Alternatif enerjinin durumu Nisan'da kesinleşiyor!

Alternatif enerjinin durumu Nisan'da kesinleşiyor!

Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik için görüş bildirme süresi bu hafta sona erdi. Sektör ve enerji uzmanlarının görüşlerine başvuran EPDK, Yönetmelik'in son halini Nisan ayı içinde kesinleştirecek...



Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK), 3 Aralık 2010'da yürürlüğe giren "Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik"te, 17 Mart günü bazı değişiklikler yaparak, internet sitesinde bir taslak yayınladı. EPDK'nın adeti olduğu üzere, hazırlanan tasarı kamuoyunun görüşlerine açıldı ve 28 Mart'a kadar tüzel ve gerçek kişilerden konuyla ilgili yorumları istendi. Bu durumda taslak henüz yönetmeliğin yerine geçmiş değil. Yönetmeliğin son hali Nisan ayı içinde belli olacak.

Bir ev, saatte ortalama 3-5 kilowatt (kW) elektrik tüketiyor. Kanun kapsamındaki lisanslı-lisanssız ayrımı 500 kW/sa olarak belirlendi; bu da 100-133 hane ya da toplu konutlar, bir ya da birkaç blok apartman, orta büyüklükteki sanayi kuruluşları, tarım sulama kooperatifleri, belediyeler anlamına geliyor.

Yönetmeliğin amacı nedir neden değiştirildi
Yönetmelik hazırlanırken EPDK'nın amacı, yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kojenerasyon (enerjinin hem elektrik hem de ısı formlarında aynı sistemden beraberce üretilmesi), yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim ve/veya mikro kojenerasyon tesisi kuran gerçek ve tüzel kişilerin, elektrik piyasasında lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf tutulmasıydı. Yani yönetmelik, yazlığına ya da çiftliğine Yenilenebilir Enerji Sistemleri kurarak kendi elektriğini üretmek isteyen gerçek kişiler ile, elektrik üretimini bedavaya getirmek isteyen tüzel kişilerin elektrik faturasını ortadan kaldırıyordu. Ek olarak, kullanıcıların elinde kalan ihtiyaç fazlası (500 kW üstü) elektrik, devlet tarafından satın alınıyordu. Ancak bir süre sonra ticari olarak elektrik üretip bunu satmak için başvurular yapılmaya başlandı ve EPDK da Yönetmelik'te bazı değişiklikler yaparak, bunları bir Taslak halinde kamuoyunun görüşlerine sundu.

Bekemler ve Göker Hukuk Bürosu'ndan Burcu Bekemler, yönetmelikte yapılan değişikliği şöyle yorumluyor: "Yönetmelik'in, gerçek ve tüzel kişilere lisanssız elektrik üretimi yaparak ticari kazanç sağlamalarına imkân verecek şekilde yorumlanması mümkün değildir. Bu yönde bir yorumlama, lisanslı üretim şirketleri açısından haksız rekabet oluşturacaktır. Taslak metnin özünden anlaşıldığı üzere Kurul, lisans alma muafiyetini yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretim yapanlar ile sınırlamakta ve asıl gayesi bu muafiyet sayesinde ticari kazanç sağlamak olan kişileri engelleme gayretindedir."

Kısa zamanda batacaklar
Yeni Taslak, yenilenebilir enerji üreticilerini zora soktu. Soyut Wind Proje Geliştirme Direktörü Ali Çolak 3 Aralık'ta yönetmeliğin çıkmasının ardından 46 firmayla anlaşma yaptıklarını belirtiyor. "Yönetmelikte yerli tribün kullananların enerji fazlasının devlet tarafından daha yüksek bir fiyata alınacağı belirtiliyordu. Herkes başvurularda bulundu, anlaşmalar yapıldı. Şimdi onun yerine bu taslak önerildi ve ortam bulandı. Sanayiciler, 6 ay sonra Yönetmelik'in tekrar değişmeyeceğinden emin olamıyor ve bu yüzden yatırımlarını bekletiyorlar." Vet Energy Firması'nın Genel Müdürü Tevfik Sporcu da, güneş enerjisi üreticilerinin bir çoğunun çekilme kararı aldığını belirtiyor. "Rüzgâr, güneş ve jeotermal gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilecek elektriğe verilecek teşvikli alım fiyatı, yatırımcıları memnun etmedi. Güneş enerjisi yatırımcıları Türkiye'de bulunan ortak projelerini ve arazi alımlarını iptal ettiler ve ülkedeki ekiplerini geri çektiler. Belirlenen rakamlar doğrultusunda bir çok mevcut rüzgar santrali sahibi şirketler zor duruma girdi ve kısa zaman içerisinde ya satılacak, ya da büyük zararlar ederek batmak zorunda kalacaklar."

3 ana değişiklik
Taslak'ın yönetmelikte yaptığı 3 ana değişiklikten en önemlisi, devletin 500 kW üstü enerji üretimlerine yaptığı yüzde 50'lik alım kısıtlaması. Eski yönetmeliğe göre 500 kW'a kadar, isteyen herkes yenilenebilir kaynaklardan kendi elektriğini üretebilecek ve dönemsel olarak 500 kW'ın üstünde ürettiği fazla elektriği satabilecekti. Ancak Taslak'ta yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim yapan, gerçek/tüzel kişilerin üretimlerinin en az yüzde 50'sini kendi tesislerinde tüketmeleri gerektiği söyleniyor.  Ankara  Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hasan Ayrancı, bu değişikliğin mantığını şöyle anlatıyor: "Bu durum piyasanın getirdiği bir zorunluluktan kaynaklanıyor. Yüzde 50 sınırının olmaması halinde, örneğin yenilenebilir enerji kaynağından 500 kW elektrik üreten, ancak bu miktarın sadece 1 kW'ını kendi ihtiyacı için

Kullanmak isteyenler olabilir. Yüzde 50 sınırlamasıyla, elektrik piyasasının temel ilkelerine aykırı uygulamaların engellenmesi ve sektörü düzenlemek hedefleniyor." Vet Energy Firması'nın Genel Müdürü Tevfik Sporcu ise aynı görüşte değil. Sporcu, "Eğer 50 kw üzerinde bir Yenilenebilir Enerji Sistemi kurarsamz, ürettiğiniz enerjinin en fazla yüzde 50'sini şebekeye satabiliyorsunuz. Bunun kaydı da saatlik bazda tutulmak zorunda. Yenilenebilir enerji sistemlerini kullanarak, örneğin sulama motoru tüketimlerini karşılamak isteyen çiftçiler, sulamayı yılın sadece 5-6 ayında yapıyorlar. Dolayısıyla sadece bu aylarda tüketimleri oluyor. Eğer üretimlerinin ay bazında sadece yüzde 50'si satın alınırsa, kalan yüzde 50'sini ne kullanabilecekler ne de satabilecekler! O zaman da amortisman süreleri uzayacak ve çiftçiler yatırım yapmaktan çekinecekler" diyor. Sektörden oldukça fazla tepki alan bu maddenin, Yönetmelik'in son haline girmemesi bekleniyor.

İkincil olarak, üretim tesislerinin yüzde 75'inde yerli üretim makine parçaları kullanan gerçek/tüzel kişiye sağlanan alım teşviği, Taslak metin ile yürürlükten kaldırılıyor. Bu konuda görüş bildiren bir yetkili, "Bu yönetmelik sadece kişisel kullanım için çıkarıldı. Ticari olmayan bir kullanım için de teşviğe gerek yoktur" dese de, firmalar farklı bir fikirde. Ali Çolak, "Yerli üretime teşvigin ve önceliğin verilmesi bizce şart" diyor ve ekliyor: "Yerli sanayi gelişsin, istihdam olsun diye bunu istiyoruz. Bu alanda faaliyet gösteren büyük yabancı firmaları Türkiye'ye mal satmaya değil, aynı zamanda da yatırım yapmaya çağırmak lazım. Bu durumda yabancı firmalar en azından kanadını, kulesini burda üretir. Diğer türlü hiçbir şekilde burada üretilmez ve Türkiye açık pazar haline gelir."

Son olarak, yürürlükteki Yönetmelik uyarınca, yalnızca tüzel kişiler tarafından üretilen ihtiyaç fazlası elektrik, dağıtım şirketleri tarafından satın alınabiliyordu. Ancak taslak metinde, tükettiklerinden fazla elektrik üreten gerçek kişiler de taslakta belirlenen koşullar çerçevesinde ihtiyaç fazlası üretimlerini satılabileceği belirtiliyor.
Hüriyet Emlak/Eda Utku