'Kriz döneminde önlem almalıyız'

'Kriz döneminde önlem almalıyız'

Regnum Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Öztürk, son günlerde yaşanan global krizin gayrimenkul sektörü üzerindeki olumsuz etkilerinin devam ettiğini kaydetti.

Amerika'da ortaya çıkan ve Avrupa, Asya gibi piyasalara çok hızlı sıçrayan mortgage krizinin, hem genel ekonomi hem de gayrimenkul sektörü üzerindeki olumsuz etkileri devam ettiğini söyleyen Öztürk,” Aslında, yaklaşık 1,5 yıl önce başlayan kriz sanırım artık dip noktasını görmek üzere. Özellikle geçtiğimiz ay içinde ABD'nin en büyük finansal kurumu Lehman Brothers'ın iflası ile birlikte başlayan süreçte, gerek ABD gerekse Avrupa finans piyasalarında önüne geçilemez iflaslar ve el koymalar yaşandı. Amerika'da gayrimenkulün finansmanı yönteminden dolayı oluşan açıkların kapatılamaması sebebiyle böyle bir kriz meydana gelmiştir. Dolayısıyla, burada aslında tartışılan konu mortgage değil, sistemin finansman yöntemi” dedi. İçinde bulunduğumuz kriz ortamında yolun sonuna gelindiğini ve bundan sonraki süreçte, bugüne kadar yaşananların artçı şoklarının yaşandığını kaydeden Öztürk, yaklaşık bir yıl sürmesi beklenen bu kriz döneminde, finans kurumlarının kendi sistemlerini tamir etmekle uğraşacaklarını belirtti. Ülke olarak tamir süresinde önlem almamız gerektiğini söyleyen Öztürk; “İçinde bulunduğumuz süreçte, özellikle yabancı bankaların kredi vermekte çok da istekli olduklarını söyleyemeyiz. Yurtdışından kaynak temin edemeyen yerli bankaların da, kredi verme konusunda fazla başarılı olacaklarını sanmıyorum. Bankaların kredi veremediği bir ortamda, kriz reel ekonomiye sıçrayabilir ve asıl sorun o zaman başlayabilir. Burada gerekli önlemleri alma görevi ülkemiz adına hükümete ve Merkez Bankası'na düşmektedir.” dedi.
Krizlerden kurtulmanın temel kuralı sıkı sıkıya tasarruflu bir ekonomi yaratmaktansa, sağlanacak nakit akışı ile ekonomi çarklarını kontrollü olarak döndürmektir diyen Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Piyasalarda oluşturulacak sıkı tasarruf önlemleri, yarayı derinleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Bu yüzden piyasalarda sağlanacak güven ve gerek kamu gerekse özel bankalar aracılığıyla sağlanacak nakit akışı ile birlikte bu krizin daha rahat aşılacağını düşünüyorum. Toplumda oluşacak güvenin de ekonomiye ve toplumun ruh sağlığına önemli bir katkısı olacak.” Gayrimenkul sektörünün durumunu değerlendiren Öztürk, gerçekleştirmeyi düşündüğü satışlarla projeyi tamamlamayı hedefleyen firmaların, son 1 yıldır çok zor günler yaşadıklarını, siyasi gerilimler ve ekonomik krizlerin önemli bir güven bunalımı oluşturduğunu dile getirdi.