''Mortgage dalgası bize de ders olmalı, eksikleri gidermeliyiz!''

''Mortgage dalgası bize de ders olmalı, eksikleri gidermeliyiz!''

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Turan Erol "ABD'de mortgage sistemindeki problem ders olmalı. İleride sıkıntı yaratmaması için kredi derecelendirme şirketlerinin düzenlemelere ihtiyacı var" dedi.

Hafta sonu gezilecek 10 proje 5 site!

 


 




Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, ABD konut finansmanı piyasasında başlayan ve küresel boyut kazanan dalgalanmanın Türkiye'ye etkisini SABAH'a değerlendirdi. Erol ayrıca KOBİ Borsası, İMKB'nin özelleştirilmesi, mali piyasalar üst kurulu arayışı, el konulan halka açık şirketlerdeki küçük yatırımcının geleceği, izinsiz halka arz yapan şirketlere ilişkin çözüm reçetesiyle ilgili önemli ipuçları verdi. "Sermaye piyasamızın hangi olayda nasıl tepki verdiğini görebiliyoruz. Tansiyonu sürekli ölçüyoruz. Yerli-yabancı payını, giriş-çıkışları, iki günlük takas süresini beklemeden anında değerlendiriyoruz" diyen Erol, şunları söyledi.


* ABD'DE NE OLDU: Amerikan mortgage piyasasındaki sorun, özünde sistemik değil ahlaki bir sorun. Esasen Amerikan hastalığından en fazla Avrupa bankaları zarar gördü, faturayı büyük ölçüde onlar ödedi. Çünkü Avrupa'da kıyasıya rekabet var ve kâr marjları çok düşük. Yarım puan fazla getiri için aşırı risk alanlar oldu. Bunu Alman sermaye piyasası otoritesinin başkanına da söyledim. "Risk dağılımını iyi yapmamışsınız" dedim.


* TÜRKİYE DİKKATLİ: Türkiye'deki konut finansmanı sistemi, gelecek gelire ve ödeme gücüne endeksli. Bankalarımız kredilendirmede gayet başarılı. Geri ödeme sorunu yok gibi. 35 milyar YTL kredi stokunda geri dönmeyen tutar binde 44 gibi çok küçük bir tutar. Biz, SPK olarak sürecin ikinci ayağındayız. İlk ayağında finansal kuruluşların kredileri var. Bu kredilerin gerçek gelire, gerçek ödeme gücüne ve gerçek değerlemeye göre verilmesi çok önemli. Krediler, ikincil piyasaya gireceği zaman biz SPK olarak devrede olacağız. Bu nedenle zincirin ilk halkasının sağlam olması en temel konu.


* DALGADAN ÇIKAN DERSLER: Son küresel dalgalanma bize şunu gösterdi ki muhasebe standartlarında olduğu gibi kredi derecelendirme firmaları açısından da düzenlemeye ihtiyaç var. Çünkü kredi derecelendirme kuruluşları, adeta transfer edilen kamu gücünü kullanıyorlar. Bankalar, aracı kurumlar, emeklilik fonları, bu kredi notlarını baz alıyorlar. Biz, önümüzdeki dönemde tek başına bu notları yeterli saymayacağız. Kredi notlarının veri kabul edilip, finansal kurumların kendi uzmanları aracılığıyla ilave değerlendirme yapmalarını da isteyeceğiz, onlara sorumluluk yükleyeceğiz.


* RİSK DAĞILIMI DENGELENDİ: Küresel dalgalanma, global risk dağılımını daha dengeli hale getirdi. Riskin sadece gelişmekte olan piyasalara özgü bir faktör olmadığı, gelişmiş piyasalarda da risk unsurları bulunduğu görüldü.


* KÜÇÜK YATIRIMCIYA UMUT: El konulan halka açık bankalar ile imtiyazı kaldırılan şirketlerdeki küçük yatırımcının durumunun farkındayız. TMSF'nin, "Sihirli bir formül bulabiliriz" açıklaması var. TMSF, kamu imkanlarının el verdiği ölçüde yatırımcıyı korumak için çalışıyor. Sürekli bilgi alış verişi içindeyiz. Tutumları takdire şayan.


* KOBİ BORSASI GELİYOR: Küçük ve orta ölçekli işletmeleri sermaye piyasaları ile tanıştırmak üzere ilk adımı 2005'te attık. Borsayı işletecek şirketin kuruluşu tamamlandı. TOBB ve aracı kurumların ortak olduğu bu şirket elektronik altyapıyı oluşturuyor. 2008 başında faaliyete geçmesini istiyoruz. Burada KOBİ'lere özgü standartlar belirlenecek. Piyasa kararı


(Sabah)