26 / 11 / 2022

Mehmet Tığ: Yeni binalar daha sağlam!

Mehmet Tığ: Yeni binalar daha sağlam!

Kocaeli Jeofizik Mühendisleri Başkanı Mehmet Zeki Tığ, Depremi değerlendirerek, yeni den geçtiğini vurguladı Binalara depremde bir şey olacağını düşünmediğinin altını çizerek yeni yapıların denetimden geçtiğini vurguladı.



Kocaeli Jeofizik Mühendisleri Başkanı Mehmet Zeki Tığ, Depremi değerlendirerek, yeni binalara depremde bir şey olacağını düşünmediğinin altını çizerek, yeni yapıların denetimden geçtiğini vurguladı Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Semrel Oruç Aşçı geçtiğimiz günlerde Kocaeli Jeofizik Mühendisleri Odası Başkam Mehmet Zeki Tığ'la depreme yönelik oldukça bilgilendirici bir röportaj gerçekleştirdi. 


Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 


Kocaeli Jeofizik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesinin iki yıllık dönem için seçilen başkanıyım. Özel bir sektörde çalışmaktayım. 1994 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinden Jeofizik Mühendisi olarak mezun oldum. 2000 yılından beri de Kocaeli'de çalışıyorum. Doğma büyüme Kocaeliliyim. Jeofizik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesinde 3 dönem görev aldım bu dönemde başkanlığını yapmak nasip oldu. 


17 Ağustos 1999 depreminin 15'nci yıl dönümü. Kocaeli'nin acı ama gerçek yüzü bizler büyük Marmara depremini çok ağır kayıplarla atlattık. Öncelikle deprem nedir bizleri bilgilendirir misiniz? 


ÜLKEMİZİN NEREDEYSE TAMAMI BİRİNCİ DERECE DEPREM BÖLGESİ


Ülkemizin de üzerinde bulunduğu yer kabuğu, sürekli bir hareket halinde. Karadeniz, Ege ve Marmara'yı bir bütün olarak düşünürsek Anadolu bir yarım ada. Her yıl belli oranlarda itilerek Avrupa ya doğru hareket ediyor. Buda bir sıkışma yaratıyor. Yerin dayanamayacağı güce ulaştığında da kırılma hareketlerini yaparak yeri sallıyor. 


Üzerinde bulunduğu bir doğu Anadolu birde kuzey Anadolu fay hattı var. Yani iki büyük fay hattı üzerindeyiz. O yüzden ülkemizin hemen hemen tamamı birinci derece deprem bölgesi üzerinde. İki ana fay hattımız bu iki ana fay hattımızda bu bölgelerde oluyor. İnşallah bir daha deprem olmaz ama maalesef ki olacak. Hangi periyoda ne zaman olacağım aşağı yukarı bilmekle beraber tam zamanını kestirme şansımız maalesef yok. Yani yer kabuğunun gerilmesine ne kadar dayanacağını saati dakikasına bilme şansımız uygun değil. 


Peki deprem konusunda halkımız ne kadar bilinçli? 


HALK BİLİNÇLİ DEĞİL


Ülkemizde her gün deprem oluyor fakat bunlar bizim hissedeceğimiz yada hissetmeyeceğimiz depremler olarak ayrılıyor. 3 şiddeti ve altındaki depremleri pek fazla hissetmiyoruz. 


Mesela 4 şiddeti ve üzerine çıkıyor ve deprem yüzeye yalan olunca hissetmeye başlıyoruz. Deprem ne kadar derinde ve yaşam alanları o kadar uzak olursa o kadar az hissediliyor. Ama Kocaeli depreminin en büyük özelliği yerleşim biriminin hemen altında 45 saniye gibi çok kısa gibi görünse de her konuda hazırlıksız olarak yakalandık. Ve bunun sonuçları da maalesef ağır oldu. Bu konuda halkımız ne kadar bilinçli dersek maalesef bilinçli değiliz. Deprem unutuldu gitti. 1999 depremi sadece 17 Ağustos geldiğinde anma etkinlikleri unutmadık unutturmayacağız deniliyor ve ne yazık ki 18 Ağustos'ta her şey eskiye dönüyor. Değişen hiç bir şey yok. Fakat o günden bu güne çok şey değişti. Bazı şeyler halkın bilincine bırakılmadı. Mesela halen daha kanunlar değişiyor. 


Binalarımızla ilgili kanunlar çıkıyor. Bu kanunlar çıktıkça belki daha bilinçleniyoruz fakat halkımız olası depremlere karşı bilinçli değil. Daha kimse dolabını duvara sabitlenmiyor. Halbuki bina yıkılmayıp o dolap devrilince insan hayatını kaybedebiliyor. Böyle de çok can kaybımız meydana geldi, insanlar çok yakınlarım kaybettiler. Tabi bununda sonuçlan oldukça yoğun oluyor. Rahmetli Ahmet Mete Işıkara ne demiş "Deprem Öldürmez Bina Öldürür..." Burada sadece deprem değil pek çok konu var. İş güvenliği mesela bize bir şey olmaz Allah'tan gelir her şey, kader gibi şeylerin arkasına saklanılıyor. Depreme hazırlık konusunda ilk olarak maddiyat ön planda geliyor ardından eğitim. Mesela gerek Büyükşehir Belediyesi olsun gerekse de İzmit Belediyesi okullara gidip çocuklara doğal afetler konusunda bilgiler veriyorlar. Büyükşehir Belediyesi depremden sonra zemin deprem inceleme müdürlüğü kurdu. O birimde pek çok arkadaşımız çalışıp bir şeyler yapıyorlar. Sismoloji deprem mühimdir ve orada depremler takip edip senaryolar kuruyorlar ve çalışmalar yapıyorlar. 


Depremden sonra inşa edilen binalar uygun şartlara göre yapılıp denetleniyor mu? 


ARTIK DENETİM VAR


Çıkan kanunlara baktığımız zaman kanunlar güzel. Önce kanun çıkıyor ardından aksaklıklar görülüyor daha sonra bu aksaklıklar yönetmeliklerle düzenleniyor. Bu konuda açılan en büyük kanun yapı denetim kanunudur. Bu kanunla devletimiz yapıyla ilgili tüm sorunları yapı denetimlerine bırakmış. Bunun içinde bazı şartlar koymuş. Yapı denetim firmasında inşaat mühendisi, mimar, elektrik, makine, jeoloji mühendisi bulunmak zorunda. Şuanda bu kanun işliyor. 


Eskiden elle dökülüp atılan betonlar vardı. İşçiler kumu karıştırıp kendi atarlardı. Şimdilerde ise hazır beton kullanmak zorundalar. Eskiden kullanılan demirler şimdi kullanılmıyor. Yeni inşaatlar eskilere göre çok daha sağlam ve daha kaliteli malzemeler kullanılması öngörülüyor. Standartlar yükseltilerek bu standartlara uyulması gerekmekte. 


Zaten yapı denetimler binanın inşası esnasında taşıcı sistemle alakalı olarak temel özellik beton ve demirdir. Bu beton ve demir numuneler aldırıp o demirin standartlara uygunluğunu onaylayıp ondan soma inşaatta kullanılmasına izin veriyorlar. Yapım aşamasında da uygun malzeme kullanıp, uygun etaplarda dökülüyor mu kolonu, kirişi boyutları projeye uygun mu değil mi diye onlara bakılıyor. Ve nihayetinde güzel bir çalışma ortaya çıkıyor. Bu işlemlerin bir üst denetleyicisi var oda belediyeler. Belediyelerin yapı denetimcilerinin o işi yaptığını görmeden o inşaata izin vermiyor. Özetle bir denetim artık var. Türkiye bazında problem vardır fakat kendi ilimizden konuşacak olursak Kocaeli'de bir problem yok. Kocaeli deki denetimler belki istediğimiz standartta değil ama en azında artık bir denetim var ve belli hesaplar yapılarak inşaatlar yapılıyor. 


Peki depremden sonra en fazla 4 katlı bina yapımına izni veriliyordu. Ancak tekrardan görüyoruz ki binalar yükselmeye başladı bu neye göre değerlendiriliyor? 


YÜKSEK BİNADAN KORKMAMAK LAZIM


Burada tek kriter zemin değil. Eğer burada risk varsa ve tehlike arz ediyorsa, buraya bina yapılır fakat şartları farklıdır. İnşaat mühendisliği alanına biz müdahale etmemeliyiz. İnşaat mühendisi kararı verir biz sadece zemini veririz oda o risklere göre nasıl bina yapacağını tasarlar ona göre hesaplar kullanarak binasını proje bazında inşa eder. Onun için yüksek bina yapılmasına bakmamak lazım. Uygun yapılmış mı yapılmamış mı önemli olan kriter bu. Mesela Japonya herkesin malumu beşik gibi sallanıyor. 


Bütün binalar 50-60 katlı. Raylı sistem yapmakla sağlam bina yapmak arasında fark yok. Bina yapında nasıl bina yaparsanız yapın. Bu binayı özelliğine uygun inşa edin ve ona göre hesaplamalarda parametrenizi kullanırsanız yüksek bina yapmanızda bir sakınca yok. Sadece proje bazında inşa edemezsiniz. Yüksek binadan korkmamak lazım. Marmara'da yıllardır bir deprem gerçeği var. Türkiye de her zaman bir deprem beklentisi var. 


Ama Marmara da beklenen bir depremden daha etkili olabilir mi? 


YENİ BİNALARA BİR ŞEY OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM


 1999 yılında olan depremde bizim bulunduğumuz bölge kırıldı. Herkesin dilindeki İstanbul depremi bir kere denizin dibinde olacak. O yüzden etkisi bizim depremimiz gibi olmayacak. 


Ama İstanbul'da olacağı için İstanbul'da ki yapılaşma düşünüldüğünde Kocaeli bir buçuk milyon İstanbul ise 15 milyon. Kocaeli'de 100 bin ev etkilendi ise bu bir buçuk milyonun on beşte biri, İstanbul'un on beşte biri bir milyon. O yüzden İstanbul'daki depremin yıkıcılık boyutu oransal olarak belki daha düşük olacak. Ama on beş milyona oranladığımızda da depremin tahribatını daha fazla kişi hissedecek. O yüzden hani İstanbul depremi evet olacak ama bu bugünde olabilir yarında olabilir. Çünkü biz depremler de en çok istatistiklere güveniriz. Kocaeli depreminin peşinden belli periyotlarda İstanbul depremi olmuş. Her zaman Kocaeli depremi daha şiddetli daha yıkıcı olmuş. Bundan sonraki olası depremlerden İstanbul nasıl etkilendiyse bizde öyle etkileneceğiz. Yeni binalara ben şahsen hiçbir şey olacağına inanmıyorum. Mesela Demiryolu Caddesi'nde 8-10 katlı hasarlı binalar var ve halen daha duruyor. 


Buna neden belediyeler bir el atamıyor? 


El attığını biliyorum. Bu 8-10 katlı binanın içerisine baksanız hemen hemen yirmi daire var. Türkiye 'de ki dava süreçlerinin ne kadar uzun olduğunu biliyorsunuz. Ama İzmit Belediyesi'nin riskli yapılarla ilgili bir çalışması söz konusu olduğunu biliyorum. ilimizde kentsel dönüşümle ilgili pek çok projenin gerçekleşeceği söz konusu. 


Bu kentsel dönüşüm projelerinde özellikle deprem gerçeği göz önünde bulundurulacak mı? 


KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN UYGULANMASINDA PROBLEM VAR


Kentsel dönüşüm 6306 sayılı yasa çıktığında bir takım etkiler verdi. Bakanlığın belli kurumlarına, belediyelere etkiler verdi. Gelen genelge ile bakanlık ve belediyelere halkın daha iyi bilgilendirilmesi için yazılar yazıldı. Kentsel dönüşüm denildiğinde herkesin aklına Kocaeli de kent konutun yapığı gibi belli bölgelerde 50 tane bina yerine 2 tane bina yapıp depreme dayanıklı olmasını sağlamaktır. Kentsel dönüşüm güzel bir proje fakat uygulamasında problemler var. 


Peki bu kentsel dönüşüm projesinde yapılar belli bir yapı dahilinde mi olacak? 


Belediyelerin imar yönetmelikleri var. Bakanlığın imar kanunu var. O kanunlar uygulanarak yapılıyor. Kat sayısı olarak ise belediyelerin belli bir kat sınırlaması var. Hangi bölgedeyseniz ona göre kat sınırlaması oluyor. 


Deprem öncesinde yapılar sağlamlaştırılmış dahi olsa, sizce insanlar deprem anında nasıl güvende olacaklarını biliyorlar mı? 


Depremi yaşamış bir insan olarak içinde bulunduğum binada depreme yakalanmışsam kendimi güvensiz hissediyorum. Mesela eğer binaya güvenmiyorsam balkondan asla atlamam. Örneğin deprem olduğu zaman kirişin altında durun diyorlar. Bina yıkıldığı zaman kiriş zaten sizi ezecektir. Her zaman size yaşam üçgeni oluşturacak yerlerde durmalısınız. Her ne kadar bilinçlendirilme yapılsa da deprem olduğu zaman insanlar balkondan atlıyor, merpenlerden iniyor. Yukarı doğru kaçarsınız mümkün olduğu kadar en az hasarı üstünüze alırsınız. Kurtulanların çoğu üst katlardan, ölenlerin birçoğu ise alt katlardandır. Bunlar aslında insanların depremi bilmesi ile alakalıdır. Her ne kadar ne yapacağınızı bilseniz de o anki psikoloji ile insan ne yapacağını bilemiyor. 


Kentsel dönüşümle ilgili özellikle sizin belirtmek istedikleriniz var mı? 


İnternet çağındayız artık insanlar çok kolay bir şekil de o kanunu açıp inceleyebilirler. Yönetimin neler yapıp neler yapmadığını çevre şehircilik il müdürlüğüne veya belediyelerine sorabilirler. Nereye müracaat edeceklerini bilmedikleri takdirde odamız olarak bizlere danışabilirler. 


Kentsel dönüşümün öncülükleri var bildiğimiz kadarıyla. İzmit içerisinde öncelik alanları neresidir? 


Kent konut bunu zaten yıllardır yapıyor. Afet riski altındaki alanlann dönüştürülmesi hakkındaki kanun. Bu aslında kentsel dönüşüm kanunu değil. Afet riski deyince herkesin aklına ilk olarak deprem geliyor. Sel, heyelan, kayma, göçme, çığ gibi alanlar aynı zamanda TÜPRAŞ'ın çevresi de afet riski taşıyor. Allah korusun TÜPRAŞ patladığı zaman ilk etkilenecek olan yer kendi etrafı. Yeter İd evler kriterlere uygun inşa edilsin. 


Kentsel dönüşüm sizce ranta dönüştü mü? 


İNSANLARIN OTURDUĞU BİNALARI BİLMELERİ LAZIM


Ranta dönüştüğünü devlet bilir fakat ranttan faydalanmak isteyenler tabiî ki de vardır. Duymadım görmeden bu konuda kimseyi suçlayamam ama bu bence ranta dönüştü mü bence hayır değil. Bu bir ranta dönüşmüş olsaydı her yer yıkılıp inşaat alanına dönüşmüş olurdu. Öncelikle kısanların oturduğu bmanın ne olduğunu bilmeleri lazım. 


Deprem bölgesi olduğumuz için özellikle hasar görmese bile yapı sağlam olsa bile belli bir yıldan sonra onunda yıkılıp yeniden yapılması gibi bir şey söz konusuymuş. Kaç yıl sonra binalar artık yeniden yapılana bilir? 


VATANDAŞTA SORU İŞARETİ VARSA DANIŞSIN 


İnsanların bir ömrü olduğu kadar binalarında bir ömrü var. O belli ömrü tamamladığı zaman binalarm yapısı itibariyle bakmaksızın yıkılması lazım. Fakat ekonomik şartlar ve koşullar bunların bir numaralı faktörü. Kentsel dönüşüm bu mana da gerekli hem binaların göze hoş gelirliği ile de alakalıdır. O görüntünün değişmesi adına insanların daha nezih yerlerde yaşaması adına pek bir sorun yaşanmayacak gibi gözüküyor ama bunla beraber diğer faktörlerde var. Sosyal olanaklar, imkanlar, yollar gibi. Mesleğimiz adına kentsel dönüşümün en başında bizler varız. Zemine bakmakla mükellefiz. Zemine bakacağız ki bizim zeminimize göre bina yapımına karar verecekler. Çok sağlam bir zemine çok sağlam bir bina yapmak sağlıklı değil. Zemine göre bina inşa etmek gerekir. Bir arsaya bina yapacakları zaman bizlere ilk önce danışsınlar. Vatandaşlarımızın binasıyla ilgili akıllarında bir soru işareti varsa bizlere danışmaları yeterli. 


Kocaeli Bizim Yaka 




Geri Dön