Paksoy: TOKİ düşük standartta beton kullanıyor!

Paksoy: TOKİ düşük standartta beton kullanıyor!

Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Paksoy, "TOKİ Türkiye'de en düşük beton mukavemeti ile inşaat yapıyor" dedi



1 Temmuz 2010 tarihinde yürürlüğe giren, kaliteli ve hazır beton üretimini zorunlu hale getirecek olan G İşareti yönetmeliğine büyük darbe indirildiğini, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın G İşareti yönetmeliğinde 31 Temmuz 2010 tarihinde değişiklik yaptığım ve yönetmeliğin rafa kaldırdığını ifade eden Paksoy, "5 yıllık çabalarımız tam meyvesini verdi derken, 1 ay içinde bu iş Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından tekrar feci bir şekilde sulandırıldı" dedi.

Paksoy, yapılan değişiklikle, TSE belgesine sahip ürünlere, uygunluk değerlendirme kuruluşu işlemlerine gerek olmaksızın TSE belgesi kapsamında temin edilen raporların sonuçlarına göre performans değerleri beyan edilerek G işareti iliştirilebileceğini, böylece TSE belgesi taşıyan ürünlere otomatikman, denetim yapılmadan, ayrıcalık gösterilip G işareti verilmesi sağlanarak büyük bir yanlışa imza atıldığını savundu.

Paksoy, Birlik olarak kendi üyelerini denetlediklerini, bu denetimler sırasında geçmişte standartlara uymadığı gerekçesiyle yönetim kurulundan adam attıklarını vurgulayarak, 'Türkiye'deki betonların yüzde 50'sini bizim üyelerimiz üretiyor. Bizde af yok ama devlette af var. Nasıl rekabet edilecek? Hazır beton için TSE'den alınan belge dandik belgedir,  TOKİ  de şu anda Türkiye'de en düşük beton mukavemeti ile inşaat yapıyor" dedi.

Türkiye Hazır Beton Birliği Genel Sekreteri Ferruh Karakule de Türkiye'nin Avrupa'nın en fazla hazır beton üreten ülkesi olduğunu, ancak Türkiye'de üretilen 70 milyon metreküp hazır betonun çok önemli kısmının standardının istenilen değerin çok altında bulunduğunu belirtti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Başkanı Serdar Harp: 17 Ağustos depreminin üzerinden 11 yıl geçtiğini, depremin yaralarının gerçek anlamıyla sarılamadıgını bildirdi. Yıllar boyu uygulanan yanlış iskan politikaları, çarpık kentleşme, imar affı gibi nedenlerle Türkiye'deki yapıların çoğunun depreme dayanıksız olduğunu öne süren Harp, TÜİK'in verilerine göre Türkiye'deki binaların yüzde 40'ının kaçak veya ruhsatsız olduğunu bildirdi. Harp, "Bu noktadaki en büyük sorumluluk hükümetlere ve yerel yönetimlere düşmektedir. Depremle mücadele, deprem sonrası 'yara sarma' faaliyeti olarak algılanmamalıdır. Depreme karsı hazırlıklı olmak depremin yıkıcı sonuçlarıyla basa çıkmanın tek yoludur. Bilimsel veriler ışığında ve toplumsal çıkarlar doğrultusunda ortaya koyduğumuz çözüm önerileri dikkate alınmalıdır. Aksi halde yaşanacak yeni felaketlerin vebali ülkeyi ve kentleri yönetenlerin omuzlarında olacaktır. Hükümet depreme hazırlık konusunda üzerine düşeni yapmamaktadır" dedi

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası 13. Dönem Yönetim Kurulu:

Yaşamları karartan depremin, gecen yüzyılın en büyük afeti olmasının temel nedeni, mühendislik hizmetlerine önem verilmemesi, zemin özellikleri dikkate alınmadan, konutlar, sanayi tesisleri, ulaşım, iletişim alt yapıları yapılmasıdır. 'Bilim adamları tarafından Marmara Denizi'nde kırılmamış 160 kilometrelik fay olduğu ve bunun tek seferde kırılması halinde 7.6 büyüklüğünde deprem üreteceği ifade edilmekte ve deprem riskinin giderek arttığı belirtilmektedir. Olası Marmara depremi basta İstanbul olmak üzere bütün Marmara bölgesini etkileyecektir. Bu konuda yetkilileri uyarıyor, risk azaltma, önlem ve uygulama tedbirlerini almaya bir kere daha davet ediyoruz.

Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Başkanı Tahir Tellioğlu:

17 Ağustos deprem felaketinin üzerinden 11 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen can ve mal kayıplarının en önemli nedeni olan yapı kalitesizliğini iyileştirme ve müteahhitlik mesleğini disiplinize etme anlamında karınca boyu yol alınamadığını savundu. Tellioğlu, "17 Ağustos 1999 deprem felaketini anlamak için bir 17 Ağustos depremi daha yasamak mı lazım" başlıklı yazılı açıklamasında, 17 Ağustos deprem felaketi öncesinde bir iki basit prosedür ve belli bir sermayeye ulaşıldığında ertesi gün müteahhit olunabildigini, bugün de değişen bir sey olmadığını savundu.
Dünya