Konut ve kira ailelerin tüketim harcamaları içinde ilk sırada yer alıyor!

Konut ve kira ailelerin tüketim harcamaları içinde ilk sırada yer alıyor! Konut ve kira ailelerin tüketim harcamaları içinde ilk sırada yer alıyor!

Milli gelirin yüzde 60'ından fazla bir bölümünü aileler tüketime harcıyor. Tüketimin çeşitli mal ve hizmet gruplarına dağılımı ise zaman içinde önemli farklılıklar gösteriyor



Milli gelirin yüzde 60'ından fazla bir bölümünü aileler tüketime harcıyor. Tüketimin çeşitli mal ve hizmet gruplarına dağılımı ise zaman içinde önemli farklılıklar gösteriyor. Gelir ve eğitim düzeylerinin yükselmesi ve hayat tarzlarındaki değişim ancak orta vadede tüketim harcamalarına yansıyor.

Türkiye'de 1994'ten bu yana ailelerin mal ve hizmet grupları için harcadıkları paranın toplam harcamalara oranı şöyle değişti:

Gıda: Kentlerde ailelerin gıda harcamalarının toplam içindeki payı 1994 yılında içkitütün ile birlikte yüzde 31.1 düzeyindeydi. Ekonomide gelir düzeyi yükseldikçe bu oran geriledi. Sonraki dönemlerde gıda ile içkitütün ayrı gruplarda hesaplanmaya başlandı. Gıda harcamalarının toplamdaki payı 2002'de yüzde 23.9'a, 2010'da ise yüzde 19.8'e indi. Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile kentlerdeki yoksul ailelerde harcamaların yüzde 30 dolayında bir bölümü gıdaya ayrılıyor. AB üyesi ülkelerde gıdanın toplam içindeki payı yüzde 12.7 düzeyinde kalıyor.

Konut kira: Ailelerin barınma ihtiyaçları için harcadıkları para, toplam harcamalar içinde ilk sırada bulunuyor. Toplam harcamaların 2010 yılında yüzde 28.6'sı konut ve kiraya ayrıldı. Bu oran 1994'te yüzde 25.8 ve 2002 yılında yüzde 29.2 idi. AB'de bu oran yüzde 21.9 ile Türkiye'dekine göre daha düşük bir düzeyde kalıyor.

Giyim ve ayakkabı: Bu harcama kaleminin ailelerin toplam harcamaları içindeki payı 1994 yılında yüzde 9.71 gibi epey yüksek bir düzeydeydi. Bu oran sürekli bir şekilde azalarak 2002'de yüzde 6.3'e, 2010'da ise yüzde 4.9'a geriledi. Bu gerileme ailelerin giyime daha az para harcamasından değil, giyim ve ayakkabı fiyatlarının tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de göreceli olarak ucuzlamasından kaynaklandı. Diğer bir ifade ile giyim fiyatlarındaki artış rekabet nedeniyle genel enflasyon oranlarının altında kaldı. Giyimin harcamalar içindeki payı AB ülkelerinde yüzde 5.7 düzeyini aşmıyor.

Mobilya ve ev aletleri: Bu kalemde penetrasyon (sahiplik) oranları istikrarlı olarak yükseldi ama rekabet nedeniyle fiyat artışları sınırlı kalınca toplam harcamalar içindeki payı azaldı. 1994'te yüzde 9.4 olan oran son yıllarda yüzde 6.2'ye kadar indi. Bu oran AB ile aynı düzeyde bulunuyor.

Ulaştırma: Ailelerin yaptığı ulaşım harcamalarını ve otomobil alımı ve bakım masraflarını kapsayan bu grubun, harcamalar içindeki ağırlığı son yıllarda hızla arttı. 19942002 döneminde yüzde 9.5 olan oran, 2010'da yüzde 15.3 oldu. Bu oran, yüksek vergiler ve akaryakıt fiyatları nedeniyle AB'deki yüzde 13,6'mn da üstüne çıktı. 1992'de 2.9, 2002'de 4.6 milyon olan toplam otomobil sayısının 2o11’de 8 milyonu aşması da oranın yükselişindeki diğer bir etkeni oluşturdu. "Kapıdaki kurt" harcamalara doymayınca aile bütçesinde üst sıralara tırmandı.

Eğlence  kültür: Bu grup için yapılan harcamaların toplam harcamalar içindeki payı 1994'ten bu yana önemli bir değişiklik göstermedi ve yüzde 3dolayında kaldı. Avrupalı aileler ise harcamalarının yüzde 9.4'ünü eğlence ve kültüre ayırıyor.

Otel lokanta: Ailelerin dışarıda yemek ve turizm için harcadıkları paranın toplam harcamalar içindeki oranı 1994'ten bu yana artıyor. 1994'te yüzde 3.1 olan oran, 2010'da yüzde 5.9'u buldu. AB'de ise ailelerin dışarıda yemek ve turizm harcamalarının toplama oranı yüzde 9'a ulaşıyor.

Haberleşme: 2003'ten önce haberleşme harcamaları, çeşitli harcamalar kalemi içindeydi ve toplam harcamalar içindeki payı yüzde l'i geçmiyordu. Cep telefonu ve diğer haberleşme araçlarının yaygınlaşması ile haberleşme harcamalarının toplam içindeki payı 2002'de yüzde 4.7'ye yükseldikten sonra 2010'da yüzde 4.1'de karar kıldı. AB'de ise bu oran yüzde 2.7'de kalıyor.

Diğer harcamalar: Ailelerin diğer harcama kalemlerinde görülen eğilimleri şöyle özetlemek mümkün:
• İçki ve tütünün toplam harcamalar içindeki payı devletin ve sivil toplum kuruluşlarının tüm çabalarına rağmen yükseliyor. Türkiye'deki yüzde 4.2'lik oran AB'deki oranın 0.7 puan üstünde bulunuyor.
• Sağlık harcamalarının oranı yüzde 2'yi aşmıyor. AB'de bu oran yüzde 3.4'ü buluyor.
• Eğitim harcamalarının toplam içindeki payı artıyor.
• Yukarıdaki harcama grupları dışında kalan tüketim harcamalarının payı ize azalama eğilimi gösteriyor.

Para