İzzet Çapa: Trump Cadde için Entegre bir AVM, AVM içinde AVM kuruyoruz!

İzzet Çapa: Trump Cadde için Entegre bir AVM, AVM içinde AVM kuruyoruz!

Bugün farklı tellerden çalıyoruz. Konumuz üç farklı mekan: İzzet Çapa’nın Trump Cadde’si, Ümit Besen’in sahneye çıktığı Mercan ve yıllar sonra İstanbul’a gelen Hard Rock Cafe



Son zamanlarda herkes farklı bir eğlence peşinde. Lucca-Karaköy hattının dışına çıkıp sadece yemek yemek, bir şeyler içip sosyalleşmek değil istediğimiz. Bütün gün o kadar yoğun bir gündeme maruz kalıyoruz ki deşarj olmak için artık daha fazlasına ihtiyaç duyuyoruz.

İşte yine böyle bir gündü. Karaköy Lokantası’nda sakin sakin yemek yendi. “Çıkışta nereye gitsek?” diye uzun uzun konuşuldu. Sonuç:

“Hadi Ümit Besen’e gidelim.” Nerede çıkıyor diye bakıldı önce. Yenikapı’da Mercan’da.

Daha kapının girişinde eğlence başladı. Ümit Besen posteri önünde selfie’ler çekildi. Malum, içeride fotoğraf çekmek yasak. Çünkü mekanın fotoğrafçısı çekiyor fotoğrafları ve sonra satın alıyorsunuz. Son dakika gidildiği için ön masa kapılamadı. Ama Ümit Besen “Nikah Masası”yla bütün salonu mest etti. Bir yanda slow dans edenler, bir yanda gül yaprakları döktürenler, bir yanda peçeteye istek şarkı yazanlar... Kimse kimseyle ilgilenmiyordu. Herkes kendi halinde eğleniyordu. Biz çok eğlendik, sonunda Ümit Besen’le hatıra fotoğrafı çektirdik. Rutinin dışına çıkmak istiyorsanız tavsiye ederim.   

Gelelim Trump Cadde’ye... Türkiye’nin en yaratıcı isimlerinden biri İzzet Çapa. Zaman zaman acımasız eleştiriliyor, bir yerlerden esinlendiği konuşuluyor. Oysa en orijinal detaylar yine İzzet Çapa’dan ve Çapamarka ekibinden çıkıyor. Etiler’deki Limonata’nın önünden geçerken bile etkileniyorsunuz, öyle bir dekor ve konsept yarattıkları için.


Amaç alışveriş merkezinin sterilliğini sokak ruhuyla yıkmak


Bu hafta itibariyle İzzet Çapa bizi bir kez daha şaşırtıyor. Ama bu sefer boyut atlayarak. Nişantaşı City’s’de yarattığı Mahalle’den sonra şimdi de Trump Towers’ta Trump Cadde’yi açıyor 10 aylık bir çalışma sonunda. Açılış partisi 14 Ocak Salı günü.

Peki ama Trump Cadde nasıl olacak? Amaç alışveriş merkezinin sterilliğini sokak ruhuyla yıkmak. Bunun için farklı ülkelerden graffiti sanatçıları bile getirilmiş. Konteynırlardan oluşan bir yaşam alanı yaratılmış. İsterseniz kafe ve restoranlarda yemek yiyebilecek, isterseniz açık havada dev ekrandan maç izleyebilecek, isterseniz dövme yaptırabilecek, saçınızı kestirebilecek, nargile tüttürebilecek, kiraladığınız tarlalarda organik sebze yetiştirebileceksiniz. Boşuna İzzet Çapa, Trump Cadde için “Entegre bir AVM. AVM içinde AVM kuruyoruz” demiyor.

Gelelim asıl mühim konuya. Trump Cadde’de hangi markalar olacak?

İtalyan markası Fiorucci’den Bej’le tanıdığımız Kağıthane’ye hatta Coca Cola konsept mağazasına kadar şaşırtıcı birçok alışveriş yeri olacak. Yeme-içme markaları ise şöyle: Balıkçı Zouk, Limonata, Chinese Express, Home Store, Cafe Bien Loti, Kasap Döner, 1A Burger, Nezih Kebap, Good Food, Salaş Pub, Kumrucu, Şekerci Papabubble, Meksika restoranı Ranchero, Kuğu Pastanesi,

Rumi Tantuni, Plus Kitchen ve Al Fakheer Nargile...

14 Ocak’ı heyecanla bekliyoruz.


Hard Rock Cafe İstanbul’da


Hard Rock Cafe İstanbul sessiz sedasız açıldı. Önünden geçen birçok kişi aynı tepkiyi verdi: “Bu devirde Hard Rock Cafe tutar mı?” Evet Hard Rock Cafe 1980’lerde, 90’larda bir fenomendi. Mümkün olduğu kadar çok sayıda şehirden Hard Rock Cafe tişörtü toplamaya çalışılırdı. 2000’lerden sonra ise eski popülerliği kalmadı ama kabul etmek lazım, Amerikan yemeklerine düşkün olanlar için hep bir klasikti.

Aslında her şey tamamen tesadüf eseriydi. 1970’lerde Londra’da Eric Clapton, Hard Rock Cafe adlı bir Amerikan diner’ında yemek yemeyi seviyordu. Clapton, Hard Rock Cafe’nin Amerikalı sahipleri Isaac Tigrett ve Peter Morton’a “Bana her zaman bir masa ayırın hatta bir plaket bile koyabilirsiniz” deyince “Neden gitarını asmıyoruz?” yanıtını aldı. Böylece Hard Rock Cafe konsepti başlamış oldu. Bir hafta sonra The Who’dan Pete Townshend de gitarını gönderdi. Şu anda 70 binden fazla müzisyen eşyası sergileniyor Hard Rock Cafe’lerde. Tam 52 ülkede, 163 şubede.


Uzun süre taklitleriyle idare ettik, şimdi orijinali geldi

İşte şimdi bu şubelerden biri de Beyoğlu’nda, eski Sponeck birahanesinin yerinde. Burada konserler de yapılacak, canlı müzik için sahne de var. Açık hava isteyenler terası, özel alan isteyenler özel odaları tercih edebilecek.  

İstanbul için geç kalınmış bir proje. Şimdiye kadar mutlaka bir Hard Rock Cafe’miz olmalıydı. Uzun süre taklitleriyle idare ettik. Ortaköy Princess otelin içindeki The Rock Cafe bunlardan biriydi, taklit olduğunu bilirdik ama severdik. Şimdi yıllar sonra sessiz sedasız orijinali geldi. Bundan bir süre önce sorsaydınız, “Devri kapandı, tutmaz” derdim. Artık öyle düşünmüyorum. Eskiye dönüşün bu kadar yoğun olduğu bir dönemde Hard Rock Cafe İstanbul müdavim de turist de çeker.


Milliyet Pazar / Çağdaş Ertuna