Adnan Polat: Ev almayan pişman olur!

Adnan Polat: Ev almayan pişman olur!



İşadamı Adnan Polat ve 5 yıl önce işlerle ilgilenmeye başlayan oğlu Kerim ile yeni yatırım ve hedeflerini anlattı...


ÖZEL sektörün yürüttüğü en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Piyalepaşa projesini yapan Polat Holding’in başındaki isim Adnan Polat ve oğlu Kerim Polat, inşaat ve gayrimenkul sektöründeki açılımlarına devam ediyor. 


DÖNEM AVM DEĞİL AVS DÖNEMİ

Adnan Polat: Ben büyük projelerden, Kerim de orta ölçekli projelerden sorumlu. Biz hiç sosyal konut tarzında iş yapmadık. Mega projeler yapmaya devam edeceğiz, ancak bunun yanı sıra bu projeleri de Polat markasıyla yapacağız. Biz mega projemiz olan Piyalepaşa’yı yerel ismiyle yaşatmak istedik. Tarihini inceledik, kitaplaştırdık. Piyalepaşa’da alışveriş sokağı yaptık. Dönem AVS, yani alışveriş sokağı dönemi diyoruz. Polat Ailesi olarak bugüne kadar 1000 kadar proje yapmışız. Deneyimlerimize güvenerek değişimleri de getiriyoruz. 


- İstanbul şantiyeye döndü. Her yerde inşaatlar var. Şehrin yenilenmesi gerekiyor, bu kesin ama yeni yapılar kent dokusuna uyuyor mu? 

Adnan Polat: Kentsel Dönüşüm işi çok doğru bir proje. Çünkü bilim adamları İstanbul depremiyle ilgili tehlikeyi anlatıyor. 130 yılda bir büyük deprem oluyor İstanbul’da. Benim inşaat işinde olduğum yıllarda, yaşadığım için de çok iyi biliyorum, 1970-80-90 yıllarında Marmara Adası’ndan çıkarılan kumlarla inşaatlar yapıldı. Bu kumlar ne kadar yıkanırsa yıkansın tuzu içinde tutar. Tuz ve demir ise bir süre sonra çürür. Uzun yıllar yapılan bir yanlıştan dönülmesi gerekiyor. Kentsel Dönüşüm için kat karşılığı, hasılat paylaşımı sistemi kuruldu. Ancak yalnızca inşaat müteahhitleri, gayrimenkul geliştiriciler kentsel dönüşüm yaparlarsa bu sistem uzun süre gitmez. Her arsa ve mülk sahiplerine kat karşılığı yer verdikçe İstanbul’da nüfus artar. Devlet desteği şart. Çünkü şu şartlarda kentsel dönüşümün özel sektör tarafından yapılması çok maliyetli oluyor. Bir de şu var, bizde herkes inşaat yapıyor. Bankalardan kredi alıyor, Avrupa’da paranız olsa da araziniz olsa da banka kredi verirken sizin bu işi yapıp yapamayacağınızla ilgili yeterlilik istiyor. İşi gerçekten yapanlara gidiyorlar. Artık Türkiye’de herkes istediği gibi inşaat yapmamalı. Hiçbir meslek dalında bu kadar kontrolsüzlük görmedim.


Adnan Polat: Ev almayan pişman olur!


PARASI OLUP DA EV ALMAYAN PİŞMAN OLUR

- 2016 zor bir yıl oldu. Siz de büyük bir projeye başlamıştınız. Ne kadar etkilendiniz? Bu süreci nasıl yönettiniz? 

Adnan Polat: Piyalepaşa Projesi 2016 yılı başında başladı. Olabilecek her şey oldu. 2017 yarısı da bildiğimiz gibi gitti. Ama inanın aynı şeyi Polat Tower’ı yaptığım dönemde de yaşadım. Orası ilkti. 11 Eylül oldu, herkes yüksek binalardan korktu. Sonra Sakarya depremi oldu, Anayasa depremi oldu, faizler uçtu. Biz o şartlarda o binayı yaptık, istediğimiz hızda satamadık ama sonuçta sattık. Aynı şey Türkiye’de yine oluyor. Yine alıcı lehine fiyatlar indi. 


- Birçok projede satışların çok düşük seviyede kaldığı, konut fiyatlarının düştüğü konuşuluyor. Ama bunun tam tersini söyleyenler de var…

Adnan Polat: Düşüş oldu. Her yerde durgunluk var. Ancak piyasalar toparlandığında fiyatlar artar. Sektördeki oyuncuların çoğu finansmanları satışa endeksli planlanmış. Vatandaş belirsizlik endişesiyle parasını altında ve dövizde tutuyor. Bu da sektörü olumsuz etkiliyor. Bence alıcı için en iyi zaman, çünkü 6-7 ay sonra gayrimenkul fiyatları artacak. Büyük konut üreticileri her şeyi şu anda ucu ucuna götürüyor. Ben şu anda da sektörün parlak durumda olduğunu düşünmüyorum. Yeri iyi olan, iyi projeler satıyor ama 2000-3000 konut üreten projelerdeki satışlara bakmalı. Ama yine de şunu söylüyorum; parası olup da konut almayanlar pişman olacak.


İSTANBUL'DA ODA FİYATLARI ÇOK DÜŞÜK

- Turizmde yeni bir yatırımız olacak mı? 

Adnan Polat: 1.5 senedir otelcilik sektörü çok zor durumda. Uzun süre yüzde 20-30 dolulukla çalıştı oteller, Antalya civarında kapanan oteller oldu. Yavaş yavaş toparlanma başlandı. İstanbul’da doluluklar yüzde 50’yi geçti. Bizim oteller fena değil. Ama fiyatlar çok düşük. Bizim burada 100 Euro’luk odamız, Paris’te en az 400 Euro. Bunlar da ülkenin toparlanma sürecine girmesiyle ilgili. 


Hürriyet