Arsa sahiplerinin gözü Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı'nda!

Arsa sahiplerinin gözü Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı'nda!

Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan, binlerce arsa sahibini mağdur edecek kararı hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu


 

Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 9 Nisan 2012 tarihli “Taşınmazların imar planında çocuk bahçesi alanında ve yeşil alanda kalmasından dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğine ilişkin” binlerce arsa sahibini mağdur edecek kararı hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.   Arsası imar planlarında yeşil alan, park alanı, okul, yol, sağlık alanı vs. olarak belirlenen ve bu sebeple taşınmazından faydalanamayan binlerce mağdur arsa sahibi kamulaştırmasız el atma davası açarak taşınmaz mal bedelinin tazminini talep etmişti. Ancak, Uyuşmazlık Mahkemesi, adli yargıda açılan bu davaların adresini idari yargı yolu olarak göstermesi, devam etmekte olan yargılama süreçlerine zarar verebilir. Onlarca yıldır mağdur olan binlerce imar mağduru arsa sahibinin mağduriyetinin uzamasına sebebiyet verebilir.   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararının istihsalinden sonra Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin çıkarmış bulunduğu 2010/21713 E., 2011/4198 K. sayılı ve 10/03/2011 günlü kararına değinen Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan şu açıklamalarda bulundu; “imar planında park, yol vs. olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi 5 yıl içinde davalı idarece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeni taşınmaz mal bedelinin ödenmesi” şeklindeki karara rağmen Uyuşmazlık Mahkemesince verilen kararı haksızdır.   Av. Emre Alcan sözlerine şöyle devam etti; “Halbuki, 3194 sayılı yasaya bağlı bir eylem ve işlemden kaynaklanmamaktadır. Ortada idari bir işlem ve dolayısıyla idari yargının görevi söz konusu değildir. Hukuki dayanağı imar kanununa göre belediye imar işlerini fiiliyata dökmemesine bağlı ve dayalı olup, imar uygulaması olmayıp tamamen mülkiyete yönelik hukuki dayanağı farklı ve dolayısıyla tam yargı davasından söz etmek mümkün bulunmamaktadır. Aksi halde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 5. Hukuk Dairesinin emsal konusu içtihatların da görevsizlik nedeni ile idari yargıya gönderilirdi.   Kaldı ki; belediyeler, kamu gücünü kullanarak, idari işlem tesis ettiklerinde söz konusu işlemler 5 senelik süreye tabidir. Bu süreyi aşan hallerde zamanaşımı gerçekleşir. Kamu gücünün kullanıldığı bu durum da haksız fiil ve işgal söz konusu olur. Dolayısıyla ortada herhangi bir işlem bulunmadığı ve kalmadığı cihetle, burada görevli olan da adli yargı ve hukuk mahkemeleridir.”   Av. Emre Alcan, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin “idari yargının görevli bulunduğuna” ilişkin kararının, hali hazırda onlarca yıldır taşınmazından faydalanamayan binlerce mağdur arsa sahibinin yargılama sürecini uzatacak yönde bir karar olmasının yanı sıra, yeni açılacak hukuki el atma davaları açısından bir süre için engel oluşturabileceğinin altını çizerek şöyle devam etti; Bu sebeple yerel mahkemelerin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarına uymak suretiyle hareket etmelerinin yeni mağduriyetlerin oluşmaması açısından çok önemli olduğunu söyledi.