Kastamonu'da kazaya sebep olan yol yeniden yapılıyor

Kastamonu'da kazaya sebep olan yol yeniden yapılıyor



İki evladının öldüğü kazada, Karayolları görevlilerine hapis istenmesini yorumlayan Ahmet Ofluoğlu: Miras bırakacak kimsem bile kalmadı. Suçlu kimse cezasını çeksin


Kastamonu'da 1.5 yıl önce meydana gelen trafik kazasında iki çocuğunu ve yakın arkadaşını kaybeden mimar Ahmet Ofluoğlu, kazayla ilgili Karayolları yetkilileri hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenmesini yorumladı: 'Beni hiçbir şey teselli etmez. Tek bir beklentim var. Oradaki yanlış fiili durumun düzeltilmesi.' Cide ilçesinde 20 Haziran 2009'da meydana gelen kazada, çocukları Canan ve Kaan ile yakın arkadaşı Bülent çebi'yi kaybeden Ahmet Ofluoğlu, cesetlerin yanı başında üç gün boyu uçurumun dibinde kalmış, ardından cep telefonu sinyali sayesinde kendisine ulaşılmıştı. Ofluoğlu hakkında, taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan da dava açılmıştı.

'YOL YENİ YAPILIYOR'
Cide Cumhuriyet Savcısı Osman çabuk, Kastamonu Valiliği'nin kazayla ilgili kamu görevlileri hakkında soruşturma izni vermemesine itiraz etmiş, Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi de valiliğin bu kararını iptal etmişti. Bunun üzerine, dönemin Karayolları 15'inci Bölge Müdürü Abdülkadir Renklibay, Bölge Müdür Yardımcısı Ali Kan, şžube şžefi Ziya şženoğlu ve 5 ay önce bir kazada öldüğü öğrenilen Bakım Başmühendisi Selver Saylan hakkında 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

'ONURLU BİR HAREKET'
Karayolları yetkilileri hakkında dava açılmasını doğru bir karar olarak değerlendiren Ahmet Ofluoğlu SABAH'a şunları söyledi: 'Tüm suç bendeyse sorun yok... Ama başkaları da suçluysa, benim gibi onların da yargılanması gerekir. Suçlu kimse cezasını görsün. Yolu yeniden yapmaya başladıklarını öğrendim. Güzergah yanlışmış ki şimdi yapıyorlar. Neden bu olayın olmasını beklemişler Herkes görevini yapsın.' Valinin memur koruma işlemini savcının kabul etmediğini belirten acılı baba, 'Bu kararın Türkiye de bir ilk olduğu söyleniyor. Savcı onurlu bir davranış sergilemiş. Güzel ve cesur bir hareket yapmış' dedi. Ofuloğlu, Karayolları aleyhine tazminat davası açmayı düşünmediğini de belirterek sözlerini şöyle tamamladı: 'Kişisel olarak hiçbir beklentim yok. Malvarlığımı bırakacak kimsem bile kalmadı. Beni hiçbir şey teselli edemez artık.'

Eskiden 'Kader' deyip geçerdik dava açılmazdı
Prof. Dr. Ersan şžen: Bu kanun her zaman vardı ancak Türkiye'de devleti karşımıza almak istemediğimizden 'Kader' der geçerdik. Bu bilinç toplumda uyanıyorsa ve mahkemelerimiz de destek veriyorsa çok güzel bir gelişmedir. Kaza yolun yapımından, bakımından, işaretlenmesinden meydana gelmişse, kamu görevlileri tedbirleri almamışsa, uzmanı olduğu halde umursamamışsa, bilinçli taksirle sebebiyetten yargılanacaktır. Karayolları'nın görevini daha doğru yapması açısından itici güç olabilir.

Hukukun ilerlemesi adına önemli bir dava
Prof. Dr Vahit Bıçak: Bu davanın açılması hukukun ilerlemesi bakımından güzel bir gelişme. Kamu görevi; işleri gereği gibi yapmamak, görevinin sağladığı avantajlardan yararlanmak değildir. Bu göreve sorumluluk alacak kişilerin gelmesi gerekir. Örneğin Adnan Kahveci sinyal bilgileri yanlış olduğundan hayatını kaybetti. Böyle çok örnek var ve bedeli de ağır. Yol mühendisi yolun eğimini yanlış yapmışsa, uçurum olan yere bariyer koymamışsa; bu bir kusurdur ve sorumluluk gerekir.


'Yargı yolu açılırsa inisiyatif alınmaz'
Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, bir buçuk yıl önce Kastamonu'da meydana gelen ve 3 cana mal olan trafik kazasından sonra, Karayolları yetkililerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanma kararını değerlendirdi. Yetkililer şu noktalara dikkat çekti: 'Karayollarında yapılan iyileştirmelerin ardından kazalar daha çok hız aşımı nedeniyle oluyor. Öncelikle sürücüler hız limitlerine uymalı, yollardaki işaretleri dikkate almalı. Her kazanın ardından sürücü hatalarının yanında yoldaki eksiklikler gündeme geliyor. Yetkililerin bu şekilde Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmalarının önü açılırsa, yetki verilen kişiler sorumluluk almaktan kaçınır. Bu da hizmetlerin aksamasına yol açar. Söz konusu kazada ise hız sınırı aşımı vardı. Virajda bariyerlr olsa bile kaza olması kaçınılmazdı.'

Bilirkişi: Karayolları asli ve birinci kusurlu
İTÜ'DEN 3 öğretim üyesinin hazırladığı bilirkişi raporunda, kazanın olduğu yolun şerit genişliğinin standartların altında, 30 metre olması gereken viraj dönüş çapının da 14 metre olduğu belirtildi: 'Kazanın meydana gelmesinde, kaza kesimindeki karayolunun işletilmesinden, bakımından ve onarımından sorumlu olan kuruluşun, karayolu kesimini iyileştirmeyip, korkulukları inşa etmemesi etkili olmuştur. Heyet, kuruluşun asli ve birinci derecede kusurlu olduğu kanaatine varmıştır.' Rapor, Ahmet Ofluoğlu'nu ise tali ve ikinci derecede kusurlu buldu.

Sanıklardan savunma: Yol projesizdi, hatamız yok
Kastamonu'daki kazayla ilgili olarak hakkında dava açılan dönemin 15'inci Bölge Müdürü Abdülkadir Renklibay'ın, Karayolları Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu'na atandığı ortaya çıktı. Yeni yolun yapımına da kazadan sonra başlandığı öğrenildi. Sanıklardan Bölge Müdür Yardımcısı Ali Kan ise, suçlu olduğunu düşünmediğini söyleyerek kendini savundu: 'Yol tahminen orman teşkilatından kalan ve sonradan bize geçen bir yol. Bartın'dan başlayıp Sinop'a kadar aynı şartlarda devam ediyor. Birçok yerde aynı problem var. Yol zaten projesizdi ve trafik yoğunluğu olmadığı için yatırım programına girmiyordu. Ödenek olmadıktan, DPT programa almadıktan sonra bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Buna rağmen bölge müdürümüz 2007'den bu yana DPT'ye tekliflerde bulundu. Ancak proje geçmedi. Bu durumda bile müdürümüz kara noktalar için kendi imkanlarıyla proje hazırlatıp ihale yaptı. Ama müteahhit işi yapamadığı için ihale feshedildi. İkinci ihale de sonuç vermedi. Bizim sorumluluğumuz bakım, onarım ve levhalamadır. Ve bu noktalarda bir eksik olduğunu düşünmüyorum.'

MÜTEAHHİTLER BAşžLAMADI
Cide şžube şžefi olarak görev yapan diğer sanık Ziya şženoğlu da bir eksikleri olmadığı görüşünde olduğunu belirterek şöyle konuştu: 'şžube olarak yalnızca yolun bakım ve onarımından sorumluyuz. Yoldaki yama, levha, yol çizgisi gibi konularda hiçbir eksiğimiz yok. Güzergahları değiştirme gibi bir şansımız da yok. Bölge müdürlüğümüz burayı iki kez ihale etti. Ne yazık ki müteahhit firmalar işe başlamadı. Üçüncü kez yapılan ihaleyi alan firma çalışmalarını sürdürüyor. İlk ihale kazadan önce, ikinci ihale kaza döneminde, üçüncü ihale ise kaza sonrasında yapıldı. Tabi ki çok üzgünüz tabi ama şubemizin kusuru olduğunu düşünmüyorum.'
Sabah