Alışveriş merkezlerinde alınacak çok yol var

Alışveriş merkezlerinde alınacak çok yol var

Anadolu Ajansı'ndan alışveriş merkezi dosyası. Avrupa'da 1000 kişiye ortalama 200 metrekare alışveriş merkezi alanı düşüyor. Türkiye'de ise bu oran Ankara ve İstanbul'da 84-85 metrekare, yurt genelinde ortalama 34-35 metrekare. Bu noktadan hareketle yerli



Türkiye'de son 4-5 yılda gittikçe yükselen tüketim eğilimi, alışveriş merkezi sayısındaki artışta kendini gösteriyor.

Avrupa'da 1000 kişiye ortalama 200 metrekare alışveriş merkezi alanı düşüyor. Türkiye'de ise bu oran  Ankara  ve İstanbul'da 84-85 metrekare, yurt genelinde ortalama 34-35 metrekare. Bu noktadan hareketle yerli ve yabancı yatırımcılar "Türkiye'nin önünde gidilecek daha çok yol olduğuna inanıyor" ve yatırımları yavaş yavaş Anadolu'ya kaydırıyor.

Ancak ülkedeki alım gücü, içerdeki ve dışardaki ekonomik gelişmeler ışığında, "artan alışveriş merkezi sayısının fizibıl olup olmadığını zaman gösterecek" dedi.

Prof. Dr. Gülten Kazgan, bu alandaki yatırımların artmasına ilişkin "Dış dünya, yeni teknolojileri devreye sokmak istiyor ama bu arada ekonomileri sürükleyip götürebilmek için de tüketimi pompalıyorlar. Biz de pompalanan tüketimin bir aracısı olarak alışveriş merkezlerini kuruyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Tüketimin esnaf üzerinden pompalanamayacağı için bu yolun seçildiğini vurgulayan Kazgan, esnafın ayakta kalabilmek için "birlik olması" ve büyük ölçekte alımın

avantajlarından faydalanması gerektiğini söyledi.

Kazgan, düşük gelir grubunun banka kredileri, yüksek gelir grubunun ise faiz geliriyle önemli bir tüketim gücüne kavuştuğunu kaydederek, artan tüketimin cari açık üzerindeki etkisine dikkati çekti.

Durumun sosyal hayata etkisini mercek altına alan ODTÜ Sosyoloji Bölümünden Aksu Kocaoğlu da "alışveriş merkezlerinin alt gelir grubu için (turistik gezi mekanı), orta gelir grubu için (günlük kent hayatının parçası), üst gelir grubu için ise (ev ve iş arasındaki bir istasyon) işlevi gördüğünü" belirtti.

Başkentin önemli alışveriş merkezlerinden Armada'nın Genel Müdürü Yıldır Ertem, konuya ilişkin soruları yanıtlarken, alışveriş merkezlerinin dünyadaki ölçü biriminin 1000 kişiye düşen kiralanabilir alan olduğunu ifade ederek, Avrupa ülkelerinde 1000 kişiye ortalama 200 metrekare alan düştüğünü söyledi.

Türkiye'de ise bu oranın Ankara'da 84 metrekare, İstanbul'da 85-86 metrekare, ülke ortalamasında ise 34-35 metrekareyi bulduğunu belirten Ertem, "Böyle bakıldığında Türkiye'de daha gidilecek çok yol var. Ancak yatırımların artık büyükşehirlerden Anadolu'ya kayması gerekiyor ki şu anda yatırımcıların gözü Anadolu'da. Yabancı yatırımcılar, yerli yatırımcılar artık Anadolu illerinde alışveriş merkezi inşa etmeye başladılar" diye konuştu.

Bu karşılaştırmada, Avrupa ile Türkiye arasındaki alımgücü farkının da hesaba katılması istendiğinde Ertem, "Tabii AB'de kişi başına düşen milli gelir 20 bin dolar civarında, Türkiye'de 5-6 bin dolarlar telafuz ediliyor. Bu da bir kriter ama Türkiye'nin de 2010'lardan sonra 10 bin dolarlara doğru gideceği varsayılırsa buna paralel büyüme normal gibi gözüküyor" dedi. Ertem, Türkiye perakende pazarında ticaret hacminin yalnız yüzde 30'unu "alışveriş merkezlerinin" oluşturduğuna dikkati çekti.

-"ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE İLGİ ARTIYOR"-

Ankara özelinde son zamanlarda çok fazla alışveriş merkezi açıldığına işaret edilerek, bunların Eskişehir yolu üzerinde yoğunlaşmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Ertem, oluşan yapıyı İstanbul'daki Barbaros Bulvarına benzetti. Bölgenin alışveriş alanı olarak algılanmasının avantaj yaratacağını ancak bir yanıyla da müşteri potansiyelinde bölünme meydana getirebileceğini anlatan Ertem, "Ama ben her alışveriş merkezinin bir pazar yaratacağını düşünüyorum. CEPA açıldı, bizim giriş-çıkış rakamlarımızda geriye doğru hiçbir hareket yok" dedi.

"Bu, alışveriş merkezlerine eğilimin arttığını da mı gösteriyor" denilmesi üzerine de Ertem, "Gayet tabii. İnsanlar alışveriş merkezlerindeki medeni koşullardan, atmosferden, hijyen şartlarından, havanın olumsuz etkilerinin bulunmamasından etkileniyorlar" karşılığını verdi.

"Alışveriş merkezlerinin bu kadar yan yana olması tabii çok da doğru mudur, değildir" diyen Ertem, bu işin belki yasayla düzenlenebileceğini, ancak şu anki piyasada Ankara için "çok da büyük bir risk görmediğini" kaydetti. Ertem, "Ciddi bir ekonomik kriz olmadığı takdirde, insanların gelir seviyeleri ve Türkiye'deki ekonomik büyüme yüzde 4-5'lerde şu anda, tekrar 6-7'lere geldiğinde problem

yaşamayacaktır bu haliyle. Ama bir dinlenme süresine de ihtiyacı olduğunu düşünüyorum gelecek yatırımlar için" diye konuştu.

Ertem, Ankara'da halen kendisinin bildiği 17 alışveriş merkezi bulunduğunu ifade ederek, "17 tane diye hatırlıyorum. Çünkü yetişemiyoruz, biz de yetişemiyoruz. İstanbul'da A city diye bir yer gördüm 25 bin metrekare kiralık alan, haberim yoktu, Etimesgut'un içinde bir tane daha yatırım varmış. Artık her gün işi bırakıp, bunları saymak lazım" dedi.