Kiracıların kiralarını ödememesi durumunda ne yapılır?

Kiracıların kiralarını ödememesi durumunda ne yapılır?

Bu gibi durumlarda, vergilendirme yönünden, özellikli uygulamalar söz konusu olabiliyor



Kiracıların, kira bedelini ödemedikleri durumlarda, olayın yargıya intikal etmesi ve kiracının kira bedelini, faiziyle birlikte ödemesi, zaman zaman rastlanan bir durum. 

1- Kira Gelirinin Vergilendirilmesi ve Beyanı
Gelir Vergisi Kanunu´nun 70. maddesinin birinci fıkrasında, maddede belirtilen mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu, 71. maddesinde ise gayrimenkul sermaye iradında safi iradın, gayrisafi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan "olumlu fark" olduğu belirtilmiştir.

Bu hükme göre, kiracıların kira bedellerini ödememeleri nedeniyle açılan davalar sonucu verilen yargı kararlarına göre tahsil edilen kira bedellerinin vergilendirilmesinde ve bayanında sorun bulunmamaktadır. Yargı kararına göre tahsil edilen kira bedeli, gayrimenkul sermaye iradı sayılmakta olup, genel hükümler çerçevesinde tahsil edildiği yılın kira geliri olarak beyan edilerek vergilendirilecek.

2- Faiz Gelirinin Vergilendirilmesi ve Beyanı
Yargıya intikal eden kira anlaşmazlıklarında, yargı kararlarına göre tahsil edilen kira ve faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde, yukarıda da belirtildiği gibi kira gelirinin vergilendirilmesi ve beyanında her hangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, yargı kararlarına göre tahsil edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde ve beyanında, uygulamada duraksamalar olabiliyor.

Gelir Vergisi Kanunu´nun 75. maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira benzeri iratlar menkul sermaye iradı olarak nitelendirilmiş, ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinde ise her türlü alacak faizleri (adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil) kaynağına bakılmaksızın menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır.

Bu hükme göre, kiracıların kira bedellerini ödememeleri nedeniyle açılan davalar sonucu verilen yargı kararlarında, kira bedelinin yanı sıra yasal faiz ödenmesine de karar verilmiş olması halinde, tahsil edilen faiz geliri menkul sermaye iradı olup, tahsil edildiği yılın geliri olarak beyan edilerek vergilendirilecek (09.07.2004 tarih ve GVK-25/2004-17 sayılı Gelir Vergisi Sirküleri).

3- Mahkeme Masraflarının Gider Olarak Dikkate Alınması
Gelir Vergisi Kanunu´nun 74. maddesinde, kira gelirlerinden indirilecek giderler sayılmış, safi iradın bulunmasında aynı Kanunun 21. maddeye göre istisna edilen (konut kira geliri istisnası) gayrisafi hasılata isabet eden tutarın hariç olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı madde uyarınca, mükellefler (hakları kiraya verenler hariç) diledikleri takdirde maddede yazılı giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarının % 25´ini götürü gider olarak indirebiliyorlar.

Buna göre, mükellefler, beyannamelerine dahil ettikleri gayrimenkul sermaye iradı gelirleri için gerçek gider usulünü seçmeleri halinde, yargı kararına göre icra kanalıyla tahsil ettikleri kira bedelleri üzerinden icra idaresince icra masrafları karşılığı kesilen tutarları kiraya verilen malların idare gideri olarak indirim konusu yapabilecekler.
Götürü gider yönteminin seçilmesi durumunda ise bu masrafların indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bu durumda, tahsil edilen kira tutarından, icra masraflarının gerçek tutarı yerine (konut kira geliri istisnasına isabet eden kısım hariç), tahsil edilen kira tutarının % 25´i götürü gider olarak düşülecek.
Şükrü Kızılot/Hürriyet Emlak