Gürallar, turizm alanında yatırım yapacak!

Gürallar, turizm alanında yatırım yapacak!



1969 Kütahya doğumlu olan Esin Güral lise eğitimini Kütahya'da tamamladı



1969 Kütahya doğumlu olan Esin Güral lise eğitimini Kütahya'da tamamladıktan sonra lisans eğitimini işletme üzerine yaptu 2 yıllık iş tecrübesinden sonra istanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü'ne devam etti. Daha sonra Kütahya'ya dönerek kendi kurduğu Güven Çini ve Seramik Sanayii AŞ'de çini seramikler üzerine çalışmaya başladu İtalyanlarla ortak çalışmalar sonucu geleneksel yöntemle üretimi, teknolojik hale getirerek seri ve verimli imalat imkânını yakaladı. Kazakistan Ahmet Yesevi Türbesi restorasyonu ve Londra Süleymaniye Camii yapımında kullanılan çiniler, gerçekleştirdiği çalışmalardan bazıları. Esin Güral, kendi deneyimlerinden sonra aile şirketi olan Gürallar Şirket Grubu'na katıldı. Şu anda, sofra camı üretiminde faaliyet gösteren Gürallar ArtCraft, Ali Bey Hotels & Resorts, Gürallar Kiremit, Gürallar Makine işletmeleri ile faaliyetlerini sürdüren Gürallar'da yönetim kurulu üyeliği yapıyor. Evli ve 2 çocuk annesi.

Babamın teknolojiye olan ilgisi ve altyapısı bizi de kendi teknolojimizi üretmeye yöneltti. Cam işine geçtiğimizde dışarıdan satın aldığımız teknoloji ile rekabet etmemizin mümkün olmadığını gördük. Çünkü rakiplerimiz bu arada yeni teknolojiye geçmiş oluyor. Tek çözüm, kendi makinelerimizi üretmekti. Bu yüzden 6 mühendisimiz ve 40 çalışanımız ile kendi seramik makinelerimizi kendimiz üretiyoruz.

Kütahyalı Güral ailesinin üçüncü kuşağından Esin Güral. 2000 yılında aile şirketlerinin Ali Güral'ın 3 oğlu arasında paylaşılmasının ardından yeni yapılanma ile birlikte Gürallar ArtCraft, Ali Bey Hotels & Resorts, Gürallar Kiremit, Gürallar Makine işletmelerini babası Rıza Güral ve ağabeyi Erol Güral ile birlikte yönetiyor.

Cam üretiminde henüz 13 yıllık bir geçmişleri olmasına karşın bugün dünyada zücaciyelik cam üretiminde 6. sıradalar. Turizm alanında ise Manavgat'taki Ali Bey Club ve mayıs ayı başında Side'de açılacak olan yeni yatırımlarının ardından hedef dışarıya açılmak. Mısır, Fas ve Hırvatistan, gündemlerine aldıkları ülkeler... Esin Güral ile şirketin İstanbul'daki yönetim ofisinde bir araya geldik. Baba Rıza Güler'in ilginç yaşamöyküsünden, Esin Hanım'ın kendi girişimcilik deneyimlerine kadar uzanan uzun bir sohbet gerçekleştirdik.

İsterseniz önce camdan başlayalım. 13 yıl önce giriştiğiniz yeni bir iş alanı idi Gürallar ArtCraft, bugün ise takip ettiğim kadarı ile kendi teknolojinizi kendiniz üretir hale geldiniz. Cam üretiminde kullanılan makineleri kendi bünyenizde üretiyorsunuz, üstelik kendi alanınızda dünyanın en büyükleri arasına girdiniz. Nasıl bir yol izlendi?

Aslında işin mimarı babam. Bugün eğer Art Craf kendi teknolojisini üretebiliyorsa, babamın sayesinde...
Başarılı bir okul yaşamı  olmamış babamın. Okul sıralarında oturmaktan hoşlanmıyormuş besbelli. Bunun üzerine babası Ali Güral onu akıllansın diye 16 yaşında yaz tatilinde bir demircinin yanına torna atölyesine çırak olarak vermiş. Ama yaz dönemi bitip okullar açılınca babam geri dönmek istememiş. Tornacının yanında çok mutluymuş ve iyi çalışıyormuş. 18 yaşına gelince ise kendi torna atölyesini kurmuş. Ama babamın daima mucit bir tarafı  da olmuş. Örneğin su saati yapmak istemiş. Merkezkaç kuvvetinden enerji yaratma çabalarında bulunmuş....

İşte babamın teknolojiye olan bu ilgisi ve altyapısı bizi de kendi teknolojimizi üretmeye yöneltti. Cam işine geçtiğimizde, dışarıdan satın aldığımız teknoloji ile rekabet etmemin mümkün olamayacağını anladık ve kendi makinelerimizi üretmeye karar verdik. Bugün bizim bünyemizde bir makine üretim tesisimizin olması da bu yüzden. Bu tesiste 6 mühendisimiz ve 40 çalışanımız var.

Babam bize girişimciliği öğretti. "Cesur olacaksın kaybetmekten korkmayacaksın" dedi.

Bizim insan kaynaklarımızın farklı bir profili vardır. Üniversiteden mezun olur olmaz işe alır ve kendimiz eğitiriz. Cam işine ilk başladığımızda gencecik bu insanlar tabiatıyla bazı riskleri almakta tereddüt ediyorlardı. Babam ise deneme yapmalarım istiyordu. Bir gün fabrikayı gezerken cesaretsizliklerini görünce çok öfkelendi ve "Ben sizden en iyisini yapmanızı istemiyorum, hata yapmanızı istiyorum" dedi. Bu daima hepimizin kulağına küpe olmuştur.

'Nano özellikli cam'
Araştırmalar sürüyor mu?
Tabii. Cam makinelerinin tasarımla b geliştirilmesi, mevcut makinelerin verimliliğinin artması, yeni ürün tiplerinin gelişmesi için Bilkent ve Hannover iç üniversiteleri ile çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları Kocaeli Üniversitesi'ne de taşıdık. Ayrıca nano özelliğe sahip yeni y; cam ürünlere yönelik çalışmalarımız da var. Drexel Üniversitesi Nano Teknoloji Enstitüsü ile ortak proje yürütüyoruz; leke tutmaz, çizilmez bardaklarla restoranlarda sorun yaratan ruj izlerini ortadan kaldırırken, temizliği de kolaylaştıracak.
 
Ar-Ge için ayırdığınız bütçe ne ba kadar?
Cironun yüzde 5'ini araştırma ve geliştirmeye ayınyoruz. Kapasitemiz günde ise 280 ton. Bu üretimimizin yaklaşık yarısı ihraç ediliyor. Bugün 76 ülkeye ihracatımız var. Avrupa'daki süpermarketler zincirlerinin raflarında 1500'e yakın ürün çeşitimiz bulunuyor. Şimdi hedefimiz ABD pazarına girmek.

Kriz sizi nasıl etkiledi?
Ekonomik kriz nedeni ile geçen ocak ayında üretim hatlarımızı bir ay süreyle kapatmak zorunda kaldık. Bir ay sonra 12 üretim hattının sekizini, şimdi ise 11 üretim hattını açtık.

Çalışan sayınızda azalma oldu mu?
Eleman çıkarmadık ama dışardan aldığımız dönemsel hizmetleri kendi bünyemizdeki çalışanlarla yapma yoluna gittik. Camda 1100 çalışanımız var. İnsan kaynağı çok zor yetişiyor. Kısa bir dönem için vazgeçmek mümkün değil.

Bunun yerine satışta sert tedbirler aldık. Vadelerimizi hemen geriye çektik. Bunu yapınca pazardaki dağıtıcılarınız da ister istemez buna uymak zorunda kalıyor. Satış kaybına sebep oldu gibi görünse de dönem sonunda birçok dağıtımcımız geldi ve "Ne iyi yyapmışsınız, yoksa bizim ayakta kalmamız mümkün değildi" dediler.

Şimdi durum nasıl toparlanma başladı mı?
Bu yıl hareketlenmeyi daha fazla hissediyoruz. Bu yıl 2008'i yakalamak istiyoruz. ArtCraft'ın cirosu 110 milyon dolar. 2010 yılına yüzde 6'lık bir kapasite artışına gideceğiz. Yatırımını tamamladık.
 
Turizm alanında da yeni projeler var sanıyorum...
Evet, biliyorsunuz biz dedemiz ve şirket kurucumuz Ali Bey'in adını taşıyan turizm tesislerini işletiyoruz. Bizim sorumluluğumuzdaki Ali Bey Club Manavgat. 20 yıldır işletiyoruz. Bu arada Manavgat'ı dünya tenisi için önemli bir merkez haline getirdik. Tesisimizde 69 tenis kortu bulunuyor.

1995'ten beri Türk Tenis Federasyonu ve Uluslararası Tenis Federasyonu işbirliğiyle dünyanın farklı noktalarından gelen tenisseverlere ev sahipliği yapıyoruz. Nisan ayında "Engelliler Dünya Tenis Şampiyonası" tesislerimizde yapılacak. Kendi bünyemizdeki ikinci turizm tesisini 1 Mayıs'ta Side'de açıyoruz. Orası resort mantığı ile işletilecek.
Ardından yurtdışı planlarımız var. Mısır, Fas ya da Hırvatistan gündemimizde...
Özlem Yüzak / Cumhuriyet