Oran indirimi vergi gelirlerini artırdı

Oran indirimi vergi gelirlerini artırdı Oran indirimi vergi gelirlerini artırdı

Ekonomik kriz nedeniyle vergi oranlarında yapılan indirimler, oranı indirilen malların vergi gelirlerinde belirgin bir artış yarattı



Başta otomotiv sektöründeki indirimler olmak üzere, beyaz eşya, mobilya ve bilgisayardaki oran indirimleri, indirim tarihinden itibaren vergi gelirlerini artırdı.

VERGİYİ ÖLDÜRÜYOR

Fransızların "Fazla vergi, vergiyi öldürür" diye bir sözü var.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu söz o kadar doğru ki...

2006 yılında, kurumlar vergisi oranı indirildiğinde, kurumlar vergisi tahsilatında, 2006 ve izleyen yıllarda ciddi bir artış olmuştu.

Kriz nedeniyle yapılan oran indiriminde de sektörler bazında satışlar, buna bağlı olarak vergi, KDV ve ÖTV gelirleri arttı. Bu artış gelir ve kurumlar vergisi gelirlerini de olumlu yönde etkileyecek. Başbakan'ın yıllar önce söylediği "sürümden kazanmak" deyimi, vergi oranlarında yapılan indirimde gerçekleşti. Vergi gelirleri genel olarak düşmesine karşın, oranları indirilen mallarda, Devletin vergi gelirleri azalmadı, aksine arttı.

YENİ ORANLAR

Vergi oranlarında yapılan indirimlerin, ekonomiye olumlu yansıması ve vergi gelirlerinin artması, oran indiriminde sürelerin uzamasına neden oldu.

Yan taraftaki tabloda da gördüğünüz gibi, otomobil, minibüs, mobilya ve beyaz eşyadaki indirim süresi, bazılarında oran artırımı yapılmak suretiyle 30 Eylül 2009'a kadar uzatıldı. 1600 cm3 ve üzerindeki otomobillerde ise, ÖTV indirimi uzatılmadı.

Yük taşımaya mahsus, üstü kapalı kasalı ticari araçlarda 15 Haziran'a kadar yüzde 1 olan ÖTV ise, 30 Eylül'e kadar da yüzde 3 olacak. Çekiciler, midibüsler, özel amaçlı taşıtlar ve kamyonlarda yüzde 4'ten yüzde 1'e indirilen ÖTV oranı, 30 Eylül'e kadar aynı şekilde uygulanmaya devam edecek.

Motor hacmi 250 cm3'ün altında olan motosikletler için yüzde 22'den yüzde 11'e indirilen ÖTV, 30 Eylül'e kadar yüzde 16 olarak uygulanacak. Otobüslerde ise ÖTV 30 Eylül'e kadar sıfır olacak.

TAPU HARCINDA HATA

Gayrimenkul alım-satımında, alan ve satan tarafından binde 15'er oranında uygulanan "tapu harcı"nın, binde 5'e indirilmesi son derece olumlu bir düzenlemeydi.

Oran düşük oldukça, gayrimenkulün alım-satım bedeli gerçeğe uygun bildiriliyor, gelir ve kurumlar vergisi kaybı önleniyordu.

Yeni düzenlemede, 1 Temmuz 2009'dan itibaren oranların, binde 5'den tekrar 15'e yükseltilmesi son derece yanlış oldu...

YAPILMASI GEREKEN

1-Tapu harcındaki indirim, sürekli hale getirilecekti. Daha ötesi, tapu harcının oranı binde 1'e indirilecekti.

2-Net alanı 150 m2 ve daha fazla olan konutlarda ve metrekare sınırlaması olmaksızın işyerlerinde, yüzde 8'e indirilen KDV oranı, 16 Haziran 2009'dan itibaren tekrar yüzde 18'e yükseltildi.

Oysa, konutlarda kademeli bir KDV, örneğin net alanı 120 m2'ye kadar olanlarda yüzde 1, 120-160 m2 arasında yüzde 8, 160 m2'nin üzerinde de yüzde 18 olarak KDV uygulanmalıydı.

Ayrıca, müteahhitlerin indiremedikleri KDV'lerin, üç ayda bir iadesine olanak sağlanmalıydı.

Sektördeki kayıtdışılığı önlemek ve lokomotif sektör olan inşaatın canlanmasını sağlayabilmek için bunlar yapılmalıydı.

Bu olayı kim yönlendirdiyse, yanlış yönlendirmiş...

Şükrü Kızılot/Hürriyet