döndük


AKUT-kurucu üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nasuh Mahruki: Arama kurtarmayla ilgili Türkiye'de gerçekten çok yol katedildiğini söyleyebilirim. Ancak en önemli faz önlemler kısmı. Müdahalenin güçlü olması çok rahatlatıcı ama olay olduktan sonra müdahale ekibi devreye girer. Ayrıca deprem konteynerleri kondu ama o iş de bitti. Türkiye arama ve kurtarma malzemesi mezarlığına dönüştü. 60 yıllık sistemi, geçmişi olan Sivil Savunma AFAD'a dönüşerek kapatıldı.


Depremde ulaşım kaosu yaşanır


Mimar ve Kentbilimci Prof. Ahmet Vefik Alp: İstanbul ulaşımının normal zamandaki durumunu düşünürsek, muhtemel bir deprem sonrası ‘total kaos' yaşanacağını görememek saflık olur. Havaalanları kullanılamaz hale gelebilir. Kente giren çıkan otoyollar hasar alabilir. Bir taraftan milyonlarca insan korku ve dehşet içinde kenti terk etmeye çalışacak, diğer taraftan milyonlarca insan ise yakınlarına ulaşmak için kente hücum edecek.


Zaman