Nef'in patronu Erden Timur en iyilerle çalışıyor!

Nef'in patronu Erden Timur en iyilerle çalışıyor!

Çağdaş Ertuna, Milliyet Gazetesi'nin Cadde Eki'ndeki bugünkü yazısında "VE TASARIMI KEŞFETTiK!" başlıklı yazıyı kaleme aldı. New Yorktan Londraya geçiyoruz...



New Yorktan Londraya geçiyoruz. 100% Londondaki tek Türk firmasından, Fransız tasarımcının Haliç adlı ses heykellerine ve sonra da İstanbul Tasarım Haftasına uzanıyoruz

100% Design London bir nev-i Londra Tasarım Haftası. Earls Courtta çok özelliği olmayan bir fuar alanı. Bizim İstanbul Tasarım Haftasının eski Galata Köprüsünde yapıldığını düşününce bize her yer sıradan geliyor. İçeri girince bir stand dikkatimi çekiyor. Dev müzik aletleri var, ama tam olarak ne oldukları anlaşılmıyor. Altın boruların her yanından farklı bir ses geliyor. Bir de bakıyorum karşımda Nef yazıyor.

En iyilerle çalışıyor

Nef, bir Türk inşaat firması. Genç bir patronu var, Erden Timur. Bir inşaat firması tarafından ailesinin işleri yarım bırakılınca üniversiteyi bitirir bitirmez mecburen bu işe girmiş ve sevmiş. Şimdi hedefi tasarımlarıyla dikkat çeken binalar yapmak ve dünya çapında olmak.

Katlanan evler projesini geliştirdi, Autoban Mimarlıka ilk bina projesini verdi, Kağıthanedeki projelerinden birini Burj Khalifa ve İkiz Kuleleri yapan SOM şirketine teslim etti. Şimdi dünyanın en önemli mimarlık firmalarından Foster and Partners ile çalışıyor. Norman Fosterın kurduğu şirket şu anda Pekin Havaalanı ve Virgin Atlanticin uzay üssü gibi projelerde de çalışıyor.

Ses heykeli nedir

Ayrıca Erden Timur, Sebastien Leon Agneessens adlı Fransız bir tasarımcıyla da çalışıyor. Aynı zamanda müzisyen olan tasarımcı Centre Pompidounun dışındaki borulardan ve Haliçten esinlenerek bu fuarda gördüğümüz ses heykellerini yaratmış. Binanın boru sistemini müzikal bir enstrüman olarak kullanmış. Adını da Golden Horn koymuş. Herkes burada durup fotoğraf çekiyor. Bir Türk inşaat firmasının tasarımı bu kadar önemsemesi bir ilk. Umarım devamı gelir.

LONDRA TASARIM HAFTASINA NE OLMUŞ

Gelelim 100% Londonun geneline... Artık çok yaratıcı işler görmeye alışık olduğumuz için mi, hiçbir şey bizi şaşırtmadığı için mi, yoksa gerçekten fuarın geneli kötü olduğu için mi bilmiyorum, büyük hayal kırıklığı. Bir yanda parkeciler, bir yanda duşakabinciler, zannedersiniz bir yapı malzemeleri fuarındayız. Tamam fuarın malzemeler bölümü de var, ama geri kalanında da öyle pek etkileyici bir şey yok.

Fuarı gezerken Autoban ekibiyle kaşılaşıyorum, Seyhan Özdemir, Sefer Çağlar ve Efe Aydar ile. Ben mi yanılıyorum acaba, bir şey mi kaçırdım diye Autobancılara soruyorum ama onlar da aynı şeyleri söylüyor.
 

İSTANBUL TASARIM HAFTASI BAŞLIYOR

Londradaki tasarım haftasından İstanbul Tasarım Haftasına geçiyoruz. Dün açılışı yapıldı, bugün resmen başlıyor, her zamanki gibi eski Galata Köprüsünde. Londradakinden daha iyi olacağına eminim. Bkz. İstanbul Bienali için Venedik Bienalinden daha başarılı diyor yabancı basın. Elle Decorun Barbarbook sergisini merak ediyorum. Derinin son çalışmalarını da. Cuma akşamı Studio Jujunun ortaklarının konuşmasını da. W ve Gaia & Ginonun düzenlediği Genç Tasarımcılar Yarışmasının ilk 3e giren tasarımlarını da.

Ayrıca cuma gecesi W Loungeda İstanbul Tasarım Haftası şerefine bir parti düzenleniyor.
Anlayamadığım tek bir şey var, İstanbul Design Week davetiyesinin altında neden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaşın imzası var Böyle bir etkinliği bürokrasiye bağlamaya ne gerek var Belediye bunca işi arasında İstanbul Tasarım Haftasıyla  ilgileneceğine dDf ya da Tasarımcılar Derneği etkinliğe sahip çıksa daha   kolay olmaz mı
Milliyet/daş Ertuna