Dünya finans merkezi olmak

Dünya finans merkezi olmak

Şehir hayatının kalitesinin ölçülmesinde sosyal bilimler, kamu politikaları ve şehir planlamasının kesiştiği noktalar vardır. Bunlardan bazıları; yaşam kalitesi ile toplumsal yaşam kalitesindeki değişimi ölçmek için gerekli göstergelerin tanımlanması olar



Birçok araştırma sonuçları göstermektedir ki yaşam kalitesini ölçmek subjektif ölçüler yanında objektif bazı kriterlere göre yapılabilmektedir. Objektif kriterleri: insan yoğunluğu, trafik yoğunluğu, parklara olan mesafe, kişi başına düşen yeşil alan miktarı ve benzeri kriterlerdir. Subjektif değerlendirme kriterleri ise; sayısal veriler yanında yukarıdaki kriterler ile ilgili olarak şehirde yaşanların verdikleri cevaplar yaptıkları değerlendirmeler olmaktadır.

Mastercard tarafından yapılan bir araştırmaya göre 50 şehir arasında Londra Dünya'da finans şehri olarak ilk sırayı almıştır. Londra'yı Dünyanın bir numaralı finans merkezi yapan unsurlar öncelikle iş yapabilme, ticarette esneklik ve kolaylıklar ile şeffaflık olmuştur. Ayrıca Londra'yı Newyork'un önüne geçiren bir diğer unsur ABD ekonomisinin daha az istikrarlı ve ABD dolarının daha fazla değişken yapısıdır. Ayrıca güçlü finansal ilişkiler özellikle yabancılar arasında yapılan yüksek ticaret hacmi, seyahatler, konferanslar ve benzeri faaliyetlerde ilk sırayı almada katkıda bulunan faktörlerdir.

Bu araştırma sonucunda sıralanan 50 şehir içinde maalesef İstanbul yer almamaktadır. Oysaki tarihsel olarak kıyaslandığında birçok açıdan bu şehirlerden çok üstün bir şehirdir. İstanbul tarihi abideleri ve şahane tabii manzaraları ile Asya ile Avrupa Kıtaları'nın dar bir deniz geçidi ''Boğaziçi'' ile ayrıldığı yerde, iki kıta üzerinde kurulu tek şehirdir. 2500 yılı aşan bir tarihe sahip olan İstanbul, deniz ve karaların kucaklaştığı bu stratejik bölgede kuruluşunu takiben önemli bir ticaret merkezi olmuştu. 3 dünya imparatorluğuna, Roma, Bizans ve Osmanlı Türkleri''ne başkent olmuş,1600 yılı aşan bir süre boyunca birçok imparator ve sultan burada hüküm sürmüştür. Dünyada bu özelliğe sahip tek şehirdir. Ana yolların denize ulaştığı kavşak noktasında yer alması, ideal iklim, zengin ve cömert tabiat, stratejik Boğaziçi'nin kontrolü gibi özellikler ve coğrafi konumunun dünyanın merkezinde bulunması İstanbul''un üstün yönleridir.

1950'den sonra hızlanan plansız kentleşme, göçler eski şehrin dokusuna tesir etmiş, maalesef ahşap yerleşim yerleri süratle yok edilirken her yer niteliksiz beton binalarla dolmuştur. Dışardan yapılan göçler ile nüfus patlamasına uğrayan İstanbul kısa sürede tarihi surların çok ötelerine taşmış, sur içi alanlar atölye, fabrika ve iş yerlerinin istilasına uğramış, açılan ana arterler trafik için çözüm sağlayamamıştır. İstanbul 2010 yılı ''Avrupa Kültür Başkenti'' seçilmiştir. 2010 yılı hedefi çerçevesinde oluşturulan guruplar çalışmalarına başlamıştır. Bu çalışmaların olumlu katkılarının olacağını bekliyoruz. İstanbul'un hak ettiği yere gelmesi için, Dünya'nın 20 büyük ekonomisi içindeki yerini ilk on ülke içine taşıması hedefine uyumlu çalışması, üretmesi gerekmektedir. Bunun yanında yaşam kalitesini direkt olarak ilgilendiren ulaşım ve barınma imkanlarını vakit kaybetmeksizin iyileştirmek zorundadır.

İstanbul'un finans merkezi olması amacına yönelik olarak; alışveriş, ticaret, sosyal aktivite imkanları sağlayan merkezler yapılmalı, komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, konut kalitesinin artırılması ve barınma maliyetlerinin (kira aidat vb.) azaltılması, şehir güvenlik düzeyinin artırılması, istihdam imkanları sağlanması ve ulaşım sorunlarının çözülmesi ayrıca vergisel bir takım teşviklerin verilmesi gerekmektedir. Gayrimenkul sektörüne bu yolda önemli bir görev düştüğü aşikardır.