Karadeniz'de HES inşaatı olmayan yer yok!

Karadeniz'de HES inşaatı olmayan yer yok!



Koray Çalışkan, Radikal Gazetesi'ndeki bugünkü yazısında " Vadiler bitti, sıra yaylalarda " başlıklı yazıyı kaleme aldı.   Çalışkan, yazısında HES'lerin  özellikle Karadeniz Bölgesinde  her yerde var olduğuna değiniyor...


Karadeniz'de insan-doğa ilişkisini yok etmek için büyük bir kampanya var. Kentler denizden kopmuş, HES'lerin girmediği çok az vadi kalmış.

Geçen haftayı Güneydoğu-Kuzeydoğu Anadolu arasında geçirdim. Anadolu yarımadasının kıtayla birleştiği hat birbirinden apayrı dünyaları barındırıyor. Bu dünyalar birbirlerinden farklı nedenlerle aynı yere gidiyor. Güneydoğu devlet eliyle yoksullaşırken, Doğu Karadeniz piyasa eliyle yok oluyor. Uzak gibi görünen iki dünyada da köyler boşaltılıyor, kente göçenler işşiz oturuyor, doğa geri dönüşü olmayan bir şekilde tahrip ediliyor.


Karadenizde savaş
Doğu Karadenizin herhangi bir noktasına gidin, bir HES inşaatı görürsünüz. Hemen yanında bir yol yapımı. Sonsuz kamyon konvoyları, yol kapatmalar, mıcır, çakıl, çimento deryaları. Türkiyenin bu eşsiz bölgesi artık dev bir şantiye. İnsanın doğayla ilişkisini yok etmek için büyük bir kampanya var. Bir taraftan Karadeniz sahilyolu karayla denizin alakasını yok etmiş. Birçok Karadeniz kenti denizden kopmuş. İnsanlar kentin bir süsüne dönüşmüş deryaya bir park havuzu gibi uzaktan bakıyorlar.
HESler ise ırmakları ve dereleri önce borulara sokuyor, sonra büyük bir debiyle türbinlere boşaltıyor. Çok mütevazı bir elektrik üretimi için olağanüstü güzellikleri mahvediyor. Uzun vadede sürdürülebilir olmayan bu projelerin yok etmediği çok az vadi var. Yüzlerce köy ya su altında kalmış ya da su altında kalacağı için boşaltılmış. Bu da yetmezmiş gibi şimdi yeni bir proje daha gündemde. Bölgedeki turizm potansiyelini artırmak için yaylalar otoyollarla birbirine bağlanacakmış. Fikri bile korkunç.
Karadenizde iyi şeyler de oluyor. Biryaşam Dergisi bunlardan biri. Editörü Cemil Aksu bölgedeki gelişmeleri yıllardır yakından izliyor. Yayıncılığın merkezi İstanbulda bile iyi bir dergi çıkarmanın çok zor olduğu memlekette, Doğu Karadenizde arkadaşlarıyla harika bir dergi çıkarıyor. Bütün Karadenizlilerin okuması gereken Biryaşamda bölgenin yaşadığı tahribatın çetelesi tutulurken, kültürel ve doğal değerler yok olmadan hafıza altına alınıyor. Bu değerlerin en azından anılarının silinmesi engelleniyor.

Biryaşam
Cemil Aksuyla buluştuğumuzda daha karamsar bir insan göreceğimi düşünüyordum. Sıcak gülüşü ve mücadele azmiyle uzun bir adam çıktı karşıma. Doğaya büyük bir hızla yabancılaşan bir Karadeniz doğdu dedi. Gölgesinde serinlediğimiz ağacın adını bile bilmiyoruz artık. Bütün bir doğayı tahrip ediyoruz, bunun kültürel, ekonomik ve toplumsal maliyetini düşünmüyoruz. Yeni

Karadenizin kendini bilmeye ve kendine gelmeye ihtiyacı var. Bizim dergi buna küçük bir katkı.
Ortaya çıkan dergi Anadolu dergileri içinde gördüğüm en iyisi. Şarkiyatçı olmadan yerel kültür hakkında yazabilen, klişelere yaslanmadan bölgeyi kendine tanıtan, Karadenizdeki büyük dönüşümün dinamiklerini dikkatle tahlil eden, eleştiri ve haber dengesini iyi gözeten bir iş. Lazca şiirlerden Hemşince hikâyelere kadar da bölgenin kültürel mozaiğinin üstüne titreyen bir yayın.

Karadeniz nereye
Cemil Aksu bu kadar güzel bir dergiyi Karadenizin çirkinleştiği bir zamanda çıkardıkları için üzgün. Önce sahil yoluyla deniz ve kara ayrıldı. Şimdi bir otoyol aşmadan elini suya sokmak mümkün değil. HESler bölgeyi mahvetti. Dünyanın en büyük şantiyesinde dünyanın en güzel doğası yol oluyor. Şimdi yaylalara sıra geldi. Ekosistem yok olacak.
Planın ayrıntıları henüz açık değil: HESler ortaya çıktığında olan gibi bir süreç başlıyor. Önce bizi çok geliştirecek dev projeler kulaktan kulağa yayılıyor. Sonra kamyonlar ortaya çıkıyor. Bir öğreniyoruz ki şirketler doğamızı satın almış. HES yapılan yerde yağmur suyunu kendi imkânımızla tutmaya bile engel var. Şimdi yaylalarda sıra. Karadenizin yaylaları dev yollarla birbirlerine bağlanacakmış. Ulaşımları kolaylaşınca çok turist gelecekmiş. Amaç yine belli. Doğa talanıyla sermaye birikimi. İktidara yakın müteahhitler palazlanacak. Olan bize olacak. Yaylalara olacak.

İnsan düşününce şaşırıyor. Ancak delinin teki böyle bir cenneti kendi eliyle yok eder. Cemil Bey HESler ilk çıktığında olan bitene kimsenin inanamadığını, bunun birkaç vadiyle sınırlı kalacağını düşündüklerini anlatıyor. Konuyu sorduğum insanlar da yaylalar için aynı şeyi söylüyor. Bir-iki yaylayı birleştirirler o kadar diyorlar. Tıpkı zamanında yalnızca bir iki dereyi boruya sokarlar, o kadar, dedikleri gibi.

Yaylada burger
Yayla ekosisteminin tek güvencesi zaten kolay ulaşılamaz olmaları. Bu ulaşılmazlık aslında doğallıklarının garantisi. Şimdi vadileri yok edecek otoyollarla vadiler turizme açılacakmış. Bütün bir ekosistem yok olacak. Olsun, turistler de otoyolları kullanıp Karadeniz yaylalarında Burger King yer artık. Bir de güzel bir Coca Cola şenliği patlatırız. Bölge kurtulur. Herkes mutlu olur. Yeni çılgın projelere ne hacet Var olanlar yeter. Yetmez diyenler Biryaşam Dergisi okusun, abone olsun. 
Radikal/KORAY ÇALIŞKAN