Marmaray, İstanbul'un ulaşımının 'ana damarı'nı oluşturacak

Marmaray, İstanbul'un ulaşımının 'ana damarı'nı oluşturacak



Dünyanın incisi İstanbul'u korkutan Kuzey Anadolu Fay Hattı buradan geçmiyormuş. Projeye karar verildiğinde aylarca, hatta yıllarca hem Türkiye'nin, hem de dünyanın en önemli bilim adamları, deprem konusunda defalarca araştırma


 BOĞAZ'IN ALTINDA YÜRÜDÜK

Asırlardır Salacak el salladı, Sarayburnu ise ona göz kırptı. Hasrettiler, çünkü aralarında Boğaz'ın suları vardı.  Marmaray  Projesi ile bu hasretlik bitti. İki sevgilinin buluşmasına tanıklık etmek için, denizin 60 metre dibine inip, o heyecanı herkesten önce yaşadık
Kimine göre asrın projesi, kimine göre de; Asya ile Avrupa'nın denizin altından birleşmesi...
Bize göre ise; delinen dağların ardından, hikayede kavuşamayan Aslı ile Kerem'in birbirine kavuşması gibi.
Ama gerçek adıyla Marmaray Projesi...
Gebze ile Halkalı arasındaki 76.3 kilometre uzaklığı, bir hat üzerinde birleştirecek olan raylı sistemle, 104 dakikada almak mümkün olacak.
Düşünün bir kere; kısa bir mesafeye bile saatlerini harcayan İstanbullular için, Marmaray bir rüya gibi..
İşte bu rüyayı yerinde görmek için; Ulaştırma Bakanlığı'ndan gerekli izinleri aldık. Sonra da ver elini Üsküdar... Marmaray'ın merkezindeki yetkililerin nezaretinde; 40-50 metrelik merdivenlerden aşağı inip, yıllardır birbirine hasret kalan iki sevgili gibi bekleyen, Asya'yla Avrupa'yı birbirine bağlayacak olan tünele girdik.

UZUN, İNCE BİR YOL GİBİ...

Projenin ne denli büyük, ne denli dehşet verici bir yapıt olduğunu işte o zaman anladık. Tıpkı büyük usta Aşık Veysel'in dediği gibi; 'uzun ince bir yolda' gitmeye başladık. Belki gündüz-gece değil ama; git, git bitmiyordu... Biz; başımızda baretler, tünelin içinde yürürken, hummalı bir çalışma da gözlerden kaçmıyordu.
Birkaç dakikada bir; vagonlar, geçici olarak döşenmiş raylar üzerinde, bir o yana, bir bu yana yük götürüp getiriyordu. Biz ise bir yandan yürürken, diğer yandan da yetkiliden bilgi alıyorduk.
Burası; Türkiye'nin maliyet açısından şimdiye dek giriştiği en büyük projeydi.
Marmaray; büyüklük bakımından da dünyanın sayılı projeleri arasında.
Dünyada ilk kez; 60 metre derine tüp batırılmış. Üstünde yoğun deniz trafiği devam ederken, hiçbir aksaklığa ve kazaya yol açmadan devam edebilen ender projelerin başında geliyordu Marmaray... İstanbul'da olası bir deprem beklendiği için, yetkililere bunu da sorduk.

FAY HATTI GEÇMİYOR

Dünyanın incisi İstanbul'u korkutan Kuzey Anadolu Fay Hattı buradan geçmiyormuş. Projeye karar verildiğinde aylarca, hatta yıllarca hem Türkiye'nin, hem de dünyanın en önemli bilim adamları, deprem konusunda defalarca araştırma yapmış. Suyun altına konan tüplerde ve yerin altındaki tünellerde, bu işin hesabı-kitabı iyice ortaya konmuş.
Uzmanlar; depremin 'gömülü yapılarda' değil, binalarda daha riskli olduğunu söylüyor. Yani burası oldukça güvenliymiş. Yapı heyecanlı, anlatılanlar da birbirinden ilginç olunca, bizde farkında olmadan epeyce yol almışız. Karadaki 500 metrelik yer altı tüneli bitmiş, biz 300 metre de, Boğaz'ın altındaki tüplerde yürümüşüz. Yanımızdaki yetkiliye 'şu an tünelin neresindeyiz' diye soruyorum. Genç mühendis bana biraz da gülümseyerek 'şu an boğaz'ın tam altındayız yanıtını veriyor. Kubilay Çelik ve Muhabir arkadaşımız İbrahim Şahin'le göz göze geliyorum onlarda da aynı heyecan, aynı duygu...
Yıllardır bakmaya doyamadığımız Boğaz'ın 60 metre altındayız. Asya ile Avrupa'yı boğaz'ın altından bağlayan tüplerin tamamı birleşmiş. Bu tarihi ana biz de tanıklık ediyoruz.... İbrahim de bir yandan peşpeşe basıyor denklanşöre...
Sol tarafımızda bir delikten diğer tüneli ve içinde hummalı bir çalışmayı fark ediyoruz.

TEHLİKEYE RAĞMEN GİRDİK

Yanımızdaki görevliler merakımızın farkına varıyor ve hemen uyarıyor... 'Oraya girmeniz hem riskli hem de yasak...'
Bir yandan bize yardımcı olan görevlileri zor durumda bırakmak istemiyoruz bir yandan da orayı merak ediyoruz. Gazetecilik ağır basıyor ve bir anda kendimi yandaki tünelde buluyorum... Arkamdan da genç muhabirimiz İbrahim geliyor... Kubilay da durur mu... Kilosuna aldırmadan bir atlet gibi atıyor kendini bizim olduğumuz yere... Karşımızda dev bir makineyi kaynak aletleriyle parçalayan işçilerin nefes kesen çalışmasını görüyoruz. Tünel açan dev makine görevini tamamlamış geri gitme özelliği olmadığı için bir daha kullanılmamak üzere parçalanarak çıkarıldığını öğreniyoruz...
Denizin altındaki bu tüpler; Boğaz'ın tabanı oyularak yerleştirilmiş. Buradan geçecek olan ağır tonajlı gemilerin zarar vermemesi için de, tüplerin üstüne 4-5 metre yığınak yapılıp, deniz tabanıyla eşitlenmiş... İnsanın; gezdikçe- gezesi, baktıkça-bakası geliyordu.

TARİHE TANIKLIK ETMEK

Orada geçirdiğimiz birkaç saat, bize birkaç dakika gibi gelmişti. Ancak ne yazık ki; bize ayrılan sürenin sonuna gelmiştik. Böyle bir tarihi olaya tanıklık etmek, daha inşaat aşamasındayken içinde bulunmak ve de Boğaz'ın altında yürümek bizim için inanılmaz bir tecrübe oldu. Bu anı; ölümsüzleştirmek için yüzlerce fotoğraf çektirdik. Bu bizim için anlatılamayacak büyüklükte bir tecrübe ve de şanstı.
Kimbilir, belki de onlarca yıl sonra çocuklarımız ve torunlarımız bu muhteşem tünelde yolculuk yaptıklarında; 'Bizim dedemiz, buranın inşaat aşamasını gördü' diye haklı bir gurur yaşayacaktır.
Bu nefes kesen günü kısaca özetleyecek olursak; karadan tüneller bitti. Boğazın dibindeki tüpler hazır. Yalnızca; kara ile denizin, yıllardır bekledikleri hasrete son verilip, birbirine bağlanması için, rayların döşenmesini bekliyor. Bu kadar zaman bekledik, dört-dörtlük olması için birkaç yıl daha bekleriz.
Ondan sonra, dünyanın birçok önemli merkezi gibi, İstanbul da yer altı veya üstünden birbirine bağlanarak, modern toplu taşımacılığa 'merhaba' diyecek...
Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım başta olmak üzere bu inanılmaz projede emeği geçen herkesi kutluyoruz. Gördüklerimiz bize gurur verdi. Güçlü bir ülke olduğumuzu bize bir kez daha hissettirdi...

Boğaz'ın tabanını oyan dev köstebek jilet olacak
Denizin altındaki bu tüpler; Boğaz'ın tabanı oyularak yerleştirilmiş. Buradan geçecek olan ağır tonajlı gemilerin zarar vermemesi için de, tüplerin üstüne 4-5 metre yığınak yapılıp, deniz tabanıyla eşitlenmiş... İnsanın; gezdikçe- gezesi, baktıkça-bakası geliyordu.
Karşımızda dev bir makineyi kaynak aletleriyle parçalayan işçilerin nefes kesen çalışmasını görüyoruz. Tünel açan dev makine görevini tamamlamış geri gitme özelliği olmadığı için bir daha kullanılmamak üzere parçalanarak çıkarıldığını öğreniyoruz...
Orada geçirdiğimiz birkaç saat, bize birkaç dakika gibi geldi.. Ancak ne yazık ki; bize ayrılan sürenin sonuna gelmiştik. Böyle bir tarihi olaya tanıklık etmek, daha inşaat aşamasındayken içinde bulunmak ve de Boğaz'ın altında yürümek bizim için inanılmaz bir tecrübe oldu. Bu anı; ölümsüzleştirmek için yüzlerce fotoğraf çektirdik. Bu bizim için anlatılamayacak büyüklükte bir tecrübe ve de şanstı.

Asrın projesi 29 Ekim 2013'te hazır

Marmaray, Cumhuriyetimizin 90. yılında yolcu taşımaya başlayacak
2004 yılının ağustos ayında inşaatına fiilen başlanan Marmaray Projesi fikri, 150 yıl öncesine kadar uzanıyor. 1860 yılında Sultan Abdülmecit tarafından hazırlatılan projede, denize çakılacak olan kazıkların üzerine döşenecek tüp geçitlerle ulaşım sağlanmak istendi..

RÜYA, GERÇEK OLACAK

Fakat o zamanki teknoloji ve imkanlar, İstanbul Boğazı'nın iki yanını birleştirme rüyasının gerçekleşmesini engelledi. Daha sonraki dönemlerde, çeşitli kereler, bu proje için teşebbüse geçilmiş ama yine mümkün olmamıştı. Günümüzde ise; bu projenin fizibilite çalışmaları 1974 yılında yapıldı. 1980'li yıllarda ve 2000'in başında sondaj çalışmalarıyla, iş ciddiyet kazandı. Ve de 2004 yılında kazma vuruldu. Asrın Projesi; tam tamına 9 yıl sürecek. Yani Allah korusun; Türkiye'yi sarsacak olağanüstü bir durum olmazsa 2013 yılında bitecek. Ve de; Türkiye Cumhuriyeti'nin 90. yıldönümü olan 29 Ekim 2013 yılında açılışı yapılacak.

DİĞER HATLAR EKLENECEK

İstanbul'un toplu ulaşımının 'ana damarı'nı oluşturacak olan Marmaray'a; Kartal-Kadıköy, Üsküdar-Ümraniye, Kabataş-Zeytinburnu, Taksim-Levent ve Küçükçekmece-Havaalanı raylı sistemleri de daha sonra bağlanacak.

RAKAMLARLA MARMARAY

- Finansmanı Japonya ve Avrupa Yatırım Bankası'ndan sağlanan ve 3.5 milyar dolara mal olması beklenen Marmaray; 3 bölümden oluşuyor.
- Birinci bölüm; Demiryolu Tüp Geçişi. İkinci bölüm; Gebze-Haydarpaşa arasını kapsıyor. Üçüncü bölüm ise; Sirkeci-Halkalı arasında olacak.
- Projenin tasarım ömrü 100 yıl.
- 76.3 kilometrelik bölümün Ayrılıkçeşme (Kadıköy)-Yedikule arasını kapsayan 13.6 kilometresi yerin altında olacak.
- Diğer kısımların tamamı (63 kilometre) yer üstündeki mevcut tren hatlarında yapılacak.
- Projede, 37'si yerin üstünde, 3'ü de yerin altında olmak üzere toplam 40 adet istasyon var.
- Gidiş-geliş iki ayrı raylı sistemden yapılacak.
- Tek yönde; saatte 75 bin yolcu taşınacak.
- Çift yönde taşınacak günlük yolcu sayısı toplamı 1 milyon kişi olacak,
- Tüpler Tuzla'da 3 yılda yapıldı. Yüzdürülerek Boğaz'a getirildi.
- İki demiryolu hattının geçeceği, iki gözlü, 11 tüp yapıldı. Bu tüpler 8.75 metre yüksekliğinde ve 15.5 metre (ikisi) genişliğinde.
- Tüplerin 8'inin her biri 135, ikisinin de her biri 98.5, biri de 110 metre.
- Salacak-Sarayburnu arasındaki batırma tüp tünelin toplam uzunluğu 1.387 metre.
- Batırma tüpün en derin noktası, 60.46 metre.
- İstasyonlar arası mesafe; yaklaşık 2 kilometre.
- Her 200 metrede bir, iki tüp arasında enine geçişler var. Acil durumlarda buralar kullanılacak.
- Her iki dakikada bir, bir tren istasyona gelecek.
- Taşıma için G.Kore'de 440 adet vagon yapılıyor.
Güneş