İmar değişikliğine rüşvet iddiası

İmar değişikliğine rüşvet iddiası



Komisyonsuz 1 milyon dolar vermiş ama imar durumunu bile bilmiyormuş


AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, Silivri'de bir arsa için kredi bulunması ve imar durumunun değiştirilmesi karşılığında 1 milyon dolar rüşvet aldığı iddiası ile ilgili dün açıklama yaptı. Ancak açıklama 5 temel nedenden ötürü ikna edici olmaktan uzak bulundu


AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin açıklamasını üstte okudunuz. Şimdi VATAN'ın elde ettiği bilgi ve belgeler ışığında bu açıklamanın ne kadar ikna edici olduğuna bir bakalım...

1- İKİ İMZAYI NEDEN GİZLİYOR?

Şaban Dişli, 31.08.2006 tarihli belgede 4 imza olmasına rağmen, iki imzayı özellikle belirtmiyor. Sadece Mehmet Karasu ile kendisinden söz ediyor. Oysa iki isim daha "şahit" sıfatıyla protokole imza koymuş. Bu kişilerin fonksiyonu çok önemli. Arsanın köylülerden alınıp Tesco Kipa'ya satışından gelir elde edecek iki girişimci: "Aziz Sezginer ve Mehmet Solak." Sezginer, arsayı ilk bulan kişi. Solak ise Bakan Mehmet Ali Şahin'in yeğeniyle Vakıfbank'tan 'nüfuz ticareti yaparak' kredi almaya kalkarken yargılanan 1970 doğumlu bir işadamı.

2- ORTAKLIK SÜRÜYOR MU?

AKP yöneticisi Dişli, krediyi kullanan Akademi Ofset A.Ş'yi "Daha önce ortağı olduğum" şirket olarak tanımlıyor. Ve şirketin "bankadan kredi kullanabilmesi için bankaya teminat olarak 1 milyon dolar bloke ettiğini" söylüyor. Bu bağlantıdan 'eski ortağı'yla ticari ilişkisinin sürdüğü anlaşılıyor. 2002'de milletvekili seçildikten sonra Mehmet Karasu ile ortaklığını kağıt üzerinde 'etik kaygılarla' bitiren Dişli'nin 2.5 milyon dolarlık bir krediye '1 milyon dolarlık bir hesap cüzdanıyla' destek olduğu anlaşılıyor.

3- HAYIR KURUMU MU?

Açıklamada ilginç bir ifade var: "Krediye teminat olarak bloke ettirdiğim birikimlerim nedeniyle doğabilecek muhtemel risklere karşı imzalanmış bir protokoldür. " Eski ortağı ve ismini zikretmediği iki girişimci için cebindeki 1 milyon doları teminat gösteren Dişli, buradan hiç bir komisyon ve gelir beklentisi olmadığını iddia ediyor. Sadece "teminatının iade edilmeme" riskine karşı kendini koruduğunu belirtiliyor. Ancak iş dünyasında böyle bir risk varsa ve krediyle bir katma değer yaratılacaksa bunun mutlaka bir karşılığı olacağını mahalle bakkalı bile bilir.

4- İMAR OPERASYONU BELGEDE VAR

Şaban Bey, Silivri'deki arsaların 'imar değişiklikleriyle' ilgili bilgisi olmadığını söylüyor. Oysa protokolün iki sac ayağı var. Değerli arsaları almak için kredi bulunması ve daha sonra imar değişikliğinin yapılarak satılması. 1 milyon doların bu iki işlemin tamamlanması şartıyla Şaban Dişli'yle ödeneceği belgede kesin bir ifadeyle yer alıyor.

5- SATIŞ BEDELİ BİLE BELLİ

Protokolde, 2.200.000 dolar krediye ihtiyaç duyulduğu görülüyor. Oysa üç parsel arsanın satın alınma bedeli 3.400.000 dolar. Bu fark şuradan çıkıyor. Dişli, bu anlaşmayı yaptığı sırada Tesco Kipa, 1.500.000 dolar kapora vererek arsaya talip oluyor. Yani aradaki fark kadar kredi gerekli. Üstelik Tesco Kipa'nın arsa için ödeyeceği bedel de protokolde yazılı: 8.600.000 dolar. Yani Dişli, arsanın kaça alınıp kaça satılacağını, nasıl bir imar değişikliği istendiğini daha o günden biliyor. Ve bu işlemler 18 Ocak 2008'de tamamlanıyor. Üstelik satış 8.6 milyon dolar değil 13 milyon dolar üzerinden yapılıyor. Ve kıyamet de bundan kopuyor. Şaban Dişli'nin 30 saat sonra, ayrıntıları gizleyen bir açıklama yapmasının ardında işte bu gerçekler yatıyor.

Başbakan'a "Dişli" sorular

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'a, "Partinizin Genel Başkan Yardımcısı'nın 1 milyon dolar karşılığında iş takipçiliği yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu ayrıca "Konu yargı sürecine girmiştir. Fezleke geldiğinde Dişli'nin dokunulmazlığının kaldırılmasını destekleyecek misiniz?" sorusunu sordu. 

Vatan