Bursa'da deprem için nasıl önlem alınmalı?

Bursa'da deprem için nasıl önlem alınmalı?



Bursahakimiyet köşe yazarı Namık Göz bugünkü köşesinde Bursa'daki deprem riskini kaleme aldı. İşte Namık Göz'ün 'Unuttuğumuz gerçek deprem: Geliyor gelmekte olan' başlıklı yazısı...


Bursahakimiyet köşe yazarı Namık Göz bugünkü köşesinde Bursa'daki deprem riskini kaleme aldı. İşte Namık Göz'ün 'Unuttuğumuz gerçek deprem: Geliyor gelmekte olan' başlıklı yazısı...

Biliyorum; son günlerde ekonomiden başka bir şey konuşamaz hale geldik. İşin en kötü tarafı ise öngörüsüzlük. Kimse durumun nereye varacağını bir türlü kestiremiyor.

Sokaktaki vatandaştan iş dünyasına kadar tüm kesimler endişeli bir bekleyiş içinde. Bu ortamda deprem nereden çıktı diyeceksiniz ama yazacaklarım daha doğrusu Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er'in söyledikleri inanın hem ülke hem de Marmara bölgesinde yaşayan insanlar olarak geleceğimizi doğrudan etkileyecek konular.

Bursa

Çünkü Marmara havzasında 26,5 milyon insan yaşıyor. Türkiye sanayinin yüzde 80'i de bu bölgede üretim yapıyor. Meydana gelecek bir deprem, hem hayatımız, hem de ekonomimizi etkileyecek. Etkisi de öyle kısa süreli olmayacak.

O yüzden deprem aynı zamanda ülkemiz için bir milli güvenlik sorunu...

Konumuza dönersek;

Biz ne kadar unutmak istesek de bu fırsat vermeyen ve her fırsatta kendisini hatırlatan deprem Anadolu coğrafyasının kaçınılmaz gerçeği. Son günlerde de Anadolu deyim yerindeyse beşik gibi sallanmaya devam ediyor.

Bir batıdan bir doğudan deprem haberleri geliyor. Sönmez Medya'yı ziyaret eden Engin Er ile deprem gerçeğini konuştuk. Er daha sonra katıldığı Sevda Kurul'un Satırbaşı programında konuyu detaylarıyla anlattı.

Bursa

Er'e göre, Türkiye'nin tektonik yapısı göz önüne alındığında ve tarihte olan depremlere bakıldığında, bu sarsıntılar doğal bir olay. Türkiye'de son 24 saatte 71, son 7 günde 385 ve son 30 günde ise 1795 sarsıntı meydana geldi.

Yalnız normal olmayan konu ise tektonik hareketlilikteki artış. Er, örnek verdi: 1985 yılında Türkiye'de deprem sayısı bin 57 iken bu sayı 2020'de 31 bin 970'e yükseldi. Yani yüzde 3 bin civarında bir artış söz konusu.

Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatları ise Ege'deki dalma batma zonları harekete geçmiş durumda. Arabistan levhası ittikçe Türkiye sarsılıyor.

Bursa'ya gelince;

Bursa, öyle bir coğrafyada ki hem Marmara Denizi'nde beklenen 7 ve üzeri depremden, hem de İznik Gölü'nden başlayıp Orhangazi, Gemlik, Mudanya ve Karacabey'e kadar uzanan fay hattındaki depremden etkilenecek. Ayrıca Bursa'nın içinden geçen ve 1855 yılında iki kez kırılan fay hattı da var.

Engin Er, anlattıkça endişemiz artıyor. Haklı da çünkü 17 Ağustos'un sonuçlarını gördük. Kilometrelerce uzaklıkta İstanbul Avcılar'da binalar yerle bir oldu. En son  İzmir  depreminde depremin merkez üssünden yıkılan binaların arası 100 kilometreden fazlaydı.

17 Ağustos'ta Bursa'nın da şiddetli sallandığına işaret eden Er, 'Şuna dikkat çekmek istiyorum. Sadece sallandık ama Bursa merkezli 3,1 büyüklüğündeki bir depremde insanlar alttan vurdu diye daha çok korktu. Gerçekten fay hattı tam altımızdan geçiyor. 1855'in benzeri bir deprem olursa Bursa daha çok etkilenecek' dedi.

Bursa

'HAZIRLANDIK AMA YETERLİ DEĞİL'

Peki, ne yapılması gerekiyor?

17 Ağustos'un üzerinden 20 yıl geçtiğini ve bu sürede hazırlık yapıldığını, ancak bunun yetersiz olduğunu savunan Er'e göre, deprem multidisipliner bir konu yani sadece jeoloji mühendisliğiyle ilgili değil. O yüzden hep birlikte ortak çalışma gerektiriyor. Öncelikle bütüncül bir planlama yapılmalı. Yüzde 50'si kaçak ve mühendislik hizmeti görmemiş Bursa'nın deprem tehlikesi kapıda. Gençler arasında moda deyimiyle geliyor gelmekte olan. Bu bütüncül planın içinde kentsel dönüşümün yanı sıra yeni yapılan binaların denetlenmesi, projelendirilmesi ve jeolojik etütlerinin çok iyi yapılması gerekiyor.

Ruhsat veren belediyeden hükümete, yapı denetimine kadar yapılacak çok şey var.

Bursa'daki kentsel dönüşümün en son yapılması gereken nokta olan Nilüfer'den başlamasını da eleştiren Er, şöyle devam etti:

Bursa

'Kentsel dönüşümü başlattık ama rayından çıktı. Bursa'da öyle bölgeler var ki 15 dakika önce deprem olacağını haber verseniz dahi boşaltamazsınız. Bursa'da sadece depremsellik değil doğal afet anlamında masaya yatırılması gerekiyor. Artık söz üretme devrini geçtik. Uygulamaya geçmemiz lazım. Burada hükümet ve yerel yönetimlerin yanı sıra akademik odalara da görev düşüyor. Masaya yatırıp çalışmamız lazım'

Bursa'daki bazı belediyelerin yanlış yerlere para harcadığını da dile getiren Engin Er, 'Mesela depremi önceden tahmin etme gibi çalışma içine girenler var. Buna yüzbinlerce lira para harcanıyor. Bu yaklaşım doğru değil. Depremi önceden tahmin etmek gibi çalışmalar belediyelerin görevi değil. Bu akademisyenlerin işi. Destek olabilirler ama proje uygulamak yanlış. Belediyelerin birinci görevi depreme karşı proje geliştirip hayata geçirmek.

Bursa'da kentsel dönüşüm nasıl yapılmalı?