Şerif Muhittin Targan'ın Bağdat'taki evi ilgi bekliyor!

Şerif Muhittin Targan'ın Bağdat'taki evi ilgi bekliyor!

İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı (TMDK) öğretim görevlisi Mehmet Emin Bitmez, "Udun büyük ustası" olarak tanınan Şerif Muhiddin Targanın, günümüzde bir siyasi partinin binası olarak kullanılan Bağdattaki evini buldu



          İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı (TMDK) öğretim görevlisi Mehmet Emin
 Bitmez, Hazreti Muhammedin 37nci kuşaktan torunu olan ve İslam dünyasında
 "Udun büyük ustası" olarak tanınan Şerif Muhiddin Targanın, günümüzde bir
 siyasi partinin binası olarak kullanılan Bağdattaki evini buldu.

         İTÜnün Bilimsel ve Sanatsal Etkinlikleri Düzenleme Kurulu Başkanı da
 olan Bitmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 25-28 Temmuz tarihleri arasında
 Şerif Muhiddin Targanın anısına düzenlenen "1. Uluslararası Müzik Formu"na
 katılmak amacıyla Türkiyeyi temsilen Bağdata gittiğini söyledi.

         Öncelikle Bağdat Konservatuvarına giderek burada Targana ait arşivde
 nota, fotoğraf ve belgelere ulaşmayı hayal ettiğini belirten Bitmez, ancak
 yetkililerin savaş nedeniyle konservatuvarın yıkıldığını, ancak evinin hala
 ayakta olduğunu söylediğini kaydetti.

         Irak Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin de desteğiyle Targanın
 Bağdat Konservatuvarında yöneticilik yaptığı 14 yıl boyunca yaşadığı evini
 bulduğunu anlatan Bitmez, şu an bir siyasi partinin binası olarak kullanılan evin
 bulunduğu bölgeye geniş güvenlik önlemleri içinde gittiklerini, eve
 ulaştıklarında ise bir parti görevlisinin kendisine izin verdiği ölçüde inceleme
 yapabildiğini belirtti.

         Hazreti Muhammedin 37nci kuşaktan torunu ve son Mekke Emiri Vezir Ali
 Haydar Paşanın oğlu olan Targanın oturduğu 2 katlı evin 1931 yılında inşa
 edildiğini ifade eden Bitmez, mimari özelliklerini koruyan evin dönemin
 zenginlerinin yaşadığı bir bölgede yer aldığını anlattı.

         "EV MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ"

         Bitmez, evin bir parti binası olarak kullanılmasına ve üzerine afişlerin
 asılmış olmasına üzüldüğünü dile getirdi.
         Bağdattaki ortamdan kaynaklanan güvenlik sorunu nedeniyle dikkatli ve
 tedirgin bir şekilde evi görüntülemeye ve fotoğraflamaya çalıştığını anlatan
 Bitmez, kendisine evin kapısını açan siyasi parti görevlisinin denetimi altında
 evin yalnızca antresini gezebildiğini, üst katları ve odaları dolaşamadığını
 belirtti.
         Evin içinde çamaşırların asıldığını ve kötü bir görüntüye sahip olduğunu
 ifade eden Bitmez, antrenin duvarlarına asılmış, Targanın kendi arşivinden
 günümüze ulaşan eski el yazmalarını gördüğünü söyledi.

         Targanın bu evin oturan ilk sahibi olduğunu belirten Bitmez, sözlerini
 şöyle sürdürdü:
         "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bir görüşme yapmak istiyorum. Bu
 görüşmede öncelikle, Şerif Muhiddin Targan adına düzenlenecek bir ud festivalini
 gündeme getireceğim. Ardından Bağdattaki bu evin müzeye dönüştürülmesi ve içinde
 bulunduğu durumdan daha farklı bir statüye getirilmesi için Kültür ve Turizm
 Bakanına bir teklifte bulunacağım. Tabii Irakın içinde bulunduğu sürecin ne
 kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı çok iyi projeler
 gerçekleştiriyor. Umuyorum ki Targanın evinin müzeye dönüştürülmesi ve koruma
 altına alınması noktasında da destek sağlarlar."

         "UDUN PAGANİNİSİ"

         Targanın, Iraka gitmeden önce 8 yıl yaşadığı New Yorkta piyano dahisi
 ünlü Leopold Godowsky, efsanevi kemancı Mischa Elman, dünyanın en tanınmış
 kemancılarından Fritz Kreisler gibi müzisyenlerle çalıştığını belirten Bitmez,
 burada onuruna verilen bir resepsiyon sırasında ud çalan Targanın ustalığının,
 "The New York Herald Tribune" gazetesinde dünyaca ünlü keman virtüozu Paganini
 ile kıyaslanmasına sebep olduğunu anlattı.
         Şerif Muhiddin Targanın, ABD yolculuğu sırasında gemide bestelediği
 "Koşan Çocuk" adlı eseri ve diğer bestelerinin Amerikan sanat çevresinde büyük
 beğeni kazandığını dile getiren Bitmez, usta sanatçının 13 Aralık 1928de Town
 Hall konser salonunda viyolonsel ve ud resitalleri verdiğini, Bach, Debussy,
 Ravel ve Popper gibi batılı bestecilerin eserlerini ve kendi bestelerini
 seslendirdiğini, olumlu eleştiriler aldığını kaydetti.

         Arap dünyasının Targanın ekolünü yaşattığını ve çok daha iyi tanıdığını
 belirten Bitmez, Türkiyede ise müzik çevresinde Targanın çok fazla
 bilinmediğini söyledi.
         Bitmez, Targanın eserlerinin çalınması çok zor eserler olduğunu ve ud
 enstrümanına solist hüviyetini kazandırdığını anlattı.

         YETİŞTİRDİĞİ SANATÇILAR

         Irak hükümetinin daveti üzerine 1934 yılında Bağdata giderek Bağdat
 Konservatuvarını kuran Targan, bu konservatuvarı Orta Doğunun en önemli sanat
 merkezi konumuna getirdi.
         Bu konservatuvarda dünyaca tanınan Selman Şükür, Münir Beşir ve Cemil
 Beşir gibi çok önemli usta sanatçıların yetişmesine katkıda bulunan Targan,
 konservatuvarda ayrıca drama ve heykel bölümlerini de açtı.
         Sağlık sorunları nedeniyle 1948 yılında yurda döndükten sonra Belediye
 Konservatuvarı Şark ve Garp Musikisi İlmi Kurulu Başkanlığı görevine getirilen
 Targan, İstanbul Konservatuvarındaki görevi sırasında tanıştığı ünlü şarkıcı
 Safiye Ayla ile 8 Nisan 1950 tarihinde evlendi.
         Son konserini 3 Mart 1953te Saray Sinemasında gerçekleştiren Targan, 13
 Eylül 1967de hayatını kaybetti. Sanatçının 1920 yılında hazırlamaya başladığı ud
 metodu, ölümünden sonra yayımlandı.
         AA