Büyük metropollerde en büyük sorun 'otoparklı' mekan

Büyük metropollerde en büyük sorun 'otoparklı' mekan

Gayrimenkul denince akla gelen ve çözülmesi gereken sorunlardan biri "otopark alanı".


Büyük metropoller başta olmak üzere, gelişen, gelişmeye devam eden ve pek çok yatırımın yapıldığı kentlerimizde; "gayrimenkul" ve "gayrimenkul yatırımı" denince akla gelen ve çözülmesi gereken sorunlardan biri "otopark alanı" olarak karşımıza çıkıyor. Geliştirilen proje ne olursa olsun (konut, ofis, alışveriş merkezihemen "bağımsız bölüm başına kaç otopark, metrekare başına kaç araçlık otopark yeri" gibi kavramlar ilk etapta tartışılır oluyor. Gayrimenkul projesi geliştirirken özellikle büyükşehirlerde ana başlıklardan birinin bu olması çok doğal eski yapılara baktığımızda, hatta sokaklar ve caddelerdeki düzenleri incelediğimizde, "geçmiş dönem geliştiricileri" tarafından bugünkü araç sayısının hiç hayal bile edilmediği aşikar.

İstanbul'da araç yoğun

İstanbul, Türkiye yüzölçümünün 0.67'sine sahipken, otomobillerin yüzde 27'si bu şehirde bulunuyor. 2007 nüfusunun 12 milyon kişi, hane halkı büyüklüğünün ise 3.85 olduğu düşünüldüğünde ve şehirdeki araç sayısı ile oranlandığında her haneye 1.5'lara varan otopark gereği ortaya çıkıyor. Otopark yönetmeliğine göre her 3 daireye 1 araçlık otopark yeri ayrılması gereği, bu sayının bile yetersizliğini ortaya koyuyor. Konut projeleri alıcıları otopark (hatta garaj) yeri, büyüklüğü, adedi hakkında bilgi edinmek istiyorlar. Hatta benim deyimimle "ailede çocuktan sonra en önemli konu araba"Yani önemlilik sıralamasında araçlar ikinciliğe yerleşmiş durumda. Yılda satılan araç sayısı gün geçtikçe artıyor. Bazı ailelerin 2, hatta 3-4 aracı söz konusu olabiliyor. Arabalar geniş mekanlara park edilmek isteniyor. Araçların açık havada kalması, açık otoparklara park edilmesi tercih edilmiyor. Adeta bazen "canlı" muamelesi görüyor. Yani kısaca bir "otopark yeri"dir gidiyor. Buradan ilginç çözümler ve fırsatlar çıkaran konut projesi geliştiricileri bile oluştu piyasada. Bazı projelerde otopark yerini satıyorlar. Tabii ki ileriki dönemlerde buradan çıkabilecek ilginç sonuçları düşünmeyi sizlere bırakıyorumOfis, alışveriş merkezi gibi ticari gayrimenkul yatırımlarında ise bu konu keyfiyetin ötesine geçiyor; konunun üzerinde sorun, hatta stres çözümü şeklinde ciddiyetle durulması gerekiyor. Çalışan başına düşen ergonomik çalışma alanı kadar, otopark konusunun da çözümü özellikle MIA'larda (merkezi iş alanları) inovatif geliştirmeleri gerekli kılıyor. Hatta yatırımın ve geliştirmenin başarısı bile bu konuya kilitlenebiliyor. Çözüm sadece otopark yerlerini çoğaltmak için alanlar oluşturmak olmamalı tabii

Yetersizlik sorunu

Türkiye üstelik hâlâ kişi başına düşen motorlu taşıt ve otomobil sayısında ABD ve Avrupa ülkelerini yakalamaktan çok uzak olmasına rağmen, yetersizliklerden dolayı önemli sorunlar yaşanıyor. Günümüzdeki gayrimenkul geliştiricileri, tüm alanlardaki projelerinde acaba "geçmiş dönemdeki geliştiricilerin" tam tersine bu konunun gelecekte varacağı noktaları hayal ederek, doğru hesaplamalar yapabiliyorlar mı?

Neşecan ÇEKİCİ / Sabah Emlak