Konutu olan da olmayan da dertli!

Konutu olan da olmayan da dertli! Konutu olan da olmayan da dertli!

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, 2 milyon 226 bin kişinin konut kredisi borcu olduğunu belirterek, “Bankalar yüksek faiz ve masraf bedelleriyle dar gelirlinin belini büküyor” dedi



Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli reel sektörün, yatırım yapamadığını, üretemediğini, ürettiğini satamadığını, aldığı kredileri ödeyemediğini, çeklerinin karşılıksız çıktığını ve iflasların arttığını söyledi. Aslan şöyle dedi:


“Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin 2016 Ocak verilerine göre; İzmir, konut kredi riski en yüksek olan 10 il arasında 10.7 milyar TL ile 3’üncü sırada. Kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı 1 milyon 331 bine ulaştı. 17 milyon 793 bin kişinin bankalara 155 milyon TL ihtiyaç kredisi borcu var. Kişi başına düşen borç ortalaması 8 bin 711 TL’ye yükseldi. Ayrıca; 2 milyon 226 bin kişinin bankalara konut kredisi borcu var. Bankalar da 151 milyar TL konut kredisi alacaklısı. Bütün bu veriler bu veriler; borçla yaşadığımızı, kredi riskinin yükseldiğini, borçların sinyal verdiğini gösteriyor.”


ÖDEYEMEZ  DURUMDALAR

“Son yıllarda özellikle yüksek maliyetli konutların yapılması gerçek anlamda konuta ihtiyacı olan kesimin ihtiyacını karşılamıyor diyen; Her yıl ülkemizde 1,5 -2 milyon genç 18 yaşını dolduruyor, dolayısıyla mevcut konut açığı gençlerimizin yalnız yaşama istekleri ya da evlenmeleriyle daha da artmaktadır.  İzmir  son yıllarda uydukent modeli, yeni yerleşim alanları oluşturulmadığı ve kentin gelişmesine yönelik yeni plan yapılamadığı için arsa, konut ve kira fiyatlarıyla Türkiye’nin neredeyse en pahallı ili haline gelmiştir. Ayrıca çok yüksek oranlarda kat karşılığı furyasının sürmesi nedeniyle konutu olmayan kesime yönelik konut yapılamaması yüksek maliyetli konutlara vatandaşlarımızı mecbur bırakmış, yüksek maliyetli konutlar için kredi kullanan vatandaşlarımız da belli bir süre sonra krediyi ödeyemez hale gelmiştir.”


RANTSAL DÖNÜŞÜM OLDU

Yurt içinde ve yurt dışında faizler düşerken ülkemizdeki bankaların, özellikle konut kredilerindeki faiz ve diğer masraflarla adeta dar gelirli vatandaşların konut sahibi olmalarını engeller bir görünüm içinde olduklarını belirten Aslan, “Büyük umutlarla yasalaşan Mortgece sistemi ile ülkemizde bankaların kendi çıkarlarına hizmet eder hale gelmesi de üzerinde durulması gereken çok ciddi bir konudur. Ayrıca kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında şehir merkezindeki konutların yenilenmesi nedeniyle kentsel dönüşüm de maalesef İzmir’de göz göre göre ‘rantsal dönüşüm’e hizmet eder hale gelmiştir” diye konuştu.



Gözlem Gazetesi



Haber Habertürk Egeli Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli reel sektörün, yatırım yapamadığını, üretemediğini, ürettiğini satamadığını, aldığı kredileri ödeyemediğini, çeklerinin karşılıksız çıktığını ve iflasların arttığını söyledi. 2 milyon 226 bin kişinin konut kredisi borcu olduğunu belirten Aslan, "Bankalar yüksek faiz ve masraf bedelleriyle dar gelirlinin belini büküyor" dedi. 

Aslan, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin 2016 Ocak verilerine göre; İzmir, konut kredi riski en yüksek olan 10 il arasında 10.7 milyar TL ile 3'üncü sırada yer aldığını, kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı 1 milyon 331 bine ulaştığını belirtti. 


Habertürk Egeli




Haber Ege Haber Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, 2 milyon 226 bin kişinin konut kredisi borcu olduğunu belirterek, "Bankalar yüksek faiz ve masraf bedelleriyle dar gelirlinin belini büküyor" dedi.


Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli reel sektörün, yatırım yapamadığını, üretemediğini, ürettiğini satamadığını, aldığı kredileri ödeyemediğini, çeklerinin karşılıksız çıktığını ve iflasların arttığını söyledi Aslan şöyle dedi: "Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nin 2016 Ocak verilerine göre; İzmir, konut kredi riski en yüksek olan 10 il arasında 10.7 milyar TL ile 3'üncü sırada. Kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı 1 milyon 331 bine ulaştı. 


KREDİ RİSKİ 


17 milyon 793 bin kişinin bankalara 155 milyon TL ihtiyaç kredisi borcu var. Kişi başına düşen borç ortalaması 8 bin 711 TL'ye yükseldi. Ayrıca; 2 milyon 226 bin kişinin bankalara konut kredisi borcu var. Bankalar da 151 milyar TL konut kredisi alacaklısı. Bütün bu veriler bu veriler; borçla yaşadığımızı, kredi riskinin yükseldiğini, borçların sinyal verdiğini gösteriyor." "Son yıllarda özellikle yüksek maliyetli konutların yapılması gerçek anlamda konuta ihtiyacı olan kesimin ihtiyacını karşılamıyor diyen; Her yıl ülkemizde 1,5 -2 milyon genç 18 yaşını dolduruyor, dolayısıyla mevcut konut açığı gençlerimizin yalnız yaşama istekleri ya da evlenmeleriyle daha da artmaktadır. 


VATANDAŞ MECBUR KALIYOR 


İzmir son yıllarda uydukent modeli, yeni yerleşim alanları oluşturulmadığı ve kentin gelişmesine yönelik yeni plan yapılamadığı için arsa, konut ve kira fiyatlarıyla Türkiye'nin neredeyse en pahallı ili haline gelmiştir. Ayrıca çok yüksek oranlarda kat karşılığı furyasının sürmesi nedeniyle konutu olmayan kesime yönelik konut yapılamaması yüksek maliyetli konutlara vatandaşlarımızı mecbur bırakmış, yüksek maliyetli konutlar için kredi kullanan vatandaşlarımız da belli bir süre sonra krediyi ödeyemez hale gelmiştir." 


KALİTELİ KONUTLAR 


DRC Grup Kurucularından Onur Durmuş: İstanbul'da sosyal olanaklar ve ekonomi daha canlı olmasına rağmen yaşam kalitesi giderek azalıyor. İstanbullular, İzmir'de özellikle Çeşme, Urla ve Seferihisar gibi sayfiye yerlerinde oturmak istiyor. İzmir'in iklimi, insan yapısı ve İstanbul'a göre düşük olan trafik yoğunluğu, insanları cezbediyor. İnsanlar artık vaktinin çoğunu ev ve işyeri arasında geçirmek istemiyor. İzmir'de gelişen inşaat sektörü de daha kaliteli konutlar sunuyor. İzmir - İstanbul otoyolunun tamanılanmasıyla hem iş hem de oturma amacıyla İzmir'e daha çok insan gelecek. İzmir kısa süre içinde ekonomi ve kent yaşamı anlamında büyük gelişme kaydedecek. 


NİTELİKLİ GÖÇ ARTACAK 


Kavuklar Grup Gayrimenkul Geliştirme Grup Başkanı Metehan Kavuk: İstanbul'un hem yaşam tarzı hem de coğrafya olarak tek rakibi İzmir. İstanbul'un sosyal yaşamına, boğazına ve kültürüne alışmış insanlar bu yüzden ilk alternatif olarak İzmir'i düşünüyorlar. Her ne kadar İstanbul'dan İzmir'e göç eden insan sayısı fazla olsa da, çoğunluğu yüksek yaş grubundan oluşuyor. Bu da ilk başta İzmir için iyi görünmesine rağmen, uzun vadede pek de kent lehine bir gelişme değil. Ancak 2008 krizinden sonra daha fazla çalışan insanın ve iş dünyasının İzmir'i tercih ettiğini görüyoruz. Bunun nedeni de hem İzmir'de yeterli kalifiyeli elemanı bulabilmeleri hem de İstanbul'da iş esnasında trafik gibi nedenlerden dolayı boşa geçen vakti İzmir'de işe dahil edebilmeleri. Elbette İzmir'de kiraların ve emlağın ucuz olmasının da burada rolü var. Bir de İstanbul'dan kopmadan İzmir'de işini devam ettiren ciddi bir kesim var. İzmir - İstanbul Otoyolu'nun bitmesinin ardından bu trafik daha da yoğunlaşacaktır. Hep söylediğimiz gibi, İzmir uzun süredir bekleyen ve gerekli kalkınmayı gerçekleştiremeyen bir kentti" dedi. 



Ege Haber



Haber Anayurt Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, 2 milyon 226 bin kişinin konut kredisi borcu olduğunu belirterek, "Bankalar yüksek faiz ve masraf bedelleriyle dar gelirlinin belini büküyor" dedi. 


Aslan "Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin 2016 Ocak verilerine göre; İzmir, konut kredi riski en yüksek olan 10 il arasında 10.7 milyar TL ile 3'üncü sırada. Kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı 1 milyon 331 bine ulaştı. 17 milyon 793 bin kişinin bankalara 155 milyon TL ihtiyaç kredisi borcu var. Kişi başına düşen borç ortalaması 8 bin 711 TL'ye yükseldi. Ayrıca; 2 milyon 226 bin kişinin bankalara konut kredisi borcu var" dedi. 


Anayurt





Haber Milliyet Ege Gazetesi köşe yazarı Muhittin Akbel'in yazısında şu şekilde yer aldı...



Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, 2 milyon 226 bin kişinin konut kredisi borcu olduğunu söyledi. 

Bankaların, yüksek faiz ve masraf bedelleriyle dar gelirlinin belini büktüğünü dile getirdi. 

Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle; özellikle küçük ve orta ölçekli reel sektörün, yatırım yapamadığını, üretemediğini... 

Ürettiğini satamadığını, aldığı kredileri ödeyemediğini... 

Çeklerinin karşılıksız çıktığını ve iflasların arttığını anlattı. 

Yani, ekonomimizin hiç de içaçıcı olmayan fotoğrafını çekti Hüseyin Aslan... 


İzmir; konut fiyatları artışında Türkiye ikincisi, dünya altıncısı. 

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin raporuna göre ise, konut kredi riski en yüksek 10 il arasında yer alıyor İzmir... 

10.7 milyar lira konut kredi borcu olan İzmir, riskli iller sıralamasında üçüncü durumda. 


Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin Türkiye raporu daha da korkunç. 

Kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı 1 milyon 331 bin... 

17 milyon 793 bin kişinin bankalara, 155 milyon lira ihtiyaç kredisi borcu bulunuyor. 

Kişi başına düşen borç ortalaması, 8 bin 711 lira. 

Bankalara konut kredisi borcu olanların sayısı ise 2 milyon 226 bin... 


Tüm bu rakamlar, insanların konut edinme arzusunu frenliyor. 

Dahası, kentsel dönüşüme katılmaktan bile kaçınıyor. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ürkütücü ekonomik tabloya rağmen, hak sahipleriyle uzlaşarak, anlaşarak Uzundere'de kentsel dönüşüm yapım ihalesine çıkıyor. 

Vatandaşlar, Büyükşehir'in garantörlüğüne güvenerek uzlaştı elbette. 

Büyükşelıir'den öte, Başkan Aziz Kocaoğlu'na güvendiği için kabul etti şartları. 

Yoksa Büyükşehir'in de işi zordu. 


Kentsel dönüşümün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ayağı olan 6306 sayılı yasayla "riskli yapı" sınıfına sokulan binalarda yapılacak dönüşüm, bina yenilemekten öte anlam taşımıyor. 

İnanılmaz bir zorlama var, dayatma var bu kanunda... 

Ne yazık ki, "riskli yapı" kapsamındaki binalarda oturanların tamamına yakını, kendisinin ve ülkenin ekonomik çıkmazda olması nedeniyle borca girmek istemiyor. 

Devlet, "İster borçlan, ister borçlanma. Ben bu riskli yapıyı yıkacağım" diye diretiyor. 

Kira yardımı gibi komik ikramlara da itibar etmiyor vatandaş... 

Müteahhitlerin ağır sonuçlar getiren tekliflerini onaylamıyor haklı olarak... 


Bankaların yaklaşımı, daha da gaddarca. 

Alınacak 100 bin liralık kredi, faizleriyle 150 bin lirayı buluyor. 

Kolaylık, bunun neresinde? 


Özetle... 

İnsanlar, ev almak için borçlanmaya korkuyor. 

Borçlananlar, ödeme planına sadık kalabilmek için zorlanıyor. 

Önemli bir kısmı da ödeyemiyor zaten. 

Orta ölçekli inşaat firmaları, yatırım yapmaya korkar oldu. 


Hüseyin Aslan, faizler indirilirken, bankaların özellikle konut kredilerindeki faiz ve diğer masraflarla vatandaşın ev sahibi olmasını engellediğini iddia ediyor. 

Hiç de haksız sayılmaz. 

Bankaların kendi birliği bile bu iddiayı doğruluyor. 


Hüseyin Aslan'ın, kentsel dönüşümle ilgili son sözü, balyoz gibi ağır: "Kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında şehir merkezindeki konutlar yenileniyor. 


Yani kentsel dönüşüm, İzmir'de göz göre göre 'rantsal dönüşüm'e hizmet eder hale geldi." ? ?? 

Aynen öyle... 

Çünkü Ankara'daki abim böyle istiyor! 




Milliyet Ege