Kandilli'de alt katı New York üst katı İstanbul olan bir ev!

Kandilli'de alt katı New York üst katı İstanbul olan bir ev!

Vakko'nun sanat yönetmeni Demet Müftüoğlu ve yönetmen eşi Alphan Eşeli, uzun yıllar New York'ta yaşadıktan sonra döndükleri İstanbul'da, işleri Avrupa yakasında olmasına rağmen Kandilliye yerleşmişler

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

"Çocukluğum burada geçti" diyor, Müftüoğlu. "Bütün ailem burada yaşıyor. Biz de küçük bir tekne aldık ve hl o eski Boğaz semti havasını koruyan Kandilli'de denize yakın bir evde yaşamaya karar verdik." Bir gün bu tarihi semtin arnavutkaldırımlı sokaklarında yürürken bulmuşlar hayallerindeki evi. Tepede, yemyeşil bir bahçe içindeki dört katlı ahşap binada onları en çok cezbeden, komşu kilisenin eprimiş taş duvarları olmuş. "Bahçe duvarı olarak böylesi tarihi bir dokuya sahip olma fikri ikimizi de büyüledi."

Demet Müftüoğlu'nun Autoban Mimarlık'ın ortağı Seyhan Özdemir'den yardım alarak renove ettiği 300 metrekarelik evde en önem verdiği şey, eşi ve kendisi için hem ortak hem de ayrı yaşam alanları yaratmak olmuş. Evin girişindeki iki yatak odasından birini tamamen kendisinin kullandığı bir giyinme odasına çevirmiş. Daha önce ardiye görevi gören bir alt katı, Alphan Eşeli'nin çalışma odasına dönüştürebilmek için duvarları yıkıp evin dokusuna uyacak şekilde tavandan yere camlı kapılarla çevrelemişler. Böylece her taraftan bahçeye açılan geniş bir yaşam alanı oluşturmuşlar. "Alphan'ın DVD ve plak koleksiyonlarını saklayabilmesi için raflar yaptırdık. Bu kat bizim için biraz daha New York havası taşıyan, rahat bir mekan oldu. O kadar sıcak bir ortam yarattık ki, özellikle yazın tüm misafirlerimizi burada ağırlıyoruz" diyor, Müftüoğlu.

Bahçe katı evin merkezi

Fransa'dan getirttikleri büyük, beyaz Amerikan koltuk ve Mudo'dan aldıkları kırmızı bir Çin dolabı dışında sadece birkaç aksesuara yer verdikleri bu kat onlar için evin merkezi. "Oldukça sosyal insanlarız. İşimiz gereği çok hareketli bir hayat sürüyor ve sık sık seyahat ediyoruz. Bu ev, özellikle de bu kat ve bahçe rahatladığımız, dinlendiğimiz, okuduğumuz ve paylaştığımız yer. Tropikal bitkilerle süslediğimiz bahçede dostlarımıza sık sık barbekü partileri veriyoruz. Misafir evimizden hiç eksik olmaz. Mesela eylülün ilk yarısı New York'taydık. Biz yokken New York'lu bir arkadaşımız Bienal için İstanbul'a geldi ve bizde kaldı." Tayfun Mumcu Mobilya ve Mudo'dan seçtiği bahçe mobilyalarını Çukurcuma ve Kapalıçarşı'dan aldığı aksesuarlarla renklendiren Müftüoğlu, bahçeden merdivenle çıkılan otopark bölümünü iptal ettirip yerine küçük bir havuz yaptırmış. Sıcak yaz günlerinde burada serinlediklerini anlatıyor.

Antony Todd etkisi

Evin ikinci katı salon, yemek odası ve mutfak, çatı katı ise yatak odası olarak düzenlenmiş. İkinci kat, en alt kata hakim olan New York havasının tersine, çoğunlukla İstanbul'dan izler taşıyor. Çukurcuma'dan alınan mermer antika şöminenin etrafını, klasik çizgilerde kahverengi kadife koltuklar çevreliyor. Vakko için birlikte çalıştıkları, New York'lu ünlü tasarımcı Antony Todd evin bu katının hakimi. Yemek masası olarak Autoban imzalı mermer bir masanın kullanıldığı salonda, Georgian stili kadife library koltuk, kahverengi berjerler, beyaz koltuk takımı ve sehpalar Antony Todd imzası taşıyor. New York'tan özel olarak sipariş edilen kumaş dokulu kahverengi duvar kağıdı ve Avusturya'dan getirtilen kahverengi halı salondaki renk uyumunun tamamlayıcı unsurları. Kış aylarında şömineyi hemen her gün kullandıklarını söyleyen Müftüoğlu, evin genelinde eski İstanbul evlerine özgü yapıyı bozmamak için beyaz ahşap tavan kaplamaları, beyaz duvarlar ve koyu renk ahşap yer döşemeleri kullandıklarına, pencereler küçük olduğu için perdeye pek yer vermediklerine ve mobilyalarda sakin bir ortam yaratabilmek için krem ve kahve tonlarını tercih ettiklerine dikkat çekiyor.

Kültür-sanatla dolu bir yaşam

Demet Müftüoğlu, İstanbullu bir ailenin üç çocuğunun ortancası. Semiha Şakir Lisesi'nde başladığı eğitim hayatını, Bilkent Üniversitesi'nde büro yönetimi ve New York Fashion Institute of Technology'de moda okuyarak tamamlamış. New York'a gitme nedenlerinin başında, üniversite yıllarında tanışıp aşık olduğu Alphan Eşeli geliyor. Birlikte atıldıkları Amerika macerası onlara her anlamda mutluluk getirmiş. Dokuz yıl neredeyse kesintisiz yaşadıkları New York, tutkunu oldukları sanat ve kültür alanlarında onları fazlasıyla beslemiş. Ve geçtiğimiz yıl düğün törenlerine şahitlik etmiş. "Yalın, sade ama bir o kadar renkli günler yaşadık New York'ta" diye anlatıyor. "Alphan yönetmen. Sayısız reklam filmine imza attı. Son olarak Courtney Love'ın klibini çekti. Vakko için de yıllarca birlikte çalıştık. Bizi birbirimize bağlayan şey ortak ilgi ve keyif alanlarımız oldu. On iki yılın sonunda evlendik. İşimiz gereği son beş yıldır daha çok İstanbul'da yaşıyoruz ama bizi büyüten, besleyen New York'a da çok sık gidip geliyoruz."

Oluşumunda görev aldığı Vakko V2K designers mağazalarıyla konsept mağazacılık anlayışının ülkemizdeki öncülerinden olan Müftüoğlu, eşiyle birlikte kurdukları lstanbul74 adlı ajansın çatısı altında, son dönemde kültür-sanat faaliyetlerine ağırlık veriyor. Bu yıl ikincisini düzenledikler İstanCool festivali, sanatın farklı dallarından pek çok ünlü ismi İstanbul'da buluşturdu. Çiftin hedefi, moda ve sanatın penceresinden bakarak İstanbul'u uluslararası arenada hak ettiği konuma taşımak ve gençlere yeni kapılar açmak. Yaşadıkları koşuşturmalı hayattan Kandilli'deki sakin yuvalarına sığınmaları biraz da bu yüzden. Deniz kokulu akşamlarda kitaplar, dergiler, filmler ve plakların arasında kaybolup birlikte yeni fikirler üretebilmek için...
Vogue/Şebenm Denktaş