ELER sayesinde yıkımın haritası 60 saniyede hazırlanıyor!

ELER sayesinde yıkımın haritası 60 saniyede hazırlanıyor!

Kandilli Rasathanesi'nin yeni geliştirdiği ELER isimli yazılım, depremden sonra sadece bir dakika içinde nerede ne kadar hasar oluştuğu, yaşanan can kaybı gibi hayati bilgileri ortaya koyabiliyor


Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nurcan Meral, geliştirdikleri ELER (Deprem Hasar Tahmini) adlı yazılım ile depremden sadece 60 saniye sonra, hasar durumunu ortaya koyabildiklerini kaydetti. Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat ve Araştırma Görevlisi Yüksek Mühendis Yaver Kamer ile dün bir basın toplantısı düzenleyerek yeni geliştirilen yazılımı tanıtan Doç. Dr. Meral, deprem sonrası arama kurtarma ekiplerinin bölgeye yönlendirilmesinde parametrelerin çok önemli olduğunu ve bu yönlendirmelerin de ancak Kandilli Rasathanesi'nin açıklamaları sonucu yapılabildiğini belirtti. Rasathanenin bugüne kadar depremin merkez üssünü, derinliğini ve büyüklüğünü verdiğini belirten Meral şu bilgileri verdi: "2010 Elazığ depreminden itibaren büyüklük, koordinatlar ve derinliğin yanı sıra deprem sonrası şiddet, etki alanı dağılımı gibi parametreler de harita şeklinde dağıtılmaya başlandı. 2010 boyunca haritaları test amaçlı ürettik. Bu sistem ABD, İtalya ve Japonya'da son birkaç yıldır uygulanıyor. Sarsıntı ve etki alanı haritaları, hasar ve can kaybı haritaları üretilmekte. Bizde de haritalar otomatik olarak dağıtılacak." Dr. Doğan Kalafat da depremin aletsel büyüklüğünün değişmediğini ancak şiddetinin alınan önlemlere göre değişiklik gösterebildiğini söyledi. Kalafat, ülkenin özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yapı malzemesine bağlı olarak 5.5 ölçeğindeki bir depremin şiddetinin 7 ve 8 olabildiğini belirtti. Şiddet haritalarının depremden ancak birkaç ay sonra hazırlanabildiğini hatırlatan Dr. Kalafat şunları anlattı:

ANINDA İLETİLECEK
"Şimdi ise sarsıntı haritaları dediğimiz, hızlı, otomatik ürettiğimiz şiddet haritalarını üretiyoruz. Hangi yerleşim yeri ne kadar etki altında, can kayıpları ne olabilir, yıkım nasıl meydana gelmiştir Bu verileri afete en hızlı müdahalede bulunmada önemli faktör olabilecek cep telefonlarına, afet koordinasyon merkezlerine, İstanbul ve  Ankara  itfaiyeleri gibi gerekli bir çok adrese gönderiyoruz. Amerika'da bu sistem elektrik şebekeleri, gaz hatları, havaalanları gibi önemli yapılaşmalarda da kullanılabiliyor. Bu yılkı planlamamız bu haritaları cep telefonlarınıza iletmek olacak." Çalışmanın, 6 yıldır sürdürülen AB projesi dahilinde yapıldığını anlatan Yüksek Mühendis Yaver Kamer de "ELLER, otomatik devreye giriyor ve 60 saniye içerisinde haritaları üretip e-posta aracılığıyla gönderebiliyor." bilgisini verdi.

"20 yıla kadar 7'lik deprem ihtimali yüzde 64"
01.02.2011Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Doğan Kalafat, İngiltere'de bulunan IC-Geochange Uluslar arası Küresel Değişim Kurulu'nun Başkanı Prof. Dr. Elçin Halilov'un, 2013-2014 yıllarında İstanbul ve İzmir'de şiddetli deprem olasılığı bulunduğu yönündeki iddialarını yanıtlayarak, "Dünyanın hiçbir yerinde önceden bilmeyi sağlayan gibi bir teknoloji yok. İstanbul'da 7 büyüklüğünde bir depremin 2030'a kadar olma olasılığını yüzde 64, 50 yılda olma olasılığını yüzde 75 ve 2090'a kadar olma olasılığını da yüzde 95 olarak görüyorum" dedi.

Uzman görüşü
01.02.2011'Veriler doğru girilse çok faydalı olur'

Prof. Dr. Şükrü Ersoy (Yıldız Üniversitesi): "Programın kendisi elbette faydalı olur. Biz 17 Ağustos depreminde nerede ne kadar hasar var bilemedik. Bu bize zaman kaybettirmişti. İlk 24 saat içinde olan ölümlerin çoğuna bu bilgisizlik neden oldu. Ancak veriler sağlıklı girilmeli. Örneğin İstanbul'da 1 milyon 200 bin bina var. Bunların hangi yıl, nasıl malzeme ile yapıldığını tek tek girmek mümkün değil."
Sabah/Mesut Er