İnşaat sektörü yüzde 24,6 büyüdü!

İnşaat sektörü yüzde 24,6 büyüdü!



Türkiye ekonomisi, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5,5 oranında büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) s


Buna göre, 2009 yılında yüzde 4,7 oranında daralan Türkiye ekonomisi, 2010 yılının ilk çeyreğinde gösterdiği yüzde 11,8’lik, ikinci çeyrekteki yüzde 10,2’lik ve üç çeyrekteki yüzde 5,5’lik büyüme ile üst üste 3 çeyrek büyüme kaydetmiş oldu.

Analistlerin büyüme beklentileri de yüzde 6 ile 7 aralığında değişiyordu.

Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH tahmininde, 2010 yılı üçüncü üç aylık döneminde (Temmuz, Ağustos, Eylül) bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 13,6’lık artışla 298 milyar 89 milyon lira oldu.

2010 yılının üçüncü üç aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 5,5’lik artışla 28 milyar 762 milyon lira oldu.

Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH, 2010 yılı 3. üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4’lük artış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri bir önceki döneme göre yüzde 1,1 arttı.

-ABD DOLARI CİNSİNDEN BÜYÜME-

Yurtiçi hasıla, ABD Doları cinsinden üçüncü çeyrekte yüzde 13,0 artarak 197 milyar 113 milyon dolara yükseldi. Dolar cinsinden GSYH, ilk çeyrekte yüzde 26,9 artışla 160 milyar 304 milyon dolar, ikinci çeyrekte ise yüzde 19,6 artışla 174 milyar 562 milyon dolar olmuştu.

Buna göre, geçen yılın tamamında 616 milyar 753 milyon dolar olan GSYH, bu yılın 9 ayında 531 milyar 979 milyon dolar oldu.

-İNŞAAT SEKTÖRÜ YÜZDE 24,6 BÜYÜDÜ-

Türkiye ekonomisinde 2010 yılının üçüncü çeyreğinde en fazla büyüme gösteren sektör, inşaat sektörü oldu. 2009 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18,2 oranında daralan inşaat sektörü, bu yılın aynı döneminde baz etkisinin de belirleyiciliğiyle yüzde 24,6 oranında büyüme gösterdi.

2009 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 9,8 oranında büyüyen balıkçılık sektöründe de bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 13,0 oranında büyüme görülürken, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 9,5 oranında büyüyen dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetleri bu yılın aynı döneminde yüzde 12,7 büyüdü.

Geçen yıl üçüncü çeyrekte 4,2 oranında daralan imalat sanayisinde, bu yılın aynı döneminde yüzde 8,7 oranında büyüme yaşandı.

Aynı dönemde büyüme rakamları madencilik ve taşocakçılığında yüzde 0,1, elektrik, gaz, sıcak su üretimi ve dağıtımında yüzde 11,4, toptan ve perakende ticarette yüzde 7,5, oteller ve lokantalarda yüzde 0,7, ulaştırma, depolama ve haberleşmede yüzde 6,7, mali aracı kuruluşların faaliyetinde yüzde 6,4, konut sahipliğinde yüzde 2,7, gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetlerinde yüzde 1,5, ev içi personel çalıştıran hanehalklarında yüzde 0,1, vergi-sübvansiyonlarda yüzde 8,2 büyüme meydana geldi.

2010 yılının üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre tarım, avcılık ve ormancılık sektöründe yüzde 0,8, kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik sektöründe 0,1, eğitimde yüzde 0,5, sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde yüzde 1,1, diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetlerinde yüzde 0,6 daralma kaydedildi.

-TÜİK, 2 ÇEYREKTE GÜNCELLEME YAPTI-

Öte yandan TÜİK, bu yılın birinci ve ikinci çeyrek rakamlarında güncelleme yaptı.

Kurumun daha önce yüzde 11,7 olarak açıkladığı bu yılın birinci çeyrek büyüme rakamı yüzde 11,8, yüzde 10,3 olarak açıkladığı ikinci çeyrek büyüme rakamı da yüzde 10,2 olarak revize edildi.

Böylece bu yılın birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 242 milyar 265 milyon lira olan GSYH, 241 milyar 829 milyon liraya, ikinci çeyrekte 268 milyar 495 milyon lira olarak açıklanan GSYH de 268 milyar 274 milyon liraya geriledi.
AA

--

Büyüme rakamları

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, büyüme rakamları konusunda, Türkiye’nin 2010 yılının tamamında yüzde 6,8’in, yüzde 7’nin üzerinde büyümeyi gerçekleştirmiş olacağı değerlendirmesinde bulundu.

Ergün, katıldığı bir televizyon programında, büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin 2009’daki küçülmeden sonra, özellikle 2009’un son çeyreğinden itibaren büyüme performansı gösterdiğini, 2009 son çeyrekte yüzde 6’lık büyüme gerçekleştiğini belirten Ergün, daha sonra aralıksız olarak büyümelerin devam ettiğini anlattı.

"Şimdi yeni bir büyüme performansı gösterdiğimiz süreci yaşıyoruz" diyen Ergün, bu süreçte baz etkisiyle ortaya çıkan bazı alçalmalar yükselmeler de olacağını, 3. dönem ortaya çıkan yüzde 5,5’luk rakamda baz etkisinin de olduğu düşünüldüğünde "aslında iyi bir rakam" olduğunu söyledi.

Bunun daha çok sanayi üretiminden, iç tüketimden kaynaklanan bir büyüme rakamı olduğunu, yüzde 9’a kadar yükselen beklentiler bulunduğunu belirten Ergün, yüzde 9’a kadar yükselen beklentilerin sadece sanayi üretimini, kapasite kullanım oranlarını dikkate alarak ortaya çıkmış beklentiler olabileceğini, kış aylarıyla beraber turizm faaliyetlerindeki ile kamu yatırımlarındaki birtakım yavaşlamaların o yüksek beklenti değerlendirmeleri içine katılmadığının görüldüğünü kaydetti.

-"REVİZYONU TEMKİNLİ OLARAK YAPTIK"-

Bakan Ergün, toplama bakıldığında 2010 yılı son çeyrekte iyi bir büyüme rakamı geleceğini, şimdiki verilerin bunu gösterdiğini belirtti.

"Yılın geneline ilişkin yüzde 6,8’lik büyüme rakamının üzerine çıkılacağı görüşüne katılıyor musunuz" sorusunu Ergün, "Katılıyorum. Ben yüzde 7’nin üzerine büyüyeceğini tahmin ediyorum Türkiye’nin. Her zaman da bunu ifade ettim. Ama orta vadeli programdaki revizyonu her zaman temkinli olarak yaptık. 2010 yılı büyümesini başlangıçta 3,5 olarak öngörmüştük. 3,5’luk büyüme çok temkinli bir büyümeydi. Aslında Türkiye’nin potansiyelinin bundan çok daha fazla olduğunu biliyorduk ama dünyadaki gelişmeler, kırılganlıklar dikkate aldığında böyle temkinli bir rakam ortaya koymuştuk. Revizyonu da yine temkinli yaptık. 6,8’lik revizyon rakamı da çok temkinli bir rakamdır. Buna rağmen bu gelişmeler, Ekim ayındaki sanayi üretimi rakamları gösteriyor ki Türkiye yüzde 6,8’in üzerinde, 7’nin üzerinde büyümeyi gerçekleştirmiş olacaktır. 2010 yılının tamamında" sözleriyle yanıtladı.

-2B ARAZİLERİ-

2B arazilerine ilişkin çalışmada önceliğin neler olacağı, söz konusu araziler üzerindeki fabrikalar, işletmeler konusunda nasıl bir politika izleneceğinin sorulması üzerine Ergün, konunun iki yönü olduğunu, şehirlerde üzerinde sanayi tesisi veya yerleşim birimi bulunan 2B arazileri bir de köylerde tarım amacıyla köylülerin kullandığı araziler bulunduğunu, bunların orman vasfını kaybetmiş, bir daha ormana dönüşmesi mümkün olmayan araziler olduğunu anlattı.

2B arazilerinin uygun şartlarda, üzerinde mülkiyeti, binası olan kişilere, araziyi tarım amacıyla kullanan kişilere satışının yapılması gerektiğini kaydeden Ergün, bu konudaki çalışmaların son aşamaya getirildiğini, bu sonuçlandığında hem tarım arazilerindeki hem de şehirlerdeki 2B arazilerinin satışının gerçekleşeceğini, önemli bir sorunun da ortadan kalkacağını ifade etti.

Ergün, sorunun kalıcı şekilde çözüme kavuşması gerektiğini belirterek, bunlar yapıldığında peşin veya taksitle ödemek isteyenler olacağını, değişik ödeme seçenekleriyle çalışmanın gerçekleştirileceğini kaydetti.

"Ne kadar gelir beklendiği" sorusu üzerine Ergün, değişik yöntemlerle hesaplayanlar olduğunu, mevcut rant bedelleri veya rayiç değerler dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığını söyledi. Ergün, "20 milyar dolarlık bir potansiyel orada duruyor" dedi.

Bakan Ergün, sistemde aksama olmayacağını, kurallar işlemeye başladığında satış işlemleri başladığında, hızlı şekilde bu satışların gerçekleşeceğini düşündüklerini dile getirdi.

-ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE VERGİLENDİRİLMESİ-

Elektrikli araçlar ve vergilendirilmelerine ilişkin soru üzerine Ergün, "Elektrikli araçlar için yüksek vergilendirme söz konusu değil, öyle birşey olamaz. Dünyadaki gidişata aykırı bir durum. Üstelik elektrikli araç teknolojisini desteklemek ve bu teknolojide Türkiye’nin önemli mesafe almasını sağlamak istiyoruz. Bunun için de birtakım destek modelleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Bunu Otomotiv Strateji Belgesinde ele aldık ve bu konuya ayrı bir bahis açmış olduk" diye konuştu.

Elektrikli otomobillerin Türkiye’de üretimi, pazarlaması, kullanımı, desteklenmesi konularında herkese düşen görevler olacağını kaydeden Ergün, kamuya da bu görevin verilmiş olacağını söyledi.

2011’de 81 ilde il müdürlüklerine araç alacaklarını, bunların bir kısmını elektrikli araç olarak almak istediklerini kaydeden Ergün, özellikle Ankara’da, merkezde kullanacakları araçları elektrikli araçlardan alacaklarını ifade etti.

Belki posta hizmetlerinde, birtakım kargo hizmetlerinde kullanılan araçların da elektrikli araçlar olacağını kaydeden Ergün, bunların şarj istasyonlarının kurulması için belediyelere, TEDAŞ’a düşen görevler olacağını anlattı.

Maliye Bakanlığı’nın elektrikli araçlar için bir motor hacmi söz konusu olmadığı ayrıca sıfır emisyon söz konusu olduğu için yeni bir vergilendirme modeli geliştirmesi gerektiğini, bu konuda çalıştığını belirten Ergün, "Kuşkusuz bir vergilendirme olacak ama bu vergilendirme motor hacmine veya emisyona göre olamayacağına göre, üstelik elektrikli araçların kullanımını kolaylaştıran bir vergilendirme düşündüğümüze göre yüksek vergilendirme endişesi yersiz" dedi.

Maliye Bakanlığı’nın henüz bu konuda mevzuat olmadığı için Türkiye’ye ilk giren birkaç elektrikli aracın satış işleminde Türkiye’de bugünkü en düşük vergilendirme üzerinden vergilendirme yaptığını anlatan Ergün, "Demek ki Maliye Bakanlığının elektrikli araçlarla ilgili amacı yüksek vergilendirme değil. Eğilimin, elektrikli araçların düşük vergilendirilmesi yönünde olduğunu görmek lazım" diye konuştu.

Bakan Ergün, kamu alımlarında yerli üretimin tercihi konusundaki bir soru üzerine, en gelişmiş ülkelerde bile kendi ülkelerinde üretilen ürünlerin toplum, kamu tarafından tüketilmesi için kampanyalar düzenlendiğini söyledi.

Ergün, "Türkiye’de de bizim hem kamu hem özel kesim olarak Türkiye’de üretilen ürünlere ilgi göstermemiz lazım. Türkiye gerçekten sanayi ürünlerinde Avrupa standartlarında üretim yapan bir ülke. İhracatımızın çok büyük bölümü Avrupa’ya. O zaman kamu alımlarında neden Türkiye’de üretilen ürünleri tercih etmeyelim" dedi.

Nihat Ergün, Kamu İhale Kurumu ile istişare içinde olduklarını, birtakım düzenlemelerle yerli istekliyi yerli ürün lehine değiştirecek ve Türkiye’de Üretilen ürünlerin kamuda daha çok kullanılmasını ve satın alınmasını sağlayacak bir düzenleme içerisinde olduklarını sözlerine ekledi.
AA

Konuyla ilgili basında yer alan diğer haberler

Bu büyüme tesadüf değil

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’yi Avrupa ve OECD ülkeleri arasında ön sıralarda tutan büyüme hızının tesadüf olmadığını söyledi. Babacan, “Yaşanan büyüme, hükümetimizin bilinçli politikalarının ürünüdür” dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte kaydettiği büyüme hızının, Avrupa ve OECD ülkeleri arasında en yüksek oranlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti. Babacan, üçüncü çeyrekteki büyüme hızının yılın ilk yarısına göre yavaşlamasında baz etkisinin de rol oynadığını kaydetti. Babacan, “Öte yandan, mevsimsel etkilerden arındırılmış GSYH’nın üçüncü çeyrekte de bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.1 artış göstermesi, ekonomimizdeki büyüme ivmesinin devam ettiğini ortaya koymaktadır. Ekonomimizin üçüncü çeyrekte kaydettiği büyüme hızı, Avrupa ve OECD ülkeleri arasında en yüksek oranlardan biri olmaya devam etmektedir” dedi.

Özel sektör yatırımları

Yılın 9 aylık döneminde büyümeyi özel sektör yatırım ve tüketim harcamalarının güçlü seyrinin yön verdiği iç talep desteklediğini kaydeden Babacan, net dış talebin büyümeye negatif katkı yaptığını ifade etti. Babacan, ayrıca şu verilere dikkat çekti: “Geçen yılın aynı dönemine göre özel nihai tüketim harcamaları reel olarak yüzde 7.4 artarken, özel sektör yatırımlarının aynı dönemde reel olarak yüzde 30 oranında büyüdü. Türk özel sektörünün yatırım harcamaları 9 aylık dönemde 120 milyar lirayı geçti. Talep koşullarında süregelen iyileşme, imalat sanayi büyümesini beraberinde sürükledi ve sektörün 2010 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 8.7 seviyesinde artış kaydetti.”

Bilinçli politika ürünü

Türkiye’nin uyguladığı para ve maliye politika önlemlerine de dikkati çeken Babacan, bu sonuçların tesadüfi değil hükümetin bilinçli politikalarının bir ürünü olduğunu vurguladı. İstihdam artışının devam etmesi ve özel sektör yatırımlarının hızla toparlanmasının diğer pek çok ülkenin aksine Türkiye’de potansiyel büyüme hızının küresel krizden daha az etkilenmesini sağladığının altını çizen Babacan, şunları dile getirdi: “Yılın son çeyreğine ilişkin olarak bugüne kadar açıklanan sanayi üretimi, kapasite kullanımı gibi göstergeler ve bekleyişler 2010 yılı için ekim ayında açıklanan Orta Vadeli Program;da öngörülenin üzerinde bir büyüme hızı yakalanabileceğini ortaya koymaktadır.”

İnşaat yüzde 24.6 ile yine en hızlı büyüyen sektör

EKONOMİNİN yüzde 5.5 büyüdüğü üçüncü çeyrekte, tarım, sağlık ve eğitimin de aralarında bulunduğu 5 sektörde sabit fiyatlarla GSYH gerilerken, imalat sanayi, ulaştırma, toptan ve perakende ticaret sektörlerinde büyüme hızı yavaşladı. Ancak inşaat sektörü yılın üçüncü çeyreğinde de en hızlı büyüyen sektör oldu. Ali Babacan da açıklamasında, inşaat sektöründe 2010 yılı başından itibaren gözlenen büyüme eğiliminin güçlenerek devam ettiğine de dikkat çekerek, şu verileri paylaştı: “Yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24.6 büyüyen inşaat sektörü katma değerinin, 9 aylık dönemde ise yüzde 18.4 arttı. Hizmetler sektörünün yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 5.6, yılın ilk üç çeyreğinde ise yüzde 7.7 oranında artış gösterdi. .”

İSO: Beklentimizi destekler nitelikte

İSTANBUL Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, üçüncü çeyrekteki yüzde 5.5’lik büyümenin olumlu olduğunu belirterek, “Yıl sonu itibariyle yüzde 7-8 aralığındaki büyüme beklentimizi destekler  niteliktedir. Beklentilerin bir miktar altında kalsa ve ilk iki çeyreğe göre hızı yavaşlasa da üçüncü çeyrekteki yüzde 5.5’lik büyüme olumludur. Yıl sonunda yüzde 7-8 büyüme beklentimizi destekler niteliktedir” diye konuştu.

TİM: Son çeyrekte de aynı performans olur

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 4. çeyrekte de 3. çeyrektekine yakın bir büyüme performansı gösterileceğini öngördüklerini bildirdi. 3. çeyrekte yüzde 5.5’lik büyümenin, birinci ve ikinci çeyrekteki
rakamlar ile karşılaştırıldığında, artış hızının bu dönemde bir miktar azaldığını gösterdiğini belirten Büyükekşi, “3. çeyrek ihracat rakamları da büyümenin hız kestiğini onaylıyor” dedi.

MÜSİAD: Son derece parlak durumdayız

MÜSTAKİL Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarının son derece kırılgan ve bıçak sırtı bir durumu yansıtan dünya konjonktürü açısından  ele alındığında son derece parlak bir sonuca işaret ettiğini kaydetti. Vardan, “Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH, üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4’lük artış göstermektedir” diye konuştu.

ASO: Aşırı değerli TL kendini gösterdi

ANKARA Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, büyüme rakamlarını değerlendirirken, “Aşırı değerli TL’nin doğurduğu tahribat açıkça ortaya çıkmıştır” dedi. Eylül ayında 2010 büyüme tahminini yüzde 8 olarak açıkladığını hatırlatan Özdebir, “Ancak açıklanan 3. çeyrek büyümesi, değerli TL’nin ekonomideki tahribatının  düşündüğümüzden de derin olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
Hürriyet


Büyüme tek haneye indi yıl sonu yüzde 8’e kilitlendi

Ekonominin büyüme hızı 3. çeyrekte tek haneye geriledi. Ancak beklentiler yıl sonunda GSYH büyümesinin yüzde 8 üzerine çıkacağı yönünde

Yılın ilk iki çeyreğinde çift basamaklı büyüme kaydeden Türkiye ekonomisi, üçüncü çeyrekte hız kesti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı verilere göre gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) sabit fiyatlarla yüzde 5.5 büyüdü. Beklentiler, büyümenin yüzde 6.6’yı bulacağı yönündeydi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki döneme göre yüzde 1.1 arttı. Büyüme rakamının beklenenden düşük gelmesini ekonomistler ağırlıklı olarak ithalata aşırı bağımlılık ve kamunun tüketim harcamalarındaki sürpriz gerilemeye bağladı. Ekonomistler, yine de GSYH’nin yıl sonunda yüzde 8’in üzerinde büyüme kaydedeceği görüşünde.
TÜİK’in yaptığı revizyonlarla birlikte yılın ilk üç çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre, GSYH büyümesi yüzde 8.9 oldu. ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren, “İlk 2 çeyrekte gerçekleşen güçlü büyüme sonrasında yavaşlama bekleniyordu. Ancak yine de, yılın tamamında büyümenin yüzde 8’in üzerinde kalma ihtimali güçlü” dedi. Dağdeviren, alt kalemler açısından en önemli sürprizin ise kamunun nihai tüketim harcamalarındaki azalma olduğunu belirtt ve, “İthalata çok dayalı bir büyüme gerçekleştiği için, net ihracatın negatif katkısı olmuş” dedi.

Sanayi üretimi yanılttı

Üçüncü çeyrekte sanayi üretimindeki büyüme ortalaması yüzde 10.3 olarak açıklanmıştı. Bu da büyüme beklentisinin gerçekleşenden daha yüksek olmasının en önemli nedeniydi. Destek Menkul araştırmadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı da bu noktaya dikkat çekerek, “Üçüncü çeyrek büyüme oranının beklentilerin altında kalmasında ana etken, sanayi üretim rakamlarının gösterdiği büyüme ivmesinin katma değer artışı olarak daha sınırlı bir oranda yansımış olması. Oysa söz konusu ilişki son iki yıldır tam ters yönde gelişiyordu” dedi.

‘Öncü göstergeler büyümenin  OVP’nin üzerine çıkacağına işaret’

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yılın son çeyreğine ilişkin olarak bugüne kadar açıklanan sanayi üretimi, kapasite kullanımı gibi göstergeler ve beklentilerin 2010 yılı için ekimde açıklanan Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülenin üzerinde bir büyüme hızının yakalanabileceğini gösterdiğini açıkladı. OVP’de 2010 için büyüme tahmini yüzde 6.8 olarak yer almıştı.

Yılın ilk dokuz ayında özel sektör yatırımlarının reel olarak yüzde 30 büyüdüğünü ve 120 milyar TL’yi geçtigini kaydeden Babacan, “2010’da istihdam artışının devam etmesi ve özel sektör yatırımlarının hızla toparlanması diger pek çok ülkenin aksine Türkiye’de potansiyel büyüme hızının küresel krizden daha az etkilenmesini sağlamıştır” dedi.

‘Kamu yatırımlarındaki yavaşlama beklentide yok’

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün yıl sonunda büyümenin yüzde 7’nin üzerine çıkacağı öngörüsünde bulundu. Ergün, yıl sonu için bazı beklentilerin yüzde 9’a kadar yükseldiğine, bunların sadece sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı gibi öncü verileri dikkate alarak ortaya çıkmış olabileceğini söyledi. Ergün, kışla beraber turizmde ve kamu yatırımlarındaki birtakım yavaşlamaların o yüksek beklenti değerlendirmeleri içine katılmadığının görüldüğünü kaydetti.

12 aylık ihracat 112 milyar dolar

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 2010 yılı ihracat rakamının önceki akşam itibariyle 105.3 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Çağlayan, “Son 12 aylık ihracatımız da 112 milyar 216 milyon dolara yükseldi” dedi. Çağlayan, büyüme rakamlarına ilişkin ise, “Büyüme rakamları beklentilerin biraz altında oldu. Ben yine büyümenin yıl sonunda yüzde 7.5 olacağını düşünüyorum. Büyüme rakamlarının en büyük göstergesi ihracat, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranlarıdır” dedi.

Baz etkisi inşaata yaradı

Üçüncü çeyrekte en fazla büyüme gösteren sektör, inşaat oldu. 2009’un üçüncü çeyreğinde yüzde 18.2 oranında daralan sektör, bu yılın aynı döneminde baz etkisinin de katkısıyla yüzde 24.6 oranında büyüme gösterdi.
 Geçen yılın aynı döneminde yüzde 4.2 daralan imalat sanayii bu yıl yüzde 8.7 büyüdü. Üçüncü çeyrekte tarım sektöründeki yüzde 0.8’lik daralma ise dikkat çekti. 2009 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 9.8 büyüyen balıkçılık sektöründe de bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 13 büyüme görülürken, geçen yıl 3. çeyrekte yüzde 9.5 büyüyen dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetleri bu yılın aynı döneminde yüzde 12.7 büyüdü.
GSYH, dolar cinsinden üçüncü çeyrekte yüzde 13 artarak 197.1 milyar dolara yükseldi. Buna göre, 2009’da 616.8 milyar dolar olan GSYH, bu yılın 9 ayında 532 milyar dolar oldu.
Milliyet

Üçüncü çeyrekte büyüme

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre üçüncü çeyrekte Türk ekonomisi yüzde 5.5 büyüdü. Böylece, krizin ardından çeyrekler bazında dördüncü kez pozitif büyüme oranı açıklandı. Son dört çeyrekteki ortalama büyüme oranı da yüzde 8.2'ye yükseldi. Yıllık bazda, 2010'un ilk çeyreğindeki büyüme oranı da yüzde 8.9 oldu. Son dönemde oldukça güçlü gelen sanayi üretimi rakamlarından sonra üçüncü çeyreğe ilişkin büyüme tahminleri yükselmiş, yüzde 6-7 gibi oranlara çıkmıştı. Dün açıklanan büyüme oranı bu anlamda biraz beklentilerin altında kalmış olsa da, genel anlamda ekonomideki toparlanma trendini teyit etmesi açısından önemliydi.

Aşağıdaki grafikte son yirmi yılda yaşanan üç önemli krizin daralma ve toparlanma dönemlerindeki büyüme oranları birbiriyle karşılaştırılıyor:

Grafikte ilginç bir şekilde, her seferinde Türk ekonomisinin ekonomik krizden dört beş çeyrekte çıktığını, krizden sonraki ilk dönemde  de toparlanmanın güçlü seyrettiğini görüyoruz. 2009-2010 dönemindeki toparlanma bundan farklı değil.

Önümüzdeki günlerde üçüncü çeyreğe ilişkin büyüme verilerini detaylı olarak analiz edeceğiz. Ancak bugün özet olarak birkaç noktaya dikkat çekmek istiyoruz.

1. Mevsimsel etkilere ve tatil günlerine göre düzeltildiğinde, ekonomi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.1 oranında büyümüş. Bir önceki çeyrekte bu oran yüzde 3.5'ti. Yani toparlanma temposunda bir miktar yavaşlama söz konusu.

2. Düzeltilmiş verilerde bir önceki çeyreğe göre büyüme oranı, yıllıklandırıldığında (yani ABD'de açıklandığı şekliyle) yıllık büyüme oranı temposu yüzde 4.3'e karşılık geliyor. Bu oran genel beklentilerden düşük ancak önümüzdeki dönemde yukarı yönlü revizyon kuvvetle muhtemel.

3. TÜİK tarafından açıklanan aylık sanayi üretim endeksine göre, üçüncü çeyrekte sanayi üretimi yüzde 9.9 oranında artmıştı. GSYH verilerinde bu oran yüzde 8.6 olarak açıklandı. GSYH verilerinde üç ay sonra yukarı yönlü revizyon gelebilir.

4. Üçüncü çeyrek büyümesine en fazla katkı 2.1 puanla sanayi sektöründen geldi. İnşaat sektörü 1.1 puanlık katkıyla ikinci sırayı aldı. Hizmet sektörleri toplamda 2.4 puan katkı yaparken en fazla katkı ticaret (0.9 puan), ulaştırma ve iletişim (0.9 puan) ve finans (0.7 puan) sektörlerinden geldi.

5. Üçüncü çeyrekte yüzde 0.8 oranında küçülen tarım üretimi GSYH büyüme oranını da 0.1 puan aşağıya çekti.
Akşam/Deniz GÖKÇE


Avrupa’nın en hızlı büyüyen 2. ülkesiyiz

Türkiye’nin üçüncü çeyrek büyüme oranı TÜİK tarafından yüzde 5.5 olarak açıklandı. Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi İsveç olurken, Türkiye onu izledi.

Piyasaların merakla beklediği Türkiye’nin üçüncü çeyrek büyüme oranı TÜİK tarafından yüzde 5.5 olarak açıklandı. Yılın ilk dokuz aylık döneminde ise büyüme yüzde 8.9 oldu. Üçüncü çeyrek itibariyle Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi yüzde 6.9’la İsveç olurken, Türkiye onu izledi. Devlet Bakanı Ali Babacan’ın ‘yüksek’ beklediği dördüncü çeyrek rakamının sıfır olması durumunda bile Türkiye yıl sonunda yüzde 6.5 oranında büyüyecek. TÜİK’e göre, 2009 yılında yüzde 4.7 oranında daralan Türkiye ekonomisi, 2010 yılının ilk çeyreğinde gösterdiği yüzde 11.8’lik, ikinci çeyrekteki yüzde 10,2’lik ve üçüncü çeyrekteki yüzde 5.5’lik büyüme ile üst üste 3 çeyrek büyüme kaydetmiş oldu. Yurtiçi hasıla, ABD Doları cinsinden üçüncü çeyrekte yüzde 13.0 artarak 197 milyar 113 milyon dolara yükseldi. Türkiye ekonomisinde 2010 yılının üçüncü çeyreğinde en fazla büyüme gösteren sektör, inşaat sektörü oldu. 2009 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18.2 daralan inşaat sektörü, bu yılın aynı döneminde yüzde 24.6 oranında büyüdü.

İNŞAAT BÜYÜME LİDERİ

Sektörlere bakıldığında üçüncü çeyrekte en hızlı büyüyen yüzde 24.6 ile inşaat oldu. Toptan perakende ve ticaret yüzde 7.5, ulaştırma, depolama ve haberleşme yüzde 6.7, balıkçılık yüzde 13, imalat sanayi yüzde 8.7, elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı yüzde 11.4 büyüdü. Tarımda yüzde 0.8, eğitimde yüzde 0.5’lik daralma meydana geldi.
Türkiye