İşte Yassıada'nın imara açıldıktan sonraki hali!

İşte Yassıada'nın imara açıldıktan sonraki hali! İşte Yassıada'nın imara açıldıktan sonraki hali!

Yassıada'nın imara açıldıktan sonra görüntüsü tamamen değişti. Marmara Denizi üzerinde Yeşil dokusu ile fark edilen adanın şimdiki görüntüsü tam bir şantiyeyi andırıyor.

27 Mayıs darbesi sonrasında Adnan Menderes ve bazı bakanların yargılandığı ve idamlarından önce hapis yattıkları Yassıada'nın imara açıldıktan sonra görüntüsü tamamen değişti. Marmara Denizi üzerinde Yeşil dokusu ile fark edilen adanın şimdiki görüntüsü tam bir şantiyeyi andırıyor.


Mayıs 2015'te imara açıldıktan sonra tüm ağaçların kesildiği ve yeşil dokusu adeta yok edilen tarihi Yassıada'da 5 yıldızlı otel, konferans sergi salonları, cami yapılıyor. Adanın son fotoğrafını Levon Bağış uçaktan çekti ve twitter hesabında paylaştı.



İmara açılmadan önceki hali:



İmara açıldıktan sonraki hali:




Mesa'dan Yassıada açıklaması!



Hürriyet




Haber Yeniçağ Gazeteesi'nde şu şekilde yer aldı...


Marmara Denizi'nde İstanbul'a 13 kilometre uzaklıktaki Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı, idamlarından önce hapis yattıkları yer olarak tarihe geçmişti. İmara açılan Yassıada'da Mayıs 2015'ten beri inanılmaz bir yeşil kıyımı var. Ada adeta bir inşaat şantiyesine dönüşürken, yapımı süren 5 yıldızlı otel, lokantalar, cami, kütüphane, müze, konferans ve sergi salonları için tüm ağaçlar kesilmiş. Adanın yemyeşil halinden eser kalmadığını gösteren son halini ise Levon Bağış uçaktan çekti. 



Yeniçağ




Haber Posta Gazetesi köşe yazarı olan Elif Yılmaz'ın haberine göre şu şekilde yer aldı...


‘Demokrasi adası yapacağız’ denilen Yassıada’nın yeni halinin fotoğrafını görünce aramızda geçen diyaloglar:

- Yok daha neler. - Mümkünatı yok.

- Kesin fotoşop.

- Tamam da, bu kadar da değil.

- Kesin sahte, asla gerçek olamaz.

- Ya tamam olamaz da yine de bir baktırsak mı?

- Neye baktıracağız. Hiç gerek yok, böyle bir şey mümkün olabilir mi?!


Ama duramadık araştırdık. Sonuç: Kalan ömrümüzde ‘Bu kadarı da olmaz!’ ve türevi cümleler kuranın ağzına terlikle vurmaya and içip dağıldık.


Çünkü; ‘Demokrasi adası’ diye iddialı bir ütopyaya girişip, distopya yaratabilme ‘başarısı’ gösterilen bu dönemde, ‘şaşırmak’ kavramı malulen emekliye ayrılmıştı.


Bu arada; 2015’te imara açılan adayı çöle çevirenler de bir açıklama yapmış.


Tam tahmin ettiğim gibi bu arkadaşlar da ‘çevrecinin daniskasıymış.

’ Bilmem kaç misli ağaç dikeceklermiş adaya. Görüntünün çoraklığı da zaten mevsimselmiş!


Düşündüm de adamlar haklı. Memlekette esen rant kasırgasını düşününce, bizlerin adanın hâlâ yerinde olduğuna şükretmemiz lazım aslında.


En azından uçaktan bakınca hâlâ adayı görüyoruz di mi? Ben kendi adıma önce şükür, sonra bu arkadaşlara teşekkür ediyorum.



Elif YILMAZ/Posta