'Krizin yaşanması kaçınılmazdı, geçiş dönemi yaşıyoruz'

'Krizin yaşanması kaçınılmazdı, geçiş dönemi yaşıyoruz' 'Krizin yaşanması kaçınılmazdı, geçiş dönemi yaşıyoruz'

Alan Greenspan ABD'de yaşanan ekonomik krizin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Konut sektöründe olmasaydı başka alanda olacaktı" dedi.

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

Bunun olabileceğini iddia edenler bu yöntemi kullanarak doğruluğunu kanıtlamalı.
Fed geçmişte deflasyonist endişeler nedeniyle faizleri uzun süre düşük tuttu.
Deflasyon ABD ekonomisi için konutta kıyasla daha büyük bir tehlikeydi.
Uzun vadeli faizlerin artırılmasıyla konutta balon oluşması engellenemez.

ABD piyasalarının içerisinde bulunduğu krizin baş sorumlusu olarak gösterilen eski ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Alan Greenspan, kendisine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Greenspan özellikle 2003-2004 döneminde faizleri uzun süre düşük tutmasıyla, ABD'de konut balonunun oluşması arasında bir bağlantı kurulmasının anlamsız olduğunu belirterek, "Fed'in bu konuda sorumlu tutulması çok yanlış. Fed'in kısa vadeli faiz oranları üzerinde bir etkisi var ama uzun vadeli faizler bankanın etki alanının dışında kalıyor. Konut sektöründe oluşan balonun nedeni de Fed'in etki alanı dışında bulunan uzun vadeli faizlerin uzun süre düşük seyretmesi sonucu oluştu" dedi.

Ucuzluk dönemi bitti
Greenspan, uzun vadeli faizlerin artırılmasıyla konut sektöründe balon oluşmasının engellenebileceği yönünde teoriye de katılmadığını belirterek, "Bunun olabileceğini iddia edenler arada sırada bu yöntemi kullanarak doğruluğunu kanıtlamalıdır" dedi. Konuşmasında ABD'de yaşanan çöküşe de değinen Greenspan, "Piyasalarda bir krizin yaşanması kaçınılmazdı. Sıkıntılar konut sektörü olmasa bir başka alanda olacaktı. Bir geçiş dönemi içerisindeyiz. Fiyatların uzun süre düşük seyrettiği bir dönemin sonuna gelmiş bulunmaktayız" dedi.

Kontrolü kaybettik 
Eski Fed Başkanı, geçmişte aldıkları kararlara yönelik eleştirilerin o dönemin ekonomik koşulları göz önünde tutularak yapılması gerektiğine işaret ederek, "Fed'in o zamanlar önceliği deflasyonist etkilerle mücadele etmekti. Bu konu ABD ekonomisi için olası bir konut sektörü sorunundan çok daha büyük bir tehlike anlamına geliyordu. Biz daha sonra kısa vadeli faizleri yeniden yükseltmeye başladık ama uzun vadeli faizler bundan etkilenmedi ve düşük seyretmeye devam etti. Bir süre sonra İngiliz Merkez Bankası'nın yanı sıra diğer merkez bankalarıyla birlikte uzun vadeli faizler konusunda kontrolü kaybettiğimizi fark ettik. Bunun sonucu olarak konut fiyatlarını düşürme şansımızı da kaybetmiş olduk" dedi. Greenspan 2004 yılında yaptığı ve tüketicileri değişken faizli konut kredisi almaya teşvik ettiği açıklamasını 1 ay sonra geri aldığını belirterek yanlış yönlendirme ile ilgili iddiaları da reddetti.


Krizi kâr peşindeki hırslı gençler çıkardı


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı eski Devlet Bakanı Kemal Derviş, dünyada türbülanslar yaratan ekonomik krizden "yeni kuşak" hırslı "süper bankerleri" sorumlu tuttu. Kemal Derviş, Hindistan'da yaptığı bir konuşmada yeni bir kuşak "süper bankerlerin" kar peşinde koşarken gösterdiği açgözlüğünün en yoksul ülkelerdeki yoksulluğu azaltma hedeflerini geciktirme riski içeren bir ekonomik krizi tetiklediğini söyledi. İngiliz The Times gazetesince yansıtılan açıklamalarında Derviş, son 10 yılda yaşanan üç ekonomik kriz krizden "aşırı etkinliğe sahip, az yasal düzenlemelere tabii olan" finansal sektörü sorumlu tuttu. Derviş, söz konusu üç krizi olarak 1997 yılındaki Asya krizi, 2001 yılındaki e.ticaret krizi ve halen devam eden ABD kaynaklı kredi krizlerden bahsetti. Derviş şunları söyledi: "Süper bankerler, hedge fonları yöneticileri ve özel yatırım şirketleri, 21. yüzyılın kapitalizmin yeni baronları oldu. İnanılır gibi değil: ABD'de son birkaç yılda toplam şirket karlarının % 40'ı, finansal sektörde elde edildi." Derviş, bankerlerin, piyasalarda oluşan balonlardan büyük karlar sağladıklarını ancak balon patladığında bunun bedelinin asıl, hükümetlerin ve yüksek enflasyonun aracılığıyla sıradan insanlar tarafından ödendiğine dikkat çekti.

(Sabah)