Konut kredisinde tabela faizi oyunları

Konut kredisinde tabela faizi oyunları



Konut kredilerinde; müşteriler karar verirken banka ve ürün farklılaşmalarından dolayı ciddi ikilemlerde kalıyor



Farklılaşmanın ana unsurları temelde kredi faizi, vade ve masraf. Ancak, ödeme planlarının farklılaşması ve en önemlisi de müşteriye göre uygulamaların değişmesi kafaları karıştırıyor.

Tabela faizlerinin zorunlu olarak duyurulmasına karşın, banka şubesine gittiğinizde çok daha ucuz şartlarda kredi alabiliyorsunuz. Örneğin tabela faizi aylık %1.06 mı, gidin şubelere %0.92 seviyelerini dahi zorlayın. Kredibilitenizden ziyade iki hususa önem vermeniz yararınıza olabiliyor: Birisi pazarlık yapma yeteneğiniz; diğeri de “diğer banka şu teklifi veriyor” diye söze başlamanız. İşin özü bankaların farklı karlılık ve büyüme stratejilerini çok rahat lehinize kullanabilirsiniz. Tabii ki bir de tanıdık olmak da yararlı olur.

Konut kredisi ürünleri karmaşık gibi görünmekle birlikte, biraz tanıdıkça ne kadar basit olduğu görülür. Daha işin başında olup konut kredisi almaya adım atan müşterilerin bir kere bankalar tarafından çok iyi bilgilendirilmeleri gerekiyor. Hatta müşterilerin son kararı verip, imza atmadan önce bir gün boşluk bırakılıyor ki, son kez düşünmeye zamanları kalsın. Bazı bankaların bu konuda çok da titiz olmadığına dair iddialar oluyor.

Bir konu da, gayrimenkul değerleme (ekspertiz) işinin hala hakkıyla yapılmadığı yönündeki değerlendirmemizdir. Burada ilginç bir nokta, özü aslında menkul kıymetler ile uğraşmaya dayanan Sermaye Piyasası Kanunu'nun içinde gayrimenkul konusunu içermek eğreti durmaktadır. Konunun yasal tarafını bir yan bırakırsak, müşteri açısından belki zaman kaybı gibi görünse de ekspertiz işi tüm taraflar için de önemli. Bankalar bu işi rekabet unsuru haline getirip, daha çok kredi kullandırmak adına sağlıksız bir ekspertize mahal vermemelidir. Müşterilere tavsiyemiz söz konusu ekspertiz raporu tamamlandığında mutlaka satır satır okumaları.

Konut satın almak ve kredi kullanmak kabaca 1-2 haftayı alabilecek bir süreçtir. Bu anlamda uzmanlaşmış istisna sayıda bankaların ya da üniversitelerin “mortgage” uzmanlarına ulaşıp yönlendirme alabilmeniz işinizi kolaylaştırır. Çok az sayıda banka bu anlamda eğitim, teknoloji ve organizasyon olarak ciddi yatırımlar yapmış durumda. Darısı diğer bankalara… Şu an parmakla sayılacak kadar az bankanın yaptığı “mortgage” özelinde çağrı merkezi ile mesai günü ve saati kavramı olmaksızın hizmet alabilmek, isterseniz cumartesi günü de arayıp konutla veya kredi ile ilgili bilgi alabilmek belki de “mortgage” uzmanı ile ”chat” yapabilmek neden lüks olsun.

Global ve Adi Hırsızlık

Bir yanda, global oyunlar ile kitlelerin nasıl dolandırdığını yaşıyoruz. Finansal Depremin son vuruşu 2008 sonlarında Lehman Brothers iflası ile olduktan sonra artçı depremler olacağını öngörüyorduk. Yine geçtiğimiz hafta Yunanistan sallantısını takiben Almanya'nın ve nispeten İsviçre'nin etkileriyle piyasalar alabora olma tehlikesi yaşadı. Euro/Dolar paritesi “up and down”lar (yukarı aşağılar) yaptırıldı. Milyar dolarlar el değişti. Acaba modern hırsızlık desek çok mu abartılı olur? Bu hikaye daha tutar. Dolar orta vadede değer kazanacak olsa bile, zik zak lar yani arada bir Euro değerinde artışlar ile çok kişiye rant sağlanacak gibi.

Mikro bazda da, eşimin Cuma günü yaşadığı hırsızlık olayından farkı ne acaba? İstanbul'un saygın modern en güvenli alışveriş merkezlerinden biri sayılan Palladium'da en bilinen ama içeride güvenlik kamerası olmayan bir mağazanın hemen içinde göz önünde “çanta” çalınıyor. Zabıtlar tutuluyor. Giden gidiyor, üstüne soğuk su içiliyor.

Benzerlik ne? Global oyun bazında konuşursak global piyasalar artık çok modern, kaliteli finansal ürünler ve güvenilir kurumlar da var. Mikro veya adi (?) denilen hırsızlıkta ise, bugün artık kalabalık, kontrolsüz, kamerasız değil; çok modern olarak kurulmuş alışveriş merkezi ortamındasınız, güvendesiniz deniliyor. İnsanoğlu yaşadıkça netice aynı.
Oral Erdoğan/Gazete Habertürk