Konutta devletleşme eleştrisi

Konutta devletleşme eleştrisi

Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği (TÜRKKENT) Genel Başkanı Mehmet Aksoy, "Hükümetimiz bir çok alanda özelleştirmeye giderken, ne hikmetse konutta devletleşiyor" dedi.



 


TÜRKKENT 20. Teknik Kongresi, Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Göynük
beldesinde başladı. Kongrenin açılışında konuşan TÜRKKENT Genel Başkanı Aksoy, Türkiye'nin dört bir yanında binlerce dar gelirli aileyi konut sahibi yaptıklarını, ekonomiye 15 katrilyondan fazla katkı
sağladıklarını söyledi.


Kooperatifçilik ve konut sektörünün 2002 yılından bu yana gerilediğini
öne süren Aksoy, hükümetin TOKİ'ye her türlü yetkiyi vererek bizzat
konut yapmaya, plansız hazine arazilerini açık artırma ile sermaye
sahiplerine satmaya başladığını iddia etti. Aksoy, "Hükümetimiz birçok
alanda özelleştirmeye giderken, ne hikmetse konutta devletleşiyor" dedi.


İhtiyaca bakılmadan köylerde ve beldelerde aynı tip, niteliksiz konutlar
yapıldığını öne süren Aksoy, bunların bir kısmının satılamadığını
söyledi. Aksoy, TOKİ'nin, belediyelerin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
Arsa Ofisi yetkilerini de alarak hazine arazisinden gecekondu alanlarına
kadar tüm kentsel alanlarda söz sahibi olduğunu kaydetti.


Bu dönemde, hiçbir dönem olmadığı kadar devletin arsa ve arazilerinin
özelleştirildiğini ifade eden Aksoy, "Hükümet, dar gelirlileri sözde
kira öder gibi konut sahibi yapmak için yola çıktığını belirtti. TOKİ,
beş yılda alt gelir grubu için 40-50 bin konut yapabildi ve bir yandan
kamu mallarını satarken, diğer yandan zarar ederek kredi aramaya
girişti" diye konuştu.


Kooperatiflere toplu konut kredisinin kesildiğini ve devletin kendi
yaptığı pahalı konutlara sübvansiyon sağladığını ifade eden Aksoy,
mortgage sisteminin Türkiye koşullarına uymaması nedeniyle
uygulanamadığını söyledi.


Geçmişte her yıl 100 bin konutun temelini atan kooperatiflerin artık
20-30 bin konutu bitirmek için çalıştığını savunan Aksoy, Türkiye'de
yılda 500 bin konut üretilmesi gerekirken çoğu lüks 150-200 bin konut
yapılabildiğini dile getirdi. Aksoy, "Sosyal devleti dilinden
düşürmeyen hükümetin tek bildiği, hazine arazilerini satarak  TOKİ  eliyle
zenginlere konut yapmak, kamu kaynaklarını yandaşlarına, sermaye
sahiplerine aktarmaktır" dedi.


-TOKİ PROJELERİ-
Öte yandan, kongreye katılacağı duyurulan TOKİ Başkanı Erdoğan
Bayraktar'ın yurt dışında olduğu belirtilirken, Bayraktar'ın yerine
toplantıya TOKİ Finansman Daire Başkanı Hasip Tahralı katıldı.


Tahralı, yaptığı konuşmada, 1984-2002 yılları arasında 940 bin konuta
kredi desteği sağlayan kurumun, 43 bin 145 konutu bizzat yaptığını
söyledi. TOKİ'nin, 2003-2007 yılları arasında 81 il ve 371 ilçedeki 908
şantiyede 283 bin 147 konut ürettiğini belirten Tahralı, bunların 238
bin 654'ünün dar gelirliye yönelik sosyal konut niteliğinde olduğunu
ifade etti.


Tahralı, 150 bin konutun sosyal donatıları ve çevre düzenlemeleriyle
bitirilme aşamasında olduğunu belirterek, "Satışa sunulan 276 bin
konuttan 242 bini satıldı" dedi.


Yarım kalan kooperatiflerin tamamlanması amacıyla 56 bin konuta
tamamlama kredisi verildiğini ve bu krediyle 40 bin konutun
tamamlandığını dile getiren Tahralı, "Gecekondu dönüşüm programı
kapsamında 127 belediye ile 109 bin 857 konutluk çalışma yapılarak 63
bölgede 28 bin 704 konutluk uygulama başlatıldı" diye konuştu.


Açılışta konuşan Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Başkanı
Muammer Niksarlı da, son günlerde şehit cenazeleri karşısında içi boş
milliyetçilik söylemleri ortaya konulduğunu savunarak, "Gerçek
milliyetçilik, ekonomik bağımsızlık mücadelesidir" dedi.


Türkiye'de sigorta sektörünün ve bankacılık sektörünün yarısının yabancı
sermayenin eline geçtiğini dile getiren Niksarlı, "Ekonomik
bağımsızlıkla mücadele etmek için yabancı sermayelerin kredi kartlarını
cebinizden tasfiye edin. Tepki vererek toplumsal refleksin yeniden
uyanmasını sağlayın" diye konuştu.


-KOOPERATİFÇİLİĞE İLİŞKİN POLİTİKALAR-
Kongrenin "Yeni Dönemde Konut ve Kent Kooperatifçiliğine İlişkin
Politikalar" oturumunda konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili ve Kocaeli
Milletvekili Nihat Ergün de, nitelikli konut sahibi olmanın önemine
dikkati çekti.


Bu dönemde konut sahibi olabilmek amacıyla TOKİ'nin ön plana çıktığını
belirten Ergün, "TOKİ'nin amacı Türkiye'nin bütün konut ihtiyacını
gidermek değil, ekonomik krizden sonra yeniden insanların konut sahibi
olabilmesi için öncülük yapmaktı ve bunu başardı" dedi.


TOKİ'nin öncülüğe devam edeceğini, ancak hiçbir zaman bütün konut
ihtiyacını karşılama hedefinde olmayacağını dile getiren Ergün, bu
hükümet döneminde TOKİ'nin hedefinin 500 bin konuta ulaşmak olduğunu
söyledi.


Kooperatiflerin bir dönem dar gelirlilerin en popüler konut edinme aracı
olduğuna dikkati çeken Ergün, geçmişte yaşanan bazı aksaklıkların
vatandaşların bu sisteme olan güvenini azalttığını dile getirdi. Ergün,
kooperatifçiliğin yeni modeller geliştirilirse yaşayabileceğini
sözlerine ekledi.


MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal da, konut edinmenin insan hakkı
olduğunu hatırlattı. Bal, kooperatifçiliğin ulusal ve evrensel barışı,
demokrasi ve dayanışmayı güçlendirdiğini söyledi.


Türkiye'de kooperatifçiliğin can çekiştiğini vurgulayan Bal, "TOKİ
Başkanına tüm yetkiler verilerek krallık yaratılmıştır" dedi.


Demokrasinin, denge ve denetim anlamına geldiğini dile getiren Bal,
TOKİ'nin denetlenemediğini öne sürdü. Bal, "Bu denetimsizlik nedeniyle
milli emlaktan alınan bir arsa, 4 kez el değiştirerek TOKİ'ye yeniden
satılmaya çalışılıyor. Denetimsizliğin olduğu bünyeye yolsuzluk ve
yozlaşma girer" diye konuştu.


TOKİ'nin dar gelirliye konut yapma amacıyla yola çıktığını ifade eden
Bal, buna karşın bazı turizm bölgelerinde denize sıfır konutlar
yapılmasının büyük çelişki yarattığını kaydetti.


CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal da, kooperatifçiliğin adil gelir
dağılımının en güzel örneği olduğunu söyledi. TOKİ'ye tanınan plan yapma
yetkisini doğru bulmadığını dile getiren Ünsal, planlara belediye ve
halkın da dahil olması gerektiğini kaydetti.