Sektörün inancı...

Sektörün inancı...



Son zamanlarda basında çıkan gayrimenkul proje ilanlarına baktığımızda arz ve talebi oluşturan koşullar çalışıyor diye düşünmek lazım


Projelerin büyük kısmının yüksek katlı yapılardan oluşan konsept proje ilanları da bu arz ve talebi göstermesi açısından önemli.
Dikkat edilirse arza sunulan bu projelerde kullanım alanları ve metrajlar git gide düşüyor.
çok değil 5-10 sene öncesine göre Türk aile yapısının oturacağı ev 3+1 iken bugün bu kriter daha da küçük m2 lerde inşa edilen dairelerle çözümlenebiliyor..düşünülüyor ve satın alınıyor..fonksiyonellik ve ergonomik kullanım ön plana çıkıyor.
Sosyolojik olarak bakıldığında hedef kitlelerde bir değişim mi söz konusu yoksa ekonomik zorunluluk mu diye düşünelim
Yoksa günümüzde arsa üretilememesi ve yeni imar alanları konusunda yaşanan sıkıntı mı
Veya yeni gelişen bölgelerde düşük fiyatlarla önce bahçe düzeni-villa imarı akabinde artan değerler ve fiyatların şişmesi sonucunda yüksek kata hücum mu gerçekleşiyor
Aslında hepsi.
Ancak burada dikkat edilirse fiyatların kriz sonrası döneme göre artış göstermesi..gene de fiyatların arsa, işçilik ve malzeme giderlerinin yıllık artışlarını göz önüne alırsak yeni projelerde ki fiyatları ehven bulduğumu söylemeliyim.
         ***
Özellikle referandum sonrasında inşaat şirketlerinin sahip ve yöneticilerinin piyasa değerlendirmelerini basından takip ettiğimize göre geleceğe matuf düşüncelerin netleşmesi ile piyasalara güven gelmiştir.
 Arza sunulan bu projelere talep olması ve doğru konseptler, planlar ve fiyatlandırmalarla görücüye çıkılması..doğru hedef kitleler üzerinde çok profesyonel araştırmalarla bu projelerin hazırlanıp sunulması da sektörün inancını ortaya koyuyor.
çok değil bundan 2 yıl evvel kriz döneminde kimse inşaat sektörünün ürettiği projeler konusunda umutlu değilken bizler o zaman emlak yatırımı yapılmasını tavsiye etmiştik..çünkü o zaman ki fiyatların çok cüz"i karlar içerdiği için satın alınmasını tavsiye etmiştik..şimdi bakıyorum zaman bizi haklı çıkardı.
şžimdi çok iddialı bir şekilde devam ediyorum, bu fiyatlar önümüzde ki yıllarda çok komik kalacak..neden

AB yolunda ilerleyen Türkiye"nin önümüzde ki 7 yıl içinde AB ye tam üye olacağını uzmanlar dile getiriyor.
Demokratikleşme, hukuk, ekonomi ve yargı gibi tüm alanlarda yapılacak reformlarla daha çağdaş ve müreffeh bir ülke olma yolunda ilerlememiz.
Yabancı sermayenin güven içinde, demokrasinin hakim olduğu, yaşamsal kalitesi yüksek ve büyük bir Pazar olan bu ülkeye güven duymaz mı
Daha dün Garanti Bankası nın %25 satışından gelen para istikrar ve güveni göstermesi açısından önemlidir.
Kimse ülke elden gidiyor teranesi okumasın.
Yabancılara mülk satışı konusunda eğer mütekabiliyet esası konusunda bir devrim yaparsak bu ülke çoşacak.
şžu anda bütçede 45 milyar usd cari açığın kapatılması için yabancılara mülk satışını kolaylaştırmak..tabi ki belirli sınırlar ve tahditler
çerçevesinde olmak kaydıyla..ülkenin önü açılıyor.
Türkiye uzun yıllardır kavgalı olduğu komşuları ile şimdi inanılmaz rakamlara ticaret yapıyor..özellikle inşaat sektörünün yeni pazarlar bulması..Rusya, Ukrayna, Irak, Ürdün, Suriye, Gürcistan, Bulgaristan ve Romanya ile yapılan ticari hacmi ve Türk müteahhit ve yatırımcılarının yaptığı yatırımları çok değil 5 sene öncesi ile kıyasladığınız da bu politikaların ne kadar doğru olduğunu görmek mümkün.
Düne kadar tüm komşularıyla kavgalı olan Türkiye şimdi bu ülkelerle hem ticari hacmini artırıyor hem de inanılmaz yatırımlarla bu ülkelerin tozunu atıyor.
Bakınız 2010 yılı konut finansmanı yıl sonunda 60 milyar TL ye dayanacak..faizler ise aylık %1 in altında seyrediyor..bu süreçe olumlu etkisi yadsınmamalıdır.
Türkiye 2004-2007 dönemini inşaat sektöründe tekrar yakalayabilir.
Ancak bu durum projelerin konseptlerine bağlı.
Bu yeni dönemde artık konseptler satacaktır..eski müteahhitlik dönemlerinin bittiği bilinmelidir.
         ***
Sonuçta 2008 küresel krizini diğer ülkelere nazaran hafif atlatan bu ülke şimdi kabına sığamıyor.
Bırakın etrafımızda ki ülkeleri..OECD ve AB ülkeleri ile kıyaslandığında bile Türkiye bir adım önde gidiyor.
Bunu nereden biliyoruz..açıklanan ekonomik veriler kriz öncesine döndüğümüzü bağırıyor.
Ne diyelim, hayırlısı.
İyi haftalar..


huseyinkuru@sunflower.com.tr