Abant nasıl kurtulur?

Abant nasıl kurtulur?


Abant Tabiat Parkı'nda yapılan `çevre düzenlemesi' Bolu Valiliği, sivil toplum örgütleri ve doğa bilimcileri karşı karşıya getirdi



Bolu Valisi Akpınar, "Biz yuvalara zarar vermedik. 200 dönümlük arazi zarar görmüş olabilir. Burayı Davos'tan güzel yapacağız" dedi. Sivil toplum örgütleri ve doğa bilimciler yapılanı doğa katliamı olarak nitelendirerek Abant'a özgü 4 türün tehdit altında olduğunu söyledi
Türkiye'nin en önemli turistik merkezlerinden ve doğal cennetlerinden biri olan Abant Tabiat Parkı'ndaki doğa tahribatı, sivil toplum örgütleriyle Bolu Valiliği'ni karşı karşıya getirdi. Abant'ta çevre düzenleme adına doğa tahribatına yol açan uygulamaları başlatan olay vali Halil İbrahim Akpınar'ın, hakkında yöneltilen suçlamalara karşı savunması da ilginç oldu.
Akpınar, "10 yıldır kimse bir şey yapmıyor, sadece laf üretiyorlardı. Biz geldik bu çevre düzenleme planını yaptık. Eğer çiğdemler yok olacak diye düşünülseydi, Atatürk Barajı da yapılmazdı. Gezi yolunun otel projesiyle bir ilgisi yoktur. Bizim uygulamamız tamamen Tabiat Parkı'na yöneliktir. Otel projesi parkın dışındadır. Biz burayı Davos'tan daha güzel yapacağız" dedi.

Hukuk mücadelesi başlatıldı
Abant'ta doğa bilimciler, sivil toplum örgütleri ve doğaseverler, yapılan doğa katliamına karşı birleşerek hukuk mücadelesi, ayrıca www.abantyokoluyor.com  adlı bir web sitesi oluşturarak da bir imza kampanyası başlattılar.
Doğaseverler yapılan uygulamaları bilimselliğe aykırı ve yasa dışı bulurken, 70'i endemik, 1222 tür bulunan Abant Tabiat Parkı'nda bu uygulamaları gerçekleştiren Valilik ise, amaçlarının katletmek değil, parkı daha da güzelleştirmek olduğunu ileri sürdü.
Doğabilimciler de, uçak pisti ve otoban gibi yol genişletme çalışmaları adı altında yapılan bu doğa katliamıyla, Abant'a özgü 4 endemik türün (Abant çiğdemi, Abant alabalığı, Abant semenderi, Abant fındık faresi) büyük bir tehdit altında olduğunu bildirdi.

Ekolojik anayasa çiğnendi
Plan danışmanlarından  Ankara  Üniversitesi öğretim üyesi biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, "Milyarlarca lira harcanarak gerçekleştirilen Abant Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı'nın dikkate alınmaması, verdiğimiz bütün emeklerin boşa gittiğini göstermiştir.
Özel statü ile korunan bir tabiat parkının, Ankara'daki yapay Gençlik Parkı gibi düşünülerek inşaat alanına çevrilmesi ekolojik bilgisizliğin acı bir örneği olmuştur" dedi. Çetin, planın parkın ekolojik anayasası olduğunu belirterek, "Bunu çiğnemek uluslararası sözleşmelere ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırıdır" diye ekledi.


STK: KIYI ÇİZGİSİ DEĞİŞTİ
- Valilik sözüm ona azaldığını iddia ettikleri su seviyesini yükseltmek için var olan setin önüne yüksek bir set çekti. Sonra aşırı su yükselmesi yüzünden su taşkınları meydana geldi. Piknik alanları, gezi yolu ve tesisler su altında kaldı. Gölde su seviyesi yükselince bu kez Örencik Yaylası'nda gölü besleyen su kaynağının önüne set yaptılar. Bu kez Örencik yaylası sular altında kaldı. Şimdi yeniden seti yıkarak su kaynağını göle akıtıyorlar. Burada amaç yapacakları yeni yolu inşa etmek için kılıf hazırlamak.
- Gezi yolu değil otoyol sanki. Elektrik kablolarını yerin altına indirmek marifet değil, artık bu kablolar suyun altında bile geçirilebiliyor.
- Yolu genişletirken doğa bir daha onarılamayacak biçimde tahrip edildi. Endemik türlere zarar verildi. Birçok bitki ve ağaç türü (kayın, sarıçam, köknar, yabani erik, söğüt) sular ve hafriyat altında kaldı. Susamuru yuvaları bozuldu. Malzeme için koskoca dağ oyuldu. Yüzlerce ağaç kesildi.
- Bu yapılan yol çalışmaları sanki başka büyük bir projenin ilk adımları gibi. Belki de birileri bölgede başka tesisler yapmak istiyor. Bir şeyler gizleniyor gibi.
- Yapılan bu uygulamayla gölün kıyı kenar çizgisi değişti. Bu durum kıyı yasasına aykırı. Sazlıklar sular altında kaldı. Kanatlı hayvanların üreme alanları yok edildi. Amaçları zaten burayı Davos yapmak. Başbakan da bunu söylemişti.


VALİ: DOĞAL TAŞ DÖŞENECEK
- Su seviyesini biz yükseltmedik. Gölün seviyesi aşırı yağışlar nedeniyle yükseldi. Setler tıkandığı için de taşkınlar oldu. Şimdi suyu tahliye ediyoruz.
- Biz daha önce dar olan yani 4 metre enindeki yolu yaklaşık 10 metre genişleterek rahatlatmak istiyoruz. Elektrik kablolarını da yerin altına taşıyoruz. Yolda yaya yolu, çekçek yolu ve bisiklet yolu olacak. Asfalt değil doğal taş döşenecek. Motorlu araç giremeyecek.
- Susamuru yuvalarına zarar vermedik. On binlerce hektar arazi içinde 200 dönümlük arazi zarar görmüş olabilir. Endemik bitkiler 3 günde yok olmaz. Eğer çiğdemler yok olacak diye düşünülseydi Atatürk Barajı da yapılmazdı. Ama şimdi Atatürk Barajı ülkenin gurur kaynağı oldu.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Tabiat Parkı dışında bir otel projesi var. Bu otel için ön fizibilite çalışmaları yapılıyor. Henüz yeri tam belirlenmedi. Otel koruma alanının dışındaki bölgede yapılacak. Bizim yaptığımız yol ve güzelleştirme çalışmasıyla bir ilgisi yok. 
- İl Özel İdare olarak buranın işletmesi ve yönetimi bizde. Milli Parklar'ın çevre planı doğrultusunda hareket ediyoruz. Bu haliyle gölün görüntüsü pek içaçıcı değil, birçok olumsuzluk var, kabul ediyorum ama bitince çok güzel ve muhteşem olacak. Davos'tan bile güzel olacak.
Önay Yılmaz / Milliyet

Konu ile ilgili basında yer alan diğer haberler

Abant Gölü'nü yok ettiler
  
Doğa harikası Abant, bu günlerde dozer ve kepçelerin işgali altında. 70'i endemik, bin 222 bitki türünü içinde barındıran göl ve çevresi, inşaatlar yüzünden doğallığını kaybederek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı
İşletmesini Bolu Valiliği'nin yaptığı Abant Gölü'nü çevreleyen ve yedi milyona mal olması beklenen yol çalışmaları nedeniyle piknik alanları su altında kaldı. Temiz su kaynaklarında yaşamasıyla tanınan su samurları ortadan koyboldu. Yeryüzünde sadece bu bölgede yetişen Abant çiğdemi, mavi çiğdem ve kar çiçeğinin bulunduğu alanlar hafriyat altında kaldı. Makina Mühendisleri Odası Bolu İl Temsilcisi Murat Ataman yapılanlarla ilgili bir proje bile bulunmadığını, sivil toplum örgütlerinin suç duyurusunda bulunduğunu, ancak geç kalındığını belirterek, 'Abant artık yapay bir göl haline geldi. Burada bir katliam yaşandı' dedi. Bolu'nun Abant İlçesi'nde bulunan ve doğal güzelliğiyle dünyada adını duyuran Abant Gölü ve çevresi, elektrik, kanalizasyon hattı ile yaya ve bisiklet yolu inşaatları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Koruma altına alınarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne bağlanan Abant'ta geçtiğimiz kasım ayında gölü çevreleyen bir yol inşaatı başlatıldı. Valilik tarafından başlatılan ve 7 milyona mal olması beklenen 'elektrik hatlarının yer altına alınması', 'kanalizasyon hattı döşenmesi', 'yaya ve bisiklet yolu' çalışmaları, gölü doğal ortamından uzaklaştırmaya başladı. 70'i endemik olan ve bunların 40'ı ilaç yapımı ile kozmetik sanayiinde kullanılan bin 222 bitki türünü içinde barındıran Abant Gölü ve çevresi, bu günlerde dozer ve kepçelerin işgali altında.

Piknik alanları sular altında kaldı
ÇalIŞmalarda gölün tahliyesinin yapıldığı dere ağzına önce bir menfez yerleştirildi, daha sonra da yollar genişletildi. Ancak tahliyenin engellenmesiyle beraber göl seviyesi beklenenden 1.5 metre fazla yükselince göl kenarındaki yolu ve çam ağaçlarını su bastı. Bu yükselme göl sularını karaya doğru onlarca metre ilerletti. Piknik alanları su altında kaldı. Su basan yolun seviyesi de kimi yerlerde üç metreye kadar yükseltildi. Milli Parklar standardına göre 8 metre genişlikte olması gereken yol, bazı yerlerde 10 metreden fazla genişletildi. Bütün bu kargaşa yaşanırken tek dal bile kırılması yasak olan gölde ve çevresinde  ekolojik denge giderek bozuldu. Su samurları ortadan tek tek koyboldu. Ardından yeryüzünde sadece bu bölgede yetişen Abant çiğdemi, mavi çiğdem ve kar çiçeğinin bulunduğu alanlar hafriyat altında kaldı. Sivil toplum örgütleri isyan etti ve  'Çevresi betonla çevrilen Abant gölü doğal değil. Artık yapay göl olmuştur. Bu yapılanlar bilime ve yasalara aykırıdır, durdurulmalı' şeklinde ortak bir deklerasyon yayımladı. Valilik ise deklerasyona 'Doğaya zarar verilmiyor, abartılıyor. Haziran ayında çalışmalar bittiğinde Abant çok güzel olacak' şeklinde cevap verdi.
Murat Koçer / Akşam