Mustafa Mutlu'dan Kemer Okulları'nın yıkımına tepki!

Mustafa Mutlu'dan Kemer Okulları'nın yıkımına tepki!

Vatan Gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, bugünkü köşesinde 'Yıkmak için `kaçak' okul arayanlar... İstanbul'da 1665 adet var. Hem de devlete ait!' başlıklı yazı kalame aldı


İşte Mutlu'nun yazısı;

Yıkmak için `kaçak' okul arayanlar... İstanbul'da 1665 adet var. Hem de devlete ait!

Zeynep Mutlu Vakfı'na ait Kemer Okulları'nın "kaçak" olduğu gerekçesiyle pazar sabahı yıkıldığını duyunca bir yıl öncesine gittim.

Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde, bir vakfa ait kız öğrenci yurdunun bir bölümü 1 Ağustos 2008'de LPG patlamasının ardından çökmüş ve 18 kızımız ölmüştü.

Tamamen yerle bir olan yurdun deprem ve itfaiye raporu yoktu.

Binada faaliyet gösteren Kur'an Kursu kaçaktı.

Aradan bir yıl geçti...

Olan, hayatlarını kaybeden çocuklara oldu!

Çünkü Kur'an Kursu'nun bağlı olduğu tarikat devreye girdi ve olay soğutuldu.

***

Kemer Okulları ise, eşine Avrupa ülkelerinde bile ender rastlanan koşullara sahipti.

Mimarisi, güvenliği, konforu dört dörtlüktü.

Üstelik de iddia edildiği gibi "kaçak" falan değildi; arazisi Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden alınmıştı. Eğer ortada bir sorun varsa, bu; Milli Emlak ile Eyüp Belediyesi arasında olmalıydı!

***

Ama "tarikat" yurdunda 18 kızımızın ölmesine seyirci kalan ve hesap soramayan "zihniyet", benzerine ancak faşist devletlerde rastlanan bir uygulamayla, mahkeme kararını bile beklemeden...

Sabahın kör saatinde...

600 zabıta...

Çok sayıda "kepçe" göndererek, yerle bir ediverdi bu "hayır ve eğitim" kurumunu!

Uyduruk bir "tebligat" yeterliydi onlar için...

Zaman vermediler.

Hatta, "Zaman verirsek yürütmeyi durdurma kararı çıkartırsınız" dediler...

"İtiraz" olmasın diye Kaymakamlığı bile kapattılar!

Yani... Yaptıkları işin "yasa dışı" olduğunun farkındaydılar.

Aceleleri bu yüzdendi!

İstanbul 2'nci İdare Mahkemesi, yıkımdan sadece bir gün sonra "yürütmeyi durdurma" talebini oybirliğiyle kabul etti!

***

Mimarlar Odası dün Milli Eğitim Bakanlığı'nın İstanbul'daki 1850 okulundan tam 1665'inin "yasal" olmadığını açıkladı.

Sakın yanlış anlaşılmasın:

"O zaman onları da yıkın" demiyorum.

Elbette; hiçbir okul yıkılmamalı, öğrencileri mağdur edilmemeli...

Ama birileri de çıkıp, Zeynep Mutlu Eğitim Vakfı'na yapılan bu "ayrıcalıklı uygulama"nın nedenini anlatmalı!

Eğer o ilim-irfan yuvasının yerle bir edilmesinin gerekçesi; Vakıf Başkanı'nın, aynı zamanda gazetemizin Yönetim Kurulu Başkanı olmasıysa...

Yani gazeteye kızanlar, faturayı savunmasız çocuklara ve bu çağdaş kuruma kesmişlerse... Bu; büyük bir alçaklık olmaz mı?

O zaman ben ve bu gazetenin tüm çalışanları; birilerine övgü yazıları yazmadığımız için kendimizi sorumlu mu hissetmeliyiz?

Ve... Bir gazeteciye bu duyguları yaşatan bir devletin "demokratikliğinden" söz edilebilir mi?

***

Adım gibi biliyorum ki; pazar sabahı okul yıkanlar bunun hesabını yasalar önünde verecek...

Zeynep Mutlu Vakfı da yeni binasında on binlerce çağdaş öğrenci yetiştirmeye devam edecek.

İyi de...

500'e yakın çocuğun çalınan, yerle bir edilen "çocuklukları"nı kim iade edecek?

Onlar; yıllar sonra kendi çocuklarını götürüp, hangi binayı, "Bak burası benim okulumdu" diye gösterecek?

*****

İNANILMAZ!

İki gün önce bazı gazeler, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden (ÇYDD) burs alan öğrencilerin terör örgütleriyle bağlantılarının araştırılması için emniyete talimat gönderdiğini...

Emniyetin de 15 bin öğrenci için gizli bir rapor hazırladığını yazdı.

Bu haberlerin "yalanlanması" için sabırla bekledim.

Hatta el açıp, "Ne olur gerçek çıkmasın, bu garip olay benim ülkemde yaşanmış olmasın" diye dua ettim.

Ama kimseden çıt çıkmadı.

"Terörist" olup olmadıkları araştırılan öğrencilerin tek suçu "yoksul" olmak... Bu yüzden bir Dernek'ten burs almak!

***

Türkân Hocam; iyi ki bu garip soruşturmayı görmedin!


*****

GÜNÜN SORUSU

Çok sayın devlet büyüğümüz, kendisinden toprak yollarının asfaltlanmasını isteyen mahalleliye, "Gidin (CHP'li) Çankaya Belediyesi'nin önünde oturun" demiş...

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, demokratik haklarını sadece muhalefeti protesto etmek için mi kullanabilir?
Vatan/Mustafa Mutlu