"Baba Beni Okula Gönder" projesi yurt yaptıracak!




"Baba Beni Okula Gönder" sosyal sorumluluk projesine sanat desteğinin sunulacağı salı gecesi bir kız öğrenci yurdu yaratacak



Gecede 11'i sanatın farklı dallarından, 56'sı ressam toplam 67 sanatçının tabloları açık artırmayla satılacak.
Geliriyle  Güneydoğu'da bir kız yurdu yapılacak.
Bu girişim Milliyet Sanat dergisinin önerisiyle hayata geçirildi. 9 ay süren bir çalışma...
Aralarında Yavuz Bingöl, Cemal Hünal, Beren Saat, Türkan Şoray gibi sanatçılar olan 11 ünlü Milliyet gazetesi binasında ressam Hüsamettin Koçan'ın eğitmenliğinde bir araya geldiler.
Ortaya onların fırçalarından 11 tablo çıktı.
Ardından Türkiye'nin önde gelen ressamları "en özel tablolarını" bu gece için bağışladılar.
Geceyi Ceyda Düvenci sunacak.
Candan Erçetin de sahne alacak, şarkıları ve çağrılarıyla katkıda bulunacak.
Bu bağlamda BABA BENİ OKULA GÖNDER projesinin "mimarı ve şantiye şefi" diyebileceğimiz Hanzade Doğan Boyner ile Candan Erçetin ve gecede bir tablosu satışa sunulacak olan Beren Saat ŞEFFAF ODA'nın konukları...

Hanzade Doğan Boyner 6 yıl önce bu fikrin nasıl doğduğunu ve hayata geçirildiğini anlattı.
Milliyet'in de içinde bulunduğu yayın grubunun Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak topluma yararlı ve kalıcı olacak bir proje araştırması yaptıklarını söyledi.
Sonunda kzı çocuklarının -bir dizi nedeni yanı sıra- özellikle yurt eksikliği nedeniyle eğitim alamadıkları tespitine yoğunlaşmışlar.

İşte BABA BENİ OKULA GÖNDER kampanyasının doğumu. O günlerin rüzgârını hatırlıyorum.
Heyecanı paylaşan grubunun öyle bir başlangıcı oldu ki, 2006 yılının en iyi sosyal sorumluluk projesi seçildi BABA BENİ OKULA GÖNDER...

2 ismin de altını çizmek isterim. Kampanyanın simgesi olan o sevimli kız çocuğu ve kampanyanın akılda kalan müziği için reklamcı Serdar Erener...
Ve bu projeyi sırtlayıp götüren Tijen Mergen.
Hele Ergenekon dalgalarından birinin ona da vurması inanılır gibi değildi.
Gerekçe de bir o kadar inanılmaz.
Gazete böyle bir para toplama işlevini yasal olarak yapamayacağı için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile işbirliği halinde proje uygulamaya konulmuştu.
Derneğin başkanı ve her şeyi Sayın Türkan Saylan'a bile Ergenekon baskını yapıldığını hatırlayalım.
Onunla kampanya gereği sık sık konuştuğu için sevgili Tijen'in de evine baskın yapılmaz mı?
Üstelik bir de kısa süreli gözaltı ve sorgulama...
Sonra ne oldu bilir misiniz?

Kampanyanın 4 yılda 150 bin katılımcısı olmuştu.
Bu baskınlardan sonra ansızın katılım sayısı 300 bine yükseliverdi. Zaten büyük bağışçıların yanı sıra küçük fakat anlamlı çok sayıda bağışla bu proje halkla bütünleşti.
Hanzade Doğan Boyner'i duygulandıran bir anıyı yansıtayım.
Bir zarf gelir. İçinde bozuk paralar vardır.
Toplamı 5 lira... Zarftan çıkan notta "Bunları biriktirdim, bir çocuk okusun diye" yazıyormuş.
Başarının sırrı budur. Halkın yüreği...
Milliyet'in büyük sosyal sorumluluk projeleri hatırlardadır.
Zap suyuna köprü... Çanakkale anıtı...
Bunlar da halkın katkılarıyla kazanıldı.
Bir isme daha işaret etmek istiyorum.
Saadettin Saran bu kampanyayla yaptırılan bir kız yurdunun yanına spor salonu inşa ettiriyor.
Bu bağlamda spor kulüplerine de çağrı yapıyorlar.
Her spor kulübü kendi yöresindeki kız yurtları için birkaç spor salonu yapımını üstlenmeliler.
İlkiyle başladı bile...
Hanzade Doğan Boyner başta hijyen olmak üzere bilinçlendirme seminerlerinin yapıldığını yurtlarda ve okullarda resim atölyelerinin bulunduğunu, Güneydoğu'daki kız çocuklarının gruplar halinde, İstanbul'a, İzmir'e getirildiğini anlattı. Dünyanın izlenmesi gereken iki Türk kadınından biri olarak seçilen Hanzade Doğan Boyner'in iş kadınlığı boyutuyla yazıyı noktalayayım.
Bu güne kadar 27 kız yurdu, 10 köy okulu, 1 yatılı ilköğretim okulu, 7500 öğrenciye burs...
32 milyon TL bağış.
Bu rakamlara bakarak "kampanya" değil "seferberlik" söylemini vurgulayayım.

BALE GÖZ BEBEĞİM
BEREN Saat'in yaptığı tablo tek gözü görünen diğer gözünü saçların örttüğü bir kız çocuğu. Saçlarını örttüğü göz bugünkü kariyeri.
Görünen göz ise "Gözüm arkada kaldı" söylemini anımsatıyor. Beren eskiden bale yaparmış.
Hep çok iyi bir balerin olmak istemiş.
O nedenle tablodaki kızın göz bebeğinde bir balerin görüntüsü çizmiş.
Ve yanaklara süzülen damlalar.
Beren'in duyarlılığının fırçayla ifadesi.

CANDAN "BEN SİZİ ARARDIM"
GECEDE sahne alacak olan Candan Erçetin, Hanzade Doğan Boyner'e "Bu hizmet beni çok heyecanlandırdı. Gece için siz beni aramasaydınız, ben sizi arayacaktım" dedi.
Candan yaşamını sanatın yanı sıra eğitime de adayan bir sanatçı. Eğitim olanaklarından yoksun kız çocuklarını iyi anlayacak bir yaşam çizgisi var.
Babası öğretmen, Trakya'da bir okulda hem müzik dersleri veriyor hem de kütüphane müdürü.
O tarihlerde 11 yaşında olan Candan devlet sınavlarını kazanıyor. Galatasaray Lisesi'nde yatılı ve burslu okuyor. Üniversite de elbette "tatlı yaşam" koşullarıyla değil tırnakla kazınarak bitiriliyor.
Sonra Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik, Galatasaray Üniversitesi'nde sürdürdüğü öğretim görevlisi olarak çalışması ve Galatasaray Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği. Erçetin Salı gecesi sahnede Atatürk'ün sevdiği şarkıları da söyleyecek.
Güneri Civaoğlu / Milliyet