Kibrit kutusundan ofis, deniz kabuğundan laboratuvar!

Kibrit kutusundan ofis, deniz kabuğundan laboratuvar!



Mimarlar yaratıcılıklarını günlük hayattan objeler ve doğadan şekillendiriyor



Kibrit kutularından esinlenerek ofis, deniz kabuğundan labaratuvar hatta çatısında yürünen müze yapıyor.

Mimarlar yaratıcılıkta sınır tanımıyor... Doğadan ve günlük yaşamda kullanılan objelerden esinlenen mimarlar deniz kabuğundan bir laboratuvar, kibrit kutusundan ev, geometrik şekillerden ise şapel yapıyor. Mimarlar Floransa'da insanların karşı caddeye geçebileceği bir köprüyü ise eski şehir duvarlarından esinlenerek altını geçit üstünü ise sanat merkezine dönüştürdü. Ünlü mimar Zaha Hadid çöl şehir Kahire'yi adeta taş duvarlarla örnek istercesine Taş Kuleleri hayata geçirirken Danimarkalı mimarlar ise çatısında bile yürünen bir müze yapıyor. Hollanda ise yüksek projeler giderek daha dikey bir şehir haline geliyor.

Kibrit kutusundan evler yapmak…
Amsterdam'da Allard Mimarlık tarafından yapılan 11 ofis binasının yer aldığı Matchbox (Kibrit Kutusu) projesi aslında çok basit bir anlayıştan yola çıkarak tasarlandı. Projnin mimarları ellerine aldıkları kibrit kutularını üst üste yerleştirdi. Sonra da onları sıktıklarında oluşan düzensiz kutucuklar Matchbox projesinin temellerini oluşturdu. Tamamlandığında eğlenceli bir ofis binası olması planlanan projenin içindeki bahçeleri binanın çevre ile uyumunu sağlıyor.

Geometrik şapel
İspanya merkezli Sancho-Madridejos Architecture Office (SM. A.O.) tarafından yapılan Valleaceron bölgesindeki şapel geometrik şekillerden aldığı formla dini mekanlara farklı bir boyut kazandırıyor. Üçgen formlarıyla dikkat çeken şapel en ilginç dini mekan tasarımlarından biri olacak.

Kuzeyin dikey şehirleri
Kuzey Avrupa ülkelerinin şehirleri gittikçe dikey şehirler haline geliyor. Hollanda'nın eski liman bölgelerinden bir zamanlar milyonlarca Hollandalı'nın gemilerle Amerika'ya göç ettiği Wilhelminapier'da yapılan proje birbirinden bağımsız ve her biri farklı bir projeyi andıran 5 binadna meydana geliyor. 5 projenin de dikey bina olarak çizildiği De Rotterdam adını taşıyan proje, 5 yıldızlı otel, rezidans ve ofisten meydana geliyor. OMA Deveopment isimli şirket tarafından hayata geçirilen proje 150 metre uzunluğundaki binalardan oluşuyor.

Çatısında yürünen müze
Danimarka merkezli mimarlık şirketi BIG ve Fugere Mimarlık ortaklığı ile yapılan Quebec Güzel Sanatlar Müzesi sadece dik çatısı ile değil fonksiyonel özelliği ile de dikkat çekiyor. Yeşil bir alanda inşa edilen projede mimarlar doğadan çalmamak ve insanların yürüyüş yollarını tıkayacak bir proje yapmamak için müzesinin çatısını da yürüyüşe açtılar! Projenin en fonksiyonel özelliklerinden biri de dev camları ile projenin güneş enerjisinden maksimum derecede yararlanmasına imkân sağlaması.

Kahire'nin Taş Kuleleri
Gün geçmiyor ki dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid, yine çok güzel olmuş dedirtecek bir proje yapmasın. Artık bir mimardan çok bir makine gibi çalışan ve dünyanın her yerine bir eser kazandıran Hadid, Kahire'de ise Taş Kuleler (Stone Tower) adı verilen bir projeye başladı. 525 bin metrekare ofis ve perakende alanından oluşacak proje adını Kahire'deki Taş Park bölgesinden mimarisini ise taş anıtlara benzeyen bir görünümden alıyor. Kulenin içinde 5 yıldızlı bir iş oteli ve otelin hizmet verebileceği rezidans daireler de yer alacak.

Deniz kabuğunda tedavi
Deniz kabuğundan esinlenerek yapılan Tayvan'daki Hastalık Araştırmaları Laboratuvar binası Nautilus Shell adını taşıyor. Daha önce eğitim merkezleri, hastanelerdeki kullanılan yaratıcı mimari bakış Tayvan'da ilk kez bir labaratuvarda ele alındı. Dış cephede DNA'nın dört sembolünü çağrıştıran şekillere yer verildi. İkiz deniz kabukları Arcı Architecht Design ve Mimar Manfredi Nicoletti tarafından tasarlandı.
Sabah Emlak/Dilek Taş