Ayamama'nın ıslahını, Olimpiyat Projesi engelledi!

Ayamama'nın ıslahını, Olimpiyat Projesi engelledi!



Tarihinin en büyük sel felaketini yaşayan İstanbul'da sular çekildikçe gerçekler gün yüzüne çıkıyor



İkitelli ve Halkalı'yı sular altında bırakan Ayamama Deresi'nin taşmasının sebepleri tartışılırken, derenin ıslahının Olimpiyat Yolu Projesi'ne takıldığı belirtiliyor. Yıllardır tamamlanmayan yollar derenin ıslahıyla ilgili çalışmaları da geciktiriyor. Yaklaşık 21 kilometre uzunluğundaki Ayamama Deresi, bu havzayı besleyen yan kollarıyla beraber 40 kilometreyi geçiyor. Toplam 6 bin 850 hektar alanın yağmur sularını toplayan derenin Marmara Denizi'nden TEM Otoyolu'na kadar olan uzunluğu 12 kilometreyi buluyor. Bu bölgede sadece derenin 4,3 kilometrelik kısmının ıslahı tam manasıyla gerçekleştirildi. Başakşehir ve Bağcılar Belediyesi sınırları içinde derenin doğduğu İSTOÇ alışveriş merkezlerinin arkasındaki askerî alan da dahil olmak üzere derenin denize döküldüğü yere kadar uzanan hatta 7 kilometrelik yeni bir ıslah çalışmasının yapılması gerekiyor. Islahı yapılmış yaklaşık 2 kilometrelik kısmın da yenilenmesi şart. Bu bilgiler ışığında Ayamama Deresi'nin yüzde 80'ine yakın kısmının hala ıslah edilmediği ortaya çıkıyor.

Yağmur sularının ilk biriktiği bölge olan Başakşehir-TEM Otoyolu arasındaki alanda bir çok problem yaşandı. Kamer ve Osmanlı TIR parklarının bulunduğu bölgede sel felaketine, altyapı ıslah çalışması tamamlanan yeni dere yatağının kesitlerinin (derinlik ve genişlik açısından su taşıma kapasitesi) yetersizliği değil, dere akışını engelleyen atıklar sebep oldu. Özellikle TIR garajının altından geçen menfezin teknik olarak 500 yılda bir yağan yağışları bile taşıyabilecek kapasitede olduğunu belirten uzmanlar, dere menfezlerinin sel sularının taşıdığı ağaçlar, TIR dorseleri, hurdalar ve büyük çaptaki atıklar yüzünden kullanılamaz hale geldiğine dikkat çekiyor. Başakşehir bölgesinde 4. ve 5. etapların arasındaki vadiler ile askerî alan içinde kalan ana kolun hemen döküldüğü yer, TIR garajının bulunduğu ve TEM Otoyolu bağlantılarının olduğu güzergaha denk geliyor. İddialara göre askerî alan içindeki Ata Göleti'nin su toplama kapasitesi oldukça yüksek. Sel sularının aniden yükselmesi göletin taşması ya da hasar görmesine bağlanıyor.

KANALİZASYON BORULARININ ÇAPI KÜÇÜK
Suları toplayan dere kollarında önemli bir sorun olmasa da Başakşehir civarından gelen sel sularını kaldıramayarak iflas eden altyapılar bir başka sorun. Altyapının yetersizliği ile ilgili ilk tespit bölgedeki kanalizasyon hatlarının boru ve menfezlerinin çaplarının küçük olması. Bölgeyi yakından bilen bir mühendis, bunu 1400'lük tabir edilen 1,4 metrelik çapta altyapı borularının kullanılmış olmasına bağlıyor. Bu iki ana kolla birlikte Ayamama Deresi, Sultangazi-Habipler Mahallesi'nden başlayıp, 5 yan kolun sularını da toplayarak Ataköy-Yeşilyurt sınırları içerisinde Marmara Denizi'ne dökülüyor. İSTOÇ'daki askerî alandan geçen Kadıyakuplu kolları tabii toprak zemin üzerinden akarak Ata göletine bağlanıyor. Bu yüzden tır garajındaki felaketin bir başka önemli sebebinin bu göletin yoğun yağışlar sonucunda hasar görerek taşması olduğu dile getiriliyor.

KAYNARCA VE AYAMAMA BULUŞTU
İddialara göre suyu haznesinde tutamayan göletten gelen su, selin tesirini artırdı ve garajdaki 60'tan fazla TIR'ın sürüklenmesine ve dere yatağının çıkışını tıkaması neden oldu. TIR şoförlerinin uykuda yakalandığı bu bölgede oluşan gölet facianın büyümesine de zemin hazırladı. TIR enkazlarının menfezleri kapatmasından dolayı geçiş yolu bulamayan sular Taşocağı Caddesi'ne bağlanan TEM alt geçidinden bağlantı yoluna aktı. Basın Ekspres Yolu'nda meydana gelen taşkınların ana sebebi Mahmutbey çıkışı köprüsü altından geçen kesitin yetersizliği ve selle gelen maddelerin menfezi tıkaması. Ayrıca yeni açılan 212 adlı alışveriş merkezinin (AVM) önünden ana kola bağlanan Ayazma (Kaynarca) kolundan gelen sular ıslah edilmiş dere yatağında buluştu.

Ayamama'nın suları Kaynarca kolundan gelen sel sularıyla buluşunca bölgede yollar, işyerleri ve evler sular altında kaldı. İki kolun buluşması taşkınların ve sel sularının da yükselmesini beraberinde getirdi. Basın Ekspres yolunda boğulma sonucu can kayıpları bu yüzden meydana geldi. Civarındaki ev ve işyerlerinde büyük maddi hasar oluştu. Halkalı'da Pameks Tekstil'de meydana gelen ve 7 işçinin ölmesiyle sonuçlanan t aşkınlar ise Gümrük yolu üst geçit köprüsünün altındaki derenin atıklarla tıkanması ve suların geri basmasına sebep oldu. Yetersiz menfezler şiddetli yağmur ile buluşunca park halindeki araçlar ile birlikte servis aracı da sel sularına kapıldı. Yükselen sel suları altında kalan araçlarda bu yüzden kayıplar yaşandı.


İşte uzmanların çözüm önerileri
Hafta sonu gelmesi beklenen yağışın etkisinin en aza indirilmesi için sivil ve askeri saha ayrımı yapılmadan sel bentleri kurulmalı. Uzun vadede bu bentler güçlendirilmeli. Basın Ekspres yolu, İkitelli Tır garajı bölgesindeki dere yatağı (menfez) geçişlerinin gelecek ilk yağışa kadar atıklardan temizlenerek tıkanıklığın giderilmesi ve dere yatağındaki su akışının tekrar aktif hale getirilmesi sağlanmalı. TEM Otoyolu'ndan Marmara'ya kadar olan dere yatağının 9 kilometresi acilen ıslah edilmeli. Derenin Kaynarca kolu (Halkalı kavşağı) ile denize dökülmeden önceki Çobançeşme E-5 kavşağı bölgeleri elden geçirilmeli. Risk oluşabilecek dere yatağındaki yerleşim yerleri boşaltılmalı. Orta ve uzun vadede istimlak edilmeli. Sel bölgesinde çökmüş olan kilometrelerce altyapı bulunuyor. Bunlar acilen yenilenmeli. Kanalizasyon sularının yollara akması nedeniyle oluşabilecek salgın hastalık ve çevre kirliliği riskleri ortadan kaldırılmalı. TEM ile E-5 arasında kalan ve Basın Ekspres Yoluna paralel bölgelerde dere yatağına paralel bulunan imar planları netleştirilmeli. Tekstil ve sanayi devlerinin mağazaları ve üretim tesislerinin bulunduğu bölgenin imar belirsizliğinin ortadan kaldırılması şart. Yetersiz olan menfez geçişleri revize edilmeli. İkitelli'deki TIR garajı dere yatağından uzak bir yere taşınmalı. İkitelli giriş ana arter yollarının sayısının artırılarak, bölgenin ulaşıma daha uygun hale getirilmeli.
Hüseyin KELEŞ/Zaman