'Konutta markayı muhafaza etmek onu yaratmaktan daha zordur'

'Konutta markayı muhafaza etmek onu yaratmaktan daha zordur' 'Konutta markayı muhafaza etmek onu yaratmaktan daha zordur'

Son günlerde gündeme gelen en önemli kavram 'markalı konut' projeleridir

Artık yeni dinamiklerin öne çıktığı farklı bir sürece girdi. Bu süreçte gündeme gelen en önemli kavram 'markalı konut' projeleridir. Geçtiğimiz son beş yıldaki gelişmelere bakılacak olursa, Türkiye'de markalı konut projelerinin baş döndürücü bir hızla arttığı görülmektedir. Bu artış orta ve uzun dönemde de sürme eğilimindedir. Bu sürece nasıl gelindiğini hatırlamakta fayda var. Özellikle 1999 depreminin ardından konut piyasasında öne çıkan ilk ihtiyaç, 'güven' olmuştu. Güven ihtiyacı sektörde adı bilinen, tanınan firmalara yönelimi hızlandırdı ve bu talep beraberinde markalaşma sürecini de getirdi. Markalaşma eğilimi ise iki yönde gelişti. İlki, piyasada var olan güçlü oyuncular markalarına yönelik yatırımlarını daha da artırdı. İkincisi ise sektöre girmek isteyen orta ölçekli oyuncular marka yönetimine ve markalaşmaya yatırım yapmazlarsa bu piyasada ayakta durmayacaklarını gördüler. Günümüzde artık markalı projelerin sunduğu katma değer hem tüketici hem de üretici firmalar nezdinde kabul edilmiş olup sektörün bu konudaki algılayışı geçmişe nazaran bir hayli gelişmiştir. Konut firmaları artık müşteri hizmetlerinden sosyal donatılara, projelerine artı değer katacak farklı unsurları geliştirme ve uygulama noktasına gelmiştir. Kısacası, günümüzde marka değerine inanan bir konut üreticisi, projesinin A'dan Z'ye her anlamda dört dörtlük biçimde tasarlamak ve sunmak durumundadır. Ancak Türkiye'de konut sektöründe markalaşma oranı, büyük oyuncular dışında hala istenen düzeyde değildir. Vizyondan yoksun, 'ne yapsak satarız' mantığıyla gerçekleştirilen projelerin sektörün çıtasını aşağıya çekme tehlikesini göz ardı edemeyiz. Yine de müşteri ve firma bilinci birbirine paralel geliştikçe bu mentalitenin yerini sorumluluk ve vizyon sahibi bir anlayışa bırakması kaçınılmazdır. Sektör içinde markalaşma yatırımları arttıkça sunulan kalite artacak, hiç kuşkusuz bu da tüketici kararlarına olumlu yansıyacak, daha çok talep yaratılacak ve sektörün daha da ilerlemesi sağlanacaktır.
Nasıl markalaşırsınız?
Sektörümüzde marka olmanın başlıca şartı müşteriye aradığı güveni sunmaktır. Marka-güven ilişkisi yıllar içinde büyük emek ve yatırımlarla oluşan zincirleme bir ilişkidir. Güven, markanın büyümesi, kendine yatırım yapması yolunda vazgeçilmez bir unsurdur. Öte yandan piyasada rekabet üstünlüğünü ele geçirmek anlamında güvenilir bir marka olmanın katkısı tartışılmazdır. Markalaşmanın bir diğer önemli bileşeni de kurumsal duruşunuzdur. Kurumsal duruşun kapsamına yönetim anlayışınızdan, çalışanlara yönelik politikalarınıza, müşteri memnuniyetinden araştırmageliştirme faaliyetlerinizde yönetim çatısı altındaki tüm bileşenler girmektedir. Marka olmanın en önemli şartlarından biri de üretim süreçlerindeki kalite anlayışı ile üretim sonrasında müşteriye verilen hizmetin kalitesidir. Markaya dair güven bu ilişkilerin doğru ve planlı işlemesiyle gelişebilir. Konutta markalaşmanın yanı sıra sahip olduğunuz markayı korumak ve her geçen gün yükseltmek kuşkusuz altı çizilmesi gereken önemli bir noktadır.
Marka nasıl yönetilir?
Bir markayı muhafaza etmek, markayı yaratmaktan bile daha zordur. Markalaşma sürecinin özellikle konut piyasasında çok uzun bir süreç gerektirdiğini düşünürsek, marka devamlılığını sağlamak ve başarıya ulaşmak için bu sürecin devamlı kılınması ve gelinen noktanın da hiçbir zaman yeterli görülmemesi gerekmektedir. Bu da markanıza ayrı bir misyon ve sorumluluk yükler. Dumankaya İnşaat, 45 yıllık köklü ve deneyimli bir firma olarak markalaşma sürecine yıllar önce başladı ve halen bu yöndeki çalışmalarını ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Dumankaya bugün sektörün önemli bir oyuncusu olma başarısını gösterdiyse bu, aynı zamanda markalaşma sürecini de başarılı biçimde yönettiğini gösteriyor. Eğer marka olma konusunda başarı kazandıysanız, bundan sonraki hedefiniz "marka bağımlılığı"nı sürdürmek ve en üst düzeye çıkarmak olmalıdır. Bu da farklı, yüksek kalitede projeler üretmekten, yenilikçi olmaktan ve müşteriler nezdinde güven sağlamaktan geçer. Sözlerimin başında da belirttiğim gibi, son yıllarda Türkiye'de çok sayıda proje üretiliyor. Konut alıcılarının bu projeler arasında seçim yaparken seçici olmasında yarar görüyoruz. Marka değeri olan projelere yatırım yapıldıkça sektörümüz daha da gelişecek, çıta daha da yükseğe tırmanacaktır. Marka değeri kuvvetli olan, finansman yapıları güçlü ve müşteri odaklı düşünebilen markalar orta ve uzun dönemde her zaman kazançlı çıkacaklardır.

(UĞUR DUMANKAYA - SABAH EMLAK)