Konutta Satış ve Pazarlama Buluşmaları'nın altıncısı gerçekleşti!

Konutta Satış ve Pazarlama Buluşmaları'nın altıncısı gerçekleşti! Konutta Satış ve Pazarlama Buluşmaları'nın altıncısı gerçekleşti!

Emlakkulisi.com ev sahipliğinde gerçekleşen 6. Konutta Satış ve Pazarlama Buluşmaları toplantısında reklam, reklamın hangi mecralardan nasıl yapılması gerektiği konuşuldu. Yoğun katılım sağlanan toplantıda birçok firma temsilcileri fikirlerini paylaştı



Altıncısı Anthill B Kule Kat:54'te gerçekleşen toplantıya sektörden yaklaşık yine 150'ye yakın kişi katılım sağladı. Toplantıda emlakta reklam, doğru mecra kullanımı, ajans seçimi, pr'ın önemi, reklamın hangi mecralardan nasıl yapılması gerektiği konuşuldu... Konutta Satış ve Pazarlama Buluşmaları'nın 7. toplantısı 26 Haziran'da yapılacak... 

Farklılaşmak gerekiyor!
Yavuz Can Onarlı / Eviya Gayrimenkul Pazarlama Müdürü 

Konuyu bir  bütün olarak ele almak gerekirse aslında işin özeti doğru proje doğru lokasyonda doğru fiyatla ve doğru reklam çalışmalarıyla tüketiciye ulaşmalı. Bu aslında arazi henüz satın alınmadan başlıyor. Arazi satın alınmadan önce orada kimin yaşayacağı hayal edilmeli ve buna uygun proje üretilmeli. Herkes yapıyor bunu bilinç altından.  Çok profesyonel yapmasa bile orada kimlerin yaşayacağı kimlere satacağını belirliyor. Belirlemek zorunda. Projeyi de buna uygun üretmek zorunda. Sonrasında hedef kitleye uygun mesajları vermek. Onların dikkatini çekmek ve onları harekete geçirecek reklam çalışmaları yapmak gerekiyor. Bunu yapabilmenin yolu tüketiciyi anlayabilmek, onlarla empati kurup kendilerini onların yerine koyabilmemiz  gerekiyor.  Tabii bunların hepsini yapmak da yetmiyor. Günümüz rekabet koşullarında çok fazla firma çok fazla reklam çalışması yapıyor. Birbirine benzer mesajlar veriyor herkes. Tüketicinin aklı karışıyor. Sizin projenize karşı algısı düşüyor. Bunun da önüne geçebilmek için ilk toplantıda da söylemiştim. Farklılaşmak gerekiyor.  Her anlamda farklılaşmak. Yani reklam söylemlerinde herkes gider Mersin’e sen gidersin tersine tabiri caizse çok doğru burada. Her şekilde her noktada farklılaşmak çok önemli. Algıyı kırmak, algılamayı sağlamak için farklılaşmak gerekiyor. Siz farklı bir şey söylerseniz o zaman sizi algılamaya başlar. O yüzden farklılaşmak gerekiyor. Konseptte aynı şekilde bütün projelere baktığınız zaman 3 aşağı 5 yukarı birbirine benziyor. Farklı bir şey yaptığınızda siz tüketicinin dikkatini çekiyorsunuz.

haberin videosu

Geri adım atamadığınız şeyler var!
Eli Aseo/ Bulvar İstanbul Genel Müdür Yardımcısı

Eviya'daki (Yavuz Can Onarlı) arkadaşımızın da dediği gibi en baştan başlamak gerekiyor bir takım stratejileri belirlemeye. Arazinin yerini ilk defa gördüğünüz andan itibaren kimlere uygun projeler üretmeniz de çok önemli. Ama tabii bir takım matematiği bazı stratejileri de var. Bir takım olmazsa olmazları da var. Herkes gider tersine mantığıyla yaptığınız zaman bunun da bazı şeyleri olabilir. Mesela ilk çıkış fiyatınız çok önemli. Geri adım atamayacağınız şeyler var. Emlak Konut markasının arkamızda olması çok büyük bir güç. İnsanlar açısından büyük güven temsil ediyor. Tabii bir takım kuralları var. Onlara da riayet etmeniz gerekiyor. Baktığınız zaman iyi bir birliktelik hem tüketici açısından güven sağlıyor. Hem kazandırıyor. Hem de yaşam vaat ediyor ileri aşamada.

haberin videosu

Reklamda dijitali ve gelenekseli beraber yürütmek gerekli!
Ufuk Kayador/ Artı Deneyim Danışmanlık Hizmeti 


Arkadaşlarımız reklam konusunda bir şeyler söylediler. Kısaca bir şeyler anlatmak istiyorum. Biliyorsunuz daha önceki toplantılarımızda satışı pazarlamayı bu süreçleri konuştuk. Şimdi reklama geldi sıra. Reklamda hepimizin de bildiği gibi iki tane alan var. Bir tanesi konvansiyonel yani geleneksel reklam dediğimiz alan. Hepimizin bildiği basın televizyon dergi ve diğerleri.  Diğeri de son yıllarda çok ön plana çıkan ve bundan sonraki yıllarda daha da ön plana çıkacak olan dijital alan.  Şimdi 2 alanda reklam faaliyetleri devam ediyor.  Ülkemizde son 5 seneye kadar ağırlıklı olarak gerek diğer sektörlerde gerekse bizim konut sektörümüzde yüzde 100 oranlarla konvansiyonel olan diğer bir değişle geleneksel anlamda reklam yapılıyordu. Google zaten vardı hayatımızda. Diğer sektörlerle belki çok yıllar önce tanıştı ama bizim sektörümüzle son 5 senedir ağırlıklı olarak ön plana çıkmaya başlayınca aklımıza direkt olarak google geliyor. Google’da reklam alanında hayatımıza girince gayrimenkul sektöründe bu tablo değişmeye başladı. Son 5 seneye kadar olan dönemde yüzde 100 olarak kullanırken konvansiyonel alan artık 5 seneden bu tarafa doğru geldiğimizde özellikle çok rahat görebiliyoruz. Oranlar giderek böyle konvansiyonel tarafın alehine ama dijital alanın lehine doğru gelişmeye başladı. Çok paralar harcaylımdan ziyade iletişim stratejilerini de bilimsel bir şekilde yapmak gerekiyor.  Bütçemizi ikiye ayıracağız. Atıyorum yüzde 50-60'ı bir tarafa diğeri de diğer tarafa diye  oradan başlamak gerekiyor. Buradan indiğimizde aynen belirttiğiniz gibi konvansiyonel tarafa gittiğinizde onun medya planlamasını, bütçe planlamasını çok iyi yapmak gerekiyor. Şu demek değil. Siz bütün gazetelerde çıkın bütün her yerde çıkın. Bu size yüzde 100 satış getirecek değil. Burada da optimum bir bütçeyle maksimum verim alacak şekilde bilimsel bir şekilde şeyyapmak gerekiyor. Dijital alana dönersek de reklam şeyleri çıktı alt başlıklar olarak. Oraları kullandığınızda da direkt somut satış olarak dönüyor. Talep olarak düşüyor, sizde onları takip ettiğinizde  somut satışa yöneliyorsunuz.  Bu da şunu gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda bütçemizde konvansiyonel reklamın artık giderek aşağı düşeceğini Google tarafının ve diğer sosyal medya tarafının daha yukarıya çıkacağını ben düşünüyorum. İki alanı çok iyi bir şekilde verimli bir şekilde kullananlar verimli sonuç alacaklar. Hem satışlarını daha iyi yapacaklar, hem de markalarını daha ön plana çıkaracaklar. Çok optimum ve güzel bir şekilde dağıtımını yapmanız gerekiyor kanallara. Eğer şöyle yaparsanız, gelen verilere dayanarak hepsini dijitale kullanalım. O zaman otururuz. Hepsini ağırlıklı konvansiyonele yatırdığımızda da başarılı olma şansımız yok. Yani söylemek istediğim şu özellikle büyük projelerde şu bir gerçek her iki tarafı da doğru kullanmamız gerekiyor. Sadece dijital ya da konvansiyonele gideyim o olmaz. Şeffaf olmak her zaman kazandırır. Reklam bütçesi dediğinizde toplam satış cirosunun Ağaoğlu'nu kenarı bırakıyorum, ciddi anlamda orta ölçekli markalarda da yatırımcının reklama yatırım yapması gerekiyor. Aksi takdirde bir kanal kullanıldığı takdirde, reklam yapılmadığı takdirde yağmur duası gibi müşteriye dua edip müşteri beklememiz gerekiyor. Optimum bütçe yüzde 4'lerle kötü bir oran maksimumda yüzde 6-7'ye gider, 10-15'i kullanan da var. 

haberin videosu

Hedef kitle tanımı doğru yapılmalı!
Neşe Beyatlı / IMC Gayrimenkul Yönetici Ortağı 


Farklı bir noktadan farklı bir noktaya geldi reklam. Eskiden tam sayfa ilan vermek gazetede çok önemliyken bugün benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Belki hedef kitle tanımını yaparken doğru mu düşünüyoruz. Gittiğim satış ofislerinde soruyorum. Hedef kitleniz kim, diye... Herkes pilotlar hostesler, pilotlar hostesler ev ala ala bitirmediler. Reklamlara baktığınız zaman Eviya'dan (Yavuz Can Onarlı) arkadaşımız doğru bir şey söyledi; algı karmaşası var. Herkes havaalanına kaç dakika, nereye bilmem ne.. Her gelen insan her gün havaalanına mı gidiyor. Veya bu evleri alan herkes Adana'da Konya'da Diyarbakır'da mı yaşıyor, havaalanıyla ilgileniyor. Artık bunlardan biraz uzaklaşmak lazım. Hedef Kitle şu anda karışık. Dolayısıyla herkes hedef kitle. Artık lokasyon ve o lokasyona yakın olan çevrede dönmeye başladı. Dolayısıyla ben böyle baktığım zaman bir kere bütçemi kullanırken projeleri ikiye ayırıyorum; eğer 300 adetin üzerindeyse daire o zaman ağırlıklı reklamı tercih ediyorum. 300'ün altındaysa belki  o çevreye ulaşabilecek o çevreyi tercih edebilecek kişilere ulaşmaya çalışıyorum. Bu da reklam tek başına değil bunu da pr’la yapmak lazım. Her inşaat firması bir basın toplantısı videoları izleyemiyoruz sizin sayfalarınızda. Bu da değil. Basın toplantısı yaptığınız zaman emlak eklerinde yer alıyorsunuz. Emlak ekleri hedef kitle için doğru mu bence değil. Emlak eklerinde yer aldığımızda körler sağırlar birbirini ağırlar. Kim çıkmış onu görüyoruz. A firması ne yapmış, B firması ne yapmış. Emlak Sayfaları farklı. Pr dediğiniz şey de ekonomi değeri taşıyan veya proje özelliği olan bir haber olmalı. Sahibinin bir hayat hikayesi olabilir veya bir ciro olabilir. Farklı bir proje yaratılmış olabilir.  Malesef benim takip ettiğim 300 proje var. 300'ünün ben birbirinden bir tane farkını görmedim. Ben bakarken şöyle bakıyorum. Benim tamamen kendi şeyim. Hedef kitlem kim olmalı ben de buna bakıyorum. Ben genellikle lokasyon ve yakın çevre olarak bakıyorum eğer doğrudan yatırımcıya hedef değilse. Ucuz ürün hızlı satılabilir ürün yoksa içinde. Bence yapılması gereken web portalları olmazsa olmazımız... Google arama motoru doğru. İnsanlar artık bir projeye gelmeden önce öğrenerek tarayarak geliyor. Bunlara bakıp daha sonra gazetelere bakmak lazım. İlanlara bakıyorum. Nerede olduğu belli değil. Şimdi bir firma otobüs durağı giydirmiş. Proje nerede Nişantaşı'nda görüyoruz bayılıyoruz. Nerede olduğu belli değil. Yani kime hitap ediyorsunuz. Nişantaşı'ndaki adam oradaki projeyle neden ilgilensin. Burada iş reklam ve pr ajanslarına mı düşünüyor. Onlarla fikir birliği yapmaya mı düşüyor. Biz briefi veriyoruz ama belki biraz yönlendirmeliyiz. Kimsenin geri dönüşü doğru düzgün takip etmediğini görüyoruz. Kaynakları satış temsilcilerinin çok düzgün öğrenmeleri lazım. Onlarda bunu kendi kendilerine yapamazlar bütün iş satış liderlerine müdürlere düşüyor. Biz de acaba doğru yöneticiler mi var herkes sorgulamalı. 

haberin videosu

Reklam eşittir satış değildir!
Samim Hatipoğlu / Kranos Gayrimenkul Kurucusu 

Fikirtepe’de biz bambaşka bir şey yaptık. Biz 4. veya 5. projeyiz. Fakat hiç kimse Fikirtepe ismini söylemedi.  Herkes farklı farklı firmalar Kadıköy dedi. Kadıköy değil orası Fikirtepe. Brooklyn başka.  Şehir planı, Brooklyn'de bir şehir planı yapılmış. İsim vereceksiniz. İngilizce bir isim. Mecburen eskiden sevmiyorduk. Reklam konusuna geri gelirsek şimdi 90'lı yıllarda reklam vermek ayıptı. Allah Allah bunlar satamıyordu falan. Jetpalar o zamanlar. Niye çünkü hedef kitleniz belli. Toplu konut yaptığınızda kuyruk oluyor. Lüks konut yaptığınızda alacak insan belli. Satamayanlar da reklam veriyorlardı. Gazete televizyon dijital derken şimdi en son Brooklyn'de biz 360 derece hemen hemen her yere girdik. Bir de hedef kitle olarak baktığınız zaman eskiden yurtiçiydi, şimdi yurtdışı da var. İstanbul'daki bir projeye gidip de farklı illerden de geliniyor.  Çok alışık olmadığımız bir yöntem. 300 konutun üzerinde proje olduğu zaman orada 4 bin, 5 bin konut satılacak sadece bizim Brooklyn markası altında. En azından insanların kulağına bir marka aşinalığı olsun. Ben kesinlikle reklam eşittir satış değilim. Hatta tam tersi bile olabilir yani. Yanımızda Rixos Bomonti... Bir tane haber reklam sıfır. 408 tane daire az da konut değil. Ortalama 5.500-6 bin dolarlara satıldı. Ben şimdi geçmişe yönelik canlı bir proje... Şimdi bir sürü reklam yapıyoruz prestij... Patron neye bakar patron satışa bakar. Son projemizde ne kadar gazete ne kadar televizyon. Siz burada olduğunuz için söylemiyorum.  Yüzde 28 internet… Yüzde 27 tavsiye. Yüzde 22 billboard, gazete de yüzde 4-5, televizyon reklamı telefon geldi ama satış ofisine gelmemişler yüzde 5’te. 

haberin videosu

Kısa vadede satış tüketmek isteyen kampanyalı reklam vermeli!
Cenk Coşkun / Marmaroom 


Gördüğüm kadarıyla pek çok arkadaşım sektörün uzun zamandır çalışanı. 6 ay kadar oldu sektöre gireli. Sektörden başka bir faaliyet alanım vardı. Şimdi 6 aydır bir takım görüşmeler yapıyoruz. Yeni projelerimizle ilgili, varolanla ilgili.  Görüşmeye gelen reklam ajansları veya site sahibi sayfa sahibi insanlarla hala şunu çözemedik. Biz neden reklam yapıyoruz, neden yapmalıyız ve nasıl yapmalıyız. Söylemek istediğim şey şu; satış mıdır hedefimiz yoksa bir marka bilinirliği mi.  Az önce verilen örnek Rixos'tu. Sanırım bu projeden önce epey reklam vermiştir onlar. Şuna karar vermesi gerekiyor firmalar. Kısa vadede satışlarını tüketmek istiyorlarsa satış hedefli, kampanyaya yönelik reklamlar vermeli. Daha uzun soluklu markalı bir şeyler yapacaksa da elbette ki pr destekli daha geniş alanlarda görünebilirliği fazla akılda kalınabilirliği fazla faaliyetlerde bulunmalı. Bu toplantılara 3. defa katılıyorum. Umarım diğer ikisi gibi çok şey öğreneceğim. 

haberin videosu

Kötü reklam ajansı yoktur, kötü brief vardır!
Hilmi Işıkören/Modakent A.Ş. Proje Yöneticisi  


Konutta reklam önemli pr daha önemli. Ya da pr daha önemsiz ya da tam tersi. Bunların doğru olduğunu düşünmüyorum. Hepsi çok önemli. Fakat hepsinin yönetimi çok önemli. Kötü reklam ajansı yoktur, kötü brief vardır.  Briefiniz kötüyse çıkan sonuçta kötü olur. Reklam yapılacaksa mutlaka nasıl bir reklam olması gerektiği çok iyi anlatılmalı karşı tarafa ne istendiği ekibe çok iyi anlatılmalı. Pr tarafında da mutlaka konuşturacak pr'da sizi haber edecek şeyleriniz olmalı. Bunları düşünmelisiniz tasarlamasınız. Bunları yaratmalısınız bu fikirleri oluşturmalısınız. Sıradan şeyleri pr ajansının da haber yapamaması da pr ajansının suçu değil. Enterasan özellikleriniz olmalı ki bunlar konuşulsun. Ancak pr ajanslarının çok üzerine gidiliyor. Yoksa bir şey tabii onların da yapabileceği bir şey yok. Pr ayağı da reklam ayağı da çok iyi yönetilmeli. Tabii satış ofisi pazarlama stratejileri hep söylediğim gibi bütün hepsi bunların pazarlamaya bağlı. Pazarlamanın çok iyi yönetilmesi lazım. Çünkü dünyada bütün herkes satışın içinde ama tamamı da pazarlamaya bağlı. İyi brieflerin verilmesi lazım. Doğru brief verirseniz ne yapmak istediğinizi çok iyi anlatırsanız karşı taraftan alacağınız tabii sizin analiz etmeniz gerekiyor yine. Tamamen ajansa bırakmak doğru mudur o da tartışılan bir konu. Ancak en önemlisi sizin nasıl ne yapmak istediğinizi çok iyi yani bir projeniz var oluşturma nedeniniz ne, pr'da ne yapmak istiyorsunuz. Oradaki inancınız ne,  insanlar neden o projeyi tercih etsinler...  Niye insanlar sizinle çalışmak istesinler,  niye müşteriniz olsunlar. Nedeniniz çok net olmalı ve insanlar nedeni sahiplenmeliler bu neden içinde yer almalılar. Bunu aktaramazsanız karşı tarafın da bunu mecraya tanıtması kolay olmayacaktır. 

haberin videosu

Bizim reklam verecek mecramız yok!
Murat Bozkurt / Areas Proje Pazarlama Kurucusu

Hilmi Bey’in (Hilmi Işıkören) söylediklerine katılıyorum. Burada doğru brief üzerinden devam edelim. Biz doğru briefi veriyoruz ama doğru reaksiyon alamıyoruz. Türkiye’de çok ciddi bir şekilde partner sorunu da var. Bizim çalıştığımız reklam ajansları, pr ajansları, dijital medya ajansları, sosyal medya ajansları... Bu insanların brief konusunda hedef kitle konusunda doğru briefi verseniz de bazen istediğiniz şeyi alamıyorsunuz. Büyüklerle de orta ölçeklilerle de butik ajanslarla da çalıştık. Ben şunu düşünüyorum bir proje hazırlığında ıskalanan şey şu oluyor. İnşaattır, satış ofisidir, fiyatlardır derken biz kime konuşacağız, hangi tonda konuşacağız, ne söyleyeceğiz kısmında partnerlerden odaklı olan oluyorsa iyi sonuç alıyoruz. Ama birçok kişi Areas'a şunu da söylüyor. Reklam ajansı da kurmalısınız gibisinden bir yaklaşımda da bulunuyor. Bu sefer kalabalık bir merkez ekiple çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Sadece satış ofisinde çalışan personeller değil bir ek olarak merkezde dijitalden anlayan metin yazarlığından anlayan reklam ajansı bazen sihirli cümle kurmakta bile zorlandıkları için bu sefer içerde onların back-up'ını oluşturmak durumunda kaldık. Yıllardır da böyle gidiyor. Çok da memnunuz. Birkaç süzgeçten geçerek analizler yapılıyor. Reklam ve pazarlama konusuna bütün bakarsak. Hiç reklam yapmadan satan Rixos geçmişte temelini oluşturduğu için satıyor. Bugün pazarda geçmişi olan ve geçmişi olmayan firmalar var. Dolayısıyla reklamı yapmak gerekli, pr'ı yapmak gerekli ama reklamcıların bir sözü var; reklama verdiğiniz paranın yarısı çöpe gider hangi yarısı bilemezsiniz.  Kime konuşacağınızı hangi tonda konuşacağınızı belirledikten sonra bence kampanyadaki söylem bile sonuçlarınızı etkiliyor.  Çorlu’da Armada City’i sattığımız dönemde satışlar ayda 30-40 civarında giderken birden bir ayı 5-6 ile kapattık. Kampanya aynı her şey aynı. Sadece söylemi değiştirdik. 'Acele etmek yetmez, koşun' dedik. Görselinde de koşan adam kullandık. Bizi o ay 5-6 satıştan 60-70 satışa taşıdı. Farklılığı oluşturacak bir şey katamazsanız tüketiciye bu noktada dikkatini çekmek de çok zor artık.  Benim her zaman kullandığım 2 mecra var. Dijital ve outdoor ağırlıklı...  Reklam bütçemizde farklılık yoktu. Söylemlerde tükeniyor, benzersiz bir pazarlama sunmanız lazım müşteriye. Emsalsiz pazarlama teklifi diyoruz biz buna. Diğerlerine benzemeyen ama tüketicinin ilgisini çeken bir pazarlama söylemi geliştirdiğinizde dikkatler çekiliyor. Mahal Sancaktepe'de yaptığımız Sancaktepe'nin en mantıklı projesi... Arabadan inen müşteri eli cebinde hadi bakalım şu mantığı anlatın bize... Tüketicinin ilgisini çekecek bir şeyler bulduğunuzda tüketici bunun altını dolduracak soruları size soruyor. Burada hangi mecraya verelim konuşmalarının dışında  ne söylenmeli nasıl söylenmeli kim üretecek bu söylemleri bunun da altının çizilmesinde fayda var. Paranın çöpe gitmemesi için epey çalışma sarfettik. Aldığımız fiyatları tutuyoruz. Medya satın alma şirketlerini de çağırdık. Bilgi olsun diye paylaşıyorum burada. Televizyon çok ağırlıklı oluyor. Kişiler X televizyona reklam verirseniz. 1 milyon reklam veriyorsanız eskiden yüzde 2-3 ajansa veriyordunuz. Şimdi artık hiçbir şeye vermiyorsunuz, onlar reklam alan taraftan ücret alıyor. Dolayısıyla reklam artık para vermiyor. X televizyona veriyorsanız. X televizyon aldığı oranların yüzde 10’unu medya satın alma şirketine veriyor. Böyle yapıldığı zaman açık oynuyorsunuz kartlarınızı benim vereceğim reklamlarda ben sadece yüzde 3 yüzde 4 almana razıyım. Daha adil yaklaşımlarda bulunuyor. Reklam verenin verdiği paradan nereye verirsem eşit kazanacağım için orada daha analist sonuçlar geliyor. Gelen telefonların nereden döndüğü gelen ziyaretçinin nereden döndüğü sattığımız müşterinin nereden duyduğuna kadar baktığınızda harcadığımız zaman ne kadar boşa gidiyor görüyoruz. Lansman harici konuşuyorum. Yüzde 75 yüzde 70 boşa gidiyor. Ölçülebilen her kanala verilen para helal. Google olsun, outdoor gelen telefonda nereden sorabiliyorsunuz bu doğru. Biz yani Emlakkulisi'nin fiyatları biraz sizi konuşalım. Hepimiz başınızda boza pişiriyoruz. Ama sonuçlar Resim İstanbul'da bunu hassas tuttum. Sitenizin artarak da devam eder. Bizim reklam verecek mecramız yok. Gazete o devirler bitti. Şimdi tema savaşları başladı. Gerçekten bizim reklam verecek mecramız yok. İnanarak ölçeceğimiz bir reklam mecrası çok az. Emlakkulisi hoşunuza gitsin diye söylemiyorum. Ayrı yere koyuyoruz. Bir emlak sitesi geldi. Biz fiyatları istedik, karşı teklifte bulunduk. Biz ters bir iletişim belirleyelim. Sizin fiyatınızı biz belirleyelim. Çünkü belli her şey. Her şey belli, bizim fiyatımızla onun fiyatıyla yüzde 50 fark çıktı. Bilmeden yapıyorlar. Emlakkulisi'nde sanal ziyaretçide maliyet nedir, satış ofisindeki ve sattığımız kişideki maliyet nedir. 8 ila 45 bin TL arasında değişiyor. Bunun analizini yapmak doğru bir yaklaşım oldu. Para böyle çöpe gitmeyecek. 

haberin videosu

Sektörde sürü psikolojisi var!
Orçun Ayaz / Metropolist Yapı-DKY İnşaat- Metrowin Satış Müdürü 


10 yıl öncesine baktığımız zaman özellikle basında sadece bir kaç kuvvetli firmanın ilan vermeye gücü yetiyordu. Geçen dönemde şunu gördük ki artık bazı 2 gazete Türkiye'nin emlak eki haline geldi. Haberden çok haftasonu özellikle baktığınız zaman sadece inşaat firmalarının reklamlarını görüyoruz. Bir gazete içinde yeri geliyor 30 tane ilan çıktığını görüyoruz. Bunda tabii farklılaşmak çok önemli. Türkiye genelinde hiçbir sektörde bir haftasonu aynı sektör dalında ilan çıktığı görülmüş bir durum değil. Reklam firmaları da kendini tekrarlamaya başladı. Sektörde sürü psikolojisi var. Bir iki firma ne yapıyorsa abi firma gazeteye reklam verdi biz de yapalım, sosyal medyayı kullandılar biz de kullanalım oluyor. Farklılaşmak gerekiyor. İnşaat firmalarıyla iş yapacak ajansların aslında tamamen kafayı bunlara yorması lazım. Patronlara firmalara şöyle iş düşüyor. Bazen biz onları çok sıkıştırıyoruz. Her şeyi yapıyoruz yapıyoruz son dakika gelmiş işte bize slogan üretin oluyor. 

haberin videosu

Tüm partilerin birlikte çalışması gerekiyor!
Zeynep Fıratoğlu / Ferko İnşaat Kurumsal İletişim Pazarlama Müdürü 


Firmaların beraber çalışması gerekiyor. Pr ajansı da, reklam ajansı da, sosyal medya ajansı da... Bizden örnek vermek gerekirse iki hafta önce lansmana çıktık biz. Ama lansmana çıkmadan önce herkes tüm ajanslar bir masada oturduk herkes kendi işini anlattı. Pr ajansının da outdoor nerede çıkacağından haberi vardı, reklam ajansının da google'ın hangi mecralarını kullanılacağından haberi vardı. Google dışı reklam alanları hangilerinin gireceği herkesin birbirinden haberi vardı. Ajanslar arasında iletişimi sağladı. Bugün ben olmasam bile ajanslar kendi aralarında işleri götürebiliyor.  Sistem oturtmak aslında. Matbaa da o toplantıda vardı. Mimarımız renderları çalışan kişi de var. Tüm partilerin kafasında canlanmıştı kampanya. Bu bize çok büyük avantaj sağladı. Yanlış brief de vardır. Yanlış reklam ajansı da vardır. Emlak sektöründe deneyimli bir ajans olması gerekiyor. Ufak bir kampanyayla çıkmış bir ajansta olmamalı. Sektörü biliyor olması lazım. İlk çıkışın projelerde nasıl olması gerektiğini bilmesi lazım. Çünkü satış odaklı çıkıyorsunuz en başta. Bu seçimler çok önemli biraz patronları yönlendirmek gerekiyor. Ama bazen de deneme yanılma yöntemini seçiyorlar. Ben yanlış brief de vardır, yanlış reklam ajansı da vardır diye düşünüyorum.  Pr ajansı da sektör deneyimli olması gerekiyor. Basındaki kişileri biz tanıyoruz ama pr ajansının da reklam ajansının da basındaki kişileri çok iyi tanıması lazım. Gelecek soruları önceden hazırlaması lazım. Bu ilişkilerinize bağlı bazen çok soru sormuyorlar lansmanda bazen de ajansı reklam vereni tanımadığı zaman basın bir takım sorular sorabiliyor. İlişki yönetimi çok önemli. 

haberin videosu

360 derece pazarlama yapmak önemli!
Aylin Serter / Gayrimenkul Pazarlama Danışmanlığı 



Burada reklamı konuşuyoruz. Bana göre proje ilk aşamadan itibaren tüm partilerle beraber oluşturulmalı. Ben şuna inanıyorum bir projede insan gibi bir teması bir konsepti olduğu zaman, vereceği anlatacağı farklı bir hikayesi olduğu zaman daha etkili olarak piyasaya çıkabiliyor.  Ama baktığımızda proje için reklam ajansı reklam fikri en son proje bittikten sonra devreye girmemesi gerekiyor. Baştan itibaren reklamın ve pr ajanslarının bu süreçte yer alması gerekiyor. Özellikle belli bir ölçeğin üzerindeki projelerin satış ivmesi kazandırabilmesi için mimar belli bir konsepti tasarladıktan sonra, bütün ekiplerin iş birliği halinde geliştirmesi gerekiyor. Ruhsat için, şunun için bunun için çok vakit harcanabiliyor.  En son tamam bir projeye çıkalım demek çok yanlış oluyor. Bunun da bir çalışma sürecine ihtiyacı var.  Özellikle 500-600 adetli projelerin üzerinde mutlaka hikayesi olan projelerin farklılık getireceğine inanıyorum. Bu da titiz bir çalışmayı beraberinde getiriyor. Son 10 yılda inşaat sektöründe çok ilerledi, çok rekabet var iletişim mecralarında da gazetelerin payı düşüyor. Dijital artıyor. Televizyon yükseliyor. Ama ben şuna inanıyorum belli projelerde sizin pazarlama yapmanız gerekiyor. Televizyon her zaman projenin bilinirliği anlamında katkısı oluyor.  Televizyonda ilk çıktığın da o gece sizin sayfanıza girişler artıyor. Sayfadan bakmaya başlıyor. İmaj oluşturma bakımından pozitif bir tavrı var. Özellikle 1000 konuta yakın projelerde 360 derece pazarlama yapmak oldukça önemli. Siz projenin ilk aşamasında satışı belli bir ivmeye getirirseniz o projenin rahatlıkla satışları tamamlanıyor. İlk etap çok önemli daha titiz daha hikayesi olan  büyük ölçeklilerde de 360 derece iletişim yaparak bütün partilerle beraber bir proje tanıtımı yapılması gerek.  


haberin videosu


Verimli sonuç aldıkları için insanlar PR'a yöneldi!

Başak Soner / Emlak PR Kurucusu




Ben de gayrimenkul sektöründe 15 yıl geçirdikten sonra 4 yıl önce Emlak PR diye kendi ajansımı kurdum. Sadece gayrimenkul projelerine yönelik basın danışmanlığı yapmaya karar verdim. Aynı gün Tebernüş kendi sitesinde Türkiye'nin ilk emlak sitesi kuruldu diye haber yaptı. Ertesi gün müşteri çıktı aynı müşteriyle 4 yıldır devam ediyoruz. Devamında da var başka müşterilere. Bu tür konut projelerinde halkla ilişkiler faaliyetlerinin sadece satış ofislerinde ikram etkinlik olduğu dönemleri biliyorum. Sonrasında gazetelerde çarşaf çarşaf reklam çıktığı dönemi de yaşadık 2005 yılından itibaren.  Fakat reklam pahalı bir yol olduğu için halkla ilişkiler daha verimli sonuçlar verdiği için insanlar pr’a yöneldiler. Genellikle pr, basın danışmanlığıyla sınırlı kaldı. 2 örnek vermek isterim. Bir tanesi; Turyap döneminde emlak takas kampanyası yapmak istedik. Sloganı da meydan okuyoruzdu. Kim meydan okur diye düşündüm, pehlivan yazdım. Metroseksüel pehlivan gördüm onu tıkladım. Uzun saçlı olduğu için adı böyle geçiyor. Meğer madalyalı hakikatten güreşmiş. Onun sayesinde cazgıra ulaştık. Davul zurna çalan ekibe.  Edirne'den hepsini getirdim. Davul zurna derken pehlivan meydan okuyorum dedi. Güreş tuttu. Ertesin gün bütün gazetelerde büyük haberimiz yayınlandı. Televizyon kanalları ana haber bültenlerinde gösterdiler. Sonra bugün bile hala o kampanya devam ediyor. Takas yapmak için şirkete başvurular geliyor. Yakın dönemden örnek vereyim. Dap Yapı'yla çalışmaya başladık. İlkinde Dap Royal Center. O dönemde benim Dappe filmindeki makyöz arkadaşımdı. Dedim ki; kraliyet ailesi yapalım. Seçtik cast ajanstan kostümlerini seçtik. Kafamdaki şuydu; kadın gazetecilere taç takalım. Erkeklere de madalya gibi köstekli saat takalım.  Basına törenle gelişeceğine ilişkin davet olacağını söyledik. İzdiham oldu salonda. 400-500 kişi katıldı. Ertesinde sadece ertesi gün değil devam eden hafta ve ay boyunca haberler yayınlandı. Sadece bundan değil lansman fiyatları reklam çalışmaları ile bir kampanya döneminde konutların satışları tamamlandı. Bütün bunlardan sonra. Halkla ilişkiler denince pr denince basın danışmanlığı sanıyorlar. 5 10 20 haber diye garanti vermemizi istiyorlar. Bir ayda 111 haber çıkararak ilk 10’a girdiğimiz süreç yaşadım. Bu hem müşteri için hem de bizim için başarı. Sadece haberden medet uman müşteriyse aynı sonucu almak mümkün değil. Ayrıca ilgili birimlerin mutlaka birbirini tanıması lazım. Sigara içeceğim sırada 3 kişi kartını verdi. İlk müşterimi de Tebernüş Bey sayesinde bulmuştum. Tekrar teşekkür ediyorum. Meral Hanım yanımda oturuyor. Komşum sadece emlak sektörüne ilgi duyduğu için siteler arasında gezerken Emlakkulisi'ni keşfediyor. Toplantıları öğrenip, geliyor. Mecra bulamıyoruz, diyoruz. Çok emlak gayrimenkul üzerinde site oluştu. En doğru güncel haberi Emlakkulisi'nden alıyoruz. 


haberin videosu


Reklamın iyisi kötüsü olmaz!

Cenk Hayırlıoğlu / Viaport Venezia Satış Pazarlama Direktörü




Arkadaşlarımızın dediği her şey doğru. Kendimce toplarmam gerekirse reklam pazarlama pr proje bunlar hepsi birbirinden ayrılmaz şeyler.  Reklamın bir kere durdurucu bir etkisi olması lazım. Ya proje çok farklı olması gerekiyor, ya da projeyi destekleyen bir şey olması lazım. Gazete ilanında televizyon reklamında bir farkındalık olması lazım ki bu karışıklık içerisinde tüketici dursun. Reklam ajansı kampanya sunumu yapmadan önce şöyle bir anlatım yapmıştı. Reklam şuna benzer bayan ya da erkek ilginizi çekiyor. Eğer 5 saniye süreyle bakabiliyorsanız demek ki ilginizi çekiyor. 10 saniye sonrası tehlikeli. Reklam da bunun gibi gazeteyi açtığınızda sizi orada tutabiliyorsa başarılı bir reklam. Farkındalık oluşturabilen projeler başarılı oluyor. Projenin hedef kitlesi diye bir şey kalmadı. Paranın nereden çıkacağı belli değil. Kısa bir örnek daha vereyim. Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü yok. Reklam satışların yüzde 50’sini etkiliyor. Geri kalan yüzde marka bilinirliğiniz referansınız gibi şeylerden oluşuyor. Geçen 2-3 hafta önce Türkiye'nin en büyük gazetesinin en büyük köşe yazarlarından biri bizim projemize öyle bir saydırdı ki işte İstanbul'da Venedik mi yapılır şöyle böyle... Bir baktık ki satış ofisine inanılmaz şekilde müşteri gelmeye başladı. Tesadüfen bir hafta sonra verdiğimiz ilan onun köşesinin altında çıktı. Teşekkür etmiş gibi olduk. Dolayısıyla reklamın iyisi kötüsü olmaz. 


haberin videosu


Sağlıklı ölçüm yapamıyoruz!

Uğur Ünal / Rönesans Gayrimenkul Yatırım Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü 



2014’ün ilk çeyreğinde toplam 87 milyon lira para harcamışız... 87 milyon TL'nin içinde internet harcamaları dahil değil. 48 milyon TL'sini televizyona vermişiz, 31 milyon TL'sini de gazeteye vermişiz. Gazete ile televizyon arasında çok fark olmadığı bizim inşaat sektöründe dikkat çekiyor. 3.5 milyon TL'de outdoor harcaması yapmışız. 1.2 milyon TL civarında sinema harcaması ve son sırada da 600 bin TL civarında da dergi harcaması geliyor. 50 bin TL üzerinde para harcayan 200 proje ve firma yer alıyor. Toplam 363 firma proje ve firma olarak para harcamış. Yalnız 1 milyonun üzerinde 20 tane inşaat firması para harcamış. Tüm bütçesi 4 ayda ama bunların arasında dikkat çeken ilk 5, birincisi Ağaoğlu 2. Dumankaya 3. Sinpaş 4. Makro Ve 5. Tekfen... Bir tahminim var. Google kullandığı için ölçülemiyor. Yüzde 10 bizim sektörümüz internete harcıyordur.  Değişen bir şey yok aslında. Bence inşaat sektörü gelişiyor. Ben çok eski değilim ama 10 sene önceki ile 5 sene önceki ve bugünkü inşaat sektörü arasında reklam pazarlama açısından fark olduğunu düşünüyorum. Değişen bu. Bir değişen bir şey daha var. Sektör olarak çok zayıf olduğumuzu düşünüyorum.  Ajans sahiplerinden de sohbetleri görüyorum ki ölçmüyoruz. Ölçüm parametleri her gün artıyor. Biz en çok harcayan sektörlerden olmamıza rağmen sağlıklı ölçemiyoruz. Tam dönüşleri satışa dönüşü form dönüşleri ne kadarı nitelikli birçok parametleri sağlıklı bir şekilde ölçüp mecra seçimi yapmadığımızı düşünüyorum. 


haberin videosu




Hayranlık uyandıracak farklılık yapmak lazım!

Mehmet Başaran / Royal Grup




Dediklerinin hepsi çok doğru. Sizin personeliniz geldiğinde Mehmet Bey, Buket Hanım...  96 yılında Türkiye'de internet üzerinden ilk satış. O zamanlar 500 bin kullanıcı vardı.  İlgiyle izliyorduk sizi de. Reality World yeni geldi o zamanlar, tanıştık. Anadolu yakasını verelim dediler yok dedik. Kriz geldi  99'da. Orada eridik. İnternet üzerinden satış. 10 sene buradan ekmek yedik biz. Söylenen şeyler çok önemli. Hanımefendi (Neşe Beyatlı) toplantının yıldızı. Kıymetli bilgiler var. Keşke yazsa... Uzun yıllar satış pazarlamada bulunmuş biri olarak reklama harcanan paranın 20’de biri harcansa personelin gönlünü yaparsınız işi daha güzel götürürsünüz. İnsan fıtratını keşfetmek lazım. İnsanın verdiği reaksiyonlara göre geliştirmek lazım. Farklılık yapıyorum diye tek paçalı bir şey giyebilirsiniz. Herkes size bakar. Hayranlık uyandıracak farklılık. Samimiyet, güven sonra hesap. İnsanlar samimiyet ve güven arıyor. Projenize bunu yansıtırsanız... Fıtratı keşfetmek...


haberin videosu


Reklamları doğru mecralara vermek çok önemli!

Ceren Kumbasar / Cube İstanbul Başkanı, İSGİD Yönetim Kurulu Üyesi, Vatan Gazetesi Yazarı 



Global bir pencereden bakmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü biz konut sektöründe artık bir şekilde Türkiye'nin hem siyasi hem ekonomik durumunun göstergeleriyle bir memleket işi yapıyoruz.  Memleket için, cari açık için, Türkiye ekonomisi için, bilinçlenen halk için önemli bir görevdeyiz. 10-15 yıl önce bu noktada değildik.  Hala bilinçsiz bir kitle var hitap ettiğimiz hem patronlar bazında hem de müşteriler bazında. Türkiye'nin bel kemiğiyiz. IMF'ten bir uyarı aldık. İlk defa konut sektörüyle ilgili Lagarde (Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagard) ilk defa konut sektörü dedi Türkiye ile ilgili. Tüketici yasası çıktı. Ciddi açığı olan satış temsilcilerinin bile açıklarından faydalanılacağı bir yasadan bahsediyoruz. Ölçümleme dendiği zaman evet herkesin sizi nereden duydunuz sorusuna verilecek tek gazetelik bir cevabı değil İnternet sitelerinin hangisi ne zaman nerede hangi yayın bunu öğrenmek çok önemli. Satış temsilcilerinin peşine düşmek çok  önemli. Reklamları doğru mecralara vermek çok önemli. Satış ofisine gelen alım kararı alıp gelen kahve içmeye gelen sektörle ilgili bilinçlenmesini sağlamak çok önemli. Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte de inşaat sektörünün çok önemli rolü var.  Satış temsilcilerimiz mutlaka yasalarla ilgili mutlaka müşterilere en azından teslim olmasını gerektirecek gibi değil mutlaka bahsetmek. Satın alan müşteriyi takip etmek ve bilinçlendirmek, bu tarihi günlerden geçen en önemli misyonumuzdan biri. 


haberin videosu


Ajansın elinde ne kadar uzun süre aynı sektörden müşteri var, önemli!

Nihan Urel / Web Planlama Genel Müdürü




Ajans nereden para kazanıyorsa oraya reklam verdiğini düşünüyoruz. Ayrımını nasıl yapacağız, ajansın kazancına ortak olmak istediğini söyledi bir arkadaş da. Eğer çok para kazandığı yere reklam veriyorsa. Bunu zaten ilk çalışmanızda farkedersiniz. Çalışmadan önce bunu en iyi anlamanın yolu da  bir ajansın elinde ne kadar uzun sürede aynı sektörden müşteri var.  Bir insan sizi bir defa kazıklayabilir ikinci defa kazıklaması zor. Ajansa ortak olma kısmında o zaman ajans da size sattığınız daireden  yarattığı katma değerden karşılıklı böyle anlaşmalar yapılabilir. Ajans da sizin diğer işlerinize satışınıza ortak olmak isteyebilir. 


haberin videosu


Dijitalde katma değeri arttırmak doğru partner, doğru brief, datayı doğru yönlendirmekten geçiyor!

Metin Güleç / Medyanet Reklam Satış Grup Koordinatörü




Medyanet Türkiye'nin en büyük dijital networkü. Doğan Holding'e bağlı. İnternet pazarında Google 'daki kelime bazlı reklamları dışarıda bırakırsak pazarın yaklaşık yüzde 40-50 arasında Medyanet. Dikkatimi çeken şeylerden bir tanesi herkes farklılaşmak istiyor ama nasıl farklılaşacağını tespit edemiyor, emin olamıyor. İkincisi de hangi mecraya reklam vereceğiz neden reklam vereceğiz... İnternet reklam pastası 2013 itibariyle toplam pazarın yüzde 20'sine ulaştı. Televizyondan sonra en büyük yatırım yapılan mecra. Bunların yarıya yakını Google üzerinden dönüyor. Diğer yarısı da sizinde yer aldığınız alanda. İnternetin diğer mecralardan en büyük farklılığı sizin farklılaşma adına ne yapabilirize en iyi cevabı verecek ölçümlenebilir alan olması. 3 tane aşama aslında burada.. Bir tanesi sizin bulunduğunuz mecra. Sahip olduğunuz mecra satış ofisiniz projeniz daha önceden yaptığınız projeler… Dijitalde ise sizin web siteniz... Sosyal medyadaki varlıklarınız... Sizin yönettiğiniz onlara cevap veren alanlar. Buralara insan çekerek satış odaklı ölçümlenen işler yapıyorsunuz.İkincisi bizim gibi mecralarla yaptığınız satın alınabilir mecralar...  Artık mecra değil kullanıcı satın alınabilinen alanlara gidiyoruz.  Hürriyet bile çok ciddi argelerle araştırıyor. İnternete reklam vermeye başladığımızda artık kullanıcı odaklıyız. Aslında elinde bir tane gazete yok. Sürekli dolaşıyor. Belli siteler hariç...  Doğru zamanda doğru mesajla yakalamamız gerekiyor. Doğru kullanıcıyı nasıl bulabilirize de akıllı başka çözümler var. Bir de satın alınabilir mecranın yanı sıra kazanılan mecra diye bir kavram var. Satın aldığınız mecradan katma değeri daha fazla arttırmak için ne yapabiliriz. Bu da sizin dijitaldeki varlığınızı arttırmaktan geçiyor. Doğru partner, doğru brief sizin elde ettiğiniz datayı doğru yönetmekten geçiyor. Aynı şekilde patronun karar verdiği değil.  Ölçümlere göre karar verilmiş planlamalar yapmaktan geçiyor. Sektörün en büyük sorunu sanırım bu. Çok fazla analize dayalı iş yapmak zor. Bunu ne kadar yapabilirsek çok daha verimli sonuçlar elde ederiz. 


haberin videosu


Patron odaklı olmak kurumsal ilerlemeyi engelliyor!

Zeynep Basa / Emlak Konut Pazarlama Daire Başkanı



Ben burada Neşe Beyatlı'yla beraber çalıştık. Ben de sektörün eskilerindenim. Genç ve daha tecrübeli arkadaşların görüşlerine hemen hemen katılıyorum. Reklam kısmından ziyade pazarlama kısmında bulunuyorum. Önerilerimizi sunuyoruz bu konuyla ilgili arkadaşlara ama Emlak Konut olarak avantajımız var. Piyasada çok bilinmemiz. Her gelir grubuna hitap etmemiz. Ve ortak proje ürettiğimiz arkadaşlarda var. Onlar bir takım çalışmaları bize hazır sunuyor. Biz yönlendiriyoruz. Kendi projelerimizde de zaten çok büyük satış kaybımız olmuyor. Belki ödeme koşullarında yaratmış olduğumuz cazibe peşinde bunu getiriyor. Beyaz Yaka dediğimiz gelir seviyesindeki kişiler daha rahat satın alma imkanını yakalıyor. Çok büyük satışlar yapan, çok büyük firma dışarıdan baktığınızda ama esasında patron odaklı olması kurumsal anlamda ilerlemeyi engelliyor bence. Dışarıdan çok büyük proje ama patron odaklı gidiyor. Çok az kurumsal firmalar var piyasada. Son zamanlarda tüketici yasası bizi çok ilgilendiriyor. Birkaç gündür çalışmalar yapıyoruz. Bizi sıkıntıya sokacağına inanıyorum, özellikle sözleşme imzalama safhasında. Reklam kısmına değinmeyeceğim. Pazarlama açısından ben genel olarak başarılı buluyorum, Bulvar İstanbul da başarılı bir tablo sergiledi. Hasılat paylaşımlı projelerde şöyle rahat kısım oluyor. Arkadaşlar gerek pazarlama gerek reklam anlamında bize hazır getiriyorlar. Biz onaylıyoruz. Önerilerimiz varsa diyoruz. O anlamda rahatız. Ortak çalışma neticesinde Emlak Konut'un belki güvenilirlik anlamında önemli duruşu satışlarda önemli katkılar sağladığını düşünüyorum. Piyasanın durgun olması bizi etkilemiyor. 


haberin videosu


Slogan çok önemli!

Tahir Altundağ / Metsan İnşaat Satış Müdürü 




Reklama verilen paralar bizlere verilirse biraz daha satışlar olabilir. Bütçedeki reklama ayrılmış oran tabii ki önemli Fakat oranın ne kadar hangi mecrada ne şekilde kullandığımızda önemli. Slogandan bahsetmişlerdi. Slogan çok önemli. Biz fazla reklam veren firma değiliz. Fakat son yaşadığımız bir deneyim var.  Bir slogan oluşturduk, aslında herkesin vermiş olduğu şeyi sloganla ortaya çıktı. İyi bir data oluşturduk. Sloganımız 'Peşinatın Yarısı Bizden'di. Baktığınızda yüzde 25 peşinat yüzde 12,5 indirim veriyorsunuz. Bir merak uyandırdı, geri dönüşleri de fazla oluyor. Slogan çok önemli. Bizim bir saçmalama odamız var. O saçmalama odasında herkes saçmalıyor. Genelde satış ofisinde saçmalıyoruz. Seçim zamanı kimse reklamda değilken seçim gecesi reklam yapalım seçim gecesi çok fazla talep görmeye başladık. Hatta o gece biz satış ofisinde kaldık. Ertesi gün gelen aramalara baktığımızda da çok fazla talep görmüşüz. Sadece bir gece sloganımızda 'İstanbul'da Metsan Nexus Kazandı'ydı. 


haberin videosu


Firmalardan çok firmaların seçtiği ajanslara iş düşüyor!

Kaan Borucuoğlu /  Projebeyaz International Yönetim Kurulu Üyesi  




Sektörün bütün profesyonelleri burada. Reklamın bütçesini 3-5 değil isterseniz 15 ayırın önemli olan planlama. Doğru planlama ile doğru yerde doğru zamanda doğru hedef kitleye, hedef kitle belirlenmesi birinci öncelik. Bu planlamayla hareket edilirse daha iyi sonuçlar elde edilir. Hepimizin ulaşmak istediği kitle belli. İnsanlar sıkıldı. Farklı bir şey söylenmezse sıkılan kitleyi çekmeniz neredeyse imkansız. Firmalardan daha çok firmaların seçtiği reklam ajansları, medya ajansları medya planlama ajansları pr ajanslarına çok iş düşüyor. İnşaat firmalarını akıl almaz maceralara sürüklemesinler. Bunların bedellerini sonra inşaat firmaları çok ağır ödüyor. Ağırlık olarak satış pazarlama müdürleri ödüyor. Biraz daha projeyi, firmanın istediklerini anlayıp planlama yaparlarsa, açıkçası taşın altına ellerini sokarlarsa gerçek başarı yakalanır. 


haberin videosu


Reklam olarak belirli bir noktaya gelemediğimizi görüyorum!

Reşit Sinanlı / Maritaş İnşaat




Sektörün yenilerindenim. Irak'ta ve Ekvator'da vardı projelerim. Sizin de bu sektörde reklam olarak belirli bir noktaya gelemediğimizi görüyorum. İzlemekle yetinmek istiyorum. 


haberin videosu


Reklam ajansı seçiminde referanslarında inşaat firması olanı seçiyoruz!

Emel Akbaş / Gül Yapı Satış Pazarlama Müdürü 



8 yıldır inşaat sektöründeyim. Daha önceden Sinpaş ve Emaar'da da çalıştım. Gül Yapı'da devam ediyorum. Satış kökenliyim. Bütün reklamcı arkadaşların satış kökenli olmaları gerektiğini düşünüyorum. Daha önceden de gördüğüm reklam ve pazarlamanın biraz satıştan kopuk olduğu. Satış ofislerinde müşterilerin tepkileri talepleri daha iyi ölçülüyor. Sinpaş'ta hatta şöyle bir örnek vardı. Ben her gittiğim yerde de söylerim. Finansçısı da mimarı da geliyordu satış ofisine. Önemli olan müşterinin nasıl zor kazanıldığı, satışın nasıl zor olduğunu görebilmek. Bunu gördükten sonra zaten  reklamcı da pazarlamacı da kurgusunu daha iyi yapabiliyor. Briefler projenin ilk başında mimara verilmesi lazım. Mimarın düşünce şekliyle pazarlamanın fikri çok farklı. Reklam ajansı seçimine gelince bir reklam ajansıyla uzun soluklu çalışmak mümkün mü bilmiyorum ama her reklam ajansının çıkardığı duygu sonuç bambaşka olabiliyor. O yüzden her projede 5-6 farklı reklam ajansından fikir alıp en doğrusuyla devam etmeyi doğru buluyorum. Tabii referanslarının içinde inşaat firmasının yer alması tercihlerimiz arasında yer alıyor.


haberin videosu


Doğru mecralarda doğru mesajı vermek önemli! 

Begüm Öder / Soyak Pazarlama Uzmanı




Konumuz dijital ben de pazarlama uzmanıyım. 2013 rakamlarında ilk defa Amerika'daki reklam gelirlerinde televizyon daha altında kaldı dijitalden. 41.8 milyar internete para harcandı. Televizyona 40.8 milyar kadar. Türkiye'ye bakıyoruz bu rakamların çok daha gerisindeyiz. İnternete yüzde 20 harcıyoruz. Dışarıdan gelmenin avantajı şu, patronlar ya da üstteki müdürler bunu gazete yıllardır kullandıkları için interneti gazete gibi kullanıyorlar. İnterneti bilmiyor. Adamın karşısına ölçümlenebilir bir şey sunuyorsunuz. Parayı harcayan kişinin çok iyi bilmesi gerekiyor. Optimizasyon çok önemli. Gelenekselde gördüğümüz şeyleri dijitalde istiyor. Doğru mesajı satış ofislerinde 24 saat içinde dönersek, hiçbir sorun yok. Doğru mecralarla...


haberin videosu


Reklam butik projelerde tanınırlık sağlıyor!

Özge Abay / Dekon İnşaat Pazarlama Müdürü 




Dekon İnşaat olarak 250-300 konut ya da daha altı butik projeler üreten firmayız. Dolayısıyla hedefimiz bakışımızdı bu. Projelerimize nitelik katarak daha çok yaşam odaklı insanlara hitap etmeye çalışıyoruz. Satış pazarlama stratejimizde buna göre değişiyor. Son 3 yıldır dijital ortamı çok yoğun kullandığımız reklam mecrası, dijital ortam ve bir google ajansıyla çalışıyoruz. Çok iyi dönüşler aldığımızı görüyoruz. Satışlarımızın yüzde 70'ini sağlayabiliyoruz. Ölçümlemenin çok zor olduğunu görüyorum. İnsanların ilk ve son nerede gördüğü karışıyor. Onların verdiği beyanlarla hareket ediyoruz. Satış ofisine gelip alım yapmış kişilerle netleştirebiliyoruz. Referans çok önemli bizim gibi firmalar için kişiye odaklanmak çok önemli. Evet reklam çok önemli. Reklam bizim gibi projelerde tanınırlık sağlıyor. 


haberin videosu

Dijital medya özellikle realist olarak ölçümlenebilen bir mecra!
Emre Azer / Emlakkulisi Satış ve Pazarlama Koordinatörü

Geçen ay toplantıda katılımcıydım. Şimdi ise ev sahibi olarak yer alıyorum. 10 yılı geçti sektörde. Uzun zaman mecraları kullanan taraftaydım. Şu an mecrayı temsil eden taraftayım. Dolayısıyla masanın her iki tarafındaki süreci çok iyi biliyorum. Bir kere satış ekiplerinin bu planlamalarda yer alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gerçekten satış ofislerindeki realite çok önemli oradaki stratejiyi belirlerken ikincisi şu an tabii sektör çok gelişti. Bugün buradayız geçen ay ki toplantıda da bunu söyledim. Reklamı da şu anda profesyonelce konuşabiliyoruz. Ben daha öncesinde örneklerde outdoor çalışmasını kendi güzergahında yapan müteahhitler tanıyordum. Yani sadece kendi egosunu tatmin etmek için veya kullanıcı alışkanlıkları da bu yönde olabiliyor. Okuduğu gazetede olmak istiyorlar mesela. Ama şimdi daha profesyonelce yapılıyor bu konular. Bir de tabii müteahhitlerde bu konuda çok daha yeni yeni alışıyorlar. Dolayısıyla şu anda tam ölçümleme mantığına göre değil güven esasına göre mecra kararları veriliyor. Ya ajansa ben sana güveniyorum. Bu bütçeyi de sana teslim ediyorum şekilde güven ilişkisi var. Veya mecrayı temsil eden kişilere bak ben sana reklam veriyorum ama beni mahçup etme şekilde güven ilişkisi var. Halbuki dijital medya özellikle realist olarak ölçümlenebilen bir mecra. Keşke elimizde olsa da her mecra ayrı bir kod verse müşteriye ve müşteri o kodla gitse satış ofisine. Oradaki mecralar çok daha net ayrışabilir. Teşekkür ederim tekrar geldiğiniz için...

haberin videosu