Biz hazırız, ya siz?

Biz hazırız, ya siz?

Sektörümüzün başarılarını ve problemlerini paylaşabileceğimiz "emlak kulisi" web sayfası kurucularına teşekkür ile yazıma başlamak istiyorum.



Son yıllarda biz inşaatçıların ürettiği modern yapılara baktığımda görüyorum ki, estetik ve kalite açısından İstanbul'u olumlu yönde güzelleştirip dünyanın gelişmiş kentleri ile yarışır duruma getirmişiz. Hatta şehrimizin tarihi ve doğa güzellikleriyle onlardan daha da ileri durumdayız.

 

Ancak yaptığım temaslar, toplantılar ve görüşmelerde yine görüyorum ki, ne yazık ki hala insanlarımız eski mantık ile düşünmeye devam ediyor.  "Ucuz olsun da, ne olursa olsun" mantığı içimize işlemiş durumda. Hem basınımızda, hem halkımızda bu anlayışın hâkim olduğunu üzülerek izlemekteyim. Oysaki yine atasözlerimizden biri  der ki; "Ucuzdur vardır bir illeti, pahalıdır vardır bir hikmeti".  "Bu kadar lüks yapı fazla" diyorlar, hayır yanlış. Orta ve alt gelirli vatandaşlarımıza yönelik yapılar ülkemizde çok daha yaygın ama üst düzey gelirliye yakışan kaliteli ve konforlu yapılar ve projeler  İstanbul'da %5, Türkiye genelinde ise %2-3 civarındadır. 2000 yılından önceye baktığımızda üst düzey gelirli vatandaşlarımızın gidip yurtdışından gayrimenkul alarak dövizi yurtdışına harcadığını görüyoruz. Son yıllarda gayrimenkul sektöründe yaşanan canlılığın yaptığımız kaliteli ve konforlu projelerin bu talebi karşılamasından kaynaklandığına inanıyorum. 

 

Ancak tüm belediye başkanlarına önerilerimi iletmek istiyorum.   Sizler ve ekibiniz;  Istanbul'umuzun şehir estetiğini dünya metropollerinde gördüğümüz gibi güzelleştiriyor musunuz?  Bizlerin verdiği vergilerle üretilen  yolların, ışıklandırma direklerinin, yaya dinlenme banklarının ve kaldırımların kaliteli üretilmesi, yaya kaldırımlarının binlerce engelli vatandaşımızın da yürüyebileceği hale getirilmesi, parklarımızın profesyonel peyzaj ile düzenlenmesi, çöp konteynır vb. araçların şıklığı ve temizliği gibi yüzlerce kalemden oluşan  hizmetleri acaba gelişmiş dünya ülkeleri düzeyinde yaptığınıza inanıyor musunuz?

Ben inanmıyorum.

 

Şimdi sesleniyorum. Gelin hep birlikte el ele verelim. Bir ülkenin gelişmişliği şehir estetiğinin modernliğiyle ölçüldüğüne göre, biz inşaatçılar diyoruz ki;  ülkemiz insanına uygun son teknolojiyle donanmış binaları İstanbul'daki tüm belediye başkanlarıyla elbirliği vererek  yapalım ve 2010 yılında kültür kenti olacak şehrimizin estetiğini düzeltelim. 

Önceki yıllarda, bizim yaptığımız kötü binalar, sizin yaptığınız geçici kararlarla uygulanan kısa ömürlü yatırımları bir kenara bırakalım.  Görsel kirlilik yaratan, estetik dışı görünümleri ile insanlarımızı sokakta yürürken mutsuz eden uygulamalardan vazgeçelim. Evlerinde kilitli kalmış engellilerimizin de sokağa ulaştırabilecek bir anlayışı sağlayacak olan vizyon sahibi bir kadro kurup, daha medeni yapılar, yollar, kaldırımlar, parklar bahçeler için her şeyi yeniden gözden geçirelim ve değiştirelim. En başta da anlayışımızı.

 

Bu köşede Istanbul'u daha güzelleştirmek için belediyelerle elbirliği vereceğimiz konuları tek tek dile getirerek çözüm getirmek istiyorum. Zira 21. yüzyılın İstanbul'una yakışan görüntülerle yetişecek nesillerin geleceğe çok daha farklı vizyonla bakacaklarından ve dünya ülkeleri ile yarışabileceklerinden eminim.

 

Bu seferberliği başlatmaya BİZ HAZIRIZ, YA SİZ?

 

İNDER BAŞKANI

YAŞAR AŞÇIOĞLU