Perakendecilere göre AVM'lerde işler düzeliyor!

Perakendecilere göre AVM'lerde işler düzeliyor! Perakendecilere göre AVM'lerde işler düzeliyor!

Bu yıl 9'uncusu gerçekleştirilen Perakende Günleri'ne katılan perakendeciler, 2010'un iyi geçeceğini savundu

Hafta sonu gezilecek 2 proje 2 site!

Zor bir yıl geçirerek yatırımları neredeyse durduran Türk perakende sektörünün temsilcileri, 2010'dan umutlu. Soysal Danışmanlık tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde bu yıl 9'uncusu düzenlenen Perakende Günleri kapsamında yapılan elektronik ankete katılan 3 bin 200 kişi `2010, 2009'a göre nasıl geçecek, sorusuna "Daha iyi geçecek, kara göründü, toparlanma başladı" cevabını verdi. "2010, 2009'u mumla aratacak" diyenlerin oranıysa yüzde 1.09'da kaldı. 2008'de düzenlenen Perakende Günleri'nde ise sonuçlar bunun tam tersiydi. 

Ankette çıkan bu olumlu sonucun genele yansıdığı görüldü. Adeta anketi doğrularcasına konuşan, Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer, "Türkiye'de bulutlar dağıldı, tüketicinin morali düzeldi, AVM'ler canlandı. Zor günler geçecek. 2010'da Türkiye'yi güzel günler bekliyor" dedi.

`2010'da Türkiye uçar'
Haluk Dinçer, Türkiye'nin büyümesine yönelik olumsuz beklentilere katılmadığını sadece ülke için toparlamanın yavaş ve kademeli olacağını açıkladı. Bazı şartların oluşması halinde `Türkiye'nin dünyayı şaşırtabileceğine inandığını' vurgulayan Dinçer, "IMF'yle anlaşma olursa dünyanın dört bir yanından kaynak gelecek. Bu yüzden 2010'da Türkiye uçar" diye konuştu. Kriz sonrası resmin biraz daha düzelmeye başladığına dikkat çeken Dinçer, "Türkiye cazibesini sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye'ye yatırımlar da artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin bugüne kadar çok fazla kriz atlattığını ve hepsinden hem hızlı hem de güçlü çıktığını hatırlatan Dinçer şöyle devam etti: "Keşke şu anda Türkiye bu krizden de hızla çıkacak diyebilseydik ama kriz bizden kaynaklanmadı o yüzden biraz elimiz kolumuz bağlı. Öncelikle dış dünyanın toplanması gerekiyor."

Dünyanın içinde bulunduğu duruma bir benzetme yapan Dinçer, "Horoza sormuşlar, yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan... Horoz da fark etmez ben işime bakarım demiş. Bizim durumumuz şu anda biraz farklı. Türkiye ekonomisi küresel ekonomiye tam anlamıyla entegre. ABD'linin, Avrupalı'nın harcaması dönüp dolaşıp bizim işleri etkiliyor. Öyle olmasa geçen yıl her şey ülkemizde normal giderken eylül ayında kriz patlak vermez. Üç çeyrek eksi büyüme olmaz, tüketici güven endeksi darbe almazdı, 1 milyondan fazla yeni işsiz yaratılmazdı" dedi.

Yatırıma devam
Sabancı Holding'in perakendeyi en önemli stratejik büyüme alanlarından biri olarak belirlediklerini ve bu sektöre uzun vadeli, maraton olarak baktıklarını söyleyen Haluk Dinçer, "3 yılda 500 milyon TL'lik stratejik yatırım planımız hazır. 218 mağaza açıyoruz, 180 milyon TL yatırım yapacağız ve çalışan sayımızı 15 bine çıkaracağız" dedi. Dinçer, Paris'te Carrefour CEO'suyla konuşurken Türkiye'nin bu dev grubun içinde gayet özel bir yeri olduğuna da dikkat çekti.

Krizin en kötü tarafının yarattığı işsizlik olduğunu söyleyen Haluk Dinçer, "Bu krizden en çok etkilenler KOBİ'ler oldu. Ancak istihdamı da KOBİ'ler yaratıyor. Eğer bu kanala yönelik bir gelişme olmazsa ekonomiye faturası çok büyük olacak. Şu anda genç nüfusta da işsizlik yüzde 30'a ulaştı. Kayıp bir nesil istemiyorsak büyümeyi de yüzde 7-8'lerde tutmalıyız" dedi.

Perakendecilere göre işler düzeliyor
Via/Port Genel Müdürü Bülent Kural: Piyasada bir iyimserlik havası var. İşler düzelmeye başladı. Bunu merkezden çıkmak için başvuran mağazaların tutumundan da görebiliyoruz. Daha önce çıkmak istediklerini söyleyenler şimdi biraz daha zaman istiyorlar. Bu arada Via/Port'a girmek için 10-15 marka sırada bekliyor. Ama hiç boş yerimiz yok.

Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek Tekeoğlu: Önümüzdeki altı ayda satışlarda inanılmaz bir artış beklemiyoruz ama olumlu bir hava hakim. Biz bunu Real'in Merter kampanyasında da gördük. Dünyadaki Real mağazaları içinde en fazla satış yaptığımız mağazamız oldu. Gerçi bundan ramazan ayının ve okulların açılmasının da büyük etkisi var. Satışları mutlaka kampanyalarla desteklemek lazım.

Kayseri Park Genel Müdürü Muzaffer Gülöz: Grup olarak Anadolu'da ve İstanbul'da bir çok alışveriş merkezimiz olduğu için toplumun nabzını çok rahat tutabiliyoruz. Örneğin Kayseri Park'ta son dönemde kapı girişlerinde bir azalma var. Ama cirolarda bir düşüş yok. Ben bunu `Kuru kalabalık azaldı. Sadece alışveriş yapmak isteyen geliyor' şeklinde yorumluyorum.

ArmoniPark Genel Müdürü Muhsin Erkoç: Piyasada şu anda bir iyimserlik havası hakim. Ama ben işlerin 2010'un ikinci yarısından sonra daha iyi olacağına inanıyorum.

KDM Danışmanlık Genel Müdürü Murat İzci: Piyasada bir kıpırtı var. İnsanlar kriz ortamında da iş yapmaya başladı. Bir dönem AVM yatırımlarının durması sektörün büyümesini engelledi. Artık sektörde rakamlar konuşuluyor. Yatırımların süreceğini düşünüyorum.

YKM Genel Müdürü Jaklin Güner: Piyasanın daha iyi olması için sürekli kampanyalar yapılıyor. Tüketici güven endeksi eylülde yükseldi. Bu motivasyon oldu. 2010'un 2009'dan daha iyi bir yıl olacağına inanıyorum.

Ayaydın-Miroglio Başkanı Yalçın Ayaydın: Bence 2010 en kötü yıl olacak. Bu kadar çok işsiz varken ve devlet bu konuda hiçbir şey yapmazken, insanlar nasıl alışveriş yapacak. Şu anda bir çok işyeri batma tehlikesi içinde, `İnsanlar yarın işim olacak mı' diye düşünüyor. 2010 zor bir yıl olacak. AVM'lerin çoğu dekorasyonu kendileri yapıyor.

`2010 için yerlerinizi ayırtın'
Geçtiğimiz yıl AVM yatırımcısıyım demekten utanır hale geldiklerini ve geçen yılki toplantıda `perakendecilerin önünde ceket düğmelerimizi ilikleyeceğiz' dediğini söyleyen Multi Turkmal CEO'su Levent Eyüpoğlu, "Ancak bu yıl kriz sayesinde hem yatırımcılar hem de perakendeciler aynı masaya oturmaya başladı. Çözümler üretilir oldu. 2009 sonu itibarıyla ve 2010 yılında artık yüzler gülecek" dedi.

Perakende Günleri'nin açılış konuşmasını yapan Eyüpoğlu, perakendecilere bir uyarıda da bulunarak, "2010 yılının son çeyreğinde AVM yatırımları tekrar hızlanacak. Doluluk oranları yüzde 90'ı geçecek. Bu yüzden 2010 için yerlerinizi şimdiden ayırtın" dedi. 2009 yılında hızlı büyümenin hazımsızlığını yaşadıklarını da aktaran Eyüpoğlu, 2010 yılında yüzlerin daha fazla güleceğini ifade etti. Finansbank Bireysel Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Temel Güzeloğlu ise Türkiye'de son krizin de etkisiyle bir sürü kişide kredi kartı kullanmak istememesi gibi bir dinamik geliştiğini, belli bir kitlenin kredi kartlarının faydadan çok zarar getirdiğini düşündüğünü söyledi.

Tüketici banka kartına geçiyor
Davranış Ekonomisti Dan Ariely, insanların tüketimde ödeme sancısını bir an önce çekmek istedikleri için kredi kartlarından banka kartlarına geçtiklerini söyledi. Müşteri kararlarını etkileyen gizli güçleri ortaya çıkaran, satış ve pazarlamada geliştirdiği `Tuzak Teorisi' ile ezber bozan Davranış Ekonomisti Dan Ariely, Perakende Günleri'nde tüketicilerin, alışveriş yaptığında ücretini hemen ödediğinde hayatın keyfinin kaçtığını belirterek, "Buna ödeme sancısı denir. İnsanların kredi kartından banka kartlarına yönelmelerinin temelinde de bu yatıyor. İnsanlar tüketimlerini hemen ödeyerek, ödeme sancısını çekmek istiyorlar. Böylece daha az harcama yapmayı planlıyorlar" dedi. Ariely, harcamalara görece kavramının eklenmesiyle ödeme sancısı çekilmediğini, bunun kredi kartı harcamalarını açıkladığını söyledi.

Nakitte acı artıyor
Ariely, ödeme acısıyla ilgili şöyle konuştu: "Yemek yediğinizde bunu nakit öderken daha çok acı duyarsınız. Kredi kartıyla ödemek acıyı hafifleştirir. Gemi seyahatinde parayı ödeyeceğinizi bilmek son gününüzü acı içinde geçirmenize neden olur. Yatırımınızı çıkarmak için her şeyi yaparsınız. Fazladan yersiniz mesela." Para psikolojisine de değinen Dan Ariely, "Parayı göreceli olarak algılıyoruz. 15 liralık kalemi alırken 8 liralık fark önemlidir. Bunun için beş cadde yürürüz ama Armani takım alırken 8 liralık fark beş cadde yürütmez. Büyük alışverişlerle ilgili çabuk karar veriyoruz. Küçük alışverişlerle ilgili kararları zor alıyoruz" dedi.

Simpson benzetmesi
Dan Ariely, "Süperman miyiz yok sa Homer Simpson mı?" sorusunu sorarak şöyle devam etti: "Bence ortada bir yerlerdeyiz. Pek çok insan otomobil kullanırken cep telefonundan mesaj gönderiyor. Başkalarının da hayatını tehlikeye atıyor. Mantıksızlığı anlasanız insanlara daha az hata yapılacak ortam sağlayabilirsiniz."
Radikal/Satfiye Yuva Kireçci

Konuyla ilgili basında yer alan diğer haberler

Patronlar ve yöneticiler mağazacılık andı içtiler

Perakende Günleri 2009 dün başladı. Sektörün önemli isimlerinin bir araya gelerek krizin etkilerinin masaya yatırıldığı etkinlikte katılımcılar yatırımların devam edeceği sinyalini verdi

Perakende Günleri'nin İstanbul'daki dünkü açılışı renkli görüntülere sahne oldu. "Cephedeki Savaşçılar" diye adlandırılan, TAY'a (tartışma yarışması) katılan 48 markanın temsilcileri marka bayrakları ve koçluklarını yapan İnsan Kaynakları (İK) yöneticileriyle sahne aldı. Renkli görüntülere sahne olan bu açılış mağazacılık andıyla sona erdi.

Hastaneden feyzaldı
Konferansın ilk konuşmacısı Multi Turkmall CEO'su Levent Eyüboğlu oldu. Son yıllarda AVM'lerin imajının zedelendiğini söyleyen Eyüboğlu, sektörde hızlı büyümenin sıkıntılarının yaşandığını fakat önümüzdeki dönemde perakendecilerle daha çok işbirliğine gidilerek zedelenen imajın düzeltileceğini ifade etti.
Levent Eyüboğlu, 2010 yılının son çeyreğinden itibaren AVM yatırımlarının hızlanacağını ve AVM'lerin doluluk oranının yüzde 90'ları bulacağını anlattı. Sabah saatlerinin diğer bir konuşmacısı da Duke Üniversitesi Davranış Ekonomisi Profesörü ve MIT Gelecek Laboratuvarı Araştırma Grubu Direktörü Dan Ariely oldu.
Yaptığı araştırmalara dayanarak, müşterilerin "mantıksız" davrandığı ve bu mantıksızlıkların da belli "sistematiği" olduğu sonucuna varan Dan Ariely, Perakende Günleri'nin sabah oturumunda tüketici yaklaşımlarındaki bilinmeyenleri paylaştı.
İsrail'de savaşta vücudunun yüzde 70'inin yanarak üç yıl hastanede kaldığı bilgisini katılımcılarla paylaşarak konuşmasına başlayan ünlü davranış profesörü hastane sürecinin araştırmalarında kendisi için yol gösterici olduğunu söyledi.

Kiğılı markaları pahalı kiralara karşı uyardı
Gelecek yıl ekonomide büyük bir gelişmenin beklenmemesi gerektiğini belirten Kiğılı'nın sahibi Abdullah Kiğılı, "2010 yılında ciddi bir büyüme beklemiyorum" dedi.
Yaşanan sıkıntılardan en çok hazırgiyim sektörünün etkilendiğini belirten Kiğılı, "Çevrenizdeki erkeklere bakın. Ya siyah ya da lacivert takım elbise giyiniyorlar. Başka bir renk göremezsiniz. Bu nedenle büyümeden bahsetmek zor" diye konuştu. Bu yıl 8 mağaza kapatıp 10 yeni mağaza açtıklarını kaydeden Kiğılı, "Biz her yıl ortalama 25 mağaza açan bir firmaydık. Önümüzdeki yıl da fazla büyümeyi düşünmüyoruz" dedi.
Kiğılı, piyasadaki yeni markaları uyararak şunları söyledi:
"Önümüzdeki dönemde AVM'leri ve yeni markaları zorluklar bekliyor. 2-3 yıl evvel AVM sahiplerinin ve yöneticilerinin marka saymadıkları yeni firmalar artık AVM'lerde boy göstermeye başladılar. Bu tabii olacak, yeni markalar kendilerini tabi gösterecekler ama onları uyarıyorum. Bu markalar AVM'lere öyle pahalı kiralara giriyorlar ki daha doğmadan birinci rauntta yumruğu yiyorlar. Bu markalar, `2-3 yıl önce beni kabul etmiyorlardı. Şimdi ne oldu da beni kabul ediyorlar?' diye düşünmeli."
Eylem TÜRK/Milliyet

"Çakma kontratla AVM'lere girip, zora girince çıktınız"

AVM mfi Partners Genel Müdürü Aydın Yurdum, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Ekrem Akyiğit'e, "Çakma kontratlarla AVM'lere girip finansal zora girince kafanıza göre çıktınız" dedi

Perakende Konferansı'nın "Nerede hata yaptık? Hatalardan Ne Ders Çıkardık" konulu son oturumu sektör temsilcilerinin kiralar, yatırımlar ve kontratlarla ilgili tartışmalarına sahne oldu. Suat Soysal'dan 'Sataşma-Kapışma' uyarısı alan perakendeciler, Jones Lang La Salle Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş'ın Aydın Yurdum'a, "Bizim fizibilitesine bakıp verimli olmayacağı için almadığımız AVM işlerini sen aldın, iş yapmayınca da kiraları düşürdün" deyince, Yurdum da Alkaş'a, "Sen de kiraları şişirmiştin" yanıtını verdi. İnsanların kriz döneminde AVM'leri ATM gibi gördüklerini dile getiren Yurdum, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Ekrem Akyiğit'e ise "Çakma kontratlarla AVM'lere girdiniz zora girince de kafanıza göre çıktınız" dedi. AVM yatırımcılarının markaları göz ardı ettiklerini büyük - küçük metrekareli mağaza ayrımına gittiklerini dile getiren Akyiğit ise, yapılan kontratların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine belirterek, "Düşük kiraların yükseltilmesi, yükseklerin ise bir an önce düşürülmesi gerekiyor" diye konuştu.

TÜRKİYE DÜNYAYI ŞAŞIRTABİLİR
Konferansta konuşan Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer ise, Türkiye'nin büyümesiyle dünyayı şaşırtacağını söyledi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmazlıkların büyük ölçüde giderildiğini belirten Dinçer, "Türkiye dış borçlanma ve direkt yabancı sermaye girişi ile büyüme modelini seçen bir ülke. Gelecek 2-3 yıl da bu modeli uygulamaya devam edecek. Bu noktada IMF ile anlaşmaya varılacağına inanıyorum" dedi. Türkiye'nin ikinci çeyrekte yüzde 7 büyüdüğünü dile getiren Dinçer, şöyle konuştu: "New York'ta Türk-Amerikan İş Konseyi'nin düzenlediği ve 250 yatırımcının katıldığı bir toplantı düzenledik. Toplantıda saatlerce Türkiye konuşuldu. Türkiye'ye önümüzdeki dönemde de yabancı yatırımları sürecek." Dinçer, bir yıl içinde perakendeye 180 milyon liralık yatırdıklarını, 2010'da 500 milyon TL'lik yatırım daha yapacaklarını söyledi.

KREDİ KARTINDAN SOĞUYAN BANKA KARTINA YÖNELECEK
Duke Universitesi ve MIT üyesi, Satışta Tuzak Teorisinin yaratıcısı Dan Ariely "İnsanlar daha az para harcamak istiyor. O ödeme sancısını hissetmek istiyor. Kredi kartında ödemeyi hissetmediğimiz için kredi kartlarına talep gün geçtikçe düşüyor" dedi. Finansbank İcra Kurulu Üyesi Temel Güzeloğlu ise geleceğin banka kartlarında olduğunu, kredi kartından soğuyanların
banka kartlarına

'TRABZON İSYANINDAN DERS ALDIK'
Multiturkmall CEO'su Levent Eyüboğlu, AVM'lerin 2009'u perakendecilerin önünde düğme ilikleyerek geçirdiklerini söyledi. 2009'a damgasını vuran Trabzon Forum'da kepenk indirilmesini 'Trabzon isyanı' olarak niteleyen Eyüboğlu, "İlk yıl mağazaların yüzde 10'unun kapanmasının normal olduğunu anlattık. Sorunu çözdük" dedi.

HOTİÇ-Mehmet HOTİÇ
FASON ÜRETİMİ 2010'DA SIFIRLIYORUZ
2008 -2009 arasında yüzde 10 fiyatları düşürdük. 2010 itibariyle bugün yüzde 50 olan fason üretimimizi 0'a indireceğiz. 2010'da Hotiç'in outletlerinde tamamıyle kendi üretimimiz olan kadın ayakkabıları yer alacak. Anadolu'da büyümeye odaklandık. 2009'u ise uygun fiyatlı koleksiyonlarımız sayesinde yüzde 50
büyümeyle kapatıyoruz.

KİĞILI- Abdullah KİĞILI
FENERİUM'U 3'ÜNCÜ YIL HALKA AÇACAĞIZ
Göreve geldiğim 1 Temmuz'dan itibaren geçen yılın 3.çeyreğine göre ciroda yüzde 100 artış sağladık. Takımın da 8'de 8 yapması buna katkı yaptı. Haftaiçi de giyilebilecek bir koleksiyon hazırlıyoruz. İkinci bir marka yapacağız. Bu zincir mağazalarda sadece Fener değil diğer kulüplerin ürünlerine de yer verilecek. 3'üncü sene sonunda halka açılmayı planlıyoruz.

MUDO- Abdülkadir YALÇUVA
KAZAKİSTAN İLE DIŞARI AÇILIYORUZ
2010'da 100 mağazanın üzerine çıkacağız, en az 15 yeni mağaza açacağız. Türkiye'den sonra Kazakistan'da Rixos'un projesi içinde 3 bin metrekarelik bir alan aldık. Orada bir Mudo City kuracağız. Anadolu'da açacağımız mağazalara özel daha uygun fiyatlı bir marka çalışması içindeyiz. Bunun yanında sınır kapıları ve marinalardaki etkinliğimizi artacak.

SEKTÖR '2010 DAHA İYİ BİR YIL OLACAK' DEDİ
3 bin kişinin katıldığı konferansta, salonda bulunan katılımcılar cep telefonları üzerinden "2010'u nasıl görüyorsunuz" sorusuna cevap verdiler. İşte sektörün 2010 ile ilgili oylamadan çıkan yanıtları:

Umutlu
% 68.3
Kara göründü, toparlanma başlıyor

Tedirgin
% 19.7
2010 ızdıraplı bir yıl olacak

Pozitif
% 11
2010 daha iyi olacak, rüzgar daha hızlı esecek
Pınar ÇELİK/Sabah

Nakit alışveriş acıtıyor kredi kartı hafifletiyor
 
Satışta `Tuzak Teorisi'nin yaratıcısı Dan Ariely, insanların tüketimde ödeme sancısını bir an önce çekmek istedikleri için kredi kartlarından banka kartlarına geçtiklerini söyledi. Ariely, "Kredi kartı, ödeme acısını hafifletiyor. En çok acı, nakit ödemede çekiliyor" dedi.

MÜŞTERİ kararlarını etkileyen gizli güçleri ortaya çıkaran, satış ve pazarlamada geliştirdiği `Tuzak Teorisi' ile ezber bozan Davranış Ekonomisti Dan Ariely, insanların tüketimde ödeme sancısını bir an önce çekmek istediklerini söyledi. Soysal Danışmanlık tarafından düzenlenen Perakende Günleri'nde konuşan Ariely, tüketicilerin, alışveriş yaptığında ücretini hemen ödediğinde hayatın keyfinin kaçtığını belirterek, "Buna ödeme sancısı denir. İnsanların kredi kartından banka kartlarına yönelmelerinin temelinde de bu yatıyor. İnsanlar tüketimlerini hemen ödeyerek, ödeme sancısını çekmek istiyorlar. Böylece daha az harcama yapmayı planlıyorlar" dedi. Ariely, harcamalara görece kavramının eklenmesiyle ödeme sancısı çekilmediğini, bunun kredi kartı harcamalarını açıkladığını vurguladı.
Nakitte acı artıyor
Ariely, ödeme acısıyla ilgili şu bilgileri aktardı: "Yemek yediğinizde bunu nakit öderken daha çok acı duyarsınız. Kredi kartıyla ödemek acıyı hafifleştirir. Gemi seyahatindesiniz. Para ödeyeceğinizi bilmek son gününüzü acı içinde geçirmenize neden olur. Yatırımınızı çıkarmak için her şeyi yaparsınız. Fazladan yersiniz mesela."
Para psikolojisi
Para psikolojisine de değinen Dan Ariely, şöyle konuştu: "Parayı göreceli olarak algılıyoruz. 15 liralık kalemi alırken 8 liralık fark önemlidir. Bunun için 5 cadde yürürüz ama Armani takım alırken 8 liralık fark 5 cadde yürütmez. Büyük alışverişlerle iglili çabuk karar veriyoruz. Küçük alışverişlerle ilgili kararları daha zor alıyoruz. Kararlarda bulunulan ortam da önemli rol oynuyor."
Mantıksız eğilimler
"Sadece mantıksız eğilimlerimiz yok onlarla ilgili sezgilerimiz de berbat" diyen Ariely şöyle devam etti: "Bedava çok özel bir kelime. Bu kavramla işleyen bir işletme kuramazsınız. Amazon iki kitaptan sonra bedava teslimat yapmaya başladı. Satışlar arttı. Fransa'da 20 sent gibi bir pul fiyatına indirdiler tezlimatı hiç bir değişiklik olmadı. Sıfıra çektiler ve tüketim arttı. Böyle mantıksız karar vermeye başladılar."

Acıda mola vermeli ki vücut kendini toplasın

ASKERDE yanında gerçekleşen patlama sonucu vücudunun yüzde 70'i yanan Dan Ariely, 3 yıl hastanede yaptığı gözlemler ve sonrasında kendi yaptığı ağrı testleriyle ilginç veriler elde etti:
Bandajların çıkarılması berbat bir şeydi. Çekilirken çok can yakıyordu. Hemşireler hızla çekmeyi tercih etti. Hemşirelere acı içinde yalvarıyordum ama `işimize karışma' dediler.
Sonra üniversiteye döndüm. Marangoz aletleriyle acı ölçümleri yaptım. Buna para kazanma ve kaybetmeyle ilgili bir takım haz testleri de ekledik. Sonuçlar can yakmaktan farklı çıkmadı. Hemşilerin yaklaşımının yanlış olduğunu gördüm.
Acı da yoğunluk, süreden daha önemli çıktı. Kötü başlayıp düzelen şeyi insan daha iyi algılıyor, kötü başlayıp kötüleşen şeyi daha kötü algılıyor.
Bandajlar çıkarılırken ayaklarımdan başlayıp başıma döndüler. Tam tersini yapmaları gerekiyormuş. Acı sürerse arada mola vermek gerekirmiş ki vücut kendini toparlasın.

3 bin 200 perakendeciden `kara göründü' mesajı çıktı

Krizden çıkış konusunda perakende ilk sinyali verdi ve `kara göründü' dedi. Bu yıl 9'uncusu gerçekleştirilen Perakende Günleri'ne katılan 3 bin 200 perakendeci elektronik oylamayla "2010'u nasıl görüyorsunuz?" sorusuna geçen yıldan farklı olarak yüzde 68.31 gibi büyük bir oranla "Daha iyi: Kara göründü, toparlanma başlıyor" cevabını vererek moralinin düzeldiğini ortaya koydu.
"Daha kötü: 2009'u mumla aratacak" diyenlerin oranı ise yüzde 1.09'da kaldı. 2008'de düzenlenen Perakende Günleri'nde ise sonuçlar bunun tam tersiydi. Sabancı Holding Perakende Grubu Başkanı Haluk Dinçer de bu sonuçları destekleyen bir açıklama yaparak, "Türkiye'de bulutlar dağıldı, tüketicinin morali düzeldi, AVM'ler canlandı. Zor günler geçecek. 2010'da Türkiye dünyayı şaşırtabilir" dedi.
Elektronik oylamanın diğer bir sorusu olan "Bu aralar en çok kullandığınız sözler hangisi" ise en çok "İşler nasıl" oldu. Katılımcıların yüzde 48.76'sı bu cevabı verirken "Bütçenin neresindeyiz" cevabı ise yüzde 24.38'le ikinci sırayı elde etti. Yüzde 3.48 katılımcı ise en çok "Daha iyi günlerimiz olmuştu" sorusunu sorduğunu ortaya koydu.
Sonuçları yorumlayan Tefal Türkiye Genel Müdürü Cüneyt Yağcı, "Bizim için bütçenin neresindeyiz sorusu ilk sırada yer alıyor. 20 yıldır bordrolu çalışıyorum. Bu yıl bugüne kadar hiç yapmadığım kadar bütçe yaptım, sayısı 10'a ulaştı" dedi. Yağcı, katılımcıların ağırlıklı olarak "İşler nasıl" sorusunu sormasını ise "Yurtdışında işler bu kadar karışıkken bu sözün kullanılması gayet normal" şeklinde değerlendirdi.

Markalara `outletler şehir dışına' zarfı dağıttılar

PERAKENDE Günleri kapsamında Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) basına kapalı özel bir yemek düzenledi. Abdullah Kiğılı, Ümit Zaim, Yalçın Ayaydın, Yılmaz Yılmaz, Süleyman Orakçıoğlu gibi 130 perakendecinin bulunduğu yemekte davetlilere içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde alınan outletlerin şehirdışına taşınması kararının özetinin de bulunduğu bir zarf dağıtıldı. Kararda "outlet center" adı altında seri sonu ve ikinci kalite ürünlerin satıldığı merkezlerin hem trafigi, hem mağazacılık ve kent kalitesini olumsuz etkilediği için bundan sonra şehir dışında yapılması gerektiği belirtiliyor. BMD Başkanı Ekrem Akyiğit, hem BMD'nin hem de Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) ile Alışveriş Yatırımcıları Derneği'nin (AYD) outletlerin şehir dışına taşınması ilkesini benimsediğini söyledi.

TOBB: `Benden' ayrımı alışverişe de yansıdı

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Perakende Günleri 2009"da yaptığı konuşmada, 2001'den sonra ekonomideki iyileşmenin ardından Türkiye'de kardeş kavgasının başladığını, herkes birbirini öteki tanımladığını anlatarak, "Artık, her yerde alışverişlerimizde bile, benden  mi senden mi önem arz etmeye başladı. Biz dünyada kriz yokken, işini bereketini  rahmetini kaybetmeye başladık. Dünya ekonomileri yukarı giderken, bizimki aşağı gitmeye başlamıştı. Kendi içimizde kavgaya başlayınca kaybettik, bu kriz algılanamadı" dedi. Türkiye'de ekonominin, özel tüketim harcamaları arttığı zaman büyüdüğünü, azaldığı zaman aşağı indiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Türkiye GSMH'sini 100  olarak alırsak yüzde 70'ini özel tüketim oluşturuyor. Eğer buraya 10 puan destek sağlasaydık, Türkiye ekonomisi yüzde 7 büyürdü. Türkiye'nin mutlu ve müreffeh  olması için birinci önceliğimiz iç tüketimi artırmak olmalıdır" diye konuştu.

Türkiye dünyayı şaşırtır

SABANCI Holding Perakende Grubu Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye'nin büyümesine yönelik olumsuz beklentilere katılmadığını sadece toparlamanın yavaş ve kademeli olacağını söyledi. Bazı şartların oluşması halinde "Türkiye'nin dünyayı şaşırtabileceğine inandığını" vurgulayan Dinçer, "IMFyle anlaşma olursa dünyanın dört bir yanından kaynak gelecektir. Bu yüzden 2010'da Türkiye uçar" diye konuştu. Kriz sonrası resmin biraz daha düzelmeye başladığına dikkat çeken Dinçer, "Türkiye cazibesini sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye'ye yatırımlar da artacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin
bugüne kadar çok fazla kriz atlattığını ve hepsinden hem hızlı hem de güçlü çıktığını da hatırlatan Dinçer şöyle devam etti: "Keşke şu
anda Türkiye bu krizden de hızla çıkacak diyebilseydik ama kriz bizden kaynaklanmadı
o yüzden biraz elimiz kolumuz bağlı.
Öncelikle dış dünyanın toplanması gerekiyor."

`AVM yatırımcısıyım derken' utanıyordum

MULTI Turkmal CEO'su Levent Eyüboğlu, geçen yıl alışveriş merkezi (AVM) yatırımcısı olduğunu söylemeye utandığını belirterek, "Ancak bu yıl kriz sayesinde hem yatırımcılar hem de perakendeciler aynı masaya oturmaya başladı. Çözümler üretilir oldu. 2009 sonu itibarıyla ve 2010'da artık yüzler gülecek" dedi. Perakende Günleri'nin açılış konuşmasını yapan Eyüboğlu, perakendecilere, "2010 yılının son çeyreğinde AVM yatırımları tekrar hızlanacak. Doluluk oranları yüzde 90'ı geçecek. Bu yüzden 2010 için yerlerinizi şimdiden ayırtın" uyarısında bulundu.
Demet CENGİZ BİLGİN/Hürriyet

pus