25 / 05 / 2022

Basmane Çukuru yine tartışma yarattı!

Basmane Çukuru yine tartışma yarattı!

Belediye Başkanı Kocağlu, Basmane Çukuru krizinde sonuna kadar doğru adımlar attıklarını, belediyenin ayıplı mal satmadığını, bu yönde dava da açılmadığını, sorunun sonradan ortaya çıktığını söyledi.



İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocağlu, Basmane Çukuru krizinde sonuna kadar doğru adımlar attıklarını, belediyenin ayıplı mal satmadığını, bu yönde dava da açılmadığını, sorunun sonradan ortaya çıktığını söyledi. Kocaoğlu, belediye zararını ortadan kaldırmak amacıyla Güçbirliği ve EGS Holding'in Egeli binlerce ortağını mağdur etmemek için dava açmadıkları açıkladı. 


İzmir'in gündeminden 18 yıldır düşmeyen "Basmane Çukuru" kentte yine tartışma yarattı. TMSF'nin Folkart Yapı'yı içinde barındıran Saya Grup'un Livamina Madencilik şirketine 80 milyon Dolar'a satış ihalesi ve TMSF onayının iptali için Güçbirliği Holding, iptal davası açtı. Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu, davalar sonuçlanmadan inşaat yapılamayacağını, bugüne gelen süreçten Büyükşehir Belediyesi'nin de sorumlu olduğunu açıkladı. Bu gelişmelerin ardından ise Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, mahkemenin yürütmeyi durdurma istemini reddettiğini Eylül ayında inşaata başlayacaklarını açıkladı.


ANLAŞMA YAPILDIĞINDA AYIPLI MAL DEĞİLDİ

Kemal Zorlu'nun Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik eleştirileri, belediyenin ayıplı mal satıp satmadığı, imar planlarını yapmada yavaş kaldığı şeklindeki iddialarına yönelik olanak basın mensuplarına açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, belediyenin Basmane çukuruyla ilgili Ahmet Piriştina döneminde de kendi döneminde de planlar yaptığını, planların mahkeme kararıyla bozulduğunu ifade etti. Güçbirliği'nin araziyi aldığı zaman belediyenin ayıplı mal satmadığını, anlaşma yapıldığında ayıplı mal olmadığını sonraki gelişmeler üzerine sorunların ortaya çıktığını söyledi.


"AYIPLI MAL SATTIN PARAMIZI GERİ VER" DEMEDİLER

Aziz Kocaoğlu, yıllardır ne Basmane Çukuru'nu alan Güçbirliği Holding'in ne de Büyükşehir Belediyesi'nin birbirlerine dava açmadığını belirterek, "Basmane çukuru arazisini alanlar, 'kardeşim sen bize ayıplı mal sattın. Gel şu malını al, bizim de paramızı ver' diyebilirlerdi. Yargıya gidebilirlerdi. 'Biz sana otopark yaptık. 14 milyon Dolar para verdik. Temele masraf yaptık. Madem ki plan yok, belediye bizim zararımızı karşılasın' diye dava açabilirlerdi. Açmadılar" dedi. Belediye'nin de dava açmadığını belirten Kocaoğlu, bunda Güçbirliği ve EGS Holding'in binlerce ortağının Egeli, İzmirli olmasının etken olduğunu, onları mağdur etmemek için dava açmadığını söyledi. Kocaoğlu, "Güçbirliği ve EGS Holding'in ortakları Egeli işadamları ve insanlar. Ortaya çıkan problem bu insanlar mağdur olmadan çözülmeliydi. Ortada yapılmış bir anlaşma var. Devlet ve belediyede devamlılık var. Kimse bizden bulmasın, iş yapacaklarsa yapsınlar bakış açısıyla yaklaştık"dedi.


İZMİRLİLERİ MAĞDUR ETMEMEK İÇİN DAVA AÇMADI

Kamuoyunda belediyenin yüzde 12 hisse aldığı para ve otoparkla mağdur olduğu görüşü olduğunu belirten Kocaoğlu, meslek odalarının de yeni plana dava açma hazırlığı yaptığını söyledi. Kocaoğlu "Odalarla yaptığım görüşmede 'planı gerçekleştirebilmek için belediye hissesini EGS ve Güçbirliği'nin onayı ile yüzde 30'a çıkartırsak siz de davadan vazgeçer misiniz" dedim. Odalar, kamu yararının bu şekilde üç aşağı beş yukarı tesis ettiğini, belediye mağduriyetinin giderildiğini görüşüyle yüzde 30 hisse alınırsa plana dava açmayacaklarını ifade ettiler. Bu iş için iki kez de Yüksel Çakmur'a gittim. Çakmur ikinci görüşmede tamamını almamı istedi. Kendisine teşekkür edip çıktım" dedi. Kocaoğlu, İzmirlileri ve kenti düşündüğü için dava açmadığını belirterek "Biz dava açsaydık ne olacaktı. İzmirlilerin ortak olduğu ve belediyenin gerçekleştirmeye çalıştığı projeden dolayı İzmirlileri mağdur etmiş olacaktım. Basmane çukurunun tamamının alınmasıyla ilgili hesaplama da yaptırmıştım. Otopark, ödenen para, temel masraflarını topladık. Belediyenin çıkan fiyatı ödeyecek gücü vardı. Parası olmasa bile kredibilitesi vardı. Ama mutabakbatla çözülmesi önemliydi. Hissemizin yüzde 30'a çıkması süreci için Güçbirliği ve EGS Holding yönetimerine çok teşekkür ederim. En ufak bir zorluk çıkartmadılar. Kamuoyu da rahatladı" dedi.


BASMANE ÇUKURUNDAKİ YÜZDE 30 HİSSE VE ÖZEL İDARE BİNASINI BEKLEDİM

Başkan Kocağlu, belediyenin bu konuda suçlanmasının normal olduğunu belirterek, "Birisi suçlanacaksa mutlaka belediye suçlanacak. Bu da hayatın kuralı. Ben kimseye kırgın ve dargın değilim. Başından sonuna kadar doğru yaptığımıza inanıyorum"dedi. 


Pekçok ilçe belediye binasının yapım masrafının yarısından fazlasını karşıladığını ama Büyükşehir'e bir hizmet binası yapamadığını belirten Kocaoğlu, beklemenin paraşı tasarruflu kullanma gyaretinden kaynaklandığını söyledi. Kocaoğlu, "Hizmet binamız 25 bin metrekare. Eski Tekel deposu olan Özel İdare binası da aynı büyüklükte. Basmane Çukuru'nda 30 bin metrekarelik yer bekliyorum. SGK'dan Halkapınar'da 20 dönümlük yer aldık. İZSU Genel Müdürlüğü'nü Halkıpınar'a taşıyınca Konak'taki İZSU binası var. Bu kadar bina varken parayı tasarruflu kullanmamız gerektiği için bekledik. Birinden biri gerçekleşse nefes alırdık. İkisi gerçekleşse tüm bina sorunumuz çözülüyordu. Basmane, Özel İdare binasına taşınacaktık. Merkez binayı güçlendirip, restore edecektir.  İzmir  Büyükşehir Belediyesi kiradan kurtulacaktı. Personele huzurlu çalışma ortama yaratacaktık" dedi. Kocaoğlu, Basmane Çukuru'ndaki yüzde 30 hisseye karşılık Kültürpark'a yapılacak sergi ve kültür merkezinin yapılması önerisine ise yapılacak merkezde fuar işlevlerinin sürdürülecek olması nedeniyle sıcak bakmadığını söyledi. 


Hürriyet 




Haber Yeni Asır Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



İzmir’in 17 yıllık sorunu ‘Basmane Çukuru’yla ilgili projenin ilk sahibi Kemal Zorlu’nun açtığı dava, Mazhar Zorlu Holding’i karıştırdı. Nafiz Zorlu “Ağabeyimin hayali bizi felakete götürecek” dedi.


Basmane Çukuru Projesi'nin ilk sahibi Kemal Zorlu'nun açtığı dava Mazhar Zorlu Holding'i karıştırdı. Duruma el koyan Zorlu'nun kardeşi Nafiz Zorlu, "Ağabeyim hayaline inanan bir kişi. Bu hayal bizi şirketlerimizi ve çalışanlarımızı felakete götürecek. Abimi durdurmak zorundaydım" dedi. Nafiz Zorlu, ağabeyi Kemal Zorlu'nun kararları ve itirazlarıyla İzmir'e ve şirketlere zarar verdiğini öne sürerek, yönetim değişikliği için olağanüstü kurul kararı alınmasına yönelik mahkemeye başvurduğunu açıkladı. İzmir'de 17 yıldan bu yana çözülemeyen ve 'Basmane Çukuru' olarak bilinen Ege Dünya Ticaret Merkezi'nin Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satış ihalesi 19 Ocak'ta yapılmış ve ihaleyi 80 milyon dolarlık tek teklifle Folkart Yapı'yı da bünyesinde bulunduran Sancak Ailesi'ne ait Saya Grup'un Livamine Madencilik A.Ş. şirketi almıştı.


450 milyon dolar borç


Satışın ardından ihalenin hukuki olmadığını öne süren Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu, ihaleye itiraz etmişti. Ardından önceki gün bir basın toplantısı yapan Kemal Zorlu, yine satışın hukuksuz olduğunu iddia etmişti. Süreci izleyen Zorlu'nun kardeşi Nafiz Zorlu, duruma el koydu. Nafiz Zorlu, Güçbirliği Holding ve Nafiz Zorlu Şirketler Grubu'nun yönetiminin değiştirilmesi için mahkemeye başvurdu. Kardeş Zorlu, ağabeyi Kemal Zorlu'nun kararları ve itirazlarıyla İzmir'e ve şirketlere zarar verdiğini öne sürdü. Nafiz Zorlu, "Güçbirliği Holding'in büyük ortağı, benim de eşit ortak olduğum Mazhar Zorlu Şirketler Grubu'dur. Kemal Zorlu, bu şirketleri temsilen Güçbirliği yönetiminde bulunuyor. Ortaklık yapımıza göre, onayım olmadan Kemal Zorlu'nun şirketler yönetiminde kalması mümkün değil. Zaten bu yönde yapmış olduğum olağanüstü genel kurul çağrım neticelenmek üzere. Ben grubun yüzde 50 ortağıyım. Yönetimi değiştirme gücüne sahibim. Bugün en kötü kayyum bile şu anki durumdan daha iyidir. Bugün TMSF ve bankalar normal prosedürü işlettikleri takdirde yaklaşık 450 milyon dolar borç tahakkuk ediyor. Ancak TMSF burada kamu yararını ön plana çıkararak hem bizim kamu borçlarımızı temizliyor. Hem de konuyu çözüme kavuşturuyor" dedi.


'Birbirimize düşmedik'


Kardeşi Kemal Zorlu'nun yaptıklarına bir anlam veremediğini belirten Nafiz Zorlu, "Burada bir beklentim yok. 'Kardeşler birbirine düştü' şeklinde bir intiba uyanmasını da istemiyorum. Sadece şirketlerimizi, çalışanlarımızı ve onların ailelerini düşünüyorum. Kendim için bir beklentim yok. Bu nedenle hisselerimin gücünü kullanarak artık abinin o makamda kalmasının doğru olmayacağını düşünüyorum. Abim sonucunun nereye varacağını bilmediği davalar açıyor. Hayaline inanan bir insan. Bu da herkese zarar veriyor" dedi. Genel kurul çağrısının Kemal Zorlu'nun da menfaatine olduğunu vurgulayan Nafiz Zorlu, "Yeni yönetimle birlikte uzun zamandır sıkıntı yaşadığımız Vakıfbank ve TMSF ile masaya oturmayı hedefliyoruz. Yıllardır kördüğüm haline gelmiş bu konuyu şirketlerimize, çalışanlarımıza zarar vermeden atlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu.



Yeni Asır


Haber Gazete Dokuz Eylül'de şu şekilde yer aldı


İzmir’in ‘utanç çukuru’ olarak nitelendirdiği Basmane Çukuru’na dair kriz bitmiyor. Büyükşehir Belediyesi’ni kendisine ayıplı mal satmakla suçlayan Kemal Zorlu’ya, Başkan Kocaoglu, “Madem ayıplı mal sattık neden dava açmadılar”‘ diye sordu


İzmir’in gündemini yıllardır meşgul eden Basmane Çukuru, tarafları karşı karşıya getirmeyi sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Basmane Çukuru’na dair açıklama yapan Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu’nun, belediyeye yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Kemal Zorlu’nun Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik eleştirileri, belediyenin ayıplı mal satıp satmadığı, imar planlarını yapmada yavaş kaldığı şeklindeki iddialarına yanıt veren Kocaoğlu, belediyenin Basmane çukuruyla ilgili Ahmet Piriştina döneminde de kendi döneminde de planlar yaptığını, planların mahkeme kararıyla bozulduğunu ifade etti.

Güçbirliği’nin araziyi aldığı zaman belediyenin ayıplı mal satmadığını, anlaşma yapıldığında ayıplı mal olmadığını sonraki gelişmeler üzerine sorunların ortaya çıktığını söyledi. Kocaoğlu; “Basmane çukuru arazisini alanlar, ‘kardeşim sen bize ayıplı mal sattın. Gel şu malını al, bizim de paramızı ver’ diyebilirlerdi. Yargıya gidebilirlerdi. ‘Biz sana otopark yaptık. 14 milyon Dolar para verdik. Temele masraf yaptık. Madem ki plan yok, belediye bizim zararımızı karşılasın’ diye dava açabilirlerdi. Açmadılar” ifadesini kullandı.

DAVA HAZIRLIĞI 

Belediye’nin de dava açmama gerekçelerini de açıklayan Kocaoğlu, bunda Güçbirliği ve EGS Holding’in binlerce ortağının Egeli, İzmirli olmasının etken olduğunu, onları mağdur etmemek bu yola başvurmadıklarını söyledi. Kocaoğlu, “Güçbirliği ve EGS Holding’in ortakları Egeli işadamları ve insanlar. Ortaya çıkan problem bu insanlar mağdur olmadan çözülmeliydi. Ortada yapılmış bir anlaşma var. Devlet ve belediyede devamlılık var. Kimse bizden bulmasın, iş yapacaklarsa yapsınlar bakış açısıyla yaklaştık. Odalarla yaptığım görüşmede ‘planı gerçekleştirebilmek için belediye hissesini EGS ve Güçbirliği’nin onayı ile yüzde 30’a çıkartırsak siz de davadan vazgeçer misiniz’ dedim. Odalar, kamu yararının bu şekilde üç aşağı beş yukarı tesis ettiğini, belediye mağduriyetinin giderildiğini görüşüyle yüzde 30 hisse alınırsa plana dava açmayacaklarını ifade ettiler. Bu iş için iki kez de Yüksel Çakmur’a gittim. Çakmur ikinci görüşmede tamamını almamı istedi. Kendisine teşekkür edip çıktım. Biz dava açsaydık ne olacaktı. İzmirlilerin ortak olduğu ve belediyenin gerçekleştirmeye çalıştığı projeden dolayı İzmirlileri mağdur etmiş olacaktım. Basmane çukurunun tamamının alınmasıyla ilgili hesaplama da yaptırmıştım. Otopark, ödenen para, temel masraflarını topladık. Belediyenin çıkan fiyatı ödeyecek gücü vardı. Parası olmasa bile kredibilitesi vardı. Ama mutabakbatla çözülmesi önemliydi. Hissemizin yüzde 30’a çıkması süreci için Güçbirliği ve EGS Holding yönetimerine çok teşekkür ederim. En ufak bir zorluk çıkartmadılar. Kamuoyu da rahatladı” dedi.Kocaoğlu, “Birisi suçlanacaksa mutlaka belediye suçlanacak. Bu da hayatın kuralı. Ben kimseye kırgın ve dargın değilim. Başından sonuna kadar doğru yaptığımıza inanıyorum” diyerek sözlerini bitirdi.


Gazete Dokuz Eylül