Riskli yapı tespitinde ise İzmir ikinci sırada!

Riskli yapı tespitinde ise İzmir ikinci sırada!

Kentsel dönüşüm, kentteki sorunlu alanların belirlenip, sağlıklı ve de yaşanılabilir hale getirilmesi amacı ile yeniden yapma veya sağlıklı hale getirmek için uygulama yapılması anlamına geliyor.



Kentsel dönüşüm, kentteki sorunlu alanların belirlenip, sağlıklı ve de yaşanılabilir hale getirilmesi amacı ile yeniden yapma veya sağlıklı hale getirmek için uygulama yapılması anlamına geliyor.


Kısaca kentsel dönüşüm kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi oluyor. Bu şekilde de kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, depreme dayanıklı olmayan, ekonomik ömrünü doldurmuş binaların yeniden yapılarak olası doğal afetler sonucu oluşacak zararların en aza indirilmesi amaçlanıyor.


Kentsel dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak ihtiyaçlar şunlar olabilir; yeni konut yapılması, doğal afet riski olan bölgelerdeki veya yapısı itibariyle riskli olan binaların yeniden inşası, zayıf yapılı binaların (gecekondu) yapımının engellenmesi, şehrin modern ve medeni ihtiyaçları karşılayacak hale getirilmesi, kongre ve finans merkezleri, park ve eğlence alanları inşası.


Dönüşümde riskli alanların iyi belirlenmesi önem taşıyor.


Yani riskli alan; Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alanı ifade ediliyor.


Kentsel dönüşümde, kaçak yapılar (kendi mülkünde olan ama mevzuata aykırı yapılanlar) ve gecekondular (kendi mülkü dışındaki bir arsaya yapılan konutlar) birinci grubu oluşturuyor. İkinci grup ise afet riski altındaki yerleri kapsıyor. Türkiye genelinde ana fayların üzerine yerleşmiş şehirlerimiz var. Buralarda yaşayanlar ciddi risk altında. Bu anlamda barındırdığı nüfus göz önüne alındığında hepimizin bildiği gibi İstanbul başta geliyor. Nüfus yoğunluğu nedeniyle yeşil alanı, sosyal donatısı, okulu, otoparkı yetersiz kalan bu yerler de hedef kitle içinde bulunuyor.


Gelelim İzmir'e, yetkililere göre, İzmir’de kaçak oranının yüzde 70 olduğuna dikkat çekiliyor. Riskli yapı tespitinde ise İzmir, İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. İzmir'in kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Bu çerçevede, İzmir'de de kentsel dönüşüm çalışmaları devam ediyor.


Kentsel dönüşümün, Türkiye'deki toplam maliyetinin 400 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Kentlerimizin düzgün bir mimariye ulaşması açısından dönüşüm önemli, bu sırada, kentlerimize yerli ve yabancı sermaye de girecek, bu gayet doğal; ancak bu dönüşümün tamamıyla rant eksenli yapılaşmaya dönüşmemesi için kamunun ve sivil toplum kuruluşlarının dahil olacağı bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerekiyor. Bunda da, benzer tecrübeleri yaşayan ülkelerin iyi örneklerinden faydalanabiliriz görüşündeyim.



Mustafa Seven/Gazete Yenigün