Bu mortgage fonlarına neler oluyor?

Bu mortgage fonlarına neler oluyor?

Piyasalardaki tedirginlik, batan mortgage fonları ve birkaç büyük bankanın ani faiz arttırması konut alıcısında kararların ertelenmesine sebep oldu.



2006 yılının Nisan ayını bu sektörde iş yapan ya da bir şekilde konut sahibi olmaya çalışmış hiç kimsenin unutabileceğini sanmıyorum.2006 Nisan başında bankaların faiz indirme yarışı iyice kızışmış ve aylık konut kredisi baz faizi %1,02 seviyesine kadar inmişti. Birçok proje farklı satış kampanyaları ile ciddi başarılar elde etmekteyken yurtdışı kaynaklı olduğu söylenen ve daha sonra da o zamanın siyasi kargaşalarından da etkilenen ekonomik kriz ve güçlü mali dalgalanmalarla baş başa kalmıştık ülkece. Döviz yaklaşık %25 devalüasyona uğramış ve faizler neredeyse %100 e yakın bir artışla aylık %2 nin üzerine çıkmıştı. Halende o dalgalı dönemin etkisinden tam olarak çıkılamamış ve faizlerde eski seviyesine gerileyememiştir.

Öncelikle ABD de başlayan mortgage fonlarındaki batış süreci şimdilerde Avrupa ülkelerine sıçramış ABD, İngiltere, Almanya ve Avustralya mortgage şirketleri ile iş yapan 7 hedge fonun batması ile yaklaşık 10 milyar dolarlık bir kayıp ortaya çıkmıştır. Asıl endişenin bu batma sürecinin domino etkisi ile diğer fonlara da sıçrayarak toplam zararın 100 milyar dolara çıkması riskidir.

Bu sıkıntılı sürece nasıl girildiğini analiz edersek; 2006 yılının ikinci yarısında Türkiye de olduğu gibi ABD de konut sektöründe durgunluk yaşanmaya başlandı.Ardından Amerikan Merkez Bankasının faiz arttırması ile mortgage fonlarından değişken faiz ile kredi alanlara bu faiz yansıtıldı. Aylık taksit ödemelerinin artması ile geri ödemeler aksamaya, buna paralel olarak ta konut değerleri düşmeye başladı ve menkul kıymet değerleri geriledi.Bu durum likitide problemini peşinden getirerek yüksek riskli kredilere yatırım yapan fonların batışı ile sonuçlandı.

Yatırımcıların ilk tepkisi kendilerini risklerden koruyabilmek için dolara dönmek oldu ve gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde sert düşüşler gerçekleşti. Türkiye de bu süreçten YTL nin değer kaybetmesi ile nasibini almış, yabancı yatırımcı da YTL den dolara dönerek ülkesine dönmüş oldu. Hala bu kriz döneminin tam olarak geçmediği ve tedirginliğin devam ettiği de aşikâr.

Bu durumun ülkemize yansımasına baktığımızda ise aynı sert reaksiyonların verilmediğini görüyoruz. Yani dönemsel yükseliş kontrol altına alınmış ve döviz eski seviyesine gerilemiş, Merkez Bankasının faiz indirimi de yakın gelecek için faizlerin daha da ineceği beklentisini oluşturmuştur. Yine gazetelerde birçok konut projesinin satış kampanyaları çıkmaya başlamıştır.Ülkemizde konut fiyatları henüz yurtdışındaki seviyeye kadar yükselmiş değildir.Bu nedenle benzer bir krizin ülkemizde yaşanması ihtimali düşük gözükmektedir.Yine ihtiyatlı olup bir iki hafta daha piyasayı takip etmek ve ardından alım kararları almak daha doğru olacaktır.

E-mail: egiray@avrupakonutlari.com - egiray@emlakkulisi.com